Mahkeme tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararına rağmen bir madencilik şirketinin faaliyetlerine devam etmesine ilişkin
Kaynak göster
Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 9 Nisan 2026 tarihinde 7/43494 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “Mahkeme tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararına rağmen bir madencilik şirketinin faaliyetlerine devam etmesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43494, 9 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43494-mahkeme-tarafindan-verilen-yurutmeyi-durdurma-kararina-ragmen-bir-madencilik-sirketinin-fa (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7a790da7-e28d-4257-b5c7-019d76721892
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 189 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM Içtüzüğü'nün 96 ile 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
AKP iktidarı boyunca Maden Kanunu, ekolojik bakış açısından yoksun bir anlayışla yirmiyi aşkın kez değiştirilmiştir. Birçok hukukçu tarafından Anayasa'ya aykırılığı vurgulanan bu düzenlemeler; doğal kaynakları korumak yerine, maden ruhsatlarının keyfi ve denetimsizce dağıtılmasının yolunu açmıştır.
Sermaye lehine hazırlanan ÇED raporlarıyla; ormanlar, sulak alanlar, sit alanları ve tarım arazileri yerli ve yabancı şirketlerin talanına sunulmuştur. Rant uğruna yürütülen bu politikalar sonucunda halkın yaşam alanları madencilik, jeotermal, biyogaz ve benzeri tesisler için tahsis edilmiş; bu alanların yerli ve yabancı şirketlerin talanına açılmasıyla su kaynaklarımız zehirlenmiş ve doğa insafsızca bir yıkıma sürüklenmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Nitekim son dönemde ülke gündeminde geniş yer bulan zeytinlik alanların maden şirketlerine açılmasına karşı gelişen eylemlerde Akbelen'in sesi olarak yaşam alanlarını savunan yurttaşlardan Esra Işık'ın tutuklanmasıyla somutlaşan bu baskı iklimi, bugün Giresun Harşit Vadisi'nde mahkeme kararlarını tanımayan bir sermaye zorbalığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Biyolojik çeşitliliği, su döngüsü ve coğrafi işaretli fındık üretimiyle bölgenin can damarı olan, Dağ keçisinden atmacaya kadar pek çok yaban hayvanının sığınağı olan vadi yıllardır Alagöz Madencilik Şirketi tarafından sistematik olarak zehirlenmektedir.
Yıllardır kurduğu kaçak kimyasal atık havuzlarıyla toprağı ve su kaynaklarını kirleten, bölge halkının geçim kaynağı olan fındık ve çay bahçelerini yok eden, ÇED süreci tamamlanmadan inşa ettiği en az iki kaçak atık havuzu olan, Bakanlığınızca 2023'te 54 bin TL (dere kirliliği), 2024'te 464 bin TL, 2025'te 193 bin TL civarı idari para cezaları kesilen ve MAPEG'in 2022 raporunda dahi atık havuzu patlama riskine dikkat çekilen AKP Iğdır Milletvekili Cantürk
Alagöz'ün sahibi olduğu Alagöz Madencilik, şimdi de hukuksuzluğunu bir üst seviyeye taşıyarak bu eşsiz ekosistemi sistematik bir biçimde zehirlemeye devam etmektedir. Giresun Idare Mahkemesi, 24 Şubat 2026 tarihinde Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından Tirebolu ilçesi Sekü köyü ile Görele ilçesi Karlıbel Köyü mevkilerinde planlanan yarına ve sondaj yöntemiyle IV. Grup maden arama faaliyetine ilişkin verilen "ÇED Olumlu" kararını yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bularak yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. Mahkeme, kararın uygulanmasının telafisi güç ve imkânsız zararlara yol açacağını açıkça hükme bağlamıştır. Davanın ilk duruşması 31 Mart 2026'da görülmüş olup hukuki süreç devam etmektedir. Buna rağmen şirket, mahkeme kararını açıkça yok sayarak hukuksuz girişimine devam ederek Nisan 2026 başından itibaren (özellikle 4 Nisan ve sonrasında) sondaj makinelerini jandarma ve Giresun Alay Komutanı eşliğinde Sekü Köyü'ne sokmaya çalışmıştır. Köylüler, yaşam alanlarını, suyunu, toprağını ve geleceğini korumak için demokratik ve meşru direniş göstermekte, sondaj makinelerine geçit vermemektedir. Şirket yetkilileri ise mahkeme kararından önce verilmiş "kapsam dışı" veya muafiyet yazılarını dayanak göstererek köylüleri kandırmaya çalışmaktadır.
Harşit Vadisi'ni zehirleyen geçmiş siciline rağmen Alagöz Madencilik'in kayılması, iktidarın "rant uğruna halkı ve hukuku yok sayma" stratejisinin bir parçasıdır.
Bu tablo, 'Yerin üstü altından değerlidir, toprağımıza, tarım arazilerimize, ormanlarımıza, sularımıza yani geleceğimize sahip çıkmak için mücadelemizi sürdüreceğizi diyerek hak arayan yurttaşların şirketlere karşı verdiği mücadeleye karşın iktidarın patronlara sunduğu açık korumanın, "rant uğruna halkı ve hukuku yok sayma" stratejisinin en çıplak örneğidir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Giresun Idare Mahkemesi'nin yürütmeyi durdurma kararına rağmen Alagöz Madencilik'in Tirebolu Sekü Köyü'ne sondaj makinesi sokma girişimi hangi hukuki dayanağa dayanmaktadır? Bakanlığınız bu ihlal karşısında herhangi bir idari veya yasal işlem yapmış mıdır?
Harşit Vadisi'nde kaçak atık havuzlarıyla bölgeyi zehirlediği belgelerle sabit olan Alagöz Madencilik'in, tüm bu usulsüzlüklerine rağmen yeni projeler için devlet tarafından korunup kollanmasının gerekçesi nedir?
Şirketin, mahkeme kararından önce alınmış ve geçerliliğini yitirmiş "kapsam dışı" yazılarını dayanak göstererek faaliyet yürütme girişimi hukuken geçerli midir?
Harşit Vadisi'nde yeraltı ve yerüstü sularında ağır metal, kimyasal sızıntı ve asit drenajı risklerine yönelik bilimsel analiz yapılmış mıdır?
Sondaj makinelerinin jandarma ve Alay Komutanı koruması altında köye sokulması talimatı kim tarafından, hangi gerekçeyle verilmiştir?
Alagöz Madencilik'in Giresun genelinde sahip olduğu toplam ruhsat sayısı kaçtır? Bu ruhsatların kaçı ÇED sürecinden muaftır veya "ÇED Gerekli Değildir" kararıyla verilmiştir?
AKP'li Cantürk Alagöz'ün sahibi olduğu Alagöz Madencilik şirketinin, Bakanlığınız nezdinde son 5 yıl içinde yaptığı ruhsat/izin başvurusu sayısı kaçtır?
Şirketin Harşit Vadisi'ndeki kaçak atık havuzları nedeniyle 2023-2025 yılları arasında kesilen idari para cezaları fiilen tahsil edilmiş midir? Bu çevre suçları nedeniyle ruhsat iptali süreci neden başlatılmamıştır?
Alagöz Madencilik'in Harşit Vadisi'ndeki kaçak kimyasal atık havuzlarıyla ilgili bugüne kadar kaç denetim yapılmış, kaç idari para cezası kesilmiş ve bu cezalar fiilen tahsil edilmiş midir?
Alagöz Madencilik'in Harşit Vadisi'ndeki kaçak atık havuzlarının yarattığı çevresel tahribatın boyutu, su-toprak-hava kirliliği ölçüm sonuçları nedir? Atıkların dere yataklarına karışması nedeniyle oluşan kirliliğin sorumluları hakkında herhangi bir cezai soruşturma başlatılmış mıdır?
Sekü Köyü halkının itirazlarına ve mahkeme kararına rağmen bölgedeki ekosistemin geri dönülmez biçimde tahrip edilmesi ihtimaline karşı "İhtiyatlılık İlkesi" gereği faaliyetlerin tamamen durdurulması planlanmakta mıdır?
AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz'e ait şirketin daha önce işlediği çevre suçları, kaçak atık havuzu inşası, mahkeme kararlarını hiçe sayma eylemleri ve benzer hukuksuzlukları nedeniyle hakkında açılan soruşturma, dava veya idari işlem var mıdır?
Şirketin faaliyet alanlarında kaç adet dere, su kaynağı ve tarım alanı bulunmaktadır? Bu alanlar için koruma planı hazırlanmış mıdır?
Harşit Vadisi ve Sekü Köyü'nde yapılan faaliyetlerin bölgedeki fındık tarımı, arıcılık, hayvancılık ve içme suyu kaynaklarına etkisine ilişkin Bakanlığınızın hazırladığı bir rapor var mıdır?
Alagöz Madencilik'in faaliyetleri nedeniyle yörede yaşayan yurttaşların sağlık sorunlarına dair Bakanlığınıza ulaşmış bir başvuru var mıdır?
Bakanlığınızın, Harşit Vadisi ve Tirebolu Sekü Köyü'nde yürütülen faaliyetlerin ekosistemde yaratacağı tahribata ilişkin olarak mahkeme kararlarına rağmen faaliyet sürdüren bu şirket hakkında ruhsat iptali dahil tüm yaptırımları uygulamaya yönelik herhangi bir girişimi bulunmakta mıdır?
Akbelen direnişinin sesi Esra Işık'ın tutuklanmasıyla somutlaşan; yaşam alanlarını savunan yurttaşları baskı altına alma ve kriminalize etme politikalarına karşı Bakanlığınızın tutumu nedir? Yaşamı savunanların anayasal hakları ne zaman sermaye çıkarlarının üzerinde tutulacaktır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir