İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/42479 GEÇ CEVAPLANDI · 130 GÜN

Engelli emekliliği ve maluliyet değerlendirme ölçütlerinde yapılan değişikliğe ilişkin

Kaynak göster

Meral Danış Beştaş (DEM Parti), 27 Mart 2026 tarihinde 7/42479 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 130 gün sonra, 4 Ağustos 2026).

Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “Engelli emekliliği ve maluliyet değerlendirme ölçütlerinde yapılan değişikliğe ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42479, 27 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42479-engelli-emekliligi-ve-maluliyet-degerlendirme-olcutlerinde-yapilan-degisiklige-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6130f152-9851-4e7d-8357-019d3e89cdf5

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 130 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

gr KLARIN EŞİTLİK vE GENOKRASİ PARTİSİ GRUP BAŞ KANLIĞI i v R Sayı RE

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞPNA

Gerekçenin tamamını göster (14 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Aşağıdaki sorularımın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat IŞIKHAN tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü 'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğine yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Meral DANIŞ BEŞTAŞ Erzurum Milletvekili

2025 yılı başında yürürlüğe giren 7538 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak yayımlanan 2025/4 sayılı SGK Genelgesi ile engelli yurttaşların sosyal güvenlik haklârına erişiminde köklü ve sınırlayıcı değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu düzenlemeler, yalnızca teknik bir mevzuat değişikliği olmanın ötesinde, engelli bireylerin yaşam güvencesini doğrudan etkileyen sonuçlar doğurmuştur.

Bu değişikliklerle birlikte engellilik oranlarının belirlenmesinde esas alınan kriterler daraltılmış; özellikle kronik, ilerleyici ve hayati risk taşıyan hastalıkların değerlendirilmeşinde önceki uygulamalara kıyasla daha katı ve dışlayıcı bir yaklaşım benimsenmiştir. Bunun sonucu olarak, diyaliz tedavisi gören, onkolojik hastalıklarla mücadele eden, ileri düzey diyabet, kalp ve damar hastalıkları bulunan çok sayıda yurttaşın emeklilik başvuruları reddedilmekte; emekliliğe hak kazanma aşamasına gelmiş bireyler sistem dışına itilmektedir.

Bu durum, her şeyden önce Anayasa'nın 2'nci maddesinde güvence altına alınan sosyal devlet ilkesinin açık bir ihlalidir. Sosyal devlet, en kırılgan kesimleri korumakla yükümlü iken; yapılan düzenlemeler, engelli yurttaşları korumak yerine onları daha güvencesiz hale getirmektedir.

Öte yandan, engelli yurttaşların mevcut hukuki düzenlemelere güvenerek hayatlarını planladıkları, çalışma hayatlarını ve emeklilik beklentilerini bu çerçevede şekillendirdikleri açıktır. Bu nedenle, getirilen yeni uygulamalar hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerini zedelemekte; bireylerin devlete duyduğu güveni sarsmaktadır. Bu yönüyle düzenlemeler, aynı zamanda kazanılmış hakların korunması ilkesine de aykırılık teşkil etmektedir.

Benzer şekilde, aynı veya daha hafif engel durumlarının sistem içinde kalmaya devam etmesine karşın, hayati risk taşıyan hastalıkların kapsam dışında bırakılması, Anayasa'nın 10'uncu maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesini ihlal eder niteliktedir. Nesnel ve makul bir temele dayanmayan bu farklı muamele, engelli yurttaşlar arasında ayrımcılık yaratmaktadır.

Düzenlemeler ayrıca yalnızca ulusal hukuk bakımından değil, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler bakımından da ciddi sorunlar barındırmaktadır. Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, engelli bireylerin bağımsız yaşayabilme ve toplumsal hayata tam ve etkin katılım hakkını güvence altına almaktadır.

Tarih DAN 702 6 | 42479

Bununla birlikte, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ayrımcılık yasağına ilişkin hükümleri ve mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen sosyal güvenlik hakları, bu tür geriye götürücü uygulamalara karşı koruma sağlamaktadır.

Engelli maaşları ve emeklilik gelirleri, yalnızca bir sosyal yardım ya da idari tasarruf kalemi değil; bireylerin insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürebilmesinin asgari koşuludur. Bu hakların daraltılması, engelli bireylerin yoksulluğa, bakım bağımlılığına ve toplumsal dışlanmaya itilmesi sonucunu doğurmaktadır.

Öte yandan, yapılan düzenlemelerin kamu maliyesi gerekçesiyle savunulması ihtimali karşısında belirtmek gerekir ki; sosyal güvenlik hakkının daraltılması, özellikle en kırılgan gruplar söz konusu olduğunda, ölçülülük ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Devletin mali yükümlülükleri ile bireylerin temel hakları arasında kurulması gereken denge, bu düzenlemelerle açık biçimde engelli yurttaşlar aleyhine bozulmuştur.

Bu bağlamda, söz konusu düzenlemelerin yalnızca teknik bir değişiklik değil; aynı zamanda sosyal devlet anlayışından uzaklaşmanın, hak temelli politikalardan tasarruf odaklı politikalara yönelmenin somut bir göstergesi olduğu değerlendirilmektedir.

Ortaya çıkan ve giderek derinleşen mağduriyetlerin tespiti, bu mağduriyetlere yol açan idari ve hukuki süreçlerin açıklığa kavuşturulması ve engelli yurttaşların kazanılmış haklarının iade edilmesi, hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.

SORULAR

  1. 7538 sayılı Kanun ve 2025/4 sayılı Genelge ile engelli emekliliği ve maluliyet değerlendirme kriterlerinde yapılan değişikliklerin gerekçesi nedir?

  2. Söz konusu düzenlemeler yürürlüğe girmeden önce, engelli yurttaşların kazanılmış haklarının korunmasına yönelik herhangi bir geçiş hükmü neden öngörülmemiştir?

  3. 15 Ocak 2025 tarihinden sonra engelli emekliliği başvurusu yapan yurttaşların

    © başvurularının reddedilme oranı nedir? Bu oran önceki yıllarla karşılaştırıldığında nasıl bir değişim göstermiştir?

  4. Diyaliz, onkoloji (kanser), ileri düzey diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalıkları gibi kronik ve hayati risk taşıyan rahatsızlıklara sahip bireylerin engellilik oranlarının düşürülmesinin gerekçesi nedir?

  5. Mevcut durumda emekli olan engelli yurttaşların yeniden değerlendirmeye tabi tutularak maaşlarının kesilmesi veya azaltılması söz konusu mudur? Bu kapsamda kaç kişi etkilenmiştir?

  6. Engellilik oranlarının belirlenmesinde kullanılan yeni kriterlerin bilimsel ve tıbbi dayanakları nelerdir? Bu kriterler belirlenirken hangi kurum ve uzman görüşleri esas alınmıştır?

  7. Aynı veya benzer sağlık durumuna sahip bireyler arasında farklı sonuçlar doğmasına yol açan uygulama farklılıklarının önüne geçmek için hangi denetim mekanizmaları kurulmuştur? v

  8. Yapılan düzenlemelerin, Anayasa'nın 2'nci maddesinde yer alan sosyal devlet ilkesi ile 10'uncu maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine uygunluğu konusunda Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?

  9. Engelli yurttaşların yaşamlarını sürdürebilmeleri açısından kritik öneme sahip olan emekli maaşlarının korunmasına yönelik yeni bir düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?

    , uya

  10. Ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla geriye dönük hak iadesi veya yeniden değerlendirme yapılmasına yönelik bir çalışma var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·

İlgi (o : 03.04.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1829485 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile Erzurum Milletvekili Sayın Meral DANIŞ BEŞTAŞ tarafından yöneltilen 7/42479 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"7338 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sağlık kurulları çalışma gücü kaybı tespitlerini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 28. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında yapmaktadır. Bu kişilere sağlanacak hakların kazanımında esas alınan çalışma gücü kaybı oranı tespiti ile amaç, sosyal güvence sistemi altındaki sigortalıların, iş gücü kapasitesindeki azalmayı ölçerek, mesleki veya sosyal risk yüzünden gelir veya kazançlarındaki kesintiyi telafi edebilmek, geçinme ve yaşama ihtiyaçlarını karşılayacak sigorta yardımını belirlemektir. Kanun uyarınca verilmiş yetki ile Kurum sağlık kurullarınca yapılan bu tespitler ile sigortalıların çalışma kapasiteleri ile bedensel kayıp oranı arasındaki ilişki belirlenmektedir. SGK sağlık kurulları bu tespitleri, 28.09.2021 tarihinde 31612 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hazırlanırken öncelikle engelli ve çalışma gücü kaybı kavram kargaşasının ortadan kaldırılması amaçlanmış, birincil mevzuat (kanun) ile ikincil mevzuat (yönetmelik) arasında uygulama birliği sağlanarak Kurumsal mevzuatın esas alınmasının önü açılmıştır.

2008/Ekim öncesi sigortalı olan engellilere 4/1-(a) (SSK) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu çerçevesinde Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesindeki Kurulca belirlenen engel derecesi esas alınmaktadır. Bu düzenlemenin amacı 2008/Ekim öncesi ve sonrasında sigortalı olan engelli sigortalıların sağlık raporu değerlendirilmesindeki farklılıkların ortadan kaldırılarak sürecin tamamen SGK kontrolünde yürütülmesidir. Buna göre engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlananlar, aylık bağlanmasında sigortalılık başlangıcı ve engel oranına göre daha önce en az 15 yıl ve 3600 gün, en fazla ise 20 yıl ve 4400 gün koşuluna tabi iken 7338 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında; ilk defa 2008 yılı Ekim ayı başından önce sigortalı olup 15.01.2025 (dahil) tarihinden sonra tahsis talebinde bulunan ve yaşlılık aylığı bağlanacak statüsü 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendi kapsamında (4/1-(a)) olan sigortalılardan, çalışma gücü kayıp oranı 2640 ila 2649 arasında belirlenenlerin 18 yıl sigortalılık süresi ve 4100 prim ödeme gün sayısı, 2630 ila 2659 arasında belirlenenlerin ise 16 yıl sigortalılık süresi ve 3700 prim ödeme gün sayısı koşullarını bir arada sağlamaları halinde aylık bağlama işlemleri sonuçlandırılacaktır.

Bununla birlikte, Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olan, engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanan ve 4/1-(a) kapsamında aylık bağlanacak sigortalıların engellilik derecelerine göre aylığa hak kazanma koşullarının belirlenmesinde, 7538 sayılı Kanunla ilgili maddelerin yürürlükten kaldırıldığı 15.01.2025 (hariç) tarihine kadar, yaşlılık aylığı talebinde bulunanlar için 306 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır. Dolayısıyla hak kazanma koşulunda öngörülen değişiklik sigortalıların çalışma gücü kaybının tespitinin yapılmasına ilişkin sigortalılar arasında gerek hak kazanma koşulları gerekse maluliyet tespiti yönüyle norm ve standart birliğinin sağlanmasına yöne

Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68 Telefan' (2191904 ANN

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir