Son 5 yılda televizyon dizilerinde yer alan şiddet, genel ahlaka aykırılık ve Türkçenin kötü kullanımı nedenleriyle RTÜK'e yapılan şikayetlere ilişkin
Kaynak göster
Hakan Şeref Olgun (İYİ Parti), 4 Mart 2026 tarihinde 7/41848 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 149 gün sonra, 31 Temmuz 2026).
Hakan Şeref Olgun (İYİ Parti, Afyonkarahisar). “Son 5 yılda televizyon dizilerinde yer alan şiddet, genel ahlaka aykırılık ve Türkçenin kötü kullanımı nedenleriyle RTÜK'e yapılan şikayetlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41848, 4 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41848-son-5-yilda-televizyon-dizilerinde-yer-alan-siddet-genel-ahlaka-aykirilik-ve-turkcenin-ko (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/15f3350b-02af-4322-8dcb-019cbd239150
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 149 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda yer alan sorularımın Anayasa'nın 98*inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü'nün 96'ncı maddeleri gereğince Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri ERSOY tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini saygılarımla arz ederim.
Türkiye'de televizyon dizileri, toplumsal değer yargılarımızı şekillendiren en güçlü mekanizma haline gelmiştir. Televizyon dizileri, sadece bir eğlence aracı olmaktan çıkmış; aile yapısını, toplumsal ahlakı, Türkçemizin doğru kullanımını ve gençlerin psikososyal gelişimini doğrudan etkileyen bir unsura dönüşmüştür. Son yıllarda yapılan akademik araştırmalar ve RTÜK'e ulaşan şikâyetler; dizilerde şiddetin normalleştiğini, sadakatsizlik ve ihanetin "aşk" adı altında romantize edildiğini, mafya ve kanun dışı yapıların yüceltildiğini yüksek reyting uğruna "aile içi şiddet", "çarpık ilişkiler" ve "hukuk tanımazlık" temaları adeta bir sektör standardına dönüştüğü görülmektedir. Ayrıca, kültürel yozlaşmaya neden olan bu içeriklerin, bir dönem dünya pazarında lider olan Türk dizi sektörünün itibarını ve ihracat değerini de orta vadede düşürdüğü gözlemlenmektedir. Milli kültürümüzün korunması ve Anayasal güvence altındaki aile yapımızın saldırılardan arındırılması devletin asli görevidir.
Tüm bu sebeplerle aşağıdaki soruları sorma gereği hasıl olmuştur:
SORULAR
Son 5 yıl içerisinde RTÜK'e televizyon dizilerindeki "şiddet", "genel ahlaka aykırılık" ve "Türkçenin kötü kullanımı" gerekçeleriyle yapılan toplam şikâyet sayısı kaçtır? Bu şikâyetlerin yıllara göre dağılımı nedir?
Dizilerde kadına, çocuğa ve hayvana yönelik şiddetin "özendirici" şekilde yer alması genel ahlaka aykırılık" ve "Türkçenin kötü kullanımı" gerekçeleriyle nedeniyle ilgili yapımlara uygulanan idari ve mali yaptırımların toplam tutarı nedir? Bu cezalar yayın durdurma mı yoksa sadece sembolik para cezaları mıdır?
. RTÜK bünyesinde, senaryoların toplumsal etkilerini yayından önce veya yayın sırasında bilimsel verilerle (pedagog, sosyolog ve psikolog görüşleri doğrultusunda) analiz eden bağımsız bir "Senaryo Etik Kurulu" kurulması planlanmakta mıdır?
. Güney Kore örneğinde olduğu gibi, milli değerleri (aile, saygı, dürüstlük vb.) ve doğru Türkçeyi teşvik eden yapımlara yönelik herhangi bir "vergi indirimi" veya "üretim desteği" verilmesi hususunda bir çalışma var mıdır?
. Türk dizi ihracatının son 3 yıldaki niteliksel verileri incelendiğinde; "mafya ve entrika" temalı dizilerin dünya pazarındaki doygunluk oranına ve Türkiye'nin yumuşak gücüne verdiği zarara ilişkin bakanlığınızca yapılmış bir etki analizi raporu bulunmakta mıdır?
. Dizilerde rüşvet, hırsızlık ve kanun dışı yollarla zenginleşmenin "akıllılık" olarak sunulmasının gençler üzerindeki suça eğilim etkisini azaltmak adına, RTÜK ve Milli Eğitim Bakanlığı eşgüdümlü bir çalışma yürütmekte midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı ·
CEVAP
Bakanlığımız İlgili Kurumu Olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan Alınan Yazıda;
Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna gelen dizilere yönelik şikâyetlerin, toplam şikâyetler içindeki oranı yıllar itibarıyla 4643,6 olarak gerçekleşmiştir.
Dizilere yönelik şikâyetlerin inceleme kriterlerine Ogöre dağılımı değerlendirildiğinde; en fazla bildirim "genel ahlak, manevi değerler ve ailenin korunması ilkesine aykırılık" başlığında gerçekleşmiş olup yıllık toplam kriter sayıları içerisindeki oranı "039,2 düzeyindedir. "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı yayın" kriterinin yıllık toplam kriter sayıları içindeki oranı 9013,8 olarak, bir diğer inceleme kriteri olan "Türkçenin özellik ve kurallarına uygun olmayan, argo, küfür ve kötü söz içeren yayın" başlığında oran 0,7 seviyesinde gerçekleşmiştir.
Son 5 yılda dizi film yayınlarında 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8"inci maddesinin;
(8) bendinde yer alan "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." hükmünün ihlal edilmesinden dolayı 29 kez,
($) bendinde yer alan "ş) Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz." hükmünün ihlal edilmesinden dolayı 13 kez,
(m) bendinde yer alan "Türkçenin, özellikleri ve kuralları bozulmadan doğru, güzel ve anlaşılır şekilde kullanılmasını sağlamak zorundadır; dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer verilemez." hükmünün ihlal edilmesinden dolayı 6 kez müeyyide uygulanmıştır.
Yayın içeriklerinin önceden denetlenemeyeceği, ifade ve haber alma özgürlüğü Anayasa'nın 26'ncı ve 28'inci maddelerinde düzenlenmiştir. Nitekim 6112 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Yayın hizmetlerinin içeriğine ve yayınlanmasına önceden müdahale edilemez ve yayınların içeriği önceden denetlenemez." hükmü uyarınca yayınların önceden denetlenmesi mümkün değildir. Bunun yanı sıra yayınların toplumsal etkisine yönelik Üst Kurul tarafından vatandaş bildirimleri, saha araştırmaları ve içerik analizleri gibi faaliyetler sürdürülmektedir.
Üst Kurul tarafından, yayınlarında Türkçenin doğru, güzel ve anlaşılır kullanılmasını teşvik etmek amacıyla haber, dizi, belgesel, kültür-sanat, spor ve radyo programları gibi farklı yayın türlerinde Türkçeyi özenli kullanan programlar, sunucular ve medya kuruluşlarına Türkçe Ödülleri verilmiştir. Böylece, Türkçeyi doğru kullanan yayıncıları teşvik ederek medya dilinin gelişmesine katkı sağlamak amaçlanmıştır. Üst Kurul ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile iş birliği içinde "Aile ve Çocuk Dostu Yapım ve Dizileri Teşvik Ödülleri" verilmesi için hazırlıklar sürdürülmektedir. Belgesel, çocuk, dizi-film gibi birçok farklı kategoride ödül verilmesi planlanmaktadır. Bakanlıkla iş birliği içerisinde süreç yürütülmektedir. Bu ödüllerle aile yapısını güçlendiren, çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini destekleyen dizi, film ve programların sayısının artırılması hedeflenmektedir.
Mehmet Nuri ERSOYBakan