İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/41816 GEÇ CEVAPLANDI · 171 GÜN

Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Kervanpınar köyünde yapılacağı iddia edilen GES projesine ilişkin

Kaynak göster

Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti), 27 Şubat 2026 tarihinde 7/41816 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 171 gün sonra, 17 Ağustos 2026).

Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Kervanpınar köyünde yapılacağı iddia edilen GES projesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41816, 27 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41816-diyarbakir-in-sur-ilcesine-bagli-kervanpinar-koyunde-yapilacagi-iddia-edilen-ges-projesine (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6c15713c-9c97-4d59-a621-019cb7f6fc31

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 171 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Elektrik Piyasası Kanunu'nda Temmuz 2022'de yürürlüğe giren değişikliklerle, elektrik depolama tesisi kurmayı taahhüt eden firmalara, ihale ve yarışma yapılmadan, ölçüm zorunluluğunun dahi istenmeyeceği rüzgâr enerji santralleri ve güneş enerji santralleri (RESYGES) kurmaları için önlisans verileceği hükme bağlanmıştır. DEM Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'in bir soru önergesine 21 Şubat 2025 tarihinde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı'nın verdiği yanıta göre bu düzenleme kapsamında "RES ve GES önlisansı kapsamında birbirinden farklı yaklaşık 1.500 şirket tarafından 5.968 adet başvuru yapılmış"tır. Tek şartı, elektrik depolama tesisi kurma taahhüdü olan bu enerji lisansı kampanyasından faydalanmak isteyen; İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere çeşitli batı illerinden pek çok firma güneşlenme süresi uzun olan Diyarbakır ve Urfa'ya gözünü dikmiş; bu kapsamda Türk Telekom, İskenderun Demir ve Çelik AŞ (İsdemir), VBZ İnşaat, Çamlıca HES Elektrik Üretim AŞ, Varen İnşaat gibi firmaların Diyarbakır'ın Ergani, Dicle, Çınar, Çermik; Kulp gibi ilçelerinde kuracakları GES projeleri için arazi kiraladıkları ve peş peşe ÇED olumlu raporları aldıkları basına yansımıştı. Ankara'dan peynir ekmek gibi dağıtılan bu enerji lisansları için "lisans alana ÇED bedava" yaklaşımıyla proje yapılmak istenen alanlarda; halkın görüşü alınmadığı, projenin yerel ekosistem ve geçim kaynakları üzerindeki olumsuz etkisinin hesaba katılmadığı ve Diyarbakır Sur'da yaşanan son örnekte proje alanının 1. derece arkeolojik SİT alanı olmasının bile önemi kalmadığını göstermiştir.

Yukarıda anılan düzenleme kapsamında Zenkar Nak. İnş. Tem. Güv. Tar. Ve Pet. Ür. Ltd. Şti. de ZENKAR-I Güneş Enerji Santrali projesi için Diyarbakır Sur ilçesi Kervanpınar köyünü seçmişti. Kervanpınar köyü sakinleri, yaşam alanlarını ve geleceklerini tehdit eden bu projeye karşı itirazlarını defalarca dile getirmiş; 600 dönümlük arazilerinin 230 dönümüne yayılacak olan bu GES projesinin hemen yanı başındaki evlerine ve mezarlıklarına zarar vereceğini, mera alanlarının işgal edilmesiyle de tek geçim kaynakları olan hayvancılığın da bitme noktasına geleceğini ifade etmişlerdir. Halkın bu hayati uyarılarına rağmen bu proje için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED Olumlu kararı vermiştir. Ancak Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu tarafından yapılan açıklamalara göre, projenin uygulanmak istendiği alanın aslında Gırap Bajar Yerleşim Ören Yeri adıyla 1. derece arkeolojik SİT alanı olarak tescillenmiş, ancak SİT ve tampon bölge sınırları projeyi , liğe

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

" Koruyacak şekilde kasıtlı olarak kaydırılmış, bilirkişi raporlarının proje sahasında tarihi mozaik kalıntıları tespit etmesine rağmen Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü bu verileri görmezden gelerek sınırları kağıt üzerinde değiştirmiştir.

25 Şubat 2026'da yurttaşların; arkeolojik SİT alanı ile mera alanlarını korumak amacıyla ZENKAR-I GES projesine karşı başlattığı direniş karşısında olağanüstü güvenlik önlemleri alınmış, köy yüzlerce asker tarafından ablukaya alınmış, köyün giriş-çıkışı ile meralara, tarlalara ve kimi evlere keyfi şekilde ulaşım kapatılmıştır.

Bu bağlamda:

SORULAR

  1. Köylülerin hayvancılığı bitireceği yönündeki defalarca dile getirdiği itirazlara rağmen bu proje için hangi kriterlerle ÇED Olumlu kararı verilmiştir?

  2. Projenin yerleşim yerlerine ve mezarlıklara zarar verecek kadar yakın olması çevresel ve sosyal etki değerlendirmesinde nasıl yer almıştır?

  3. 230 dönümlük mera alanının işgal edilmesinin yerel ekosistem ve geçim kaynakları üzerindeki yıkıcı etkisi neden göz ardı edilmiştir?

  4. Arkeolojik sit alanı olduğu tescillenen bir bölge için verilen ÇED kararı, yeni ortaya çıkan usulsüzlük iddiaları kapsamında iptal edilecek midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·

İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLAR

SORULAR

Elektrik Piyasası Kanunu'nda Temmuz 2022'de yürürlüğe giren değişikliklerle, elektrik depolama tesisi kurmayı taahhüt eden firmalara; ihale ve yarışma yapılmadan, ölçüm zorunluluğunun dahi istenmeyeceği rüzgâr enerji santralleri ve güneş enerji santralleri (RES/GES) kurmaları için önlisans verileceği hükme bağlanmıştır. DEM Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'in bir soru önergesine 21 Şubat 2025 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı'nın verdiği yanıta göre bu düzenleme kapsamında "RES ve GES önlisansı kapsamında birbirinden farklı yaklaşık 1.500 şirket tarafından 3.968 adet başvuru yapılmışsın. Tek şartı, elektrik depolama tesisi kurma taahhüdü olan bu enerji lisansı kampanyasından faydalanmak isteyen; İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere çeşitli batı illerinden pek çok firma güneşlenme süresi uzun olan Diyarbakır ve Urfa'ya gözünü dikmiş; bu kapsamda Türk Telekom, İskenderun Demir ve Çelik AŞ (isdemir), VBZ İnşaat, Çamlıca HES Elektrik Üretim AŞ, Varen İnşaat gibi firmaların Diyarbakır'ın Ergani, Dicle, Çınar, Çermik; Kulp gibi ilçelerinde kuracakları GES projeleri için arazi kiraladıkları ve peş peşe ÇED olumlu raporları aldıkları basına yansımıştı. Ankara'dan peynir ekmek gibi dağıtılan bu enerji lisansları için "lisans alana ÇED bedava" yaklaşımıyla proje yapılmak istenen alanlarda; halkın görüşü alınmadığı, projenin yerel ekosistem ve geçim kaynakları üzerindeki olumsuz etkisinin hesaba katılmadığı ve Diyarbakır Sur'da yaşanan son örnekte proje alanının 1. derece arkeolojik SİT alanı olmasının bile önemi kalmadığını göstermiştir.

Yukarıda anılan düzenleme kapsamında Zenkar Nak. İnş. Tem. Güv. Tar. Ve Pet. Ür. Ltd. Şü.de ZENKAR-I Güneş Enerji Santrali projesi için Diyarbakır Sur ilçesi Kervanpınar köyünü seçmişti. Kervanpınar köyü sakinleri, yaşam alanlarını ve geleceklerini tehdit eden bu projeye karşı itirazlarını defalarca dile getirmiş; 600 dönümlük arazilerinin 230 dönümüne yayılacak olan bu GES projesinin hemen yanı başındaki evlerine ve mezarlıklarına zarar vereceğini, mera alanlarının işgal edilmesiyle de tek geçim kaynakları olan hayvancılığın da bitme noktasına geleceğini ifade etmişlerdir. Halkın bu hayati uyarılarına rağmen bu proje için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED Olumlu kararı vermiştir. Ancak Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu tarafından yapılan açıklamalara göre, projenin uygulanmak istendiği alanın aslında Gırap Bajar Yerleşim Ören Yeri adıyla 1. derece arkeolojik SİT alanı olarak tescillenmiş, ancak SİT ve tampon bölge sınırları projeyi koruyacak şekilde kasıtlı olarak kaydırılmış, bilirkişi raporlarının proje sahasında tarihi mozaik kalıntıları tespit etmesine rağmen Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü bu verileri görmezden gelerek sınırları kağıt üzerinde değiştirmiştir.

25 Şubat 2026'da yurttaşların; arkeolojik SİT alanı ile mera alanlarını korumak amacıyla ZENKAR-I GES projesine karşı başlattığı direniş karşısında olağanüstü güvenlik önlemleri alınmış, köy yüzlerce asker tarafından ablukaya alınmış, köyün giriş-çıkışı ile meralara, tarlalara ve kimi evlere keyfi şekilde ulaşım kapatılmıştır.

Bu bağlamda:

Köylülerin hayvancılığı bitireceği yönündeki defalarca dile getirdiği itirazlara rağmen bu proje için hangi kriterlerle ÇED Olumlu kararı verilmiştir?

Projenin yerleşim yerlerine ve mezarlıklara zarar verecek kadar yakın olması çevresel ve sosyal etki değerlendirmesinde nasıl yer almıştır?

230 dönümlük mera alanının işgal edilmesinin yerel ekosistem ve geçim kaynakları üzerindeki yıkıcı etkisi neden göz ardı edilmiştir?

Arkeolojik sit alanı olduğu tescillenen bir bölge için verilen ÇED kararı, yeni ortaya çıkan usulsüzlük iddiaları kapsamında iptal edilecek midir?

CEVAPLAR

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu'nda proje alanının çevresel, biyolojik, sosyal ve ekonomik etkileri değerlendirilmiş olup, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan görüşler doğrultusunda projenin uygulanabilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Raporda mera alanları ve hayvancılık faaliyetleri üzerindeki etkileri incelenmiş ve bu etkilerin alınacak önlemlerle yönetilebilir (olduğu belirtilmiştir. Kümülatif etki değerlendirmesinde mera alanları ve hayvancılık üzerindeki etkileri " izleme ve önleme tedbirleriyle kontrol edilebilir " olarak değerlendirilmiştir.

ÇED Raporu'nda proje alanına en yakın yerleşim yerleri ve hassas alanların mesafelerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi öngörülmüş olup, sosyal etkiler ayrıca incelenmiştir. Rapor'da proje nedeniyle herhangi bir yerleşim yerinin taşınmasının veya Oyeniden oyerleşimin (ogerekmediği (o değerlendirilmiştir. Ayrıca (o halkın bilgilendirilmesi ve paydaş katılımı kapsamında sosyal etkileri değerlendirilmiştir.

ÇED Raporu'nda tarım, mera ve hayvancılık faaliyetlerine ilişkin ayrı bir bölüm bulunmakta olup, proje alanındaki mera ve otlatma faaliyetleri değerlendirilmiştir. Rapor'da hayvancılık (o faaliyetleri üzerindeki etkilerin analiz edildiği, gerekli önlemlerin tanımlandığı ve kümülatif etki odeğerlendirmesinde mera alanları ile hayvancılık üzerindeki etkileri dikkate alındığı belirtilmiştir. Rapora göre bu etkiler tamamen göz ardı edilmemiş olup, değerlendirilerek izleme ve önleme tedbirleri öngörülmüştür.

ÇED sürecinde Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün 17.11.2023 tarihli ogörüşü alınmış olup, yapılan incelemede proje alanındaki taşınmazların tescil kaydının bulunmadığı ve yüzeyde 2863 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilecek bir kültür varlığına rastlanmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, Bakanlığımız Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından da proje alanında tescilli tabiat varlığı veya doğal sit alanı bulunmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle ÇED kararı mevcut kurum görüşleri esas alınarak verilmiştir. Ancak sonradan yeni bilimsel veriler, tescil kararları veya yargı kararları ortaya çıkması halinde bunların ilgili mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi mümkündür.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir