İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/44470 GEÇ CEVAPLANDI · 136 GÜN

Van Gölü'nde su seviyesinde yaşanan düşmeye ve çevre kirliliğine ilişkin

Kaynak göster

Gülderen Varli (DEM Parti), 8 Mayıs 2026 tarihinde 7/44470 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 136 gün sonra, 21 Eylül 2026).

Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “Van Gölü'nde su seviyesinde yaşanan düşmeye ve çevre kirliliğine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44470, 8 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44470-van-golu-nde-su-seviyesinde-yasanan-dusmeye-ve-cevre-kirliligine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a9b46b51-9542-4960-ab20-019e15bed2aa

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 136 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 129 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Van Gölü havzasında su seviyesinin yıllardır düşmekte olduğu, bu durumun uzmanlar tarafından da uyarılarla takip edildiği ve ciddi çevresel sonuçlar doğurabileceğinin ifade edildiği bilinmektedir. Su seviyesindeki düşüş, bölge halkı tarafından da gözle görülür biçimde tespit edilmektedir. Buna ek olarak, çevresel kirlilik, yeterli önlemlerin alınmaması ve denetim eksikliği; göl ekosistemini ve biyolojik çeşitliliği ciddi biçimde tehdit etmektedir. Bu hususlar daha önce de çeşitli platformlarda, girişimlerle ve mecliste de dile getirilmiştir. Van Gölü ekosistemi içinde yer alan ve endemik tür olan İnci kefali açısından kritik öneme sahip göç güzergâhlarından biri olan Akköprü Deresi'nde ciddi düzeyde kirlilik ve çöp birikimi bulunduğu, bu durumun balıkların göçünü engellediği ve yaşam alanlarını tahrip ettiği basına da yansıyan haberlerde yer almaktadır.

Devlet Su İşleri sorumluluğundaki bölgede, yurttaşların 3 bin imza ile yaptıkları temizlik taleplerine rağmen somut bir müdahale yapılmadığı, çevresel sorunların devam ettiği ifade edilmektedir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Van Gölü'nde su seviyesinin yıllardır düşmesinin temel nedenlerine ilişkin Bakanlığınızın güncel tespiti nedir?

  2. Van Gölü havzasında yaşanan kirliliğin yol açtığı çevresel tahribata ilişkin Bakanlığınız : tarafından yapılan tespitler nelerdir?

  3. Akköprü Deresi'ndeki kirlilik ve çöp yığınlarına ilişkin olarak ilgili kurumlarca son 5 yılda kaç denetim yapılmıştır? Var olan kirliliğin temizlenmesine ilişin yapılan başvuru sayısı kaçtır?

  4. İnci kefali göç yollarının korunmasına yönelik hangi somut önlemler alınmıştır?

  5. Yurttaşlar tarafından iletilen imza ve şikâyetlere rağmen neden etkin bir temizlik ve rehabilitasyon çalışması başlatılmamıştır?

  6. Devlet Su İşleri ve yerel idareler arasında bu alanın temizliği ve korunmasına ilişkin koordinasyon eksikliği bulunmakta mıdır?

  7. Göl ekosisteminin korunması ve kirliliğin önlenmesi için 2026 yılı itibarıyla planlanan yeni bir çalışma veya proje bulunmakta mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·

İklim değişikliğinin etkilerinin yoğun olarak hissedildiği Akdeniz iklim kuşağında yer alan ülkemizde büyüyen ekonomi ve artan üretimle tarımda, sanayide, enerjide, turizmde ve daha birçok sektörde suya olan ihtiyaç artmaktadır.

Bakanlığımızca 2016 yılında tamamlanan "İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi" ile iklim değişikliğinin tüm havzalarda yüzey ve yer altı sularına muhtemel etkisi tespit edilmiş ve gerekli uyum faaliyetleri belirlenmiştir.

Ülkemizde tüm sektörlerde suyun verimli kullanılması ve su verimliliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla 31.01.2023 tarihinde "Ulusal Su Verimliliği Seferberliği" başlatılmıştır.

Seferberlik kapsamında kentsel, endüstriyel ve tarımsal su verimliliğinin sağlanmasına ilişkin rehber dokümanlar hazırlanmış olup www.suverimliligi.gov.tr adresinden dokümanlara ulaşılabilmektedir.

Tüm sektörlerde su verimliliği bilincinin ve farkındalığının oluşturulması maksadıyla ülke genelinde eğitim çalışmaları yürütülmektedir. Suyun verimli kullanılmasına ilişkin afişler ve reklam panoları hazırlanmış olup halkın farkındalığının sağlanması maksadıyla ortak alanlarda sergilenmeye başlanımıştır.

Su verimliliği seferberliğinin uygulanmasına yönelik 27.12.2024 tarihli ve 32765 sayılı Resmî Gazete'de "Su Verimliliği Yönetmeliği" yayımlanmıştır. Mezkur Yönetmelik ile sektörel su kullanımlarının izlenmesi, kayıt altına alınması, orantısız su kullanımlarının ve su kayıplarının azaltılması, ekosistemlerin ve su kaynaklarının korunarak her türlü su kullanımında verimliliğin sağlanması hedeflenmektedir.

Ulusal su verimliliği hedeflerinin ve stratejilerinin ortaya konulduğu iDeğişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033)" hazırlanmıştır. Planda, sektörel ve bireysel su kullanımlarında hedefler, stratejiler, eylemler ve sorumlu kurumlar belirlenmiştir. Ayrıca plan kapsamında tarımsal su kullanım verimliliğini artıran uygulamaların yaygınlaştırılmasıyla sulama randımanının 2030 yılına kadar %60, 2050 yılına kadar %65 seviyesine yükseltilmesi hedeflenmektedir.

Bulunduğumuz yüzyıl için yapılan iklim etki değerlendirmeleri, artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimi neticesinde tarımsal sulama, endüstri, kentsel ve turizm kullanımlarının hangi ölçüde artacağı ile ilgili olarak gelecek dönemlere ilişkin su ihtiyaçları projeksiyonları yapılmıştır.

Bakanlığımızca çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm vb. sektörlerin adil ve dengeli su paylaşımını sağlamak aynı zamanda su kullanımından elde edilecek faydayı en üst seviyeye çıkarmak amacıyla havza ve alt havza bazında Sektörel Su Tahsis Planları (SSTP) hazırlanmaktadır.

Şu ana kadar Akarçay, Aras, Batı Akdeniz, Burdur, Büyük Menderes, Çoruh, Gediz, Konya, Kuzey Ege, Küçük Menderes, Meriç-Ergene, Sakarya, Seyhan ve Susurluk olmak üzere 14 havzada SSTP tamamlanmıştır. Antalya, Batı Karadeniz, Doğu Akdeniz, Doğu Karadeniz, Kızılırmak, Marmara ve Yeşilırmak olmak üzere 7 havzada SSTP çalışmaları devam etmektedir.

SSTP ile havza ve alt havza ölçeğinde her sektörün ihtiyacı olan suyun, ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan analiz edilerek planlanması yapılmaktadır. Bu çalışmalarda iklim değişikliği sebebiyle oluşabilecek kuraklık risklerine karşı normal durum ve 5 farklı kuraklık senaryosu (normal durum, hafif kurak, orta kurak, şiddetli ve çok şiddetli kurak dönemler) ile geleceğe yönelik (1-6 yıl, 12 yıl ve 18 yıl aralıklarda) havzadaki çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm gibi sektörlerin havza bazındaki su taleplerine uygun olarak su tahsis senaryoları hazırlanmakta ve su tahsis planlaması yapılmaktadır. İklim değişikliğinin tarımsal üretim ve gıda arzı üzerindeki etkileri değerlendirilmekte ve tarım sektöründeki riskler en aza indirilmektedir.

İklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki olumsuz etkileri ise daha sıcak ve az yağışlı iklim koşulları, ekstrem meteorolojik olaylarda artış, su kaynaklarında azalma, kuraklık şiddetinde artış, su ve toprak kalitesinde bozulma ve biyolojik çeşitliliğin azalması gibi hususlar olarak sıralanmaktadır.

Bu bağlamda; Bakanlığımız koordinatörlüğünde ülkemiz şartlarına uygun 2008-2012, 2013- 2017, 2018-2022 ve 2023-2027 dönemine ait Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı hazırlanarak uygulamaya konulmuştur.

Kuraklık risklerinin olumsuz etkilerinin asgari düzeye indirilmesi ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunması maksadıyla ülkemizdeki 25 nehir havzası için Kuraklık Yönetim Planları hazırlanmıştır.

Kuraklık Yönetim Planları kapsamında su kaynaklarımızın verimli kullanılması ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunmasına yönelik olarak belirlenen tedbirler aşağıda sıralanmaktadır.

• Sulama alanlarının rehabilitasyonu ve modern sulama sistemlerine geçilmesi,

• İçme ve kullanma suyu şebekelerindeki kayıp kaçakların azaltılması,

• Sanayi sektöründe kullanılan suyun geri kazanılması ve temiz üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması,

• Alternatif su kaynaklarının belirlenmesi,

• Gözlem ağının geliştirilmesi,

• Kullanılmış suların yeniden kullanımının sağlanması,

• Kuraklığa dayanıklı bitkisel ürünlerin artırılması,

• Kuraklığın ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması ve

• Kuraklık farkındalığının artırılması.

Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı'nın yol göstericiliğinde illerin kendi dinamiklerine ve özel koşullarına uygun olarak "İl Kuraklık Eylem Planı" oluşturulmuştur. II Eylem Planı kapsamında; Vali başkanlığında ilgili kurum ve kuruluşların katılımı ile oluşturulan İl Kriz Merkezi kararlarıyla olası kuraklık ile ilgili tedbirler alınarak il bazında uygulanmaktadır.

Ayrıca "Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sisteminin Kurulması" çalışmalarına başlanmış olup 2027 yılında tamamlanması hedeflenmektedir. Bu sistemle kuraklık öncesinde tarım, içme suyu, turizm, sanayi gibi su kullanan sektörlere gerekli uyarılar yapılarak kuraklık zararlarının en aza indirilmesi hedeflenmektedir.

IV. Tarım Orman Şûrasında iklim değişikliği ve kuraklıkla ilgili hedefler doğrultusunda kısa orta ve uzun vadeli stratejiler belirlenmiş olup şura sonuç bildirgesinde; iklim değişikliği etkilerine dayanıklı yeni bitki çeşitlerinin ve hayvan ırklarının geliştirilmesi ile kuraklık ve aşırı

hava olaylarına karşı erken uyarı ve dijital kuraklık izleme sisteminin kurulması kararları alınmıştır.

Van Gölü'nün su seviyesindeki son yıllarda gözlenen düşüşün temel nedenleri arasında; iklim değişikliğine bağlı olarak yağış rejimindeki değişimler, özellikle 2024 yılı hariç 2019-2025 yılları arasında uzun yıllar ortalamalarının altında gerçekleşen yağışlar, son yıllarda artan sıcaklıklar nedeniyle buharlaşmanın yükselmesi ve havzaya gelen akımlardaki azalma öne çıkmaktadır. Özellikle iklim değişikliğinin etkisi ile kurak dönemlerin sıklığı ve şiddetindeki artış, gölün su bütçesini ve seviyesini olumsuz etkileyebilmekte olup su kaynaklarının verimli ve sürdürülebilir şekilde kullanılmasını zorunlu kılmaktadır.

2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8'inci maddesinde Her türlü atık ve artığı çevreye zarar verecek şekilde ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan veya dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır." denilmektedir. Dereye veya dere yatağına çöp, hafriyat, evsel ya da endüstriyel atık bırakılması bu madde kapsamında değerlendirilir. Aynı Kanun'un 12'inci maddesi uyarınca çevre kirliliğinin önlenmesi ve denetlenmesi görevi esas olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve yetki devri yapılan kurumlar tarafından yürütülmektedir.

İnci kefali göçü 15 Nisan ve 15 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştiğinden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz (DSİ) tarafından her yıl 15 Nisan tarihinden önce göç yolları üzerinde yer alan derelerde rutin temizlik ve bakım çalışmaları yapılmaktadır. Göç yolu üzerinde olmayan derelerde ise her yıl düzenli olarak temizlik çalışmaları yapılmaktadır. Taşkınlara mahal vermemesi adına yapılan temizlik çalışmalarında, her yıl yüz binlerce metreküp evsel katı atık ve sıvı atıklar temizlenmektedir.

Ayrıca, DSİ tarafından görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde, Van Gölü'ne dereler yoluyla taşınan rüsubi malzemenin önlenmesi amacıyla ıslah sekileri, tensip bentleri ve taban kuşakları inşa edilmektedir.

Bakanlığımızca Van Gölü havzasında yer alan Van ilinde 27 adet yerüstü suyu ve 62 adet yeraltı suyu olmak üzere toplam 89 izleme istasyonunda ve Bitlis ilinde 22 yerüstü suyu ve 23 yeraltı suyu olmak üzere 45 istasyonda sularda tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kirliliğin izlenmesi ve gerekli tedbirlerin alınması amacıyla izleme yapılmaktadır.

Bu kapsamda Van ilinde bulunan 693 yerleşim biriminden (köy/mahalle) 11'i, Bitlis ilinde bulunan 473 yerleşim biriminden (köy/mahalle) 10'u Nitrata Hassas Bölge olarak tanımlanmış olup bu yerleşim yerlerinde sularda tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kirliliğin azaltılmasına yönelik nitrat eylem planı uygulanmaya başlanmıştır.

Su ürünleri üretiminde stokları koruyarak sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla 2024 yılı itibarıyla üretim planlamasına geçilmiştir. Planlama kapsamında avcılığı gerçekleştirilen İnci kefali; üretim planlamasındaki en önemli türlerden biri olup yasadışı avcılığının önlenmesi amacıyla 7/24 esasına göre kontrol ve denetim faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, Van Valiliği koordinasyonunda; Van ve Bitlis illerinde bulunan tüm paydaş kurumların ve türe ilişkin bilimsel değerlendirme yapan akademisyenlerin de yer aldığı "İnci Kefali Komisyonu" yer almaktadır. Bu komisyonun kararları ve su ürünleri mevzuatı doğrultusunda, üreme dönemlerinde inci kefali göçünün tamamlanması ve yasadışı avcılığın engellenmesi amacıyla tüm kurumlar koordineli olarak çalışmaktadır.

Halihazırda, Van Gölünde ekosistemin korunması ve kirliliğin önlenmesi maksadıyla hazırlanan "Van Gölü Havzası Havza Koruma Eylem Planı" bulunmakta olup Van Gölü Havzası Nehir Havza Yönetim Planı'nın da hazırlanması planlanmaktadır. Bakanlığımız tarafından yürütülmekte olan "Hayalet Ağ Projesi" kapsamında 2026 yılı içerisinde, Van Gölünde hayalet av araçlarının temizlenmesi faaliyeti ve konu hakkında balıkçılara, sivil toplum kuruluşlarına ve öğrencilere yönelik farkındalık çalışmalarının gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.

İbrahim YUMAKLIBakan

Metin otomatik okundu. 4 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir