İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/20064 GEÇ CEVAPLANDI · 86 GÜN

Televizyon programlarının içeriklerinin denetimine ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 86 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Son yıllarda televizyon programlarında toplumsal değerlerimizle bağdaşmayan içeriklerin artması, toplumsal yapımızı olumsuz etkilemekte ve ciddi bir yozlaşmaya neden olmaktadır. Özellikle gündüz kuşağı programlarında sıkça görülen ahlakı ve değerlerimizi hiçe sayan içerikler, aile kurumuna zarar vermekte, ahlaksızlık ve çarpık ilişkiler sıradanlaştırılmaktadır.

Gün boyu bu tür programları izleyerek zehirlenen ve zehirlendiğinin farkında bile olmayan anneler ve yetiştirdikleri nesiller tehdit altındadır. TV kanallarının bu programları nedeniyle toplumun akıl, ruh ve düşünce dünyası her geçen gün daha kötüye giderken ahlaksızlık ise normalleşmektedir. Bu durum, bir tür kültür emperyalizmi ve zihinsel işgal olarak değerlendirilebilir. Ancak toplumun ciddi tepkisine rağmen bu yayınlar artarak devam etmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (10 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Toplumumuzu değerleri ile buluşturmak, geleceğini teminat altına almak gerekli ve zaruri bir iştir. Bu ahlaksız programlara karşı insani, vicdani, ahlaki ve milli seferberlik ilan edilerek mücadele edilmelidir.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK), söz konusu yayınları yeterince denetlememesi ve caydırıcı cezalar uygulamaması, televizyon programlarının daha da yozlaşmasına zemin hazırlamaktadır. RTÜK'ün bu tür yayınlara yönelik yaptırımları, para cezası ile sınırlı kalmakta, programın yayından kaldırılması veya yayının durdurulması gibi daha etkili müeyyidelere başvurulmamaktadır.

Özellikle 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesi, yayınların toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve aile yapısına aykırı olamayacağını belirtmektedir. Bu hükme binaen, aile kurumuna zarar veren, inancımıza ve toplumsal ahlakımıza ters düşen yayınları televizyon kanallarında yaygın olarak ele alınması kabul edilemez. RTÜK'ün bu tür içerikleri yayından kaldırmak için üzerine düşeni yapması ve daha etkin denetim paketinin devreye alınması gerekmektedir.

TBMM Halkla İlişkiler Binası 1,Kat F-120 Nolu Oda

Bu bağlamda;

Bakanlığınız, gündüz kuşağı televizyon programlarının toplumsal ahlak ve kültürel değerlere verdiği zararlar üzerine herhangi bir araştırma yapmış mıdır? Bu tür programların etkilerine ilişkin mevcut veriler nelerdir?

Toplumda yaygın şekilde izlenen bu programların, suçu ve suçluyu normalleştirmesi ve aile içi sorunları magazinleştirerek yayması gibi olumsuz etkilerin önlenmesi "amacıyla Bakanlığınız tarafından desteklenen herhangi bir düzenleme veya denetim çalışması mevcut mu? Var ise ne tür denetim ve önleyici çalışmalar yürütüyor?

RTÜK'ün, toplumun değerlerine aykırı yayınlara karşı uyguladığı cezai yaptırımların yeniden düzenlenmesine yönelik bir planı var mıdır? Bu konuda caydırıcı cezaların verilmesine yönelik bir düzenleme yapılması düşünülmekte midir?

Ahlaksız ve toplumsal değerlere zarar veren yayınlar nedeniyle RTÜK'e yapılan şikayetlerde son yıllarda bir artış oldu mu? Yapılan şikayetler değerlendirmeye alındı mı? Şayet alındıysa bu hususta ne gibi tedbirler alındı?

TBMM Halkla İlişkiler Binası i ı.Kat F-120 Nolu Oda

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı ·

Bakanlığımız İlgili Kurumu Olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan Alınan Yazıda;

Düzenleyici ve denetleyici bir kurum olarak Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) 6112 sayılı Kanun'da yer alan "Yayın Hizmeti İlkeleri" başlığı altında düzenlenen 8'inci maddeyle, medya hizmet sağlayıcıların, yayın hizmetlerini yerine getirirken riayet etmesi gereken ilkeleri belirlemiştir. Toplumun inşasında ve kültürümüzde çok önemli yer tutan ailelerin korunması adına ilgili maddenin (£) bendi "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." hükmünü haizdir. İlgili maddenin Xinci fıkrasında ise "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz." hükmü yer almaktadır. Yasal düzenlemeler çerçevesinde yapılan denetimler Üst Kurulun konuya ilişkin hassasiyetini göstermektedir.

Üst Kurul, yayınların ekrana gelmesini takip eden süreçte yaptığı denetimlerin yanı sıra sektörün önde gelen aktörleriyle bir araya gelerek önleyici nitelikte çalışmalar yapmaktadır. Bakanlığımız ve RTÜK iş birliğiyle 27 Ekim 2023 tarihinde (o gerçekleştirilen "Medya Buluşmaları"nda, medya temsilcileriyle istişarelerde bulunulmuş, çocuk ve gençlerin ruhsal ve fiziksel gelişimlerine olumsuz etki edebilecek yayınlara müsaade edilmeyeceği, toplumsal, kültürel ve manevi değerlerimizin özenle sunulması gerektiği, kadına yönelik şiddet başta olmak üzere şiddetin hiçbir haline müsaade edilmeyeceği vurgulanmıştır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve RTÜK iş birliğiyle 29 Şubat 2024 tarihinde gerçekleştirilen "4. Medya Buluşması İstişare Toplantısı"nda yapımcılar ve senaristlerle bir araya gelinmiş ve yapımlarda dikkat edilmesi gereken hususlar belirtilmiştir.

RTÜK ev sahipliğinde 5 Mart 2024 tarihinde, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Ankara ve Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED) iş birliğinde düzenlenen "Televizyon Dizilerinde Kadın Paneli"nde kadının medyada temsilinin iyileştirilmesi ve dizi filmlerdeki şiddet sahnelerinin ortadan kaldırılması konuları dile getirilmiştir.

RTÜK Bakanlığımız ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 25 Nisan 2024 tarihinde ortak çalışmasıyla hayata geçirilen "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı Etik İlkeler Rehberi Tanıtım Toplantısı"nda kadına yönelik şiddet konusundaki hassasiyet bir kez daha vurgulanmıştır. "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" Üst Kurulun internet sitesinde de bilahare yayınlanmıştır. Toplantıda, kuşak programlarına yönelik alınan çok sayıda şikâyete dikkat çekilerek programların içeriklerinin kadın eğitimi, çocuk bakımı veya kadın hakları olması yönünde oluşturulması yönünde tavsiyede bulunulduğu belirtilmiştir.

Medya sektörünün aktörleri ve yapımcılarla yapılan istişare toplantılarının hukuki ve bağlayıcı bir zemine geçirilmesi amacıyla 18 Ekim 2024 tarihinde Üst Kurul tarafından "Gündüz Kuşağı Programları Hakkında İlke Kararları" yayınlanmıştır. Söz konusu ilke kararları şu şekildedir: e Özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesi doğrultusunda kişilerin özel hayatına ilişkin bilgi, belge ve kayıtlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Katılımcılar kendilerinin ya da üçüncü kişilerin özel hayatlarına ilişkin konularda beyanda bulunmaya zorlanmayacaktır. Program sunucusu ve program konuğu uzmanlar ile stüdyo konuklarının yorum ve ifadeleriyle katılımcılara karşı psikolojik şiddet uygulamalarına müsaade edilmeyecektir. e Kuşak programında kullanılan yorum ve ifadeler ile seçilecek program içeriği toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olmayacak, toplumsal yaşam alanı içerisinde sergilenemeyecek söz ve davranışlara izin verilmeyecektir. e Editoryal sorumluluk kapsamında, yayının canlı ya da bant yayını olması fark etmeksizin, teknik imkânlar da kullanılarak Türkçenin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına izin verilmeyecektir. e Tüm medya kuruluşlarımızın her çalışanının kanunlardan da önce tamamen insani ve vicdani hassasiyetle yaklaşmaları gereken ilk konu çocuklarımızdır. Kuşak programlarında çocuklar, gençler ve zihinsel engelli bireyler stüdyoya ya da canlı bağlantıya hiçbir surette konuk olarak alınmayacaktır. Konusu itibarıyla bu kitleye yönelik yayınlarda, istismarlara yol açabilecek konuşmalardan, suçlayıcı ve yargılayıcı ifadelerden kaçınılacaktır. e Cinsel taciz, tecavüz gibi konuları meşrulaştırıcı, hafifletici ve kışkırtıcı yayın yapılmayacaktır.

Kuşak programında kadına yönelik şiddeti teşvik eden veya kanıksatan, kadınları istismar eden içerikler ile editoryal sorumluluk gereği, program konuklarının veya katılımcılarının da bu anlama gelen yorum ve ifadelerine müsaade edilmeyecektir. Bu çerçevede, Üst Kurul tarafından açıklanan "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler"e aykırı yayın yapılmayacaktır. e Kuşak programında şiddet unsuru taşıyan konuların işlenmemesine özen gösterilecektir. Şiddet unsurunun yer aldığı konular; şiddeti özendirici veya kanıksatıcı, saldırgan davranış ve tutumları öğretici, şiddete karşı duyarsızlaştırıcı ve şiddeti normalleştirici şekilde sunulmayacaktır. e Soruşturmanın gizliliği Okapsamında, soruşturma aşaması (Ohenüz tamamlanmamış olaylar kuşak programlarına konu edilmeyecektir. " Lekelenmeme hakkı olarak da nitelendirilen kişilerin şeref ve itibarlarının korunmasını sağlamak adına kuşak programlarında aynı konuya tekraren yer verilmemesine özen gösterilecektir.

Yukarıda yer verilen İlke Kararları, özel hayatın gizliliğine özenle yaklaşılması gerektiğini, toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı yayın yapılmayacağını, bilhassa çocukların, gençlerin ve zihinsel engelli bireylerin programlara konuk olarak katılamayacağını, şiddetin hiçbir türünün kabul edilmeyeceğini, şiddete karşı duyarsızlaştırıcı ve şiddeti normalleştirecek şekilde olayların sunulmayacağını ve masumiyet karinesine riayet edileceğini detaylı bir şekilde düzenlemektedir. Medya hizmet sağlayıcıların ve yapımcıların gerek 6112 sayılı Kanun'da yer alan "Yayın Hizmeti İlkeleri" gerek Gündüz Kuşağı Programları özelinde hazırlanan İlke Kararlarının çizdiği sınırlar çerçevesinde hareket etmesi beklenmektedir. Mevzuata aykırı yayınların yapılması halinde Üst Kurul uzmanları tarafından hazırlanan ihlal raporları temel alınarak Üst Kurul eliyle idari para cezası, yayın durdurma ve yayın lisansının iptali yaptırımları uygulanabilmektedir. Yaptırımlar, ihlalin ağırlığıyla orantılı olarak ve kademeli şekilde uygulanmaktadır.

Genel olarak televizyon yayınları, özelde ise gündüz kuşağı programları ile ilgili olarak Üst Kurula gelen şikâyetlerin takibi ve gereken işlemler Üst Kurul uzmanları tarafından yapılmaktadır. Bu bağlamda Kasım ayı içerisinde Gündüz Kuşağı Programlarının yayınlandığı medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin Vinci fıkrasının (4) bendine aykırılık nedeniyle yaptırım uygulanmıştır.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir