İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/21459 GEÇ CEVAPLANDI · 199 GÜN

Televizyon programlarının içeriklerinin denetimine ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 199 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri ERSOY tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüğünün 96'ncı maddeleri gereğince saygılarımla talep ederim.

Kitleleri algısal yöntemlerle yönlendiren son yüzyılın en etkili iletişim araçları kuşkusuz televizyon programlarıdır. Ülkemiz son yıllara kadar televizyon seyretme oranında ABD"den sonra ikinci iken, son birkaç yıldır, dünyada en çok televizyon seyredilen ülke olarak dikkat çekmektedir. RTÜK tarafından 2020 yılında yapılan bir araştırmada, günlük 3 saatten çok televizyon izleyenlerin oranı Yo 45.5 olarak tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında her 10 kişiden 7'si televizyon yayınlarında şiddete, her 10 kişiden 4'ü de televizyon yayınlarında cinsellik ve argo/küfür gibi zararlı içeriklere çok fazla yer verildiğini düşünmekte olduğu tespit edilmiştir.

Özellikle son zamanlarda, yayınlanan programlar ve ardı ardına yapılan TV dizilerinin içerikleri toplumda ciddi kaygılara neden olmaktadır. Tam bir modernizasyon ve batılılaşma hüküm süren yayınlar ile başta aile yapısı bozularak, ahlaki ve kültürel yozlaşmalara sebep olunmaktadır. Diğer bir değişle kurgulanan ve planlanan hedefler, sadece dizi ve sinema eliyle değil aynı zamanda bütün gün içini muhasara altına alan, sabahtan akşama kadar arzı endam ettirilen kadın programları, yemek, gelin vb. bütün Türk toplumunun inanç, gelenek, görenek, ll eya

EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR ret adet, töresiyle uyuşmayan televizyon yayınları maalesef toplumu olumsuz yönde etkilemektedir. Bu programlar ve filmler, aile kavramını zayıflatmakta, sadakati yok saymakta ve evlilik bağlarını zayıflatmaktadır. Ayrıca, çocuklarımızın ve gençlerimizin doğru değerlerle yetişmesini (o engelleyerek, (toplumda ahlaki Oçöküntüyü onormalleştirmekte ve yaygınlaştırmaktadır. Bu da toplumumuzun geleceği için büyük bir tehdit oluşturmaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Televizyonlarda yer alan dizi, kadın programları, yemek, gelin/damat/kaynana programları gibi yayınlar tarafınızca yeterince denetlenmekte midir? TV Programlarının yayına girmeden önce içerik bakımından kontrol edilmesine yönelik bir denetleme mekanizmanız var mıdır?

  2. RTÜK'ün son 10 yıl itibariyle "toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı" olduğu gerekçesi ile tüm medya kuruluşlarına verdiği yayın durdurma veya idari para ceza sayısı kaçtır?

  3. Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olan dizi, kadın programları, yemek, gelin/damat/kaynana programları gibi yayınların yayından kaldırılması ile ilgili çalışmanız var mıdır? Varsa nelerdir?

  4. RTÜK'ün, toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine uygun olacak yayınların yapımı ve yayınlanması hususunda çalışmanız var mıdır? Varsa nelerdir? çel

    İmes See EEE E BEL ul 1

    • | lilane ni onanali" ..$

    EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı ·

Bakanlığımız İlgili Kurumu Olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan Alınan Yazıda;

Televizyonlarda yer alan her türlü yayın, dizi, kadın programları, yemek programları, Üst Kurul uzmanlarınca titizlikle takip edilmektedir ve Kanun hükümlerine aykırı yayınlar için rapor düzenlenmektedir. Bu raporlar ve yayın kopyaları Üst Kurulca değerlendirilerek, gerektiğinde 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 32'nci maddesi hükümlerine göre kuruluşlara uyarı, idari para cezası, program durdurma, katalogdan çıkarma, geçici yayın durdurma ve yayın lisansı iptali şeklinde müeyyideler, hukuki sürecin tamamlanması ile uygulanmaktadır.

Anayasa'nın 28'inci maddesi "Basın Hürriyeti" başlığı altında "Basın hürdür, sansür edilemez." hükmünü haizdir. 6112 sayılı Kanun ile televizyon, radyo ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi görevi Üst Kurula verilmiş olmakla birlikte, Üst Kurul programları ancak yayınlandıktan sonra ilgili Kanun hükümlerine uygunluk açısından denetlemektedir. Üst Kurul'un programlara "yayından önce" müdahale etme, içerikleri hakkında bilgi sahibi olma, içeriklerin yayınlanmasını engelleme veya programları yayından kaldırma yetkisi bulunmamaktadır.

Üst Kurul uzmanları tarafından gerek şikâyet üzerine gerek re'sen yapılan incelemeler sonucunda ilgili yayınlarda 6112 sayılı Kanun'da yer alan yayın ilkelerine aykırılık teşkil eden bir hususun tespit edilmesi durumunda rapor düzenlenmektedir. Üst Kurul tarafından verilmiş olan müeyyide kararlarına www.rtuk.gov.tr adresindeki "Üst Kurul Kararları" bölümünden ulaşılabilmektedir.

Üst Kurul denetleyici bir otorite olarak televizyon, radyo ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini mevzuata uygunluk bakımından denetlemektedir. Düzenleyici yönüyle ise zamanın ruhuna uygun, toplumun üstün menfaatinin ön planda tutulduğu mevzuat değişiklikleri yapmaktadır. Yapılan mevzuat değişiklikleri ile yayınların içeriğinin iyileştirilmesi hedeflenmektedir. Nitekim 2018 yılında yapılan mevzuat değişikliği ile radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, arkadaş bulma amacıyla kişilerin tanıştırıldığı ve/veya buluşturulduğu programlara yer verilemeyeceği hüküm altına almıştır.

Medya sektörünün aktörleri ve yapımcılarla yapılan çeşitli istişare toplantılarının hukuki ve bağlayıcı bir zemine geçirilmesi amacıyla 18 Ekim 2024 tarihinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından "Gündüz Kuşağı Programları Hakkında İlke Kararları" yayınlanmıştır. Söz konusu ilke kararları şu şekildedir:

Özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesi doğrultusunda kişilerin özel hayatına ilişkin bilgi, belge ve kayıtlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Katılımcılar kendilerinin ya da üçüncü kişilerin özel hayatlarına ilişkin konularda beyanda bulunmaya zorlanmayacaktır. Program sunucusu ve program konuğu uzmanlar ile stüdyo konuklarının yorum ve ifadeleriyle katılımcılara karşı psikolojik şiddet uygulamalarına müsaade edilmeyecektir. Kuşak programında kullanılan yorum ve ifadeler ile seçilecek program içeriği toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olmayacak, toplumsal yaşam alanı içerisinde sergilenemeyecek söz ve davranışlara izin verilmeyecektir.

Editoryal sorumluluk kapsamında, yayının canlı ya da bant yayını olması fark etmeksizin, teknik imkânlar da kullanılarak Türkçenin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına izin verilmeyecektir.

Tüm medya kuruluşlarımızın her çalışanının kanunlardan da önce tamamen insani ve vicdani hassasiyetle yaklaşmaları gereken ilk konu çocuklarımızdır. Kuşak programlarında çocuklar, gençler ve zihinsel engelli bireyler stüdyoya ya da canlı bağlantıya hiçbir surette konuk olarak alınmayacaktır. Konusu itibarıyla bu kitleye yönelik yayınlarda, istismarlara yol açabilecek konuşmalardan, suçlayıcı ve yargılayıcı ifadelerden kaçınılacaktır.

Cinsel taciz, tecavüz gibi konuları meşrulaştırıcı, hafifletici ve kışkırtıcı yayın yapılmayacaktır.

Kuşak programında kadına yönelik şiddeti teşvik eden veya kanıksatan, kadınları istismar eden içerikler ile editoryal sorumluluk gereği, program konuklarının veya katılımcılarının da bu anlama gelen yorum ve ifadelerine müsaade edilmeyecektir. Bu çerçevede, Üst Kurulumuz tarafından açıklanan Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler'e aykırı yayın yapılmayacaktır.

Kuşak programında şiddet unsuru taşıyan konuların işlenmemesine özen gösterilecektir. Şiddet unsurunun yer aldığı konular; şiddeti özendirici veya kanıksatıcı, saldırgan davranış ve tutumları öğretici, şiddete karşı duyarsızlaştırıcı ve şiddeti normalleştirici şekilde sunulmayacaktır. Soruşturmanın o gizliliği (kapsamında, soruşturma aşaması oOhenüz tamamlanmamış olaylar kuşak programlarına konu edilmeyecektir. Lekelenmeme hakkı olarak da nitelendirilen kişilerin şeref ve itibarlarının korunmasını sağlamak adına kuşak programlarında aynı konuya tekraren yer verilmemesine özen gösterilecektir.

Yukarıda yer verilen İlke Kararları, özel hayatın gizliliğine özenle yaklaşılması gerektiğini, toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı yayın yapılmayacağını, bilhassa çocukların, gençlerin ve zihinsel engelli bireylerin programlara konuk olarak katılamayacağını, şiddetin hiçbir türünün kabul edilmeyeceğini, şiddete karşı duyarsızlaştırıcı ve şiddeti normalleştirecek şekilde olayların sunulmayacağını ve masumiyet karinesine riayet edileceğini detaylı bir şekilde düzenlemektedir. Medya hizmet sağlayıcıların ve yapımcıların gerek 6112 sayılı Kanun'da yer alan "Yayın Hizmeti İlkeleri" gerek Gündüz Kuşağı Programları özelinde hazırlanan İlke Kararlarının çizdiği sınırlar çerçevesinde hareket etmesi beklenmektedir.

Düzenleyici ve denetleyici bir kurum olarak Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, 6112 sayılı Kanun'da yer alan "Yayın Hizmeti İlkeleri" başlığı altında düzenlenen 8'inci maddeyle, medya hizmet sağlayıcıların, yayın hizmetlerini yerine getirirken riayet etmesi gereken ilkeleri belirlemiştir. Toplumun inşasında ve kültürümüzde çok önemli yer tutan ailelerin korunması adına ilgili maddenin (f) bendi yayın hizmetleri..."Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." hükmünü haizdir. İlgili maddenin ?[okunamadı]'inci fıkrasında ise "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz." hükmü yer almaktadır. Yasal düzenlemeler çerçevesinde yapılan denetimler Üst Kurul'un konuya ilişkin hassasiyetini göstermektedir.

Üst Kurul, yayınların ekrana gelmesini takip eden süreçte yaptığı denetimlerin yanı sıra sektörün önde gelen aktörleriyle bir araya gelerek önleyici nitelikte çalışmalar da yapmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve RTÜK iş birliğiyle 27 Ekim 2023 tarihinde ( gerçekleştirilen "Medya Buluşmaları"nda, medya temsilcileriyle istişarelerde bulunulmuş, çocuk ve gençlerin ruhsal ve fiziksel gelişimlerine olumsuz etki edebilecek yayınlara müsaade edilmeyeceği, toplumsal, kültürel ve manevi değerlerimizin özenle sunulması gerektiği, kadına yönelik şiddet başta olmak üzere şiddetin hiçbir haline müsaade edilmeyeceği vurgulanmıştır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve RTÜK iş birliğiyle 29 Şubat 2024 tarihinde gerçekleştirilen "4. Medya Buluşması İstişare Toplantısı"nda yapımcılar ve senaristlerle bir araya gelinmiş ve yapımlarda dikkat edilmesi gereken hususlar belirtilmiştir.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ev sahipliğinde 5 Mart 2024 tarihinde, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Ankara ve Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED) iş birliğinde düzenlenen "Televizyon Dizilerinde Kadın Paneli"nde kadının medyada temsilinin iyileştirilmesi ve dizi-filmlerdeki şiddet sahnelerinin ortadan kaldırılması hususları dile getirilmiştir.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın 25 Nisan 2024 tarihinde ortak çalışmasıyla hayata geçirilen "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV, Ulusal Eylem Planı Etik İlkeler Rehberi Tanıtım Toplantısı"nda kadına yönelik şiddet konusundaki hassasiyet bir kez daha vurgulanmıştır. "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" Üst Kurulun internet sitesinde de bilahare yayınlanmıştır. Toplantıda kuşak programlarına yönelik alınan çok sayıda şikâyete dikkat çekilerek, programların içeriklerinin kadın eğitimi, çocuk bakımı veya kadın hakları olması yönünde tavsiyede bulunulduğu belirtilmiştir.

Radyo ve Televizyon Üst Kurul ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında toplumun temel taşlarını oluşturan aile, kadın ve çocukları korumaya yönelik yayınların desteklenmesi ve teşvik edilmesi konusunda iş birliği bulunmaktadır. Aile ve Çocuk Dostu Yapım ve Dizilerin Teşvik Edilmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile yayın hizmetlerinde ailenin ve çocukların korunması ilkesini gözeterek, ailenin bütünlüğü ve sürekliliği ile çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimlerini destekleyecek nitelikteki aile ve çocuk dostu yapım ve dizilerin yayınlanmasının teşvik edilmesi amaçlanmakta ve medya hizmet sağlayıcıları teşvik etmek üzere ödüllendirme sisteminin uygulanması hedeflenmektedir.

Mehmet Nuri ERSOYBakan

Metin otomatik okundu. 3 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir