İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/44333 GEÇ CEVAPLANDI · 47 GÜN

Enflasyonla mücadeleye ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 47 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 40 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda yer alan sorularımın, Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Türkiye'de son dönemde uygulanan ekonomi politikaları çerçevesinde enflasyonun düşürülmesine yönelik hedefler kamuoyuna açıklanmakla birlikte, TÜİK verileri fiyat artışlarının özellikle düşük ve orta gelir grupları üzerinde yoğunlaştığını göstermektedir. TÜİK'in açıkladığı son verilere göre aylık tüketici enflasyonu yüzde 4,18 seviyesinde gerçekleşmiş, yıllık enflasyon ise yüzde 32,37 olarak kaydedilmiştir. Aynı dönemde gıda, ulaştırma ve konut kalemlerinde görülen yüksek artışlar, hanehalkı bütçesi üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır.

Söz konusu fiyat artışları, nominal ücret artışlarının reel değerini hızla aşındırmakta ve emek gelirlerinde ciddi bir satın alma gücü kaybına yol açmaktadır. Gıda fiyatlarında yıllık bazda yüzde 34'ün üzerinde artış görülmesi, düşük gelir gruplarının gelirinin önemli bir kısmını zorunlu tüketim kalemlerine yönlendirmekte, bu durum da yoksulluk riskini derinleştirmektedir. Ulaştırma ve konut kalemlerindeki yüksek artışlar ise sabit gelirli kesimlerin yaşam maliyetini doğrudan yükseltmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Nitekim bağımsız araştırma kuruluşlarının ve sendikal yapıların değerlendirmeleri, enflasyonun emek gelirleri üzerindeki etkisinin yalnızca fiyat artışlarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda vergi yükü ve kesintiler yoluyla da derinleştiğini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, ücretlerin daha işçiye ve emekliye ulaşmadan vergi, kesinti ve enflasyon etkisiyle eridiği; asgari ücret ve emekli aylıklarının reel olarak anlamlı ölçüde değer kaybettiği yönünde bulgular bulunmaktadır. Bu durum, gelir dağılımında bozulmayı hızlandırmakta ve toplumsal refahın tabana yayılmasını engellemektedir.

Öte yandan, enflasyonun özellikle dolaylı vergiler yoluyla düşük gelir grupları üzerinde daha ağır bir yük oluşturduğu bilinmektedir. Bu bağlamda fiyat istikrarı politikalarının yalnızca makro hedefler açısından değil, aynı zamanda sosyal adalet ve gelir dağılımı açısından da değerlendirilmesi gerekmektedir. Enflasyonun emek gelirleri üzerindeki etkisinin yapısal hale gelmesi, ekonomik büyümenin toplumsal refaha dönüşmesini engelleyen temel sorun alanlarından biri haline gelmiştir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. 2024-2026 döneminde TUIK tarafından açıklanan enflasyon oranlarının gelir gruplarına göre reel ücret kaybı etkisine ilişkin Bakanlığınızın yaptığı bir etki analizi bulunmakta mıdır?

  2. Asgari ücret, memur maaşları ve emekli aylıklarının enflasyon karşısında erimesini ölçmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından kullanılan bir reel gelir endeksi" mevcut mudur? Varsa son üç yıla ait veriler nelerdir?

  3. Enflasyonun özellikle gıda, konut ve ulaştırma kalemlerinde yoğunlaşmasının gelir dağılımı üzerindeki etkisi Bakanlığınız tarafından nasıl değerlendirilmektedir? 4. Dolaylı vergilerin enflasyonla birlikte artan yükünün düşük gelir grupları üzerindeki etkisini ölçen bir çalışma yapılmış mıdır?

  4. TUIK verilerine göre son dönemde artan gıda ve kira enflasyonunun, yoksulluk sınırı üzerindeki etkisine ilişkin Bakanlığınızın güncel bir projeksiyonu var mıdır? 6. Enflasyonla mücadele politikalarının ücretlilerin alım gücünü koruyacak şekilde sosyal politika araçlarıyla desteklenmesine yönelik yeni bir düzenleme planlanmakta mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·

İlgi yazınız ekinde alınan İstanbul Milletvekili Sayın M. Satuk Buğra KAVUNCU'ya ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No: 12, M Blok, Kat: 3-4

7/44333 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Sayın M. Satuk Buğra KAVUNCU, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.

2023 yılı ikinci yarısından itibaren uygulanan ekonomi programı sayesinde makroekonomik dengesizlikler önemli ölçüde giderilmiş, finansal istikrar güçlendirilmiştir. 2023 sonunda yüzde 64,8 olan enflasyon, 2026 Mayıs itibarıyla yüzde 32,6'e gerilemiştir. Enflasyonla mücadele sadece talep yönlü politikalarla değil; gıda, konut, enerji ve ulaştırma gibi birçok sektöre yönelik arz yönlü politika ve yapısal reformlarla da desteklenmektedir. Bu kapsamda, gıda arzını artırmaya yönelik sulama projeleri, arazi toplulaştırması, gıda arz zinciri ve lojistik altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmekte, tarım sektörü desteklenerek verimli ve sürdürülebilir üretim teşvik edilmektedir. Ayrıca, akaryakıt ve gübre başta olmak üzere üretici maliyetlerini sınırlayıcı tedbirler uygulanmaktadır. Jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki etkisini sınırlamak için akaryakıtta eşel mobil sistemi devreye alınmış, vergi ayarlamalarıyla fiyat geçişkenliği önemli ölçüde sınırlandırılmıştır.

Konut arzını artırmak, deprem nedeniyle azalan konut stokunu telafi etmek ve vatandaşlarımızın konut edinimini kolaylaştırmak amacıyla önemli adımlar atılmaktadır. Sosyal konut hamlesi kapsamında 2023-28 döneminde 500 bin adet sosyal konut, 1 milyon konutluk arsa ve 50 bin işyerine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Ayrıca ilk kez dar gelirli vatandaşlarımız için İstanbul'da 15 bin adet kiralık konut uygulaması hayata geçirilecektir.

Enflasyonla mücadele sürerken, vatandaşımızın refahını ve alım gücünü korumaya yönelik politikalar hayata geçirilmektedir. Sosyal amaçlı harcamaların bütçe içindeki payı 2002 yılında yüzde 1,3 iken 2026 yılında bu oran yüzde 4,8'e yükselmiştir. Mevcut sosyal yardım sistemi aile odaklı ve kapsayıcı asgari bir geliri sağlayacak şekilde yeniden tasarlanarak Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi (GETAD) çatısı altında konsolide edilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir.

Diğer taraftan, kamu görevlilerinin ve memur emeklilerinin aylıklarında 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 28 inci maddesi gereği toplu sözleşmeyle belirlenen oranda; SSK ile Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 55 inci maddesi gereği her yılın Ocak ve Temmuz ödeme tarihinden geçerli olmak üzere, bir önceki altı aylık dönemde gerçekleşen enflasyon oranında artış yapılmaktadır. Ayrıca, 22/5/2003

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4 tarihli ve 4857 sayılı Iş Kanununun 39 uncu maddesi uyarınca asgari ücret Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığıyla belirlenmektedir.

Bu kapsamda, 2026 yılının Ocak ayından geçerli olmak üzere kamu görevlilerinin ve memur emeklilerinin aylıklarında yüzde 18,60 oransal ve 1.000 TL seyyanen artış yapılmış olup memur emeklileri söz konusu 1.000 TL seyyanen artıştan hizmet süreleriyle orantılı olarak yararlanmıştır. Ayrıca, en düşük emekli aylığında yüzde 18,48 oranında ve asgari ücette yüzde 27,01 oranında artış sağlanmıştır. Tüm bu artışlarla birlikte, 2002 yılının Aralık ayından bugüne en düşük memur maaşında reel olarak yüzde 245 oranında, en düşük emekli aylığında reel olarak yüzde 564 oranında ve asgari ücrette reel olarak yüzde 233 oranında artış sağlanmıştır. Söz konusu reel artışların çalışanların ve emeklilerin satın alma güçlerini artırdığı görülmektedir.

Gelir politikası uygulamalarında dezenflasyon sürecine destek vermek temel öncelikler arasında yer almakta olup, bu çerçevede vergi düzenlemeleri ve vergi oranları belirlenirken bunların enflasyon oranlarına etkileri önemle dikkate alınmaktadır. Bu çerçevede, 2026 yılında uygulanacak bazı maktu had ve tutarlarındaki artışlar, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranı (YDO) ve yurt içi üretici fiyat endeksinde (Yi-ÜFE) meydana gelen artışların altında tutulmuştur. Bu kapsamda damga vergisi, harçlar ve motorlu taşıtlar vergileri 2026 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı olan %25,49 oranından daha düşük bir şekilde %18,95 oranında artırılmıştır. 2026 yılı ilk yarısı için yüzde 10,34 olarak belirlenen Yi-UFE yerine; petrol ürünlerinde yüzde 6,95, tütün ve alkollü içeceklerde ise yüzde 7,95 artış yapılmıştır.

Öte yandan, vergi adaletinin güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilen düzenlemeler ile dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payı 2024 yılında %65,8 iken 2025 yılında %62,4'e inmiş olup, 2026 yılında dolaylı vergilerin vergi gelirleri içindeki payının %61,8'e ineceği öngörülmektedir.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No: 12, M Blok, Kat: 3-4

Mehmet ŞİMŞEKBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir