Doğu Akdeniz'de bulunan ruhsat sahalarında planlanmış bir derin deniz sondaj faaliyeti olup olmadığına ilişkin
Kaynak göster
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol), 11 Mart 2026 tarihinde 7/41934 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 41 gün sonra, 21 Nisan 2026).
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin). “Doğu Akdeniz'de bulunan ruhsat sahalarında planlanmış bir derin deniz sondaj faaliyeti olup olmadığına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41934, 11 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41934-dogu-akdeniz-de-bulunan-ruhsat-sahalarinda-planlanmis-bir-derin-deniz-sondaj-faaliyeti-olu (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7275805e-d81e-423d-b6ad-019ce0b88389
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 41 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan BAYRAKTAR tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Türkiye, son yıllarda kendi sondaj ve sismik araştırma filosunu kurarak denizlerdeki egemenlik haklarını koruma ve enerji ithalat bağımlılığını azaltma noktasında tarihi bir adım atmıştır. Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han gibi dünyanın en modem derin deniz sondaj gemilerinin yanı sıra, son olarak envantere katılan Yıldırım ve Çağrı Bey gemileriyle Türkiye, dünyada bu çapta bir operasyonel kabiliyete sahip az sayıda ülkeden biri haline gelmiştir. Ancak 2026 yılı itibarıyla, bu devasa teknolojik yatırımın ve "Mavi Vatan" doktrininin ana odak noktası olan Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerin seyri, kamuoyunda ve stratejik çevrelerde ciddi soru işaretlerine yol açmaktadır.
Türkiye'nin Birleşmiş Milletler'e bildirdiği kıta sahanlığı ve KKTC'nin ruhsat sahaları içerisinde bugüne kadar gerçekleştirilen 9 derin deniz sondajından somut bir hidrokarbon keşfi açıklanmamıştır. Bu durum, "Doğu Akdeniz'de petrol ve gaz bulunamadığı" yönündeki söylemlerin zemin kazanmasına ve milyarlarca dolarlık yatırımın verimliliğinin sorgulanmasına neden olmaktadır. Daha da önemlisi, Doğu Akdeniz'de en aktif dönemini geçiren sondaj gemilerimizin büyük bir kısmının Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası"ndaki üretim kuyularına kaydırılması, Mavi Vatan'ın Akdeniz ayağında bir "stratejik geri çekilme" mi yoksa "diplomatik bir bekleme" mi yaşandığı tartışmasını beraberinde getirmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Özellikle filonun en güçlüsü olan Abdülhamid Han gemisinin Karadeniz'e uğurlanması ve yeni gemilerden Çağrı Bey'in Somali açıklarında görevlendirilmesi, Türkiye'nin enerji LAS arama ekseninin saptığını veya dağıldığını göstermektedir. Mavi Vatan, sadece sismik verilerin toplandığı bir harita değil, gemilerin matkaplarının deniz tabanına vurduğu fiili bir egemenlik alanıdır.
Sonuç olarak; gemilerimizin nerede olduğu, hangi maliyetlerle hangi hedeflere yönlendirildiği ve Doğu Akdeniz'deki haklarımızdan ödün verilip verilmediği hususu şeffaflıkla açıklanmalıdır. Kamu kaynaklarının, küresel enerji satranç tahtasında "Somali" veya "Libya" gibi uzak coğrafyalarda harcanırken, ana kıta sahanlığımızdaki sondajların durdurulması anayasal denetim gerektiren bir durumdur.
Bu bağlamda;
SORULAR
2026 yılı Mart ayı itibarıyla; Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han, Yıldırım ve Çağrı Bey sondaj gemileri coğrafi olarak tam olarak hangi koordinatlarda bulunmaktadır? Bu gemilerden kaçı şu an aktif sondaj yapmaktadır, kaçı limanda bakım veya bekleyiş aşamasındadır?
Türkiye'nin en güçlü sondaj gemisi olan Abdülhamid Han'ın Doğu Akdeniz'den Karadeniz'e kaydırılmasının teknik ve stratejik gerekçesi nedir? Bu hamle, Doğu Akdeniz'deki Türk kıta sahanlığındaki arama faaliyetlerinin askıya alındığı anlamına mı gelmektedir?
Doğu Akdeniz'de bugüne kadar gerçekleştirilen 9 derin deniz sondajı sonucunda elde edilen veriler ışığında, "ekonomik olarak işletilebilir" bir hidrokarbon rezervine ulaşılamamasının nedeni nedir? Sonuç alınamayan sondajların kamu maliyesine toplam maliyeti ne kadardır?
Yeni envantere katılan ve Somali açıklarına gönderilen "Çağrı Bey" sondaj gemisi nedeniyle Türkiye'nin Somali karasularındaki bu faaliyetten elde edeceği hak sahipliği oranı nedir?
Mavi Vatan doktrini kapsamında "vazgeçilmez" olarak nitelendirilen Doğu Akdeniz ruhsat sahalarında, 2026 yılı içerisinde planlanmış yeni bir derin deniz sondajı bulunmakta mıdır? Yoksa gemilerimiz tamamen Karadeniz ve uzak coğrafyalara mı odaklanacaktır?
Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) Türkiye'nin kıta sahanlığı ile çakışan bölgelerde yürüttüğü faaliyetlere karşı, sondaj gemilerimizin bölgede fiili
(gemili) varlık göstermemesi diplomatik bir taviz midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
DÖNEM | ESASNO 28/4 | 7141934
Denizlerde yürütülecek faaliyetler; mevcut iş programı, operasyonel süreklilik ve sondaj filosunun etkin kullanımı esas alınarak dinamik bir şekilde planlanmaktadır. Bu kapsamda, Fatih ve Abdülhamid Han sondaj gemileri Karadeniz'de aktif olarak sondaj faaliyetleri yürütürken, Yavuz ve Kanuni sondaj gemileri Karadeniz'de kuyu tamamlama operasyonları gerçekleştirmektedir. Yıldırım Sondaj Gemisi'nin Filyos Limanı'nda reaktivasyon süreci devam etmekte olup, Çağrı Bey Sondaj Gemisi, Curad-I kuyusunun sondajı için 9 Nisan 2026'da Mogadişu Limanı'na ulaşmıştır.
Abdülhamid Han sondaj gemimiz, Sakarya Gaz Sahası'ndaki üretim hedeflerinin planlanan takvim doğrultusunda hayata geçirilmesi için Karadeniz'e yönlendirilmiştir.
Ayrıca Doğu Akdeniz'de yapılan çalışmalarla bölgenin jeolojik yapısı ve hidrokarbon potansiyeline yönelik elde edilen sismik veriler, sondaj sonuçları, kuyu testleri ve rezervuar analizlerine yönelik değerlendirme/yeniden değerlendirme çalışmaları devam etmektedir.
2024 tarihinde Somali Federal Cumhuriyeti Federal Hükümeti ve Türkiye Petrolleri A.Ş. arasında, Somali deniz alanlarında yer alan üç blok için üç ayrı anlaşma imzalanmış olup, hak ve yükümlülükler bu anlaşmalarda belirlenmiştir.