Su kaynaklarının madencilik faaliyetleri nedeniyle zarar görmesinin engellenmesi için yürütülen çalışmalara ilişkin
Kaynak göster
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol), 1 Nisan 2026 tarihinde 7/42811 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 149 gün sonra, 28 Ağustos 2026).
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin). “Su kaynaklarının madencilik faaliyetleri nedeniyle zarar görmesinin engellenmesi için yürütülen çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42811, 1 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42811-su-kaynaklarinin-madencilik-faaliyetleri-nedeniyle-zarar-gormesinin-engellenmesi-icin-yuru (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6bea4432-1184-45ae-9c12-019d4d895aa4
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 149 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
22 Mart 2026 Dünya Su Günü vesilesiyle Batman Çevre Gönüllüleri Derneği ve Batman
Çevre Platformu tarafından kamuoyuna sunulan bilimsel raporlar, Dicle Havzası ve Batman su kaynaklarının geri dönüşü imkânsız bir ekolojik çöküşün eşiğinde olduğunu belgelemektedir. Türkiye'nin kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının 1.300 m3 seviyesine gerileyerek "su stresi yaşayan ülkeler" kategorisine girdiği bu kritik dönemde, bölgenin yaşam damarları olan Silvan ve Dibni Barajları, havza içerisinde yürütülen kontrolsüz madencilik faaliyetlerinin yarattığı âğır metal kuşatması altındadır.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
DSİ 10. Bölge Müdürlüğü'nün resmi yazışmalarına da yansıyan bilimsel veriler, maden arama süreçlerinde kullanılan siyanür ve açığa çıkan arsenik gibi toksik elementlerin, yer altı | su tablolarına ve baraj göl aynalarına sızma riskinin "ciddi" boyuta ulaştığını teyit etmektedir. Diyarbakır ve Batman illerinin gelecekteki yegâne içme suyu kaynakları olarak planlanan bu havzalarda madencilik faaliyetlerine izin verilmesi, milyonlarca vatandaşın sağlıklı suya erişim hakkının açıkça ihlalidir. Ağır metallerle kirlenmiş bir su kaynağının geleneksel arıtma yöntemleriyle temizlenemeyeceği gerçeği, bölgeyi kitlesel bir halk sağlığı kriziyle karşı karşıya bırakmaktadır.
Öte yandan, Dicle Havzası'ndaki kentsel ve endüstriyel atık suların, ileri biyolojik ve kimyasal arıtma süreçlerinden geçirilmeden Ilısu Veysel Eroğlu Barajı'na deşarj edilmesi, bu devasa su kütlesini adeta bir "atık depolama çukuruna" dönüştürmüştür. Baraj gölündeki su kalitesinin düşmesi, sadece su ekosistemini tahrip etmekle kalmamakta, aynı zamanda tarımsal sulamada kullanılan suyun niteliğini bozarak gıda güvenliğini de tehdit etmektedir. Plansız kentleşme, petrol türevli atıklar, vahşi tarımsal sulama ve denetimsiz oto yıkama tesislerinden sızan kimyasallar, Batman'ın su kaynaklarını fiziksel, kimyasal ve biyolojik bir abluka altına almıştır.
Sonuç olarak; suyun sadece bir "kaynak" değil, yaşamın sürdürülebilirliği için "vazgeçilmez bir varlık" olduğu gerçeğinden hareketle, Batman ve çevresindeki su havzalarının mutlak koruma alanı ilan edilmesi anayasal bir zorunluluktur. İklim krizinin etkilerinin "susuzluk" olarak kapımıza dayandığı 2026 baharında, bilim insanlarının, yerel çevre örgütlerinin ve kamu kurumlarının resmi uyarılarına rağmen somut önlem alınmaması, sadece bugünü değil, bölgenin geleceğini de feda etmek anlamına gelmektedir. Bu gerekçe ile Dicle Havzası'ndaki kirlilik kaynaklarının kurutulması ve baraj havzalarındaki çevresel risklerin ivedilikle durdurulması hayati önem taşımaktadır.
Bu bağlamda;
I. Batman Çevre Gönüllüleri Derneği'nin 22 Mart 2026 tarihli raporunda belirtilen Silvan ve Dibni Baraj havzalarındaki maden arama ve işletme faaliyetleri, içme suyu havzası koruma yönetmeliklerine uygun mudur?
SORULAR
DSİ 10. Bölge Müdürlüğü'nün resmi yazışmalarında "ciddi bir kimyasal kirlilik riski" olarak tanımlanan ağır metal sızıntılarına karşı, Bakanlığınızın bu maden ruhsatlarının iptali veya askıya alınması yönünde bir girişimi bulunmakta mıdır?
Türkiye'nin kişi başına düşen yıllık 1.300 m? su miktarı ile "su stresi" yaşadığı gerçeği karşısında; Batman ve Diyarbakır illerinin 50 yıllık içme suyu ihtiyacını karşılaması planlanan bu barajların, henüz işletmeye alınmadan "toksik atık sahası" haline gelmesini önleyecek "Mutlak Koruma Alanı" ilanı ne zaman tamamlanacaktır?
Batman ve çevresinde özellikle kaçak tarımsal sulama amacıyla yeraltı sularının kontrolsüzce çekilmesinin, bölgedeki hidrolojik dengeyi nasıl etkilediği araştırılmış mıdır?
Silvan Barajı tamamlandığında, su iletim hatlarında 9640'lara varan kayıplara neden olan "açık kanal" sistemi yerine, su tasarrufu sağlayan "Basınçlı Kapalı Boru" sistemine tam geçiş yapılacak mıdır?
Ilısu Veysel Eroğlu Barajı'ndaki su kalitesinin düşmesi sonucu, havzada endemik olan balık türleri ve diğer su canlılarındaki popülasyon azalışı takip edilmekte midir?
Baraj gölünde ötrofikasyona (aşırı alg çoğalması) neden olan azot/fosfor yükünü azaltmak için tarımsal drenaj sularının arıtılmasına yönelik bir projeniz mevcut mudur?
Maden sızıntısı veya endüstriyel kaza durumunda, baraj sularının kirlenmesini anlık olarak tespit edip şehir şebekesine giden suyu kesecek "Online Su Kalite İzleme
İstasyonları" Silvan ve Dibni baraj girişlerinde aktif hale getirilmiş midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
Önergede bahsi geçen konuya ilişkin iş ve işlemler 28.09.2017 tarihli ve 30224 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik" kapsamında yürütülmektedir.
Diyarbakır ve Batman illerinde içme ve kullanma suyu teminine yönelik barajlarda, koruma bantları oluşturulmuştur. Söz konusu alanlarda ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli görüşler verilmektedir.
Bahse konuya ilişkin olarak ciddi düzeyde kimyasal kirlilik riski ortaya çıkması halinde gerekli bildirimler ilgili kurum ve kuruluşlara yapılacaktır.
167 sayılı "Yeraltı Suları Hakkında Kanun" kapsamında gerekli takipler yapılmakta olup tarımsal, sanayi ve içme-kullanma amaçlı tüketilen bütün suların hidrojeolojik açıdan değerlendirilmesi yapılmaktadır.
Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile buna ilişkin eylemler belirlenmiştir.
Bu kapsamda tarımsal sulamada suyun daha verimli, ölçülebilir ve sürdürülebilir biçimde kullanılmasını sağlamak üzere;
" o Kapalı sistemler aracılığıyla suyun iletimi ve dağıtımının sağlanması,
" Tarla içi basınçlı sulama yöntemlerinin (damla ve yağmurlama) yaygınlaştırılması, " Yağmur suyu hasadı ve su biriktirme yapılarının oluşturulması, e Arıtılmış atıksuların tarımsal sulamada değerlendirilmesi,
" o Parsel bazlı sulama ölçümlerinin gerçekleştirilmesi, e Bitki su ihtiyacını gerçek zamanlı olarak belirleyen izleme, sensör ve karar destek teknolojilerinin kullanılması, e Sulama zamanlamasının planlanarak suyun en uygun zaman dilimlerinde uygulanması, " o Gece sulaması yoluyla buharlaşma ve iletim kayıplarının azaltılması, e Çiftçilere yönelik eğitim, bilgilendirme ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin yaygınlaştırılması öncelikli uygulama alanları olarak ele alınmaktadır.
Kuraklık risklerinin olumsuz etkilerinin asgari düzeye indirilmesi ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunması maksadıyla ülkemizdeki 25 nehir havzası için Kuraklık Yönetim Planları hazırlanmıştır.
Kuraklık Yönetim Planları kapsamında su kaynaklarımızın verimli kullanılması ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunmasına yönelik olarak belirlenen tedbirler aşağıda sıralanmaktadır. e Sulama alanlarının rehabilitasyonu ve modem sulama sistemlerine geçilmesi, e İçme ve kullanma suyu şebekelerindeki kayıp kaçakların azaltılması, e Sanayi sektöründe kullanılan suyun geri kazanılması ve temiz üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması,
" Alternatif su kaynaklarının belirlenmesi, e Gözlemağının geliştirilmesi,
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı e Kullanılmış suların yeniden kullanımının sağlanması,
" Kuraklığa dayanıklı bitkisel ürünlerin artırılması, se Kuraklığın ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması ve e Kuraklık farkındalığının artırılması.
Ayrıca "Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sisteminin Kurulması" çalışmalarına başlanmış olup 2027 yılında tamamlanması hedeflenmektedir. Bu sistemle kuraklık öncesinde tarım, içme suyu, turizm, sanayi gibi su kullanan sektörlere gerekli uyarılar yapılarak kuraklık zararlarının en aza indirilmesi hedeflenmektedir.
Bakanlığımızca 2007 yılından itibaren bireysel sulama sistemleri yatırımlarına "650 oranında hibe desteği sağlanmaktadır.
Bu kapsamda, 2026 yılında projeye esas hibe üst limit 10.000.000 TL olacak şekilde 9050'si ile 970"ine kadar değişen oranlarda hibe desteği verilecektir.
Sulama sistemleri başvuru konuları aşağıda verilmektedir.
Tarla içi sistemler: e Damla sulama, " Yağmurlama, e Mikro yağmurlama, e Yüzey altı damla sulama, Mekanik büyük sistemler e Center pivot / Lineer sulama sistemleri, e Tamburlu sulama sistemleri, Yenilenebilir enerji ve teknoloji odaklı sistemler e Güneşenerjili sulama (sulama sistemleri * panel) ve " Akıllı sulama / otomasyon sistemleri (sensör, kontrol, uzaktan yönetim)'dir.
Bakanlığımızca tarımda kullanılan suyun etkin kullanımını sağlamak üzere 2007 yılından itibaren bireysel tarla içi modern sulama sistemlerine Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KK YDP) kapsamında 050 oranında hibe desteği sağlanmaktadır.
8038 ve 8039 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararları kapsamında 01.01.2024-31.12.2026 tarihleri arasında Ziraat Katılım Bankası A.Ş. ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden 28 farklı konuda 9025-40100 aralığında Hazine faiz/kâr payı destekli yatırım ve işletme kredi/finansmanı kullanımı yapılabilmektedir.
Bu kapsamda basınçlı sulama sistemleri ve tarımsal yenilenebilir enerji yatırımlarına 15 milyon TL üst limite kadar 90100"e varan faiz/kâr payı desteği,
Diyarbakır il geneline 2007 yılından itibaren basınçlı sulama sistemleri hibe destekleri ile 2.250 yatırımcıya 221.558,19 dekar alanda 128.180.985,34 TL hibe desteği verilmiştir.
Silvan Projesi kapsamında 235.058 hektar alanın sulanmasına hizmet edecek şebeke hatlarının tamamı, basınçlı kapalı borulu sistem olacak şekilde projelendirilmiştir.
• d çağ: ; TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI Nr Strateji Geliştirme Başkanlığı Söz konusu şehirlerin içme ve kullanma suyu kalitesinin izlenmesi hususu, ilgili Belediye Başkanlıklarının görev, yetki ve sorumluluğundadır.
İbrahim YUMAKLIBakan