29 Ekim 2025 tarihinde Kocaeli'nin Gebze ilçesinde metro inşaatı nedeniyle çöktüğü iddia edilen bir binaya ilişkin
Kaynak göster
Okan Konuralp (CHP), 15 Nisan 2026 tarihinde 7/43463 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 156 gün sonra, 18 Eylül 2026).
Okan Konuralp (CHP, Ankara). “29 Ekim 2025 tarihinde Kocaeli'nin Gebze ilçesinde metro inşaatı nedeniyle çöktüğü iddia edilen bir binaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43463, 15 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43463-29-ekim-2025-tarihinde-kocaeli-nin-gebze-ilcesinde-metro-insaati-nedeniyle-coktugu-iddia-e (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4348c77e-34c4-4009-8c69-019d91637223
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 156 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 147 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorulanının Ulaştırma ve Altyapı Bakam Sayın Abdulkadir Uraloğlu tarafından Anayasanın 98. Maddesi ve TBMM İçtüzüğünün 96. Maddesi gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 29 Ekim 2025 tarihinde yedi katlı Arslan Apartmanı'nın çökmesi sonucunda aime Emine E., baba Levent E. ile 12 ve 14 yaşlarındaki çocukları M.E. ve H.N.B. yaşamını yitirmiştir. Gazeteci Alican Uludağ, Gebze'de çöken binaya ilişkin bilgileri derleyerek 29.10.2025 tarihinde yaptığı sosyal medya paylaşımında özetle "Gebze'de 7 katlı binanın yıkılmasında bir numaralı sorumlu Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'dır. Yetkililer neden suskun? 12 yıllık bir binanın, ortada deprem olmamasına karşın yıkılması soru işareti yarattı. Yetkililer sessiz. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, içişleri Bakam Ali Yerlikaya, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı suskun. Bu sessizliğin bir nedeni var. Çünkü bu yıkımın sorumlusu olarak oklar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nı gösteriyor" ifadelerini kullanmıştır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, 19 Kasım 2025'te TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Gebze'de çöken binaya ilişkin gelen sorular üzerine yaptığı açıklamada özetle, "Gebze'de çöken bina. Bizim şimdiye kadar susmuş olmamız oradaki yürütülen adli soruşturmayı etkilememe gayretidir. Hiçbir şeyi saklama gayreti söz konusu değildir", "2.229 binayı da bu yapım sürecinde biz kontrol etmişiz, 2.229 binayı birebir kontrol etmişiz ve burada, bu binalarda bizim önlem almamızı gerektiren bir deformasyon görmemişiz", "Tünelde en ufak bir deformasyon yok, altını çiziyorum, tünelde en ufak bir çatlak yok ve tünelde en ufak bir su sızıntısı yok; özellikle bunu söylemek istiyorum. Burada biz yüzlerce kilometre metro yaptık ve bu anlamda da yeterince tecrübeye sahibiz. Hukuki süreç tamamlandıktan sonra bizim yapmamız gereken bir şey varsa da biz onu sizlerle paylaşacağız ve bunun gereğini de yapacağız" ifadelerini kullanmıştır.
10 Şubat 2026 tarihinde Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı, Arslan Apartmanı'nın çökmesine ilişkin haberleri nedeniyle Gazeteci Alican Uludağ hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla soruşturma başlatmıştır. Uludağ yazdığı başka haberleri nedeniyle Istanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında 20 Şubat 2026'da tutuklanmıştır.
Gazeteci Alican Uludağ'ın 28.03.2026 tarihinde Marmara kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunduğu sırada yazdığı ve "https://www.dw.com/tr/gebzede-%C3%A7%C3%B6ken-bina-bilirki%C5%9Filer-sebep-metro-dedi/a-76575720" sitesinde yayınlanan habere göre, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında binanın göçmesinin nedeninin araştırılması için inşaat mühendisi, jeoloji yüksek mühendisi ve mimardan oluşan sekiz kişilik bilirkişi heyeti görevlendirilmiştir. Bilirkişilerin hazırladığı 65 sayfalık resmi raporun 20 Aralık 2025 tarihinde dosyaya girdiği ve özetle, binanın altından geçen metro inşaatının etkisiyle yıkıldığı tespitine yer verildiği belirtilmiştir. Haberde, bilirkişi incelemelerinin ardından çökme gerekçesi tespitine ilişkin rapordan alıntı yapılarak, "Tünel kazılarının başlamasıyla birlikte yer altı suyu seviyesindeki değişimlerin de olası etkisiyle tünel üstü ile bina arasında kalan zemininde hacim kaybı oluştuğu, binanın ana yola bakan tarafında son 4-5 ay içerisinde beş santim civarında düşey ve yatay deplasmanın gerçekleştiği, 2025 Ekim ayının sonuna doğru zeminde oluşan hacim kaybının bina stabilitesini etkileyecek büyüklüğe ulaşmaya başladığı, sonunda da bina temelinin zeminle olan temasının giderek kaybolması neticesinde 29 Ekim 2025'te stabilitenin tamamen yitirilmesiyle binanın aşağı yönde çökerek devrildiği kanaatine varılmıştır" ifadelerine yer verilmiştir.
Bu bağlamda,
SORULAR
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması kapsamında, 20 Aralık 2025 tarihinde dosyaya girdiği belirtilen bilirkişi raporunda binanın çökme nedeninin metro inşaatı ve buna bağlı zemin kaybı olarak tespit edildiği doğru mudur; doğruysa Bakanlığınız bu rapor karşısında hangi idari ve teknik tedbirleri almıştır veya alacaktır?
Bakanlığınızın metro projesinde, tünel güzergâhı üzerindeki mevcut yapıların zemin-yapı etkileşimi açısından riskli olabileceğine dair ön değerlendirme raporları hazırlanmış mıdır; hazırlanmışsa Arslan Apartmanı bu raporlarda neden "yüksek riskli yapıl olarak sınıflandırılmamıştır?
Çökme olayının ardından Bakanlığınız bünyesinde görev yapan herhangi bir kamu görevlisi hakkında idari soruşturma başlatılmış mıdır; başlatıldıysa sonucu, başlatılmadıysa bunun gerekçesi nedir?
Projenin "tamamen sağlam kayadan geçtiği, kötü zemin bulunmadığı ve tünelde hiçbir deformasyon olmadığı" yönündeki açıklamanız ile bilirkişi raporunda yer alan yer altı suyu değişimi ve zemin hacim kaybı tespitleri arasındaki açık çelişkiyi Bakanlığınız nasıl açıklamaktadır?
Bakanlığınızın "2.229 binayı birebir kontrol ettiği" iddiası doğruysa, bu kontrollerin hiçbirinde çöken binaya ilişkin risk tespit edilememiş olması ya denetimlerin gerçekte yapılmadığını ya da yapılan denetimlerin bilimsel ve teknik açıdan yetersiz olduğunu göstermemekte midir?
Dört yurttaşın yaşamını yitirdiği bu olaya ilişkin bilirkişi raporu ışığında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki bizim yapmamız gereken bir şey varsa da biz onu sizlerle paylaşacağız ve bunun gereğini de yapacağız" sözleri birlikte değerlendirildiğinde, Bakanlığınız yargılamaya müdahil olarak bu olayda asli sorumluluğunu kabul edecek midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Abdulkadir Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ·
Gebze'de meydana gelen Arslan Apartmanı'nın çökmesine ilişkin adli süreçler, adli merciler ve ilgili idari birimlerimizce, gerekli tüm hassasiyet gözetilerek detaylı olarak yürütülmektedir. Yıkılan bina ile ilgili Bakanlığımızın sorumlu bulunduğuna yönelik bir değerlendirme ve karar Adli mercilerce yapılmamıştır.
Bakanlığımız tarafından yürütülen tüm raylı sistem projelerinde olduğu gibi, Gebze-Darıca Metro Hattı projesinde de tünel güzergahı etki alanında bulunan tüm yapılar, inşaat öncesinde titizlikle incelenmiştir. Tünel kazı faaliyetlerinin yer üstü yapıları üzerindeki etkilerini tespit etmek amacıyla hazırlanan ¿Yapı Risk Değerlendirme ve Oturma Hesapları Raporu", uluslararası kabul görmüş mühendislik literatürü ve teknik şartnamelerde yer alan hesap kriterleri baz alınarak oluşturulmuştur. Bir yapının "Yüksek Riskli" olarak sınıflandırılması için gerekli olan teorik oturma miktarları ve açısal sapma değerleri, Arslan Apartmanı için yapılan analizlerde eşik değerlerin altında kaldığından, yapı bu kategoride değerlendirilmemiştir.
Tüm metro inşaatlarında; inşaata başlamadan önce metro hattı üstünde ve yakınındaki tüm binalar; üniversite marifetiyle inceltilmekte, binaların risk analizi yapılmakta, geoteknik ve jeodezik ölçüm aletleri bulundurulmaktadır. Gebze-Darıca metrosunda da söz konusu uygulamalar aynı şekilde yürütülmüş olup; tüm hatta, tünele yakın bulunan 2229 adet binada en küçük bir riske müsaade edilmemiştir. Yıkılan binanın bulunduğu mahallede yukarıda yumuşak zemin ve yeraltı suyu varlığı sebebiyle metro tüneli özellikle daha derine alınarak sağlam kayada sorunsuz bir kazı yapılması sağlanmış, tüm tüneller sorunsuz olarak tamamlanmıştır.
Abdulkadir URALOĞLUBakan