İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/22030 GEÇ CEVAPLANDI · 29 GÜN

Kırşehir'de faaliyet gösteren maden sahalarına ve çevresel etkilerine ilişkin

Kaynak göster

Mustafa Kaya (Yeni Yol), 20 Ocak 2025 tarihinde 7/22030 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 29 gün sonra, 18 Şubat 2025).

Mustafa Kaya (Yeni Yol, İstanbul). “Kırşehir'de faaliyet gösteren maden sahalarına ve çevresel etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/22030, 20 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-22030-kirsehir-de-faaliyet-gosteren-maden-sahalarina-ve-cevresel-etkilerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9e951781-fc00-4943-89b4-01948796225f

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 29 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 27 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BAYRAKTAR tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasanın 98, İçtüzüğün 96.

Maddeleri gereğince arz ederim.

Ülkemizde son dönemde İliç, Kaz Dağları, Bergama ve benzeri pek çok yerde madenlerin yanlış işletilmesi ve çevre şartları gözetilmeden iş ve işlemler yapılması sebebiyle çevresel facialar gerçekleşmiştir. İliç'te toprak yığını altında kalarak 9 işçi kardeşimizin hayatını kaybetmiş olması da maalesef hepimizi derinden etkilemiştir. Ülkemizin yeraltı zenginliklerinin ekonomiye kazandırılması tabi ki önemlidir. Ancak çevre koşullarının dikkate alınmadığı, sosyal yaşamı olumsuz etkilemesi muhtemel ruhsatlandırmalar fayda değil zarar getirir. Asıl olan insandır. İnsanın maddi manevi ihtiyaçlarını merkeze almayan uygulamalar kısa vadede kazanç gibi görünse de uzun vadede çok büyük kayıpları beraberinde getirir.

Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Bu soru önergesinin konusu olan Kırşehir ilimizin merkezine çok yakın mesafede de ruhsatlandırılmış "altın madeni" saha ve inşaatları mevcuttur.

Bu madenler şehrin ve çevre köylerin temiz su kaynaklarını içeren Kervansafay Dağları ve Seyfe Gölü'nü etkileme mesafesindedir. Yöre halkının ve yerel yöneticilerin verdiği bilgilere göre bu madenlerin inşa sahaları kent merkezini besleyen su kuyuları ve arıtma tesislerine sadece 4 kilometre mesafededir.

ÇED verilerine göre inşa edilen ve Çimeli, Körpınar, Kızılcaköy ve Çuğun Köyleri sahasında yer alan madenin üretim için saatte 180 m? su kullanacağı bilinmektedir. Bu suyun ise bölgedeki su kaynakları dışında bir kaynaktan kullanılması teknik olarak mümkün değildir. Şehirde zaten bir kuraklık sorunu bulunmaktadır.

Yağış azlığı ve yer altı sularının azaldığı bir süreçte yaşayan Kırşehir'de böyle bir su kullanımının susuzluğu hızla artıracağı ise aşikardır.

Madenin sondaj çalışmaları sırasında çevre köylerin su kaynaklarının yönlerinin değiştiği, bazı köylerin susuz kaldığı ve hayvancılığı olumsuz yönde etkilendiği ise basına dahi yansımıştır. Hayvancılık Kırşehir'de çok önemlidir. Tarım alanlarının zarar görmesi, hem tarım üretimini hem de hayvancılığı olumsuz etkilemektedir. Bu madene 10 kilometre mesafede olan bir diğer maden inşaatı ise Boztepe ilçe merkezine çok yakın bir mesafede ve su kuyularına yalnız 4 kilometre uzaklıktadır. Ayrıca maden sahası Seyfe Gölü ile sınırdır ve 1. Derece sit bölgesindedir.

Mucur ilçe merkezi ve Seyfe Gölü'ne yakın bir mesafedeki bir diğer sondaj alanına ise ÇED muafiyeti tanınmıştır. Bozçal Dağı üzerindeki bir diğer maden ise Kaman ilçe, merkezini besleyen su kaynaklarına yakın bir konumdadır. Bölgenin toprak yapısı ve atık suların tahliyesinin yapılacağı alanlar düşünüldüğünde bölgede ciddi bir çevre sorununun kapıda olduğu, ciddi bir susuzluğun baş göstereceği ortadadır.

Benzer şekilde Akçakent ilçesinde de meşe ormanlarının yoğun olduğu bir bölgede maden ruhsatı verildiği iddiası mevcuttur.

Bu bilgiler ışığında;

SORULAR

  1. Kırşehir'de kaç adet ruhsatlı maden sahası vardır? Bu sahaların faaliyet alanları nelerdir? Bu sahaların kaçı aktif olarak işletilmektedir?

  2. Kırşehir'in son beş yıllık yağış oranları ve yer altı sularının durumu dikkate alındığında, iklim değişikliğinin de etkileri çerçevesinde önümüzdeki beş yılda bir susuzluk ve kuraklık senaryolarına dair bir çalışmanız var mıdır? Varsa sonuçları nelerdir?

  3. Kırşehirde faaliyette olan altın madenlerinde siyanür ve benzeri zehirli kimyasallar kullanılmakta mıdır? Kullanılmaktaysa bunların denetimi ve yer altı sularına karışmasının engellenmesi için bir çalışmanız mevcut mudur?

  4. Çimeli, Körpınar, Kızılcaköy ve Çuğun Köyleri sahasında yer alan altın madeninin saatte kullanacağı 180 m? su hangi kaynaktan sağlanacaktır? ÇED raporu bağlamında bu altın madeni yılda kaç ton su kullanacaktır? Kimyasal ayrıştırma yöntemiyle birlikte kullanılacak bu suyun atıkları ne olacaktır?

  5. Bu yoğun su kullanımının Kırşehir'de susuzluk oluşturacağı, atık suların, yer altı sularını kirleteceği ve bir çevre felaketine kapı aralayacağı iddialarına karşı Bakanlığınızın görüşleri nedir? Bu konuda yeni bir ÇED süreci ya da denetim planlamakta mısınız?

  6. Maden sahasının yakınından geçen Kılıçözü Çayı'na herhangi bir kimyasalın karışması durumunda bunun Kızılırmak'a döküleceği ve ne gibi sonuçlar ortaya çıkacağına dair bir çalışmanız olmuş mudur? ÇED sürecinde bu hususlar değerlendirilmiş midir? Değerlendirilmediyse neden değerlendirilmemiştir?

  7. 2023 yılında Çimeli, Körpınar, Kızılcaköy ve Çuğun Köyleri sahasında yer alan altın madeninin sondaj çalışmaları sırasında çevre köylerin su temin ettikleri hatlara zarar verdikleri, yer altı su akışının yönünü değiştirdikleri ve bu bağlamda 10 bin civarında hayvanın susuz kaldığı bilinmektedir. Bu konuda Bakanlığınızın bir denetimi ve soruşturması olmuş mudur? Olduysa sonuçları nedir? Sorun giderilmiş midir? Bu yapılan sondajlar ÇED kapsamında mı yapılmıştır?

  8. Boztepe ilçesi Karacaören Köyü mevkiinde bulunan demir ocağı projesinin dünyanın en önemli su kuşu bölgelerinden olan, 187 türe ait 25 binden fazla su kuşunun yaşadığı ve birinci derece doğal sit alanı olan Seyfe Gölü'ne sınır olması bölgedeki doğal yaşamı ve kuş popülasyonunu etkilemeyecek midir? ÇED süreçlerinde buranın özel durumu dikkate alınmış mıdır?

  9. Seyfe Gölü'nün çevresinde 2015 yılından bu yana izin verilenden fazla sondaj yapıldığı, kimyasal maddeler kullanılarak altın ve gümüş arandığı iddiaları doğru mudur? Bu konuda bir soruşturma yürütülmüş müdür? Yürütüldüyse sonuçları ne olmuştur?

  10. Seyfe Gölü'nün tabiat koruma alanının 11 bin hektardan 5 bin 501 hektara düşürülmesinin sebebi nedir?

  11. Seyfe Gölü'nde son beş yılda su seviyesinde bir azalma gerçeklemiş midir? Gerçekleştiyse sebepleri nelerdir?

  12. Seyfe Gölü'nde bulunan kuş ve hayvan popülasyonunda son beş yılda bir azalma gerçekleşmiş midir? Gerçekleştiyse gerekçeleri nelerdir?

  13. Seyfe Gölü'ndeki doğal yapıyı ve doğal yaşamı korumak için ne gibi çalışmalar yürütmektesiniz?

  14. Mucur ilçe merkezine ve Seyfe Gölü'ne yakın mesafede bulunan Dağçiftliği Köyü madenindeki sondaj çalışmaları için ÇED istisnası tanındığı doğru mudur? Doğru ise bunun sebebi nedir? ÇED istisnası kapsamında yaşanacak bir doğal felaketin sorumlusu kim olacaktır? Konuyla alakalı bir soruşturma açmayı düşünmekte misiniz?

  15. Saha ruhsatı Merkez Çayağzı Köyü üzerinden adlandırılan ve Bozçal Dağı üzerinde bulunan Altın Ocağı projesinin gerek bulunduğu arazinin toprak yapısı gerekse de su kaynakları yakınlığı sebebiyle büyük riskler barındırdığı düşünülmektedir. Madende yapılacak sondaj çalışmalarının doğal su depolarını bozacağı, su akış yönlerini değiştireceği ve ciddi su kesintilerine yol açacağına dair değerlendirmeler mevcuttur. Bu hususta Bakanlığınızın görüşü nedir?

  16. Bakanlığınızın yapmış olduğu bir denetim veya yeni bir ÇED süreci olmuş mudur? Olduysa sonuçları nelerdir? Yaşanacak doğal sorunların engellenmesi için ne gibi tedbirler alınmaktadır?

  17. Genel olarak Kırşehir çevresinde yoğunlaşan altın madenlerinin şehirde susuzluk yaratacağı, hayvancılığı ve tarımı etkileyeceği aynı zamanda Seyfe Gölü gibi tabiat varlıklarını ve doğal yaşamı bozacağı görüşlerine Bakanlığınızın yaklaşımı nedir? Bölgede yeni bir ÇED süreci yapılacak mıdır?

  18. Başlamayan projeleri yeniden değerlendirmek ve yeni ÇED onayları verilmemesi gibi yaklaşımınız olacak mıdır?

    İloğp

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·

DÖNEM | ESASNO . 283 İİ 722030

Maden sahalarında arama ve işletme ruhsat süreçlerinden sonra ruhsat sahipleri tarafından madencilik faaliyetlerine başlanabilmesi için "işletme izni" alınması gerekmekte olup, mevcut sahaların çok küçük bir alanına tekabül eden ve fiili olarak madencilik faaliyetinin yürütüldüğü alanı ifade eden işletme izinli alanlarda faaliyete başlanabilmesi için izin alanına yönelik olarak Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinde belirtilen; mülkiyet izninin (orman/mera/tapulu arazi vb.), ÇED Belgesi'nin, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın ve ilgili Bakanlık/Kurumlardan alınması zorunlu olan diğer tüm izinlerin (Sit, Milli Parklar, Turizm Bölgeleri Alanları ve Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve duyarlı bölgeler için vb.) tamamlanması gerekmektedir.

Yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği söz konusu izin süreçlerini tamamlayamayan hiçbir ocağın açılmasına ise Bakanlığımızca müsaade edilmemekte olup, bu bağlamda tek başına arama ve/veya işletme ruhsatına sahip olunması fiili olarak madencilik faaliyetlerinin başlatılabilmesi için yeterli olmamaktadır.

Bu bilgiler ışığında; Kırşehir ilimizde 55 adet işletme izni düzenlenmiştir. Söz konusu işletme izinlerinin maden cinsine göre dağılımı ise; altın, altıntgümüştdemir, bakır, bazalt (mıcır), demir, dolomit, feldispat, fluorit, granit, kalker, kalsit, kaolen, kaya tuzu (halit), kaya tuzu (sodyum klorür), kuvarsit, linyit, manganez, mermer ve seramik hammaddesi (şist) şeklindedir.

Kırşehir ilimizin Mucur ilçesine bağlı Dağçiftliği köyü sınırları dahilinde herhangi bir maden arama veya işletme ruhsat sahası bulunmamaktadır.

Denetim faaliyetleriyle ilgili olarak, madencilik faaliyetlerinin tüm aşamaları; çevreye etkileri bakımından 2872 Sayılı Çevre Kanunu kapsamında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, iş sağlığı ve güvenliği bakımından 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve madencilik faaliyetleri bakımından 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından periyodik olarak denetlenmektedir. Bu çerçevede 3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili Maden Yönetmeliği hükümleri kapsamında maden ocaklarına verilen ruhsatlar 4 ayrı gruba ayrılmış olup, çok az riskli ruhsatlar 24 ay, az riskli ruhsatlar 12 ay, riskli ruhsatlar 6 ay ve çok riskli ruhsatlar ise 3 ayda bir periyodik olarak MAPEG tarafindan denetlenmektedir. Denetimler gerçekleştirildikten sonra tespit edilen hususlar ile ilgili olarak maden mevzuatı kapsamında işlemler tesis edilerek ruhsat sahiplerine, ilgili Valiliklere ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bilgilendirme yapılmaktadır.

Bununla birlikte siyanür; sadece altının cevher olarak üretimin yapıldığı tesis sürecinde kullanılan bir madde olup, altın dahil hiçbir madenin aranması aşamasında siyanür kullanımı söz konusu değildir. Siyanürün kullanım kıstasları ise 2872 Sayılı Çevre Kanunu kapsamında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından belirlenmektedir.

Önerge yer alan ve diğer bakanlıkların görev alanına giren hususlara ilişkin bilgilerin ise ilgili kurum/kuruluşlardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Alparslan BAYRAKTARBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir