Hürmüz Boğazı'nın İran tarafından kapatılmasının tedarik zinciri ve dış ticarete etkisine ilişkin
Kaynak göster
Fethi Açıkel (CHP), 17 Nisan 2026 tarihinde 7/43663 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ticaret Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 34 gün sonra, 21 Mayıs 2026).
Fethi Açıkel (CHP, İstanbul). “Hürmüz Boğazı'nın İran tarafından kapatılmasının tedarik zinciri ve dış ticarete etkisine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43663, 17 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43663-hurmuz-bogazi-nin-iran-tarafindan-kapatilmasinin-tedarik-zinciri-ve-dis-ticarete-etkisine (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9a99b473-889d-42cc-86d3-019dab00c34b
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 34 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 22 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Ticaret Bakanı Sayın Ömer Bolat tarafından, Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Ortadoğu'da alevlenen savaş ve bölgesel kriz, küresel enerji ve ticaret hatlarının en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda ciddi bir arz ve lojistik riski yaratmıştır. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birinin bu hat üzerinden gerçekleştiği dikkate alındığında, bölgedeki her türlü aksama yalnızca enerji fiyatlarını değil; deniz taşımacılığı, sigorta maliyetleri ve küresel tedarik zincirlerini de doğrudan etkilemektedir.
Bu gelişmeler, Türkiye'nin dış ticaret dengesi ve ihracat rekabet gücü açısından önemli riskler barındırmaktadır. Özellikle deniz taşımacılığında artan navlun ve sigorta maliyetleri; ithalat maliyetlerini yükseltmekte, ihracat teslim sürelerini uzatmakta ve Türk ihracatçısının uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü zayıflatmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Öte yandan Körfez bölgesi; petrokimya ürünleri, plastik hammaddeleri, amonyak ve metanol gibi sanayi girdileri açısından kritik bir tedarik merkezi olup, bu ürünlerde yaşanabilecek arz kesintileri Türkiye'de üretim süreçlerini ve dış ticaret akışını doğrudan etkileyebilecek niteliktedir. Bu durum, dış ticarette ara malı bağımlılığı yüksek olan sektörlerde maliyet artışlarına ve ihracat performansında zayıflamaya yol açma riski taşımaktadır.
Küresel ticarette yaşanan bu tür jeopolitik kırılmalar, Türkiye'nin tedarik zinciri güvenliği, ihracat pazar çeşitliliği ve lojistik altyapısının dayanıklılığı açısından mevcut politikaların etkinliğini sorgulamayı gerekli kılmaktadır.
Bu nedenlerle; ortaya çıkan çok boyutlu ekonomik riskler karşısında hükümetin enerji, lojistik, ticaret, sanayi ve tarım başta olmak üzere ilgili tüm sektörleri kapsayan bütüncül bir hazırlık süreci yürütmesi ve bu hazırlıkları sektör paydaşları ve kamuoyu ile şeffaf biçimde açıklaması gerekmektedir.
Bu bağlamda; aşağıdaki soruların yanıtlanması önem arz etmektedir.
SORULAR
Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası bir aksamanın Türkiye'nin dış ticaretine etkisine yönelik Bakanlığınız tarafından yapılmış bir etki analizi bulunmakta mıdır?
Deniz taşımacılığında artan navlun ve sigorta maliyetlerinin Türkiye'nin ithalat ve ihracat dengesi üzerindeki etkilerine ilişkin güncel veriler nelerdir?
Türk ihracatçısının artan lojistik maliyetler karşısında rekabet gücünü koruyabilmesi için yürütülen veya planlanan destek mekanizmaları nelerdir?
Türkiye'nin petrokimya ve sanayi girdileri ithalatında Körfez ülkelerine bağımlılık oranı nedir? Bu bağımlılığın dış ticaret politikaları çerçevesinde azaltılmasına yönelik somut bir yol haritası bulunmakta mıdır?
Metanol, amonyak ve plastik hammaddeleri gibi kritik girdilerde tedarik kesintisi yaşanması halinde sanayi üretimini korumaya yönelik bir acil eylem planı bulunmakta mıdır?
Türkiye'nin gübre ithalatında Körfez bölgesinin payı nedir? Azotlu gübre fiyatlarındaki artışın tarımsal üretim maliyetlerine etkisi konusunda Bakanlığınızın çalışması var mıdır?
Deniz taşımacılığında artan navlun ve sigorta maliyetlerinin Türkiye'nin dış ticaretine etkisine ilişkin yapılan bir etki analizi var mıdır?
İhracatçıların artan lojistik maliyetler karşısında rekabet gücünü koruyabilmesi için planlanan destek mekanizmaları nelerdir?
Türkiye'nin dış ticaretinde 99 fasılın kaç tanesinde yıllık tekrar eden kronik dış ticaret açığı verilmektedir? Bu açığın azaltılmasına yönelik sektörel bazlı bir dış ticaret stratejisi uygulanmakta mıdır?
Son 24 yılda dış ticarette yaşanan yapısal açığın azaltılmasına yönelik hangi somut politika kriterleri belirlenmiş, bu kriterler doğrultusunda hangi sonuçlar elde edilmiştir?
2026 Nisan ayı itibariyle; Türkiye'nin enerji, petrokimya, gübre ve kritik sanayi girdilerinde dışa bağımlılık oranı nedir? Bu bağımlılığın azaltılmasına yönelik belirlenen hedefler nelerdir ve mevcut durum bu hedeflerle ne ölçüde uyumludur?
Tedarik zinciri güvenliğini artırmak amacıyla alternatif tedarik ülkeleri ve yeni ticaret koridorları geliştirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar nelerdir? 13. Küresel lojistik risklerin arttığı mevcut konjonktürde, Türkiye'nin liman, gümrük ve taşımacılık altyapısının rekabet gücünü artırmaya yönelik ne tür yatırımlar ve düzenlemeler yapılmaktadır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ömer Bolat, Ticaret Bakanı ·
: 29.04.2026 tarihli ve 43452547-120.07.04-E.1846863 sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazıları ekinde yer alan, Istanbul Milletvekili Sayın Prof. Dr. Fethi AÇIKEL tarafından verilen 7/43663 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Istanbul Milletvekili Sayın Prof. Dr. Fethi AÇIKEL'e Ait 7/43663 Sayılı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevaplar:
Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla önergenize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:
1. 13) Şirketlerimizin ihracata hazırlanması ve uluslararası pazarlarda rekabet avantajı kazanmaları amacıyla kapasitelerinin güçlendirilmesi, ürünlerinin yurt dışında tanıtımı, pazarlanması, tutundurulması ve markalaşmasının desteklenmesine yönelik giderler ile ihracatımızın sürdürülebilir artışının sağlanması için 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar çerçevesinde ihracat destekleri sağlanmaktadır. Söz konusu Karar kapsamında yeni pazarlara açılmak ya da yurt dışı pazarlardaki rekabetçiliğini artırmak isteyen firmalarımıza pazara giriş belgeleri, yurt dışı marka tescil, yurt dışı pazar araştırması, yurt dışı ve yurt içi fuarlara katılım, birim kira, tanıtım, heyetler, markalaşma, yeşil mutabakata uyum konularında destekler verilmektedir. Ayrıca; Uzak Ülkeler Stratejisi ve İslam İş birliği Teşkilatı ülkeleriyle ticareti güçlendirme hedefi gibi uzun vadeli politikalarla Türkiye'nin küresel ihracat alanındaki rekabet gücünün artırılması amaçlanmıştır.
Ayrıca, Bakanlığımız tarafından hizmet sektörlerine yönelik muhtelif destek mekanizmaları yürütülmektedir. Son olarak, 10962 sayılı Hizmet Ihracatının Tanımlanması, Sınıflandırılması ve Hizmet Sektörlerinin Desteklenmesi Hakkında Karar 27.02.2026 tarihli ve 33181 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda lojistik ve taşımacılık hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren uluslararası yük taşımacılığı veya uluslararası taşıma işleri organizatörlüğü belgesine sahip, kara yolu, hava yolu, deniz yolu veya demir yolunun bir veya birkaçı ile hizmet sunan firmalarımız çeşitli destek unsurlarından yararlanabilmektedir.
Bu doğrultuda, mal ve hizmet ihracatına yönelik olarak 2025 yılında 33 milyar TL destek ödemesi gerçekleştirilmiş olup, 2026 yılında ise bu destek tutarı 45 milyar TL'ye yükseltilmiştir. Desteklerin detaylarına ilişkin bilgilere ise Bakanlığımızın resmi internet sayfasından (www.ticaret.gov.tr) erişilebilmektedir.
Öte yandan, ihracatçı firmalarımızın küresel finansmana erişim imkânlarını genişletmek, desteklemek ve kolaylaştırmak da firmalarımızın dış pazarlarda rekabetçi konumlarını sürdürebilmeleri açısından önem taşımaktadır. Bu doğrultuda Bakanlık olarak ihracatçımızın daha düşük maliyetli finansman imkânlarına kavuşması için Türk Eximbank, Türk Ticaret Bankası ve İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi (İGE A.Ş.) ile iş birliği içinde çalışmalarımız sürdürülmektedir.
Ayrıca, Körfez bölgesindeki son gelişmelerin etkilerinin bertaraf edilmesi noktasında, ülkemizin alternatif ulaştırma koridorları kapsamında gerçekleştirdiği ulaştırmaya yönelik altyapı yatırımlarının neticeleri son dönemlerde alınmaya başlamıştır. Bu kapsamda, Körfez Ülkeleri ile ticarete yönelik taşımacılık faaliyetleri kapsamında alternatif nitelikteki güzergâhlar devreye alınmaktadır.
Öte yandan, 10/11/2005 tarihli ve 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu gereğince, resmî dış ticaret istatistikleri, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) tarafından kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Bu kapsamda, söz konusu verilerin TÜİK'in resmî internet sayfasından temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Diğer taraftan, bölgede yaşanan mevcut küresel gerilimden kaynaklı olarak tarımsal girdilerde fiyat artışı gözlemlenmesi üzerine gübre arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve gübre sektörünün bölgemizde yaşanan olumsuz faaliyetlerden doğabilecek olası maliyet artışlarına karşı korunması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli olarak üre, bazı temel nitelikteki azotlu gübreler ile kompoze gübre cinsi eşyanın gümrük vergisi sıfırlanmıştır.
Bununla birlikte, ülkemizin artan dış ticaret hacmi doğrultusunda, ticaret erbabına sunulan gümrük hizmetlerinin sade, şeffaf ve dijital bir mevzuat yapısı temelinde yürütülerek yerel üreticinin daha kolay ihracat yapabilir hale getirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Bu kapsamda, yeni nesil gümrük uygulamaları hayata geçirilmekte; fiziki altyapısı ve teknik kapasitesi güçlendirilmiş yeni gümrük idareleri aracılığıyla dış ticaret süreçlerinin hızlandırılması ve maliyetlerin azaltılması hedeflenmektedir.
Hâlihazırda gümrük işlemlerinin elektronik ortamda yürütülmesine imkân sunan, devamlı geliştirilen çok katmalı yapıdaki Bilgisayarlı Gümrük Etkinlikleri (BİLGE) Sistemi merkezde olmak üzere, Tek Pencere Sistemi, Kağıtsız Gümrük Uygulamaları, Yükümlü Kayıt ve Takip Sistemi gibi kâğıdın ve manuel gümrük işlemlerinin yerini dijital gümrük uygulamalarının aldığı projeler hayata geçirilmiştir. Ayrıca, Konteyner ve Liman Takip Sistemi ile limanlardaki eşya hareketleri elektronik ortamda izlenmekte, Liman Kapı Otomasyon Sistemi sayesinde ihracat yükü taşıyan araçların liman giriş süreçleri hızlandırılmaktadır.
Bununla birlikte, ithalat, ihracat, transit işlemlerinde cari olarak kullanılan programların tek bir platform çatısı altında birleştirileceği, tüm paydaşların tek bir elektronik erişim noktası üzerinden beyanda bulunabileceği ve beyanname süreçlerini önemli ölçüde kısaltacak BİLGE Gümrük Plattormu ile hava yoluyla taşınan eşyanın gümrük işlemlerinin elektronik olarak takibini sağlayacak Hava Yolu Işlemlerinin Dijitalleştirilmesi Projesi gibi modern çağın ihtiyaçlarına cevap verecek projelerle gümrük işlemlerine yönelik daha fazla dijitalleşme hedeflenmektedir.
Öte yandan, sınır ötesi e-ticaret ve mikro ihracat işlemleri basitleştirimiş gümrük beyannamesi uygulamalarıyla hızlandırılmış, ihracatçılara zaman ve maliyet avantajı sağlanmıştır. Ortak Transit Rejimi, NCTS ve transit edilecek ihracat eşyasının iç gümrük idaresine getirilmeden, izin sahibi firmanın tesislerinde mühürlenip doğrudan sınır gümrük idaresine götürülebilmesine imkân tanıyan "İzinli Gönderici" uygulamaları ile transit taşımalar kolaylaştırılırken, lojistik süreçler hızlandırılmış ve gümrük kapılarından hızlı geçiş suretiyle operasyonel verimlilik artırılmıştır.
Diğer taraftan, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması adına dünyadaki dış ticaret işlemlerindeki gelişmeler ışığında, kamu açısından güvenilirliği kanıtlanmış firmalara gümrük mevzuatı bakımından birtakım kolaylık ve ayrıcalıklar sağlayarak, bahse konu firmaların gümrük işlemlerinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesine imkân veren 'Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası (YYS)" uygulaması da başarıyla sürdürülmektedir. Halen söz konusu statüden yararlanan firma sayısı 820'ye çıkarılmış olup, bahse konu statü sahibi firmaların gümrük idaresine dahi uğramadan gümrük işlemlerini kendi tesislerinde yerine getirmesine imkân sağlayan "İhracatta Yerinde Gümrükleme" ile "İzinli Alıcı" ve "İthalatta Yerinde Gümrükleme" gibi uygulamalar da hayata geçirilmiştir.