2026 yılı itibarıyla ülkemizin dış borcuna ilişkin
Kaynak göster
Yasin Öztürk (İYİ Parti), 30 Nisan 2026 tarihinde 7/44070 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Hazine ve Maliye Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 35 gün sonra, 4 Haziran 2026).
Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “2026 yılı itibarıyla ülkemizin dış borcuna ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44070, 30 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44070-2026-yili-itibariyla-ulkemizin-dis-borcuna-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ec38f5a1-6cf7-49e5-ad95-019df33401e5
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 35 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 24 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim.
Türkiye'nin Dış Borç Gerçeği Bir Ülkenin ekonomisi, sadece büyüme rakamlarıyla değil; o büyümenin nasıl finanse edildiğiyle anlaşılır.
Bugün Türkiye'de büyüme anlatıları sürerken, arka planda giderek ağırlaşan bir gerçek var: dış borç yükü.
Gerekçenin tamamını göster (23 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
2026 yılı itibarıyla Türkiye'nin dış borcu, yalnızca bir finansal veri değil; ekonomik kırılganlığın en açık göstergelerinden biri haline gelmiştir.
Devlet, bankalar ve özel sektör...
Üçü birlikte borçlanıyor, üçü birlikte risk taşıyor.
Ama bu borcun bedelini kim ödüyor?
Cevap açık: Vatandaş.
Dış borç, alınırken "kaynak" olarak sunulur ama geri ödenirken "yük" haline gelir. Türkiye ekonomisi uzun yıllardır üretim ve tasarruf yerine, borçlanma ve tüketime dayalı bir modelle yönetiliyor.
Bu model kısa vadede büyüme sağlar gibi görünse de uzun vadede bağımlılık yaratır. Çünkü borç, bağımsız değildir.
Borç, beraberinde faiz getirir.
Borç, beraberinde kur baskısı getirir.
Borç, beraberinde dışa bağımlılık getirir.
Bugün döviz kurundaki her dalgalanma, doğrudan dış borcun maliyetini artırmaktadır. Türk Lirası değer kaybettikçe, aynı borç daha da büyümektedir.
Bu da bütçeye yük, piyasaya baskı ve vatandaşa zam olarak geri dönmektedir. Bir diğer kritik mesele, borcun yapısıdır.
Kısa vadeli borçların yüksekliği, ekonomiyi sürekli bir "yeniden borçlanma" ihtiyacına mahkûm etmektedir.
Yani borç ödemek için yeniden borç alınan bir döngü...
Bu sürdürülebilir değildir.
Daha da düşündürücü olan ise borcun nereye harcandığıdır.
Eğer alınan borç üretime, teknolojiye, katma değere yönelmiş olsaydı; bu bir yatırım olurdu. Ama tüketim ağırlıklı bir modelde, borç geleceği değil bugünü finanse eder ve bugünün faturası, yarına bırakılır.
Şeffaflık konusu ise ayrı bir sorun alanıdır.
Dış borcun detayları, kullanım alanları ve geri ödeme planları konusunda kamuoyuna sunulan bilgiler sınırlıdır.
Vatandaş borcun yükünü taşırken, borcun hikâyesini tam olarak bilmemektedir. Bugün gelinen noktada şu gerçek açıkça görülmektedir:
Türkiye ekonomisi, borçla ayakta duran bir yapı haline gelmiştir.
Ama borçla büyüyen bir ekonomi, ilk sarsıntıda dengesini kaybeder ve o sarsıntının bedelini en çok dar gelirli kesimler öder.
Bu Bağlamda;
SORULAR
2026 yılı itibarıyla Türkiye'nin toplam dış borcu ne kadardır? Bu borcun kamu, özel sektör ve bankalar arasındaki dağılımı nasıldır?
Kısa vadeli dış borcun toplam borç içindeki payı nedir? Bu durum ekonomik riskleri nasıl etkilemektedir?
Son yıllarda alınan dış borçların ne kadarı üretim ve yatırım amaçlı kullanılmıştır? 4) Döviz kurundaki artışın dış borç maliyetine etkisi ne kadardır? Bu risk nasıl 5) Dış borçların geri ödeme planı ve sürdürülebilirliği konusunda kamuoyuna neden daha şeffaf bilgi verilmemektedir?
Borçlanma yerine üretim ve tasarrufa dayalı bir ekonomik modele geçiş için somut bir stratejiniz var mıdır?
Artan dış borcun Vatandaş üzerindeki dolaylı yükünü azaltmak için hangi politikalar uygulanmaktadır?
Türkiye ekonomisinin borca bağımlı yapısını azaltmak adına kısa ve uzun vadede hangi adımlar atılacaktır?
Bu sorular yalnızca borcun büyüklüğünü değil, yönetim biçimini sorgulamaktadır. Çünkü mesele borç almak değil; o borçla nasıl bir gelecek kurulduğudur.
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·
İlgi yazınız ekinde alınan Denizli Milletvekili Sayın Yasin ÖZTÜRK'e ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
7/44070 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Sayın Yasin ÖZTÜRK, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.
Kamu borç yönetiminin yürütülmesinde makroekonomik dengeleri gözeterek para ve maliye politikalarıyla uyumlu, sürdürülebilir, saydam ve hesap verilebilir bir borçlanma politikası izlenmesi; finansman ihtiyaçlarının, iç ve dış piyasa koşulları ve maliyet unsurları göz önüne alınarak belirlenen risk düzeyi çerçevesinde, orta ve uzun vadede mümkün olan en uygun maliyetle karşılanması ilkeleri esas alınmaktadır.
Bununla birlikte, borçlanma politikalarımız, 2003 yılından beri kararlılıkla uygulanan stratejik ölçütlere dayalı, piyasadaki dalgalanmaları minimize edecek ihtiyatlı bir duruşla, makul risk düzeyi, uygun maliyet ve vade kompozisyonu hedefleri doğrultusunda yürütülmektedir. Bu kapsamda, dışsal risklere karşı borç stokunun yapısını güçlendirmeye yönelik mevcut stratejilerimizin kararlılıkla uygulanmasına devam edilecektir.
Uygulanan politikalar neticesinde, AB tanımlı genel yönetim borç stokunun gayrı safi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı 2025 yılı sonu itibarıyla yüzde 23,8 olarak gerçekleşerek gelişmekte olan ülkeler ortalaması olan yüzde 70 seviyesinin altındaki seyrini sürdürmüştür. Aynı zamanda borç stokunun makroekonomik değişkenlere karşı olan duyarlılığı da azaltılmıştır.
Diğer taraftan, "Türkiye Brüt Dış Borç Stoku" istatistiklerine ve zaman serisine TCMB internet adresindeki "İstatistikler / Ödemeler Dengesi ve Ilgili İstatistikler" başlığı altından ve Elektronik Veri Dağıtım Sistemi (EVDS) üzerinden erişim sağlanabilmektedir.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No: 12, M Blok, Kat: 3-4
Mehmet ŞİMŞEKBakan