Toplumsal şiddetin önlenmesine yönelik çalışmalara ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 20 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 6 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet YILMAZ tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Son dönemde toplumsal şiddet olgusu, yalnızca televizyon dizileri veya programlarında, dijital platformlar ya da sanal medya araçları üzerinden dolaylı biçimde topluma yansıyan bir sorun olmaktan çıkmıştır. Doğrudan doğruya gündelik yaşamın her alanında görünür ve hissedilir bir gerçeklik hâline gelmiştir. Toplumun her kesimini etkileyen bu şiddet türleri, bireylerin en temel hakkı olan yaşam hakkını tehdit-eder boyutlara ulaşmıştır.
Kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet, yeni doğan çocuklara yönelik ihmal ve istismar, yaşlı ve bakıma muhtaç bireylere yönelik kötü muamele; spor alanlarında yaşanan şiddet olayları, trafikte artan saldırganlık, iş yerlerinde meydana gelen iş kazaları ve iş cinayetleri, eğitim kurumlarında yaşanan şiddet vakaları ile sokak ortasında gerçekleşen kargaşa ve şiddet olayları, artık günlük yaşamın sıradan bir parçası hâline gelmiş durumdadır.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bu durum, yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile beraber belli temel düzenlemelere rağmen, toplumsal şiddetin önlenmesine yönelik mevcut politikaların yeterince etkili olmadığını ortaya koymaktadır. Şiddet türleri, yalnızca artmakla kalmamakta; aynı zamanda biçim değiştirerek farklı alanlarda ve daha yıkıcı sonuçlar doğuracak şekilde varlığını sürdürmektedir.
Ayrıca toplumsal huzur ve refahın tesisine katkı sağlaması gereken siyasi, kamusal dil ve söylemlerin zaman zaman ayrıştırıcı, ötekileştirici ve nefret içerikli bir niteliğe bürünmesi; farklı düşünce ve kimliklere yönelik dışlayıcı ifadelerin kamuoyunda yaygınlaşması, toplumsal gerilimi artırmakta ve şiddeti besleyen bir zemin oluşturmaktadır. Üst düzey kamu görevlileri ile yetkili mercilerin kullandığı dil ve geliştirdiği söylem ve uygulamaların, toplumun belli kesimlerini hedef alan veya dışlayan bir mahiyet taşıması da bu süreci olumsuz yönde etkileyebilmektedir.
Bununla birlikte, sosyal medya platformları üzerinden belirli kişi ya da grupların hedef gösterilmesi, nefret söyleminin yaygınlaştırılması ve bu içeriklerin yeterince denetlenmemesi, toplumsal şiddetin farklı boyutlarda yeniden üretilmesine neden olmaktadır.
Toplumsal şiddetin önlenmesi amacıyla tüm kamu kurum ve kuruluşlarının kendi görev ve yetki alanları çerçevesinde daha etkin, önleyici ve koordineli politikalar geliştirmesi; mevcut yasal düzenlemelerin uygulama etkinliğinin artırılması ve gerekli görülen alanlarda yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi büyük önem arz etmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Toplumsal şiddetin farklı türlerine (kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet, çocuk ve yaşlıya yönelik şiddet, sporda şiddet, trafikte şiddet, iş yerlerinde meydana gelen iş kazaları ve iş cinayetleri, eğitim kurumlarında ve kamusal alanlarda yaşanan şiddet olayları vb.) ilişkin son 5 yıla ait istatistiki veriler nelerdir?
Toplumsal şiddetin artış nedenlerine ilişkin tarafınızca hazırlanmış analız, rapor
Toplumsal şiddetin önlenmesine yönelik olarak kurumlar arası koordinasyon hangi mekanizmalar aracılığıyla sağlanmaktadır? Bu kapsamda ulusal düzeyde
Sosyal medya platformları üzerinden gerçekleştirilen hedef gösterme, nefret söylemi ve şiddeti teşvik eden içeriklere karşı hangi idari, teknik ve hukuki
Toplumsal barışı güçlendirmek, ayrıştırıcı dili önlemek ve şiddeti azaltmak amacıyla kamuoyuna yönelik bilinçlendirme ve eğitim çalışmaları yürütülmekte
Toplumsal şiddetin önlenmesi amacıyla tarafınızca hazırlanan kısa, orta ve uzun
Son beş yıl içerisinde toplumsal şiddetin önlenmesine yönelik gerekli tedbirleri almadığı gerekçesiyle hakkında idari veya adli soruşturma başlatılan kamu
Sosyal medya platformlarında gazeteciler ve siyasetçilere yönelik içerik kısıtlama veya hesap askıya alma uygulamaları yapılabilirken, okullara yönelik şiddet veya saldırı içerikli paylaşımların tespit edilememesinin nedenleri nelerdir? Bu tür içeriklerin erken tespiti için hangi mekanizmalar geliştirilmektedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ·
Anayasanın 98 inci maddesi uyarınca Başkanlığınızca tarafıma gönderilen yazılı soru önergelerinden, Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı ile Cumhurbaşkanlığına Bağlı Kurum ve Kuruluşların görev alanına giren konulara ilişkin önergeler cevaplandırılmaktadır.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, Ilgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca bakanlıkların görev ve yetki alanına giren önergeler bakanlıklar tarafından cevaplandırılmaktadır.
Bu itibarla, Van Milletvekili Sayın Gülderen VARLİ tarafından verilen 7/43688 esas numaralı yazılı soru önergesinde bahsi geçen hususlar başta İçişleri Bakanlığı olmak üzere diğer bakanlıkların görev ve yetki alanına girmektedir.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi 06560 Beştepe-ANKARA Telefon No:(312) 525 43 82 E
Cevdet YILMAZCumhurbaşkanı Yardımcısı