İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/42834 GEÇ CEVAPLANDI · 43 GÜN

Ayakkabı üretim sektöründeki daralmaya ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 43 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Ticaret Bakanı Sayın Ömer BOLAT tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Türkiye'nin geleneksel sanayi kollarının başında gelen, 2022 yılında yıllık 580 milyon çift üretim kapasitesiyle Avrupa'nın en büyük ayakkabı üreticisi konumunda olan sektör, Mart 2026 itibarıyla tarihi ve sistemik bir krizin eşiğindedir. Ekonomim gazetesinde 16 Mart 2026 tarihinde Yener Karadeniz'in haberleştirdiği "Ayakkabıda ithalat ilk kez ihracatın önüne geçti" başlıklı haber ve ekindeki resmi veriler, yerli üreticinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü tamamen yitirdiğini ve iç pazarın ithal ürünlerin kuşatması altına girdiğini belgelemektedir. Ocak 2026 verilerine göre; Türkiye tarihinde ilk kez, ayakkabı ithalatı (9 milyon 86 bin çift), adet bazında ihracatı 9 milyon 16 bin çift) geride bırakmıştır.

Bu dramatik tablonun temelinde; kontrol edilemeyen üretim maliyetleri, yüksek enerji fiyatları ve enflasyon — kur makasının yerli sanayici aleyhine açılması yatmaktadır. 2022 yılında 377 milyon çift olan ihracatın, 2025 yılı sonunda 187 milyon çifte gerilemesi, sektörün hacimsel olarak 9050 oranında eridiğini ve küresel pazarlarda "fiyat tutturamaz" hale geldiğini göstermektedir. 2021 yılında 550 milyon dolar dış ticaret fazlası vererek ülke ekonomisine net döviz girdisi sağlayan sektör, 2024 yılını 550 milyon dolar dış ticaret açığı ile kapatmıştır. Bu durum, sadece bir ekonomik veri sapması değil, "net ihracatçı" bir sanayi kolunun "net ithalatçı" bir yapıya evrilerek milli sermayeyi dışarıya aktaran bir kanala dönüşmesidir.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Sektördeki bu daralmanın en sarsıcı sonucu ise toplumsal istihdamda yaşanmaktadır.

Emek — yoğun bir karakter taşıyan ayakkabı sanayisi, son üç yılda istihdamının 9635-40"ını kaybetmiş, yüzlerce fabrika ve atölye kapısına kilit vurmuştur. Yerli tüketicinin alım gücünün düşmesiyle kişi başı ayakkabı tüketiminin yıllık 3,2 çifte gerilemesi de iç pazarın sanayiyi ayakta tutma kapasitesini bitirmiştir.

Sektör temsilcilerinin istihdam desteğinin artırılması ve hammadde vergilerinin düzenlenmesi yönündeki feryadı sadece bir sektörün değil, Türkiye'nin üretim kültürünün korunması talebidir. Bu gerekçe ile stratejik öneme sahip ayakkabı sektöründeki ithalat baskısının kırılması, ihracat pazarlarının yeniden kazanılması ve yüz binlerce işçinin geleceğinin güvence altına alınması adına Bakanlığın acil ve radikal tedbirler alması anayasal bir zorunluluktur.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. 2026 yılı ocak ayı verilerine göre, Türkiye tarihinde ilk kez ayakkabı ithalatının (9,08 milyon çift) ihracatı (9,01 milyon çift) adet bazında geride bırakmasına yol açan rekabetçilik kaybına dair Bakanlığınızın acil bir "Sektörel Koruma Kalkanı" planı mevcut mudur?

  2. 2022 yılında 377 milyon çift olan ihracatın, 2025 sonunda 187 milyon çifte düşerek hacimsel olarak 90590 gerilemesinin temel nedenleri arasında yüksek enerji maliyetleri ve enflasyon — kur makasının etkisi nasıl analiz edilmektedir?

  3. Son üç yılda ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren kaç işletme kapanmış veya konkordato ilan etmiştir? Sektörde yaşanan 9035-40 oranındaki istihdam kaybı (yaklaşık 140 bin kişi) neticesinde işsiz kalan vatandaşlarımızın yeniden istihdamı için bir çalışma yürütülmekte midir?

  4. Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) tarafından talep edilen; 3.500b seviyesindeki istihdam desteğinin emek — yoğun olan bu sektör özelinde 6.000f"ye çıkarılması yönünde bir düzenleme yapılması gündeminizde midir?

  5. Yerli üreticinin maliyetlerini düşürmek adına Türkiye'de üretimi olmayan ancak yan sanayide kritik öneme sahip olan PU suni deri ve airfile kumaş gibi girdilerdeki gümrük vergilerinin sıfırlanması planlanmakta mı?

  6. Türkiye'de kişi başı ayakkabı tüketiminin yıllık 3,2 çifte gerilemesi ile iç pazarda yaşanan daralmanın yerli sanayici üzerindeki negatif etkisini azaltmak için "Yerli Üretim" odaklı bir teşvik mekanizması kurgulanacak mıdır?

  7. 2025 yılında getirilen ilave gümrük vergileri ve hızlı kargo kısıtlamalarına rağmen, ithalatın halen ihracatın önüne geçmesi; mevcut koruma önlemlerinin "üretim maliyeti

    — kur" kıskacı karşısında yetersiz kaldığının bir göstergesi midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Ömer Bolat, Ticaret Bakanı ·

İlgi (o : 09.04.2026 tarihli ve 43452547-120.07.04-E.1836037 sayılı yazınız.

İlgide kayıtlı yazıları ekinde yer alan, Mersin Milletvekili Sayın Mehmet Emin EKMEN tarafından verilen 7/42834 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Prof. Dr. Ömer BOLAT

Bakan Ek: Soru Önergesi Cevabı (2 Sayfa) Çankaya/ANKARA Fatih Mehmet ÖZCAN ;öğl

Faks No: 03124491341 . Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni İp

İnternet Adresi: www.ticaret.gov.tr Telefon No: 03124491334 EH i bon

TİCARET BAKANLIĞI

Mersin Milletvekili Sayın Mehmet Emin EKMEN'e Ait 7/42834 Sayılı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevaplar:

Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla önergenize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:

1. 7) Türkiye'nin ekonomik kalkınmasına, istihdamına ve ihracatına büyük katkılar sağlayan tekstil ve konfeksiyon ile deri ve deri mamulleri sektörleri, Bakanlığımız tarafından desteklenmektedir. Bakanlığımızca, ihracatın tüm aşamalarında firmalarımıza destek sağlamak amacıyla kapsamlı bir yaklaşım benimsenmekte ve özellikle KOBİ'lerin yeni pazarlara açılmaları, ihracat kapasitelerini artırmaları ve markalı, katma değerli ürün ihracatını gerçekleştirmeleri teşvik edilmektedir.

Bu çerçevede; Bakanlığımızca, 2025 yılında mal ihracatına 25,5 milyar TL, hizmet ihracatına ise 7,3 milyar TL destek sağlanmış ve 2026 yılı için yaklaşık 45 milyar TL'lik bir bütçe öngörülmektedir. Ayrıca; Uzak Ülkeler Stratejisi ve İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleriyle ticareti güçlendirme hedefi gibi uzun vadeli politikalarla Türkiye'nin küresel ihracat alanındaki rekabet gücünün artırılması amaçlanmıştır.

İhracatçılarımızın uygun koşullarda finansmana erişimi de büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda; Bakanlığımız, Türk Eximbank, Türk Ticaret Bankası ve İhracatı Geliştirme (İGE) A.Ş. ile iş birliği yaparak ihracatçılara maliyet açısından avantajlı finansman çözümleri sunmaktadır. Türk Eximbank, 2025 yılında 54 milyar dolar destek sağlamış; 2026 yılı hedefi ise 59 milyar dolar olarak belirlenmiştir.

Diğer taraftan, İGE A.Ş. tarafından (15.04.2026 tarihi itibarıyla) 265,9 milyar TL*lik kredi talebi için 232,8 milyar TL kefalet sağlanmıştır. 2026 yılında ise İGE A.Ş. tarafından 290 milyar TLlik kredi için destek sağlanması hedeflenmektedir. İGE A.Ş. tarafından devralındıktan sonra faaliyetlerine yeniden başlayan Türk Ticaret Bankası da 2025 yılında 11 aktif şubesiyle ihracatçılarımıza 76,3 milyar TL finansman desteği sağlamıştır. 2026 yılı için ise 100 milyar TL'lik finansman desteği sağlamayı hedeflemektedir.

İlaveten, daha önce 300 milyon TL olan reeskont kredilerinin günlük limiti 01.11.2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 4,5 milyar TL'ye çıkartılmıştır. Bu limitin 1,5 milyar TLlik kısmı tekstil, giyim, deri ve ayakkabı sektörlerine tahsis edilmiştir.

Bunun yanında, yurt dışından döviz sağlayan ihracatçılarımıza, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na satış yapan firmalarımıza dönüşüm kuru üzerinden 31.07.2026 tarihine kadar TLye çevrilen tutarın 903'ü kadar döviz dönüşüm desteği verilmektedir.

Ayrıca; tekstil, giyim, deri, ayakkabı gibi emek yoğun üretim yapan sektörlerde faaliyet gösteren ve istihdamlarını koruyan KOBİ'lere KOSGEB aracılığıyla çalışan başına aylık 3.500 TL geri ödemesiz destek sağlanmaktadır. Aynı zamanda bu destekten yalnızca KOBİ'lerin değil, büyük ölçekli firmaların da yararlanması sağlanarak kapsam genişletilmiştir.

Öte yandan, sanayicilerimizin ithalat baskısına karşı rekabet gücünü artırmak, yerli üretimi desteklemek ve bu suretle cari açığımızı azaltmak amacıyla yeni yatırım ve istihdam imkânı yaratılabilmesini teminen ulusal ve uluslararası yükümlülüklerimiz göz önünde bulundurularak, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalanan ülkeler hariç olmak üzere yapılan İthalatta İlave Gümrük Vergisi (İGV) uygulaması bulunmaktadır. Buna göre; 64.01- 64.05 Gümrük Tarife Pozisyonları (GTP) arasında sınıflandırılan ayakkabı ithalatında 9407-17 oranlarında değişen gümrük vergisi bulunmaktadır. Ayrıca, söz konusu eşyanın ithalatında uygulanan ilave gümrük vergisine 2025 yılında 10 puan eklenerek 9640'a yükseltilmiştir. Bu çerçevede anılan eşyadaki korunma oranları 9647-57 oranına çıkarılmıştır.

Buna ek olarak, ayakkabı sektörünün üretiminde girdi olarak kullandığı 41. Fasıl altında sınıflandırılan kromlu deri ithalatında (yarı işlenmiş deri) 9610 oranında uygulanan İGV, 2026 yılında kaldırılmıştır.

Ayrıca yine ayakkabı üretiminin ara girdisini oluşturan 56.03 GTP altında sınıflandırılan dokunmamış mensucatın (mikrofiber suni deri) ithalatında uygulanan İGV oranı, mezkur eşyanın ayakkabı üretiminde kullanılması halinde 900 olacak şekilde güncellenmiştir.

Mezkur sektörün güncel talepleri Bakanlığımızca hassasiyetle incelenmekte ve gerekli olan tüm önlem ve uygulamalar hayata geçirilmektedir. Bu çerçevede sektörün PU suni deri, airfile örme kumaş ve diğer ara girdilere ilişkin olarak sektörün Bakanlığımıza ilettiği talepler çerçevesinde çalışmalar başlatılmıştır. Söz konusu tüm uygulamalar ayakkabı sektöründe yaşanan sorunlara çözüm olması açısından kararlılıkla yürütülmekte ve sektörün dış ticareti dikkatlice izlenmektedir.

Dış ticarete ilişkin olarak alınan önlemler, uygulamaların yürürlüğe girmesinden birkaç ay sonrasında etkisini göstermekte olup, bu çerçevede 2025 yılında alınan önlemler ile birlikte ayakkabı eşyasının toplam ithalatı 2025 yılında bir önceki yıla göre ve 2026 yılının ilk 3 aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre azalmaya başlamıştır.

Öte yandan, ticaret sicili kayıtları 238 ticaret sicili müdürlüğü tarafından münferit olarak tutulmakta ve bu kayıtlara ilişkin bütün belgeler de buralarda saklanmakta olup, ticaret sicili işlemleri Bakanlığımız bünyesindeki Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilmektedir. MERSİS te ticaret sicilinde tescil edilen ticaret şirketleri ile ticari işletmelere ilişkin bilgiler yer almakta olup, MERSİS"te sektörel bilgi tutulmamaktadır.

Diğer taraftan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 285'inci maddesine göre konkordato başvuruları; iflâsa tabi olan borçlu için anılan Kanunun 154*üncü maddesinin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesine yapılmaktadır.

Bu kapsamda, iflas ve konkordato başvurularına ilişkin olarak Bakanlığımızda tutulan herhangi bir bilgi bulunmamakta olup, iflas ve konkordato başvurusunda bulunan şirketlere ilişkin bilgilerin ilgili kurum olan Adalet Bakanlığından temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir