Avukatların sorunlarına ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 160 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Akın GURLEK tarafından, yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim.
Adaletin Yükünü Taşıyanlar: Avukatların Görünmeyen Krizi Adliye koridorlarında en çok koşan, en çok bekleyen, en çok dinleyen ama en az duyulan meslek grubu kim?
Cevap açık: Avukatlar.
Gerekçenin tamamını göster (16 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bugün Türkiye'de avukatlık mesleği, sadece hukuki bir mücadele alanı değil; aynı zamanda ekonomik, mesleki ve hatta fiziksel bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmüş durumda. Her yıl binlerce yeni mezun, büyük umutlarla cübbesini giyiyor. Ancak o cübbenin ağırlığı artık yalnızca sorumluluk değil; belirsizlik, güvencesizlik ve geçim derdidir.
Hukuk fakültelerinin sayısı hızla artarken, nitelik aynı hızda artmadı. Plansız açılan fakülteler, denetimsiz kontenjanlar ve yetersiz eğitim altyapısı; mesleği bir "arz fazlası" krizine sürükledi. Bugün birçok genç avukat, mesleğe adım attığı ilk gün itibarıyla ciddi bir ekonomik baskıyla karşı karşıya kalıyor.
Staj dönemi, öğrenme süreci olmaktan çıkıp ücretsiz emeğin sistematik hale geldiği bir döneme dönüşmüş durumda. Yeni mezun avukatlar, çoğu zaman düşük ücretlerle, sigortasız ya da güvencesiz koşullarda çalışmak zorunda bırakılıyor. "Meslek öğreniyorsun" denilerek meşrulaştırılan bu tablo, aslında açık bir emek sömürüsüdür.
Öte yandan, serbest çalışan avukatlar için de durum farklı değil.
Artan kira giderleri, ofis masrafları, baro aidatları, stopaj yükü, KDV ve diğer vergiler; daha dosya gelmeden sırtlarına yükleniyor.
Vatandaşın ekonomik gücü azaldıkça, hukuki hizmete erişim de düşüyor. Bu da doğrudan avukatın gelirine yansıyor. Adalete erişim zorlaştıkça, avukatın ayakta kalması da zorlaşıyor.
Bir diğer ağır sorun ise mesleki güvenlik.
Son yıllarda avukatlara yönelik sözlü ve fiziksel saldırılar artmış durumda. Adliye salonlarında, karakollarda, hatta kendi ofislerinde dahi saldırıya uğrayan avukatlar var.
Savunma makamı, sistemin asli unsuru olmasına rağmen yeterince korunmuyor. Oysa avukata yapılan saldırı, doğrudan savunma hakkına yapılmış bir saldırıdır. Dahası, yargı sistemindeki yoğunluk ve yapısal sorunlar da avukatları doğrudan etkiliyor.
Uzayan dava süreleri, sürekli ertelenen duruşmalar, dijital sistemlerdeki aksaklıklar... Avukat, bir davayı takip etmek için gününü adliyede geçiriyor; ancak çoğu zaman sonuç alamadan geri dönüyor. Bu hem zaman hem emek hem de ekonomik kayıp demek.
CMK kapsamında görevlendirilen avukatların ücretleri ise hâlâ emeğin karşılığını vermekten uzak.
Saatlerce süren bir ifade, günler süren bir dava takibi karşılığında alınan ücret, çoğu zaman asgari yaşam standartlarının bile altında kalıyor. Bu durum, savunma hizmetinin niteliğini de dolaylı olarak zedeliyor.
Kısacası bugün avukatlık mesleği;
Saygınlığı yüksek ama karşılığı düşük, Sorumluluğu ağır ama güvencesi zayıf, Toplum için vazgeçilmez ama sistem içinde değersizleştirilen bir noktaya sürüklenmiştir. Adaletin üç sacayağından biri olan savunma makamı bu kadar zayıflatılırsa, o sistemin ayakta kalması mümkün değildir.
Çünkü güçlü bir savunma yoksa, adalet de yoktur.
Bu Bağlamda;
SORULAR
Türkiye'de aktif avukat sayısı ve her yıl mezun olan hukuk fakültesi öğrencisi sayısı dikkate alındığında, meslekte oluşan arz tazlasına karşı bir planlama yapılmakta mıdır?
Hukuk fakültelerinin kontenjanları ve eğitim kalitesi konusunda YÖK ile koordineli bir düzenleme yapılması düşünülmekte midir?
Avukatlık stajının ücretsiz veya güvencesiz şekilde yürütülmesini önlemek adına zorunlu asgari ücret ve sigorta düzenlemesi yapılacak mıdır?
Yeni başlayan avukatların ekonomik olarak ayakta kalabilmesi için kira, vergi ve prim desteklerini içeren bir teşvik paketi planlanmakta mıdır?
CMK kapsamında görevlendirilen avukatların ücretleri neden hâlâ emeğin karşılığını vermekten uzaktır? Bu ücretlerin güncellenmesine yönelik somut bir çalışma var mıdır?
Avukatlara yönelik artan şiddet olaylarına karşı caydırıcı yasal düzenlemeler neden yeterince uygulanmamaktadır? Avukatlara özel koruma mekanizmaları oluşturulacak mıdır?
Yargı süreçlerinin uzunluğu ve duruşma ertelemeleri nedeniyle oluşan zaman ve gelir kayıplarına karşı avukatları koruyacak bir sistem düşünülmekte midir?
Savunma makamının güçlendirilmesi için somut olarak hangi reformlar planlanmaktadır?
Bu sorular yalnızca bir meslek grubunun değil, doğrudan adalet sisteminin geleceğini ilgilendiriyor.
Çünkü avukat susarsa, savunma zayıflar.
Savunma zayıflarsa, adalet sessizleşir.
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir