İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/43068 GEÇ CEVAPLANDI · 112 GÜN

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ülke ekonomisine olası etkilerine karşı alınan tedbirlere ilişkin

Kaynak göster

Cem Avşar (CHP), 2 Nisan 2026 tarihinde 7/43068 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 112 gün sonra, 23 Temmuz 2026).

Cem Avşar (CHP, Tekirdağ). “ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ülke ekonomisine olası etkilerine karşı alınan tedbirlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43068, 2 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43068-abd-ve-israil-in-iran-a-yonelik-saldirilarinin-ulke-ekonomisine-olasi-etkilerine-karsi-ali (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b6dcd836-ab5c-47f3-9413-019d53671c67

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlığa iletildi
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 112 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 93 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

SORULAR

  1. 03.2026 Salı Günü Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) 2026 yılı üçüncü toplantısı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilmiştir. Toplantı sonrası yapılan basın açıklamasında; "Küresel ekonomi, belirsizliklerin ve jeopolitik gerilimlerin arttığı bir süreçten geçmektedir. Makroekonomik gelişmeler değerlendirilmiş, ABD/Israil-Iran Savaşı'nın küresel ekonomi ve ülkemiz üzerindeki olası etkileri Kurul üyeleriyle istişare edilmiştir. Küresel belirsizlikler ve jeopolitik gerilimlerin ekonomimize muhtemel etkilerini sınırlandırmak amacıyla güçlü bir koordinasyon içinde gereken tedbirleri almayı sürdüreceğiz. Enflasyonla mücadeleyi kalıcı fiyat istikrarı sağlanana kadar kararlı bir şekilde yürüteceğiz. Değişen küresel ticaret koşulları karşısında rekabet gücümüzü ve üretim kapasitemizi korumaya yönelik adımlar atmaya devam edeceğiz.", şeklinde ifadelere yer verilmiş ve savaşın enerji, akaryakıt, tarım ve dış ticarete yansımalarına ilişkin bir dizi tedbir alındığı ifade edilmiştir. Ancak somut adım anlamında- acil destek paketi vb.- topluma doğrudan yansıyacak herhangi bir açıklama yapılmamıştır.

    Uzmanlar, enerji maliyetlerindeki artışın cari denge ve fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğu ve Türkiye'den çıkan sermayenin iki yoldan makroekonomik dengeleri bozduğunu bunların; TL üzerindeki baskıyı artırarak enflasyonu besleme ve aynı zamanda dış borç servis maliyetlerini yükselterek cari açığı genişletme şeklinde gerçekleştiği, bu sürecin finansal koşulları sıkılaştırdığını, kredi kanallarındaki daralma ve yatırımların ertelenmesinin büyümeyi yavaşlattığını itade etmektedir.

    Bu bağlamda, Türkiye'nin enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 90'ını ithal ettiğini ve bu şokun; doğrudan enerji ithalat faturasının artması cari açığı büyüttüğünü, artan akaryakıt ve enerji maliyetleri enflasyonu beslediği, hükümetin pompa fiyatlarını baskılamak için ÖTV'yi düşürmesi ise bütçe gelirlerinde kayba neden olarak bütçe açığını artırdığı ifade edilmektedir. Ayrıca, enerji fiyatlarındaki artış, gübre (doğal gaz girdisi), petrokimya ve alüminyum gibi enerji yoğun sanayi girdilerinin fiyatlarını da yukarı çektiği ve bu durumun üretim maliyetlerini artırarak enflasyona ek baskı oluşturacağı ve aynı zamanda bu girdilerin ithalat faturasını yükselterek cari açığı genişleteceği belirtiliyor.

    20 Mart 2026 tarihli Oxford Economıcs raporuna göre: büyüme yavaşlıyor, enflasyon artıyor, enerji pahalı. Ortadoğu'daki çatışmalar, yalnızca bölgesel bir güvenlik sorunu değil; küresel güç dengelerinin, ticaret akışlarının ve enerji arzının yeniden şekillendiği daha geniş bir

    dönüşümün parçası olarak değerlendirilmektedir. Bu süreçte uluslararası sistem, tedarik zincirlerinden finansal koşullara kadar birçok alanda yeniden dengelenme eğilimine giriyor. Bunun ekonomik yansımaları ise şimdiden hissediliyor: artan enerji maliyetleri, ticaret yollarındaki aksaklıklar ve yükselen belirsizlik, küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor.

    Rapor, Ortadoğu kaynaklı arz şokları enerji ve gıda fiyatları üzerinden enflasyonu yukarı çekerken, büyüme görünümünü zayıflatmakta ve ekonomik aktiviteyi daha kırılgan hale getirmektedir. Bu durum, ani bir krizden ziyade, etkileri zamana yayılan ve politika yapıcılar açısından daha karmaşık bir denge gerektiren bir sürece işaret ediyor. Bununla birlikte literatürde ve politika tartışmalarında öne çıkan ortak nokta açıktır: Türkiye gibi dışa bağımlılığı görece yüksek ekonomiler açısından, bu tür küresel dalgalanmalara karşı dayanıklılığı artırmanın yolu; enerji ve gıda başta olmak üzere stratejik alanlarda arz güvenliğini güçlendirmek, dış bağımlılığı kademeli olarak azaltmak ve ekonomik yapıyı bu doğrultuda daha dengeli ve sürdürülebilir bir zemine oturtmaktan geçmektedir.", denilmektedir.

    Bu değerlendirmeler ve göstergeler ışığında ülkemizin kırılgan ekonomik yapısı dikkate alınarak savaşın ekonomik etkilerine ve risklerine karşı toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir 'acil önlem paketinin' gerekliliği ortadadır.

    Bu bağlamda;

  2. Bölgemizin içinde bulunduğu savaş hali ve ekonomimizin kırılgan durumu göz öne alınarak Anayasal bir kurum olan Ekonomik ve Sosyal Konseyi tekrar işlevsel hale getirmeye ilişkin bir çalışmanız var mıdır? 2018 yılından bu yana Konseyin işlevsiz bırakılmasının gerekçesi nedir? Halihazırda Anayasa'nın 166'ncı maddesinde 'Planlama' başlığında kapsamlı bir şeklide yer verilen düzenleyici, gelıştırıcı, denetleyici ve icracı hükümlerin yönetimine ilişkin nasıl bir organizasyon modeli uygulanmaktadır? Söz konusu model Ekonomik ve Sosyal Konsey'in işlevini ikame etmekte midir?

  3. Ülkemizin, dış finansman, doğal gaz ve ham petrol, gübre ve gıda ile teknoloji ürünlerindeki dışa bağımlılığının azaltılması hususunda nasıl bir çalışma yürütülmektedir? Bu anlamda dış şokların etkisini bertaraf etmek üzere özel bir program var mıdır? Bu konuda kamuoyunu bilgilendirmeyi düşünüyor musunuz?

  4. Enflasyon, faiz, dış ticaret açığı, kur baskısı, büyümedeki düşüş (ihracatın milli gelire orandaki düşüş), yoksulluk ve açlık sınırı gibi ekonomik göstergeler dikkate alınarak bölgedeki söz konusu gelişmeler ışığında ülkemizin en az etkilenmesi için ne tür somut ve uygulanabilir tedbirler almayı düşünüyorsunuz? Bu hususta bir çalışmanız var mıdır?

  5. Ekonomimizin kırılgan yapısı ve yaşanan temel geçim sıkıntıları bağlamında istihdamı koruma; asgari ücretliyi, dar gelirliyi, memuru, işçiyi, esnafı, çiftçiyi ve sanayiciyi desteklemek bakımından bir acil önlem paketiniz ve eylem planınız var mıdır?

  6. Yaşanan dış şoklara ve bu tür küresel dalgalanmalara karşı dayanıklılığı artırmak için; enerji ve gıda başta olmak üzere stratejik alanlarda arz güvenliğini güçlendirmek, dış bağımlılığı kademeli olarak azaltmak ve ekonomik yapıyı bu doğrultuda daha dengeli ve sürdürülebilir bir zemine oturtmak bağlamında planlanan bir çalışma var mıdır? Bu çerçevede üst politika belgeleri başta olmak üzere plan ve programları gözden geçirmeye ilişkin bir yenileme çalışması düşünüyor musunuz?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ·

Ekonomik istikrarın kurulması, büyümenin ve sanayileşmenin hızlandırılması, üretimin, yatırımların ve verimliliğin artırılması, ekonomiye rekabet gücü kazandırılması, istihdamın geliştirilmesi ve işsizliğin önlenmesi, iş gücü niteliğinin yükseltilmesi, gelir dağılımının iyileştirilmesi ve sosyal adaletin sağlanması, sosyal devlet anlayışının gereği olarak kamu hizmetlerinin geliştirilmesi gibi temel sosyoekonomik amaçlar için oluşturulan Ekonomik ve Sosyal Konseyin toplanamadığı süreçte ekonomik ve sosyal konularda katılımcı süreçlerin etkili bir şekilde işletilebilmesini teminen diğer sosyal diyalog mekanizmaları (Çalışma Meclisi, Üçlü Danışma Kurulu gibi) çalışmaya devam etmektedir.

Diğer taraftan, cari işlemler dengesinin sürdürülebilir şekilde iyileştirilmesi öncelikli politikalar arasında yer almaktadır. Bu kapsamda ithalat bağımlılığını azaltacak, verimliliği artıracak ve rekabetçi bir üretim yapısını sağlayacak teknoloji ve yeşil dönüşüm odaklı yatırımların desteklenmesi, yüksek katma değerli ihracatın artırılması ve arz güvenliğinin sağlanması temel politika hedefleridir.

Yaşanan küresel dalgalanmalar ve dış şoklar karşısında Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını artırmaya yönelik politika çerçevesi Kalkınma Planı, Orta Vadeli Program ve Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı kapsamında bütüncül bir yaklaşımla kurgulanmaktadır. Kalkınma Planı beş yıllık stratejik yönelimi belirlerken Orta Vadeli Program her yıl Eylül ayı başında değişen küresel konjonktüre ve makroekonomik gelişmelere uyum sağlamak üzere bu çerçeveyi yıllık olarak güncellemekte, Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programları ise somut tedbirleri ortaya koymaktadır.

On İkinci Kalkınma Planı, Orta Vadeli Program (2026-2028) ve 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programında, dışa bağımlılığın azaltılması makroekonomik politikanın temel eksenleri arasında sayılarak enerji sektörü, gıda arz güvenliği ve kritik teknolojilerde ithalata bağımlılığın önlenmesine yönelik politika ve tedbirlere yer verilmektedir.

Telefon No : (0312)525 55 55 Fax : (0312) 525 58 31

Bununla birlikte, mevcut üst politika belgeleri değişen küresel ve bölgesel koşullar ile ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar çerçevesinde dinamik ve esnek bir anlayışla sürekli olarak gözden geçirilmekte, belirlenen hedefler ile uygulama sonuçları düzenli biçimde izlenmekte, politikaların etkinliği yakından takip edilerek gerekli tedbirler zamanında hayata geçirilmektedir.

Telefon No : (0312)525 55 55 Fax : (0312) 525 58 31

Cevdet YILMAZCumhurbaşkanı Yardımcısı

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir