Sincan Cezaevinde bulunan bir mahkumun eğitim hakkının engellendiği iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 14 Mayıs 2026 tarihinde 7/44707 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 63 gün sonra, 16 Temmuz 2026).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Sincan Cezaevinde bulunan bir mahkumun eğitim hakkının engellendiği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44707, 14 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44707-sincan-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-egitim-hakkinin-engellendigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/89e1a80f-3c6e-416d-bc49-019e2af8b0b1
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 63 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Tarafıma iletilen bilgide; "Ben Şahin Söğüt, Sincan Cezaevinde kalıyorum. Hukuk eğitimi alarak kendimi geliştirmeye çalışmama rağmen, MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesi ciddi bir mağduriyete sebep olmaktadır. YÖK'ün malum yazısı hakkında yürütmeyi durdurma kararı verilmiş olmasına karşın, üniversite yönetimi bu dönem de sınav yapmayarak beni devamsızlıktan bırakmış durumdadır. Eğitim hakkımın bu şekilde gasp edilmektedir. " ifadeleri yer almaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?
Şahin Söğüt YÖK'ün yazısına yürütmeyi durdurma kararı verildiği halde neden devamsızlık gerekçe gösterilerek bırakılmıştır?
Şahin Söğüt'ün eğitiminin devam edebilmesi için Bakanlık olarak ne yapmayı planlıyorsunuz?
TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·
b) 08.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1870952 sayılı yazınız. 7/45035 GK 168
c) 08.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1870958 sayılı yazınız. 7145039 G8 168
g) 08.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1870974 sayılı yazınız.
d) 12.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1873882 sayılı yazınız. 7145365 6K 171 Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)'de kayıtlı yazılarla iletilen Çanakkale Milletvekili Özgür CEYLAN'ın 7/42407, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLİOĞLU'nun 7/44707 ve 7/44830, Antalya Milletvekili Aliye COŞAR'ın 7/44712, Izmir Milletvekili Yüksel TAŞKIN'ın 7/44714, Bursa Milletvekili Kayıhan PALA'nın 7/44833, Balıkesir Milletvekili Turhan ÇÖMEZ'in 7/45035, Niğde Milletvekili Ömer Fethi GÜRER'in 7/45039 ile İstanbul Milletvekili Iskender BAYAN'ın 7/45365 ve 7/45366 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.
Elektronik Ağ: www.meb.gov.tr Faks: (0312) 418 75 39
NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından alınan 41793 sayılı konuya ilişkin yazıları Ek'te yer almaktadır.
YIK T.C. 8 - 52899519 Konu : Soru Önergeleri - 7/44707
b) Mer Üniversitesi ektilg n 606202 tarihi ve 81241 10100-.2502 saylı. Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLIOGLU tarandan verilen 7/44707 esas sayılı Soru Önergesi Kurulumuz Başkanlığınca incelenmiş olup Mef J sunulmuştur.
NEF MEF ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
ÜNİVERSİTESİ 528 Sayı : E-81341778-610-2502 16.06.2026
Konu : Şahin Söğüt ile ilgili Soru Önergesi Hk.
İlgi yazıda bahsi geçen konu ile ilgili Üniversitemizin cevapları ekte yer almaktadır. Gereği için bilgilerinize arz ederim.
Saygılarımla, 18 - 5289
1. Soru Önergesi Cevapları (7 adet) pad
2. 17.11.2023 tarih ve 75850160-104.01.01.01-75250 sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yazısı (2 sayfa)
3. 19.02.2024 tarih ve E-75850160-104.01.01.01-11099 sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yazısı (3 sayfa)
4. Anayasa Mahkemesi Kararı (19 sayfa)
5. İstanbu Bölge İdare Mahkemesi Emsal Kararlar (12 sayfa)
Şahin Söğüt, 2021 yılında gerçekleşen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na girini sonuçlarının açıklanmasından sonra, Müvekkil Üniversite'nin Hukuk Fakülteşi ni tercih listesine yazmış ve ilgili dönem için Müvekkil Üniversite bünyesinde eğitim görmeye hak Bu esnada ise Üniversitemiz, tüm dünyayı etkisi altına alan COVID 19 salgın koşulları nedeniyle ve salgın süresince; Yükseköğretim Kurulu'nun yönlendirdiği fili bir uygulama olarak ve ceza infaz kurumlarının iş birliği ile, salgın sürecinin, azaltılmasına katkıda bulunabilmek amacıyla, tutuklu ve hükümlü öğrencilerin sınavlarını, kapalı ceza infaz kurumlarının eğitim birimlerine göndermiş; ceza infaz kurumlarında yapılan sınavları değerlendirmiştir. Söz konusu uygulama, salgın sonrasında da kısa bir süre devam etmiş, yükscköğretimde uzaktan eğitim ve uzaktan sınav yapma uygulaması tam anlamıyla sonlanacakken, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri gerçekleşmiş ve üniversitelerde yeniden uzaktan eğitime geçilmiştir. Üniversitemiz de, deprem sonrasında uygulanan uzaktan eğitim döneminde tutuklu ve hükümlü öğrencilerin sınavlarını kapalı ceza infaz kurumlarına
Şahin Söğüt de, Müvekkil Üniversite'ye, 08/09/2021 tarihinde kaydını gerçekleştirdikten sonra, bulunduğu kapalı cezaevinde sınavlara katılabilmesi için, kendisi resmi süreçlerini tamamlamış ve Üniversitemiz tarafından, kendisinin talebi ile ve ilgili dönemdeki fiili uygulamanın da izin vermesi nedeniyle, bulunduğu Sincan 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na Şahin Söğüt'ün sınav kağıtları gönderilmiştir.
Ne var ki, devam eden süreçte, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim Öğretim Dairesi Başkanlığı'nın 17/11/2023 tarihli ve E-75850160-104.01.01.75250 sayılı ve Tutuklu ve Hükümlülerin Öğrenimleri" konulu yazısı, tüm üniversitelere tebliğ edilmiş olup, tebliğ "2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu 3. maddesinin u/1 bendindeki 'Örgün Eğitim: Öğrencilerin, eğitim-öğretim süresince ders ve uygulamalara devam etme zorunluluğunda oldukları bir eğitim-ögretim türüdür. hükmü gereği, örgün öğretim programlarında derslere devam zorunluluğu bulunduğundan, örgün öğretim programlarında derslere devam edemeyen öğrencilerin, derslerini size ve finallerine girme hakları da bulunmadığı ve bu kapsamda, yükseköğretim kurumlarının örgün eğitim programlarında öğrenim görmeye hak kazanan, ancak kapalı çeza infaz kurumlarında tutuklu veya hükümlü bulunan öğrencilerin derslere devam edemeyecek olmaları nedeniyle; ara, yılsonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına girme hakları olmadığı ve yükseköğretim kurumları tarafından da bu kurallara uyulması gerektiği" bildirilmiştir. (Ek-1 Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim Öğretim Dairesi Başkanlığı'nın 17/11/2023 tarihli ve E-75850160-104.01.01.75250 sayılı ve Tutuklu ve Hükümlülerin
‚ Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından alınan işbu karar gereği, örgün eğitim derşlerine devam edemeyen Şahin Söğüt'e, sınavlara katılma hakkı sona ermiş olduğundan,
Başkanlığı kararı ile; Örgün öğretim programlarında derse devam zorunluluğunun olduğu
8995 Akabinde aynı konuyla ilgili olarak alınan, 19/02/2024 tarihli Yükseköğretim Kurulu kurumlarının örgün eğitim programlarında kayıtlı ögrencilerin de derslere devam şartların yerine getirmesi gerektiğine, derslere devam şartını yerine getirmeyen öğrencilerin devamsızlıktan başarısız olarak işlem göreceklerinden yıl sonu ve bütünleme savlarına giremeyeceklerine, (...)" yönündeki nihai açıklama kapsamında, kapalı cezaeyinde, bulunan devam şartını yerine getiremeyen öğrenciler hakkında tesis edilecek işlemi açık bir şekilde tebliğ etmiştir. (Ek-2 Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim Öğretim Dairesi Başkanlığı'nın 19.02.2024 tarih ve E-75850160-104.01.01.-11099 sayılı yazis1)
Nihai olarak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, kapalı ceza taz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlü öğrencilerin sınavlara katılımını açıkça üniversitedeki derslere devam etme koşuluna bağlamıştır.
1982 Anayasası üniversitelere idari özerklik tanımamıştu, Yükseköğretim Kurulu da, çıkardığı yönetmelikler ve diğer düzenleyici işlemler aracılığı ile 1982 Anayasasının 131 [okunamadı]'inci maddesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu tarafından verilen ve vesayet yetkisini de aşan çok geniş yetkilere dayanarak yükseköğretim alanını düzenlemektedir.
Bu nedenle, Yükseköğretim Kurulu'nun tavsiye ya da görüş niteliğinde olmayan ve hukuki sonuç doğuran işlemleri, hukuka uygunluk karneşinden yararlanmaktadır Üniversiteler tarafından uygulanmak zorundadır. Üniversitemizin de Şahin Söğüt hakkında tesis etmiş olduğu bu işlem de YOK kararlarına uygun ołup, hukuka aykırılık teşkil eden bir durum bulunmamaktadır.
Tüm bu hususların yanı sıra, Şahin Söğüt tarafından iddia ve talep edilen hususlar Üniversitemiz Yönetmeliği'ne aykırıdır;
MEF Üniversitesi Lisans ve Önlisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nin ("Yönetmelik"), "Ders ve Uygulamalara Devam" başlıki 24.maddesi;
"MADDE 24- (1) Öğrenciler, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği esaslar doğrultusunda derstene 070, laboratuvar ve atölye gibi bağımsız uygulamalı dersler %80 ve İngilizce Hazırlık Programına 090 oranında devam etmek, yarıyıl/akademik yıl içinde her türlü sınava ve dersi veren öğretim elemanının öngördüğü diğer çalışmalara katılmakla yükümlüdürler. (2) (Değişik: RG-21/02/2025-32111) Öğrencilerin devamları ile ilgili kurallar öğretim elemanı tarafından ders bilsi sormuna konarak yarıyıl/akademik yıl başında öğrenme yönetim sisteminde ilan edilir ge öğrencilerin devamları bu kurallara göre izlenir. Mazeretleri kabul edilen öğrenciler ile Üniversiteyi temsilen yurt içi ve yurt dışı sportif, kültürel, bilimsel ve sanatsal etkinliklere katılmasına Üniversite Yönetim Kurulunca izin verilen öğrencilerin bu etkinliklerde bulundukları süreler devamsızlık hesabında dikkate alınmaz. Bir dersin devam yükümlülüğünü yerine getirmeyen öğrenciler, o dersten başarısız sayılır. Bu öğrenciler yarıyıl/akademik yıl sonu ve bütünleme sınavına giremezler ve yarıyıl/akademik yıl sonu notları (3) Aynı kurallar yandal ve çift anadal programları için de geçerlidir." hükmünü havidir.
İlgili yönetmelik hükmünde belirtildiği üzere, Üniversitemiz bünyesinde eğitim gören saöğrencilerin, Yükseköğretim Kurulu'nun belirlediği esaslar doğrultusunda; derslere %70, laboratuvar ve atölye gibi bağımsız uygulamalı dersler %80 ve İngilizce Hazırlık Programına %90 oranında devam etmek yükümlülüğü bulunmaktadır. süreç boyunca ceza ıntaz kurumunda bulunması sebebiyle, Universitemiz bünyesinde almi olduğu derslerde devam yükümlülüğünü yerine getirememiştir. Bu nedenle de, almış olduğu derslerin yarıyıl/akademik yılsonu ve bütünleme sınavlarına girme hakkı bulunmamıştır:
Yukarıda izah edilen tüm bu süreç içerisinde Universitemiz yalnızca, tüm dünya ve ülkemizin de içinde bulunduğu, az önce değinilen hususlar nedeniyle ve Yükseköğretim Kurulu'nun da mümkün kıldığı ölçüde, çeşitli alternatifler ile eğitimin, devamlılığını sağlamıştır. Nitekim esasında, Yönetmelik gereği de uygun olmayan bu durum, yalnızca mücbir sebepler nedeniyle belirli bir süre için esnetilmiştir. Ancak bu durum, yasal mevzuat, yönetmelik, tebliğler ve Universitemiz Yönetmelik hükümlerinin yğk sayılarak, öğrencilere mutlak ve sınırsız bir hak tanındığı şeklinde yorumlanmaması gereki
Davacının iddiaları, hukuk düzeni tarafından kendisine tanınmış bir hakka dayanmamaktadır, şöyle ki;
Tutuklu ve hükümlülerin eğitim haklarının kapsamı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılan 27/07/2007 tarih ve 46/1 sayılı Genelge tarafından da belirlenmiştir.
5275 sayılı Kanunun 76. Maddesi; "(J) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır." hükmüne havidir.
Adalet Bakanlığı Genelgesinin "Eğitim ve Öğretim Çalışmaları" başlıklı Dördüncü Bölümünde ise, ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutukluların yararlanabileceği eğitim-öğretim olanaklarına yer verilmiştir, Bu olanaklardan bir kısmı "Yüksek Öğretim Çalışmaları" başlığı altında düzenlenmiştir. Buna göre;
"Herhangi bir yükseköğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında, açıkıçeza infaz kurumlarından iç güvenlik görevlisi nezaretinde ara, yılsonu, bütünleme ve mazaret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır. Talebi olması halinde okullarının kabul etmesi koşuluyla kayıt dondurma işlemi yapılması için girişimde de bulunulacaktır."
5275 sayılı Kanunun 76. Maddesi, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu ve hükümlülere örgün öğretimden yararlanma hakkı tanımamaktadır. Adalet Bakanlığının Genelgesi ise kapalı ceza infaz kurumunda bulunan ve yükseköğretim kurumuna kayıtlı olan tutuklu ve hükümlülere sınırlı olarak ve belirli koşulların gerçekleşmesi halinde ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına dış güvenlik görevlisi muhafazasında ilgili yüksek öğretim kurumuna giderek okulun da onayı ile katılma imkânı tanımaktadır. Görüldüğü_gibi, mevcuttaki bu düzenlemelerle, üniversitede örgün öğretim programlarına kayıtlı tutuklu ve hükümlülere bulundukları kapalı ceza infaz kurumunda sınava girme hakkı da verilmiş değildir. Dolayısıyla Şahin Söğüt, esasında kendisine yasal olarak tanınmamış bir hakla ilgili iddia ve talepte bulunmaktadır. düzenin korunabilmesi için de bazı kısıtlamalara tabi tutulabilmesi mümkündür.
Bu hususta, Anayasası Mahkemesi'ne 2013/583 başvuru numarasıyla yapılan Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri başvurusuna değinilmesi gerekmiştir. Başvuruya yönelik alınan kararda özetle;
"70. Anayasa'nın 42. maddesinde eğitim hakkının sınırlandırılmasında Anayasa ve Sözleşme'nin ortak alanında kalan diğer haklardan farklı olarak belirli ve sınırlı meşru amaçlar düzenlenmemiştir (Benzer bir karar için bkz. Velyo Velev/Bulgaristan, § 32). Bu durumun, devletin takdir alanının sınırsız olduğu sonucunu doğurduğu söylenemez. Zira Anayasa nın 13. maddesi uyarınca temel hak olan eğitim hakkının kısıtlanmasında yukarıdaki paragrafla da belirtildiği gibi kanunilik, meşru amaç, demokratı toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gerekleri ve ölçülülük ilkesi aranacaktır.
73. Anayasa'nın 42. maddesinde düzenlenen eğitim hakkı ve yasal düzenlemeler kapalı cezaevinde tutuklu bulunanlar için eğitim faaliyetlerinden sınırsız bir biçimde yararlanmasını da güvence altına almamıştır. Yasalar uyarınca mahkumlara tanınan eğitim hakkının sınırlandırılması hususunda Anayasa ve Sözleşme de bir yükümlülük yüklenmediği gerekçesi ile sınırsız bir takdir alanı olduğu söylenemeyeçektir, Nitekim Bu durumda dahi Anayasa'nın 13. maddesindeki düzenleme esas alınmalıdır, Anayasa'nın 13. maddesindeki sınırlamanın sınırı belirlenirken mahkumlar açısından çezaevinde bulunmanın doğal ve kaçınılmaz sonuçları göz önünde tutulmalıdır. Zira mahkumların temel hak ve hürriyetlere genel olarak sahip olmaları, bu hakların mahkumlar için ceza infaz kurumu dışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamında değerlendirilmemelidir." yönünde tespitte bulunarak, başvurucuların iddialarının bir ihlal içermediğine, Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edilmediğine karar verilmiş ve mahkûmların temel hak ve hürriyetlere genel olarak sabip olmaları, bu hakların mahkûmlar için ceza infaz kurumu dışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamında değerlendirilmemesini vurgulamıştır. (Ek-3 2013/583 başvuru numaralı, 10/12/2014 tarihli Anayasa Mahkemesi Dolayısıyla, Şahin Søğüt'ün eğitim hakkının gasp edildiği iddiası tamamı ile asılsız ve mesnetsizdir. Müyekkif Üniversite hiçbir öğrencisine, eğitim öğretim süresi boyunca bu hakkı sınırsız olarak sağlayacağı yönünde bir taahhüt vermemiştir. Nitekim Üniversitemizin, Yükseköğretim Kanunu ve ilgili meri mevzuat ile yine Yükseköğretim Kurulu'nun sonradan da genişletebileceği, daraltabileceği, düzenleyebileceği kararlarını, talimatlarını uygulamakla yükümlü olduğu göz önüne alındığında bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığı da ortadadır.
2) ŞAHİN SÖGÜT'ÜN, YÖK'ÜN YAZISI HAKKINDA YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARABI VERİLDİĞİ HALDE NEDEN DEVAMSIZLIK GEREKÇE GÖSTERİLEREK BIRAKILDIĞI SORUSUNA CEVABIMIZ
Öncelikle belirtilmelidir ki, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim Öğretim Dairesi Başkanlığı'nın 17/11/2023 tarihli ve E-75850160-104.01.01.75250 sayılı ve 19.02.2024 tarih ve E-75850160-104.01.01.-11099 sayılı kararları hakkında Yürütmenin Durdurulması" yönünde verilmiş kesin bir karar mevcut değildir. Neticesi bilinmeyen, kesinleşmemiş ve tesis ettiği idari işlemi hakkında açılmış olup, bu aşamada Universitemiz işlemlerini etkileyece nitelikte değildir.
İdari yargılama hukukunun temel ilkeleri uyarınca, idari mahkemelerce verilen ipta, veya yürütmenin durdurulması kararları, kural olarak davanın tarafları ve dava konusu somut olay açısından bağlayıcı olup; başka bir yükseköğretim kurumu nezdinde tesis edilen subjektif işlemlere ilişkin yargı kararlarının, Üniversitemiz bünyesinde yürütülen ve az şonra detayları ile değinilecek olan yargı mercilerinin de denetiminden geçerek hukuka uygunluğu kesinleşen işlemleri kusurlandırıcı veya ortadan kaldırıcı bir etkisi bulunmamaktadır, şöyle ki;
Önerge sahibinin iddialarının aksine, ilgili öğrenci ve yine başkaca öğrenciler tarafından Universitemiz aleyhine aynı gerekçelerle (eğitim hakkının engellendi i ve sınavlara alınmadığı iddiasıyla) açılan idari davalar, ilgili yargı mercilerince inceleniş ve tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu kanaati ile açılan davaların kesin olarakereddine karar vermiştir. Her ne kadar bu kararlar yazımız ekinde sunulmakta ise de (Ek 4 Üniversitemiz aleyhine açılan davalara ait kararlar) kararların ortak noktasına vurgu yapmakta fayda olacaktır;
Müvekkil Üniversite'ye bir başka davacı tarafından yöneltilen, benzer talepli ve İstanbul 7.İdare Mahkemesi'nde görülen davanın 2024/371 E., 2025/625 K. Sayılı kararında; Uyuşmazlık konusu olayda, yukarıda yer verilen MEF Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nin 24. maddesi uyarınça, öğrencilerin derslere %70, laboratuvar ve atölye gibi bağımsız uygulamalı derslere %80 ve İngilizce Hazırlık Programına %90 oranında devam şartının arandığı ve bu şartı sağlamayan öğrencilerin o dersten başarısız sayılarak yarıyıl/akademik yıl sonu ve bütünleme sınavına giremeyecekleri ve yarıyıl/akademik yıl sonu notlarının FZ olarak değerlendirileceğinin düzenlendiği, davacının ise Diyarbakır 1 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, yönetmelikte öngörülen derslere devam koşulunu yerine getiremediğinin açık olduğu, derslere devam zorunluluğu yerine getirilmeden sınavlarına girebilme ve derslerde başarılı sayılması da mümkün bulunmadığından, eğitimine devam etmesine engel olduğunu iddia ettiği sınav sorularının kendisine gönderilmemesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık
Yine benzeğ biç başka vakıada İstanbul 2. İdare Mahkemesi nde görülen davanın 2024/588 E., 2024/2047 K. Sayılı kararında;" Uyuşmazlık konusu olayda, yukarıda yer verilen MEF Direnelei denilere 3 vo Labora gar ve dide siti bagmee uygulaman derslere aso ve İngilizce Hazırlık Programına %90 oranında devam şartının arandığı ve bu şartı sağlamayan öğrencilerin o dersten başarısız sayılarak yarıyıl/akademik yıl sonu ve bütünleme sınavına giremeyecekleri ve yarıyıl/akademik yıl sonu notlarının FZ olarak değerlendirileceğinin düzenlendiği, davacının ise Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olduğu, yanetmelikte öngörülen derslere devam koşulunu yerine getiremediğinin açık olduğu, derslere devam zorunluluğu yerine getirilmeden sınavlarına girebilme ve derslerde başarılı sayılması da mümkün bulunmadığından, eğitimine devam etmesine engel olduğunu iddia ettiği sınav sorularının kendisine gönderilmemesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. tarih ve Y.D. İtiraz No:2024/428 sayılı kararı da bu yöndedir.i gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça yapılan istinaf başvurusu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesinin 2025/263 E. 2025/655 K. ve 09/04/2025 tarihli kesim katarı ile reddedilmiştir. (Ek-4 ile sunulmuştur)
Şahin Söğüt'ün Üniversitemize karşı benzer ve iddialar ile açtığı; İstanbul 4.İdare Mahkemesi E:2024/1265, K:2025/1114 sayılı dosyada ilk derece mahkemesince dava reddedilmiş ve davacı tarafça istinaf başvurusu yapılmış olup, yapılan bu başvuru İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesi Esas No : 2025/2250 Karar No : 2025/2430 dosyası ile 04/12/2025 tarihinde kesin olarak reddedilmiş ve yine İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nde açmış olduğu davada, E:2025/1356, K:2026/1J3, sayifi karar ile davanın reddine karar verilmiş, davacının yapmış olduğu istinaf başvurusu da İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesi tarafından 07/05/202g tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. (Ek-4 ile sunulmuştur)
Yukarıda belirttiğimiz ve ayrıca dilekçemiz ile paylaştığımız emsal, güncel ve kesin kararlar ile görülecektir ki, Üniversitemizce yürütülen işlemlerin, YÖK kararlarına ve yine meri mevzuata tam uyum sağlandığı, öğrencinin eğitim hakkımın gasp edilmediği ve idaremizin eylemlerinin hukuka uygun olduğu kesin olarak hüküm altına alınmıştır.
Bu nedenle de, henüz nihai akıbeti netleşmemiş, başka kurumlara ilişkin muhtemel ihtilaflar veya yargılama süreçleri, Üniversitemizce uygulanan ve kesinleşen/hukuka uygun bulunan idari eylemlerinin anayasal ve yasal dayanaklarını sakatlaması mümkün değildir.
Nihai itibarla Üniversitemiz, Anayasa'nın 42. maddesinde yer alan eğitim ve öğrenim hakkı kapsamında hukukun üstünlüğü ilkesine tam bir bağlılıkla hareket etmektedir. Önergeye konu iddiaların aksine, Şahin Söğüttün eğitim hakkının gasp edilmesi veya keyfi bir şekilde engellenmesi söz konusu olmayıp, Üniversitemiz işlemleri yürütülürken Yönetmelik, tebliğ ve yine mahkeme kararlarına titizlikle uyulmuştur. Nitekim Şahin Söğüt tarafından Universitemiz aleyhine açılan davaların da kesin reddedilmiş olması, eylemlerimizin hukuka uygunluğunu kesin olarak ortaya koymaktadır.
52899 MEF ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ Ekler 1- Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim Öğretim Dairesi Başkanlığı'nın 17/11/2023 tarihli ve E-75850160-104.01.01.75250 sayılı ve Tutuklu ve 2- Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim Öğretim Dairesi Başkanlığı'nın 19.02.2024 tarih ve E-75850160-104.01.01.-11099 sayılı yazıs1
8995191 Hükümlülerin Öğrenimleri" konulu yazısı
3- 2013/583 başvuru numaralı, 10/12/2014 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı 2025/1457 K. Ve 10/09/2025 tarihli kesin kararı, İstanbul Bölge İdare Mahkemes Yedinci İdare Dava Dairesi'nin 2025/263 E. 2025/655 K. ve 09/04/2025 tarihli kesin kararı, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesi nin 202582250 E. 2025/2430 K. ve 04/12/2025 tarihli kararı, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesi'nin 2025/2315 E. 2026/309 K. Ve 04/02/2026 tarihli kararı, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesi'nin 2026/921 E. 2026/968 K. Ve 07/05/206 tarihli kararı
-09951918 - 5289951918 - 5289951918
YIK T.C. 52880510 Sayı : E-75850160-104.01.01.01-75250 Konu : Tutuklu ve Hükümlülerin Öğrenimleri
Yükseköğretim kurumlarımızda öğrenim görmeye hak kazanan tutuklu veya hükümlü öğrenciler Kurulumuza başvurarak derslere ve üniversite kampüslerine alınmadıkların belirterek mağduriyetlerinin giderilmesini talep etmektedir.
Bilindiği üzere, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/b maddesinde "Yükseköğretim kurumlarında, öğretim faaliyetlerinin üç dönemi aşmamak üzere yıl içinde kaç döneme ayrılarak sürdürüleceği; her bir dönemde alınması gereken asgari ve azami kredi miktarları; her bir diploma programının diplomayı almayı hak eden kişiye kazandıracağı bilgi, beceri ve yetkinliklerin neler olacağı ve bunların ölçme ve değerlendirmelerinin nasıl yapılacağı, hazırlık sınıfı veya başka yollarla yabancı dil yeterliliğinin nasıl kazandırılacağı ve yabancı dil bilgi düzeyinin nasıl ölçüleceği; kayıt, devam, uygulama, tez ve teorik ders içerikleri, ön şartlı dersler, sınav çeşitleri ve bunların ders başarı notuna katkısı; öğrencilerin mezuniyet sonrası istihdamına ilişkin olarak bilgi, görüş ve tecrübelerine ihtiyaç duyulan kişileri ifade eden dış paydaşların diploma programlarına ilişkin değerlendirmelerinin alınması; diğer yurt içi ve yurt dışı yükseköğretim kurumlarından alınan derslerin kredilerinin intibakının sağlanması; ilgili programın tamamlanmasına yönelik önceden kazanılmış yeterliliklerin tanınması; farklı diploma programlarından bazı derslerin alınmasıyla yandal veya çift anadal yapılması; diploma alınabilmesi için, uygulama, teorik, uzaktan veya açıköğretim özellikleri ile eğitim öğretimin devamına ilişkin diğer hususlar, Yükseköğretim Kurulunun bu konularda belirlediği temel ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumları senatolar tarafından belirleniri hükmü yer almaktadır. Anayasa'nın 42'nci maddesine göre "Kimse, eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir." hükmü ile 13.12.2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile hükümlü ve tutukluların eğitim ve iyileştirme faaliyetleri düzenlenmiştir. Söz konusu Kanunun Öğretimden yararlanma bölümü 76/1 maddesinde "Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır." hükmü yer almaktadır.
254 ayılı Kanunun 3. maddesinin u/1 bendinde "Örgün Eğitim: Öğrencilerin, eğitim - öğretim süresince ders ve uygulamalara devam etme zorunluluğunda oldukları bir eğitim - öğretim türüdür." hükmü yer almaktadır. Örgün öğretim programlarında derslere devam zorunluluğu bulunmakta olup örgün öğretim programlarında derslere devam edemeyen öğrencilerin derslerin vize ve finallerine girme hakları da bulunmamaktadır.
Bu kapsamda, yükseköğretim kurumlarımızın örgün eğitim programlarında öğrenim görmeye hak kazanan ancak kapalı ceza infaz kurumlarında tutuklu veya hükümlü öğrencilerin derslere devam edemeyecek olmaları nedeniyle ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına girme hakları bulunmamaktadır.
Açık ceza infaz kurumlarında hükümlü veya tutuklu olup kurumla aynı Büyükşehir Belediyesi veya belediye sınırları içinde olan bir yükseköğretim kurumunun örgün eğitim programlarında öğrenim görmeye hak kazanan öğrencilerin eğitim öğretimlerine devam edebilecekleri, ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına girme hakları bulunduğu, açık ceza infaz kurumu hükümlülerinin okullarına devam etmeleri sağlanırken Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevlei Çenel Müdürlüğünce belirlenen kurallara uyulması gerektiği hususunda bilgilerinizi ve gereğini ric ederim. Dağıtım:
Tüm Üniversitelere
951918 - 5289951918 - 528993 Prof. Dr. H. Haldun GÖKTAŞ 89951918 - Bu belse, güvenli elektronik imza ile im/lgnlama Adresi: https://www.turkiye.göy.tr/yok-ebys YIK T.C. 1009
Sayı : E-75850160-104.01.01.01-11099 51918 - 528995
Konu
: 2547 Sayılı Kanunun 44/b Maddesi Temel
2547 Sayılı Yükseköğretim Kanun'unun 44'üncü maddeşinin (b) bendinde 'Yükseköğretim kurumlarında, öğretim faaliyetlerinin üç dönemi aşmamak üzere yıl içinde kaç döneme ayrılarak sürdürüleceği; her bir dönemde alınması gereken asgari ve azami kredi miktarları; her bir diploma programının diplomayı almayı hak eden kişiye kazandıracağı bilgi, beceri ve yetkinliklerin neler olacağı ve bunların ölçme ve değerlendirmelerinin nasıl yapılacağı; hazırlık sınıfı veya başka yollarla yabancı dil yeterliliğinin nasıl kazandırılacağı ve yabancı dil bilgi düzeyinin nasıl ölçüleceği; kayıt, devam, uygulama, tez ve teorik ders içerikleri, ön şartlı dersler, sınav çeşitleri ve bunların ders başarı notuna katkısı; öğrencilerin mezuniyet sonrası istihdamına ilişkin olarak bilgi, görüş ve tecrübelerine ihtiyaç duyulan kişileri ifade eden dış paydaşların diploma programlarına ilişkin değerlendirmelerinin alınması; diğer yurt içi ve yurt dışı yükseköğretim kurumlarından alınan derslerin kredilerinin intibakının sağlanması; ilgili programın tamamlanmasına yönelik önceden kazanılmış yeterliliklerin tanınması; farklı diploma programlarından bazı derslerin alınmasıyla yandal veya çift anadal yapılması; diploma alınabilmesi için, uygulama, teorik, uzaktan veya açıköğretim özellikleri ile (...)(2) (...)(3) eğitim-öğretimin devamına ilişkin diğer hususlar, Yükseköğretim Kurulunun bu konularda belirlediği temel ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumları senatoları tarafından belirlenir" hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm uyarınca belirlenecek eğitim ve öğretime ilişkin temel ilkeler 14.02.2024 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında incelenmiş ve aşağıda yer alan ilkeler uygun görülerek, 2023-2024 eğitim ve öğretim yılı bahar döneminden itibaren üyğulanmasına karar verilmiştir.
Ders Kredilerinin Hesaplanması, Öğrencilik Haklarından Yararlanma ve Sınavlara İlişkin Temel İlkeler
2547 sayılı Kanun'un 44/ b maddesi uyarınca,
a) Bir eğitim ve öğretim döneminin sınavlar hariç 14 hafta (70 iş günü) olarak düzenlenmesine,
b) Öğretim faaliyetlerinin yıl içindeki dönem planlamasının yükseköğretim kurumları senatoları tarafından üç dönemi aşmayacak şekilde yapılmasına, üç dönem uygulamasını planlayan yükseköğretim kurumlarının Yükseköğretim Kurulundan izin almasına, Öğrencilerin daha önce aldığı ve başarılı olduğu derslerin muafiyet işlemlerinde süre sınırlamasının olmamasına ve daha önce alınan derslerin muafiyetine ilişkin işlemlerin yükseköğretim kurumlarının ilgili kurulları tarafından karara bağlanmasına,
d) Yükseköğretim Kurulu tarafından karara bağlanan çekirdek eğitim programları ile mezuniyet öncesi eğitim programlarına göre ilgili programların düzenlenmesine,
e) Yükseköğretim programlarının müfredatının, müfredatta yer alan ders adları vo AKTS kredilerinin Türkiye Yükseköğretim Yeterlikler Çerçevesi ile TYÇÇ temel, alan ve uygulamalarına ilişkin alınan kararlar uyarınca düzenlenmesine,
f) Yükseköğretim kurumlarımızın Bologna sürecini dikkate alarak mevzuatlarını düzenlemelerine, seçimlik ders oranlarını yüzde 25'in altına düşmeyecek biçimde belirlemelerine ve sistemlerini öğrencilerin en geniş ölçekte seçimlik ders almasına imkan verecek şekilde ayarlamalarına,
g) Yükseköğretim kurumlarının diğer yükseköğretim kurumları ile yurtiçi ve yurtdışındaki diğer resmi ve özel kurum ve kuruluşlardan alınan/alınacak derslerin ve AKTS kredilerinin tespitinde Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenecek mikro yeterliliklere ilişkin usul ve esaslara göre işlemleri yürütmesine,
h) Yükseköğretim Kurulunun diğer kurum ve kuruluşlar ile yaptığı işbirliği protokolleri kapsamında yürütülecek derslerde:
1. Program kapsamındaki görevlendirmelerin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na ve seçimlik dersten beklenen yetkinliklerin kazandırılması amacına
2. Derslerin programın öğretim dilinde verilmesine,
3. Protokol kapsamında verilecek derslerin azami kredi ve ders sayısının senatolarca
4. Görevlendirilecek alan uzmanlarının, programın işleyişi ile ders içerikleri ve değerlendirme ilkelerine ilişkin yükseköğretim kurumlarınca bilgilendirilmesine,
5. Talep halinde, ilgili kurulların teklifi ve senatolarca kabul edilen derslerin içerik bilgileri, kredileri, öleme ve değerlendirme esasları ve yapılan görevlendirmelerin
6. Derslerin meri mevzuata göre verilmesine, dönem içi ve dönem sonu ölçme ve
7. Protokol yapılan kurumlar tarafından önerilerek kendi bünyelerinde yürütülen ve Yükseköğretim Kurulunca içeriği uygun görülen derslerin, yükseköğretim kurumlarının ilgili kurullarının uygun görüşü ile seçimlik ders kapsamında
ı) Yükseköğretim kurumlarında yürütülecek yaz öğretimine ilişkin olarak; dönem başlamadan önce öğrencilere duyurulmak şartıyla yaz öğretimi açılması hususunda ilgili yükseköğretim kurumunun senatosu tarafından karar alınmasına,
j) Öğrencilerin haklı ve geçerli bir mazerete dayanarak ilgili akademik birimin Yönetim Kurulu kararı ile bir defada en çok iki yarıyıl ve öğrenim süresi boyunca toplam olarak en çok dört yarıyıl kayıt dondurabilmesine, kayıt dondurulan sürenin azami öğrenim süresinden sayılmamasına, ancak rahatsızlığı ve tedavi sürecinin devam etmesi nedeniyle kayıt dondurma talebinde bulunan öğrenciler ile hükümlü öğrenciler için mazereti İlgili Birim Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilerek azami öğretim süresinden sayılmadan dört yarıyıldan fazla kayıt dondurulabilmesine,
k) Örgün öğretim programlarında derse devam zorunluluğunun olduğu dikkate alınarak, kapalı ceza infaz kurumlarında tutuklu veya hükümlü olup yükseköğretim kurumlarının örgün eğitim programlarında kayıtlı öğrencilerin de derslere devam şartını yerine getirmegizgerektiğine, derslere devam şartını yerine getiremeyen öğrencilerin devamsızlıktan başarısız olarak işlem göreceklerinden yıl sonu ve bütünleme sınavlarına giremeyeceklerine, açıkögretingile uzaktan ögretim programlarında ise Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genele Müdürlüğünce
I) Açık ceza infaz kurumlarında hükümlü veya tutuklu olup yükseköğretim kurumlarının örgün öğretim programlarında kayıtlı olan öğrencilerin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce belirlenen kurallara uyulması kaydıyla öğretimlerine devam edebileceklerine, devam şartını sağlayan öğrencilerin yıl sonu ve bütünleme sınaylarına girme haklarının karar verilmiştir.
Dağıtım:
Gereği: Bilgi:
Tüm Üniversitelere KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığına KKTC Üniversiteleri KKTC Yükseköğretim Planlama, Denetleme,
951918 - 5289951918 Tanıma ve Denklik Hizmetleri Daire Başkanlığına
MEHMET REŞİT ARSLAN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
89951918 - Karar Tarihi: 10/12/2014
Başvuru Numarası : 2013/583 Karar Tarihi : 10/12/2014
Başkan : Alparslan ALTAN
Üyeler • cт / 14529 951918 - 52899519
Raportör Başvurucu
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvurucular, hükümlü olarak bulundukları Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunun aldığı kararlar ve fili uygulamalarıyla uzaktan eğitim yoluyla katıldıkları yüksek öğrenimleri için gerekli bilgisayar kullanımının ve kaynaklara ulaşımın kısıtlanmasının ve buna ilişkin şikâyetin usul hükümleri gözetilmeksizin İnfaz Hâkimliği tarafından reddedilmesinin eğitim ve öğrenim ile adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüşler ve tazminat talebinde bulunmuşlardır.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru, 7/1/2013 tarihinde Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 25/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemeşinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 27/6/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
Başvuru Numarası : 2013/583 9510 Karar Tarihi : 10/12/2014
0. Başvuru konusu olay ve olgular 30/6/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına (Bakanlık) bildirilmiştir. Bakanlık, tanınan ek süre sonunda görüşünü 29/8/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.
6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş, başvürucutardan Mehmet Reşit Arslan'a 2/9/2014 tarihinde diğer başvuruculara 3/9/20145 bıldırılmıştır. Bakanlığın görüşlerine karşı cevaplarını, başvurucular Mehmet Reşit Arslan ve Muharrem Genç 12/9/2014 tarihinde, Şehmus Özsubaşı 17/9/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Başvurucu Sinan Akbayır cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR A. Olaylar 7. Başvurucular, başvuru tarihinde Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda terör suçundan hükümlü olarak bulunmaktadır.
8. Başvurucu Sinan Akbayır İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünde, başvurucu Muharrem Geng Ankara Üniversitesi Adalet Meslek Yüksek Okulunda ve Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümünde, başvurucu Mehmet Reşit Arslan Gazi Üniversitesi Bilgi Yönetimi Bölümünde ve başvurucu Şehmus Özsubaşı Kırıkkale Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Bölümünde öğrencidir. Başvurucular uzaktan 9. Kırıkkale F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu, 18/9/2012 tarih ve K.2012/104 sayılı kararı ile 2012-2013 eğitim ve öğretim yılı uzaktan eğitim faaliyetlerinin planlanmasında, terör suçlusu hükümlülerin mesai günleri 13:30-16:30 saatleri arasında personel nezaretinde uzaktan eğitim sınıfına çıkarılmalarına karar vermiştir.
10. Anılan kararın gerekçe kısmı şöyledir:
"2011-2012 eğitim-öğretim yılında Kırıkkale İnfaz Hâkimliği'nin 26/10/2012 tarih ve 2011/192-232 sayılı kararı ile uzaktan eğitime katılan hükümlülerin hafta içi mesai saatleri içerisinde 08:00-12:00 ve 13:30-16:30 saatleri arasında uzaktan eğitim sınıfına çıkartılmalarına karar verilmiş ve uygulanmıştır. 2011-2012 eğitim yılında uzaktan eğitime çıkan hükümlülerin bir kısmının sevk gönderildiği bir kısmının da eğitimlerini tamamladığı, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında ise yeni hükümlülerin kayıt yaptırdıkları, bunlardan çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak suçundan hükümlü A.G.'nin de uzaktan eğitime hak kazanması nedeniyle uzaktan eğitim sınıfına çıkarılma saallerinin yeniden düzenlenmesine ihtiyaç duyulmuştur.7 hükümlünün terön I hütamlünün de çıkar amaçlı suç örgütüne tiye olma suçundan hükümlü olarak bulunmaşı sebebi ile uzaktan eğitim sınıfına çıkarılma saatleri kurum derslikleri de göz önünde bulundurularak yeniden düzenlenmiştir,
Kurumumuzda 1 adet çini, 1 adet bilgisayar, 2 adet ağaç işleri, 1 adet anten C kurulum sistemleri, 1 adet doğalgaz sıhhi tesisat atölyesi, çeşitli kurslar ve sosyal - kültürel faaliyetler için 1 adet derslik ve 1 adet uzaktan eğitim sınıfı bulunmaktadır. Kurumumuzun Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu olması nedeniyle 5275 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen hükümlü ve tutukluların barındırıldığı bunlardan terör suçu işleyenler ile tehlikeli sayılan tutuklu hükümlü olduğu dikkate alındığında eğitim öğretim faaliyetleri, meslek kursları ile sosyal kültürel faaliyetlere
89951918 2 katılan tutuklu ve hükümlülerin suç grupları, türleri, iyi hallilikleri, kurumda Başvuru Numarası : 2013/583 Karar Tarihi : 10/12/2014 güvenliği ile hükümlü ve tutukluların güvenliği de dikkate alınarak oluşturulmaktadır. Bahse konu faaliyetlerin yapılacağı alanlarda belirli sayıda ve özellikte güvenlik unsurlarının da değerlendirilerek belirlenip inşa edildiği, bu alanların dışında eğitim ve ögretim faaliyetlerinin yapılacağı başka bir alanın da bulunmaması, uzaktan eğitime katılacak hükümlülerin suç grupları itibari ile bir arada bulundurulmasına hem yasal olarak hem de güvenlik nedeniyle imkân bulunmaması, fiziki alan yetersizliği nedeniyle uzaktan eğitim için ikinci bir sınıfın açılmasınlı da imkânının bulunmadığı, ikinci bir sınıfın açılması halinde ise diğer hükümlü-tutukluların kullandıkları sosyal - kültürel faaliyetler ile meslek kurslarına katilamayacakları ve böylelikle eğitim-iyileştirme faaliyetlerinde diğer hükümlü-fütukluların hak kaybına neden olacağı bu durumda hakkaniyete uygun olmayacağı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla; çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak suçundan hükümlü A.G'nin mesai günleri 08:30-12:00 saatleri arasında, terör suçlusu hükümlülerin ise, mesai günlerinde 13:30-16:30 saatleri arasında personel nezaretinde uzaktan eğitim sınıfına çıkarılmalarına, hükümlülerin 2012-2013 eğitim-öğretim yılı için bu şekilde uzaktan eğitimden faydalanmalarınai 11. Başvurucular, Kurulun anılan kararının önceki eğitim ve öğretim yıllarında belirlenenden daha az süre öngörmesi nedeniyle uzaktan eğitim sınıfına çıkarılma saatlerinin artırılması ve anılan kararını iptali için Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine başvurmuşlardır.
12. İnfaz Hâkimliği, 14/11/2012 tarih ve E.2012/496, K.2012/496 sayılı kararı ile "hükümlülerin görmekte oldukları ve okumakta oldukları eğitim kurumlarının durumu, cezaevinin imkânları ve hükümlülerin eğitim sınıfına çıkmadıkları saatlerde de okumakta oldukları okullardan temin ettikleri ders kitaplarından çalışmak suretiyle eğitimlerini sürdürmeleri imkân dâhilinde olduğuigerekçesiyle talebi reddetmiştir.
13. Anılan karara yapılan itiraz, Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 7/12/2012 tarih ve 2012/820 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir.
14. Karar, başvurulara 20/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucular 7/1/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.
B. İlgili Hukuk . Olusal Hukuk 15. 16/5/2001 tarih ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 4. maddesi şöyledir:
. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin şağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri 2. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahedeye tabi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.
Başvuru Numarası : 2013/583 99519 Karar Tarihi : 10/12/2014
3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen cezalarının kanun, tüzük veya yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu iddiasiyła yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.
4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek.
5. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.
Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır." 16. 4675 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (2) numaralı fıkrası şayledir:
"(2) Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında resen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savçısının da yazılı görüşünü alır. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K./5.md.) Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. (Ek cümle. 22/712010-6008 S.K./5.md.) Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekâletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir, (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K./5.md.) İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir."
17. 13/12/2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 67. maddesinin (3) ve (4) numaralı, fıkraları şöyledir:
"(3) Kapalı ve açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebilir. Eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabilir. Hükümlü, odasında bilgisayar bulunduramaz. Ancak, Adalet Bakanlığının uygun görmesi halinde eğitim ve kültürel amaçlı olarak bilgisayarın ceza infaz kurumuna alınmasına izin verilebilir.
(4) Bu haklar, tehlikeli halde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir. " 18.20/3/2006 tarih ve 2006/10218 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 90, maddesinin (3), (4) ve (5) numaralı fıkraları şöyledir:
"(3) Kapalı ve açık kurumlar ile çocuk eğitim evlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programlart çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebilir. Eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabilir. Hükümlü, odasında bilgisayar bulunduramaz. Ancak, Bakanlığın uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı olarak (4) Bu haklar, idare ve gözlem kurulu kararı ile tehlikeli hükümlü oldukları saptananlar (5) Işlediği suçun nitelik ve işleniş biçimi göz önüne alındığında, toplum için ciddi bir tehlike oluşturan, kurumdaki tutum ve davranışlarıyla, suç işlemek amacıyla kurulan silâhlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya Başvuru Numarası : 2013/583 Karar Tarihi : 10/12/2014 televizyon yayınlarımı izlemesine ve bilgisayar ile internetten yararlanmasına izin verilmez" 19. 2006/10218 sayılı Tüzük'ün 40. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi söyledir:
"(1) İdare ve gözlem kurulu aşağıda sayılan işleri yapmakla görevli ve yetkilidir,
c) Kurumlarda kalmakta olan hükümlüleri gruplandırmak,
20. 17/6/2005 tarihli Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri Yönetmeliği'nde ceza infaz kurumlarında tutulan hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılmalarma dair usul ve esaslar düzenlenmiştir.
21. Bakanlığın Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve Iyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümlere ilişkin 46/1 Sayılı Genelgesi'nde uzaktan eğitime katılacak öğrencilerin, personel nezaretinde internetten yararlandırilabileçekleri belirtilmiştir.
2. Uluslararası Belgeler 22. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin R (89) 12 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarındaki Eğitim" konulu tavsiye kararı ile çeza infaz kurumlarındaki eğitim hakkında üye devletlerce benimsenmesi önerilen temel ilkeler şunlardır: bedensel eğitim, spor, sosyal eğitim ve kütüphane tesislerini ihtiva edecek şekilde tasarlanmış bir eğitime sahip olması sağlanacaktır.
2. Hükümlü ve tutuklulara verilecek eğitimin, dış dünyada aynı yaş gruplarına sağlanan eğitimle aynı olması sağlanacak ve öğrenme fırsatlarının alanı olabildiğince geniş tutulacaktır.
3. Ceza infaz kurumlarında eğitim; kişinin sosyal, ekonomik ve kültürel şartlarını akılda tutarak onu bir bütün halinde geliştirmeyi hedefleyecektir.
4. Ceza infaz kurumları sisteminin yönetimine katılanların ve ceza infaz kurumlarını yönetenlerin hepsi eğitimi mümkün olabildiğince daha fazla destekleyecek ve kolaylaştıracakuır:
5. Hükümlü ve tutukluların, eğitimin bütün yönlerine aktif olarak katılmasını teşvik etmek için her türlü çaba gösterilecektir.
6. Ceza infaz kurumları eğitimcilerinin, uygun yetişkin eğitim metotlarını benimsemelerinin sağlanması için geliştirme programları temin edilecektir.
T. Özel zorlukları olan hükümlü ve tutuklulara ve özellikle okuma yazma problemi 8. Meslekî eğitim, bireyin daha geniş olarak geliştirilmesine olduğu kadar, iş 9. Hükümlü ve tutuklular haftada en az bir kez, iyi düzenlenmiş bir kütüphaneye 10. Hükümlü ve tutukluların beden eğitimi çalışmaları yapmaları ve spor faaliyetlerine Başvuru Numarası : 2013/583 Karar Tarihi : 10/12/2014 hükümlü ve tutukluların kendilerini ifade etmelerinde ve geliştirmelerinde özel bir potansiyele 12. Sosyal eğitim, topluma geri dönmesini kolaylaştırmak amacıyla, hükümlü ve ceza infaz kurumlarındaki günlük yaşamını idare etmesini sağlayacak uygulanabilir unsurları içine almalıdır.
13. Mümkün olan her durumda hükümlülerin ceza infaz kurumları dışında eğitime katılmasına izin verilmelidir.
14. Eğitimin ceza infaz kurumları içerisinde verilmesi gereken hallerde, kurum dışından da dete al min aza hyüc keremlar içerisin
15. Hükümlü ve tutukluların salıverilme sonrasında da eğitimlerine devam etmelerini sağlayacak tedbirler alınmalıdır.
16. Hükümli ve tutukluların uygun eğitim almalarını sağlayacak mali kaynak, alet, donanım ve öğretim personeli hazır bulundurulmalıdır."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE 23. Mahkemenin 10/12/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 7/1/2013 tarih ve 2013/583 numaralı bireysel başvurusu inçelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları 24. Başvurucular, hükümlü olarak bulundukları Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda uzaktan eğitim kapsamında bilgisayar üzerinden lisans eğitimine katıldıklarını, bu sebeple bilgisayar odasının kullandırılmasının eğitim faaliyeti için gerekli olduğunu, ancak idare ve gözlem kutulunun aldığı kararla bu sınıftan yararlanmalarının haftada onbeş saate indiğini, bu sürenfn eğitim ve öğretim faaliyetleri için yeterli olmadığını, ayrıca sınıta giderken ceza infaz kurumu idaresinin arama yaparak bu faaliyete fiili olarak ve yıldırmak suretiyle engel olmaya, çalıştığını, bilgisayarlardaki internete erişimin sınırlı olmasının da proje ve ödevlerin yapılmasına imkân vermediğini, buna ilişkin şikâyetlerin infaz hâkimliği tarafından duruşma ve keşif yapılmaksızın, tanık ve sorumlular dinlenmeden reddedildiğini belirterek Anayasa'nın 10., 17., 35., 36., 40. ve 42. maddelerinde tanımlanan eşitlik ilkesi, kötü muamele yasağı, mülkiyet, adil yargılanma, etkili başvuru ve eğitim ve öğrenim haklarının ihlal, edildiğini ileri sürmüşler, kısıtlamanın kaldırılması ve tazminat talebinde bulunmuşlardır
B. Değerlendirme 25. Başvuru formu ve ekleri incelendiğinde, başvurucular, haklarının keyfi sınırlandırılmasına imkân veren mevzuatın değiştirilmesine ilişkin taleplerinin doğrudan Anayasa Mahkemesinin önüne getirilememesinin etkili başvuru hakkını, siyasi ve etnik kimlikleri nedeniyle eğitim araçlarının kullandırılmasının sınırlandırılması ve eğitime giderken arama gibi sıkı güvenlik önlemlerinin uygulanmasının kötü muamele yasağı, suç ve cezaların kanuniliği ve eşitlik hakkına aykırı olduğunu ve kendilerine ait bilgisayar gibi eğitim araçlarının belirli saatlerde kullanılmasına izin verilmemesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucuların değişik haklar temelinde ileri sürdüğü iddiaların özü, eğitim haklarının değişik gerekçelerle ve uygulamalarla sınırlandırılması ile bu konudaki şikâyetlerinin infaz hâkimliği
başvurucuların iddiaları adil yargılanma ve eğitim öğrenim hakları çerçevesinde incelenmişti
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
Eereken sürenin ceza infaz kurumu idaresince makul olmayan ve kabul edilemeyecek gerekçelerle sınırlandırılması üzerine Kırıkkale İnfaz Hâkimliği nezdinde yaptıkları şikâyetin duruşma ve keşif yapılmaksızın sorumlu görevliler dinlenmeden ve başvurucuların katılımı sağlanmadan, açık ve adil bir yargılama yapılmaksızın reddedilmesinin adil yargılanma
27. Bakanlık görüş yazısında, iddiaların bir disiplin çezasına yönelik olarak infaz hâkimliğine yapılan bir şikâyete ilişkin olmadığını, infaz hakimliğinin ilgili kanun uyarınca dosya üzerinden inceleme yapabileceğini ve bu hususun Avrupa insan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin ihlali olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir.
28. Başvurucular Mehmet Reşit Arslan, Muharrem Genç ve Şehmus Özsubaşı Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında özetle, infaz hakimliğinin duruşmasız yargılama yapmasının adil yargılanma hakkına uygun olarak değerlendirilemeyeceğini, duruşma yapmamanın istisna olması gerektiğini, ançak tam tersi bir durumun olduğunu, dosya üzerinden inceleme yapmanın idare lehine karar vermek olduğunu ileri sürmüşlerdir. Başvurucu Sinan Akbayır, Bakanlık görüşüne karşı beyan sunmamıştır.
"Herkes, Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başyurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının
30. 30/11/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun un, "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (1)
"Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir."
31. Anılan Anayasa ve Kanun hükmüne göre, Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için, kamu gücü tarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa'da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme ve Türkiye'nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle, Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (B.No: 2012/1049, 32. Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."
6995 "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı Başvuru Numarası : 2013/583 Karar Tarihi : 10/2/2014
"Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun görülmesini istemek hakkına sahiptir. ...
34. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Anayasa'da adil yargılanma hakkının kapsamı düzenlenmediğinden bu hakkın kapsam ve içeriğinin, Sözleşme'nin Adil yargılanma hakkı" kenar başlıklı 6. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekir (B.No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).
35. Sözleşme'nin
yargılanmaya ilişkin hak ve ilkelerin "medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların" ve bir "suç isnadının" esasının karara bağlanması esnasında geçerli olduğu belirtilerek hakkın kapsamı bu konularla sınırlandırılmıştır. Bu ifadeden, hak arama hürriyetinin ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilmek için, başvurucunun ya medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili bir uyuşmazlığın tarafı olması ya da başvurucuya yönelik bir suç isnadı hakkında karar verilmiş olması gerektiği anlaşılmaktadır (B.No: 2012/917, 16/4/2013, 36. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına göre Sözleşme, bir kişinin sahip olduğunu ileri sürebileceği tüm hak ave yükümlülükler bakımından adil yargılanma hakkını güvenceye almamaktadır. Sözleşmenin 6. maddesi bir kimsenin medeni hak ve yükümlülükleri"'nin karara bağlanmasıyla ilgili bir yargılama usulünde uygulanır. Sözleşmenin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının "medeni" meselelerde uygulanabilirliği için ilk olarak bir uyuşmazlığın bulunması gerekir. İkinci olarak uyuşmazlık, en azından savunulabilir bir şekilde iç hukukta tanınmış olduğu söylenebilecek "haklar ve yükümlülükler" ile ilgili olmalıdır. Üçüncü olarak uyuşmazlık konusu yükümlülükler", Sözleşme deki anlamıyla "medeni" olmalıdır. Son olarak adil yargılanma hakkının kapsamına alınmast istenen usulün, medeni hak ve yükümlülüğe ilişkin bir uyuşmazlığı karara bağlaması gerekir (B.No: 2013/3912, 6/2/2014, § 21).
37. Somut olayda infaz hâkimliğinin hükümlü ve tutuklular (mahkûmlar) hakkındaki disiplin kararları dışında olan ve ceza infaz kurumunun idari işlerine ilişkin yapılan şikâyetlerin "medeni hak ve yükümlülükler" kapsamında kalıp kalmayacağının ve infaz hâkimliğinin, yargı yeri olarak kabul edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
38. AHM'in, Sözleşme'nin 6. maddesine dair benimsediği dinamik yorum anlayışı Mahkeme'nin medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili soyut bir tanımlama yapmaktan kaçınmasına neden olmaktadır. Medeni hak ve yükümlülük kavramı, ilke olarak, özel hukuk davalarıy Sözleşme'nin 6. maddesinin koruması altına almaktadır. Fakat AİHM, geliştirdiği içtihatla, özel kişiler arasındaki uyuşmazlıklar yanında, kamu hukuku özellikleri ağır basan, devlet ile birey arasındaki uyuşmazlıkları da medeni hak ve yükümlülük kavramına dâhil etmekte ve 6. maddenin kapsamına girdiğini ortaya koymaktadır. AİHM'in bu yaklaşımı,
• Avrupa devletlerinin, devletlerin kamu gücüne dayanan bir imtiyazı kullandığı alanlarda da pabukuk yolları sağlama eğilimi ile uyumludur (B.No: 2013/3912, 6/2/2014, § 23). Başvuru Numarası : 2013/583 Karar Tarihi : 10/12/2014
AİHM'in geliştirdiği içtihatlar ile "medeni hak ve yükümlülükler" deyiminin kapsamu! genişletmesinin en önemli sonucu adil yargılanma hakkının norm alanının gehüşlemesi olmuştur. Adıl yargılanma hakkının norm alanının genişlemesinin bir sonucu olarak, bireyler sahip olduklarını iddia ettikleri tüm yasal hak ve yükümlülükleri talep edebilir; aynı zamanda devletin bu hak ve yükümlülüklere yaptığı her türlü müdahaleye yargı önünde itiraz edebilirler (B.No: 2013/3912, 6/2/2014, § 24). hangi hukuk alanına girdiğine ve devletin müdahale edip etmediğine bakmaksızın, bir kişinin sahip olduğu, savunulabilecek hak ve yükümlülükleri kapsayacak şekilde genişletme eğilimindedir (B.No: 2013/3912, 6/2/2014, § 26).
41. Mahkûmların cezaevinde tutulmaları sürecinde cezaevi idaresinin işlemleri nedeniyle karşılaşabilecekleri ve 4675 sayılı Kanun'un 4, maddesinde infaz hâkimliğinin görevleri arasında sayılan durumların, mahkûmların çezayinin getirdiği doğal kısıtlamalar temelinde korunan hakları için güvence oluşturması için kabul edildiği söylenebilir. Bu haklar somut olarak sayılmamış ise de her mahkumun cezaevinde bulunmanın getirdiği kısıtlamalar çerçevesinde tüm temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu açıktır (§ 63). Dolayısıyla infaz hâkimliğinin görevleri arasında sayılan durumlar "medeni hak ve yükümlülükler" kapsamında kabul edilmelidir.
42. İnfaz hâkimliğinin yargı yeri olup olmadığı konusunda, AİHM'in, Sözleşme'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı bağlamında mahkemeyi, ulusal kanunlarda mahkeme olarak nitelendirilmiş olup olmadığına bakmaksızın, belli bir usul izleyerek ve hukuk kurallarına dayanarak, gerektiğinde devlet zoruyla yerine getirilmesi mümkün olan karar verme yetkilerini elinde tutan organ olarak nitelendirmesi esas alınmalıdır (B.No. 2013/3912, 6/2/2014, § 35; ayrıca bkz. Sramek/Avusturya, B. No: 8790/79, 22/10/1984, § 36). İlgili karar organının mahkeme olarak nitelendirilebilmesi için ayrıca dava konusu olayı hem maddi hem de hukuki açıdan friçeleme yetkisine sahip olması (bkz. Belilos/Isviçre, B.No: 10328/83, 28/4/1988, § 70) ve dava konusunu bağlayıcı bir şekilde sonuçlandırma yetkisinin bulunması gereklidir (bkz. Findlay/Ingiltere, B.No: 22107/93, 25/2/1997, § 77).
43. Bu tanıma göre yargısal faaliyetin en önemli unsuru, bir hukuki uyuşmazlığın tüm yönleriyle esastan çözümlenerek karara bağlanması ve bu kararın kesin hüküm niteliği taşımasıdır. Kesin hüküm, davanın tarafları arasındaki hukuki ilişkinin, bütün bir gelecek için kesin olarak tespiti, veya düzenlenmesi ve aynı davanın hükmün kesinleşmesinden sonra yeniden açılamamasıdır (B.No. 2013/3912, 6/2/2014, § 36). Dolayısıyla infaz hâkimliği, mahkûmlar ve cezaevi idaresi arasında meydana gelebilecek uyuşmazlıkları çözüme kavuşturan ye kendi yargılama usulü çerçevesinde kesin karara ulaştıran bir yargı merciidir.
44. Yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde başvurucuların, uzaktan eğitim için bilgisayar odasında geçirmeleri gereken sürenin kısıtlanmasına ilişkin olarak infaz hakimliğine yaptıkları şikayetin duruşma yapılmaksızın, beyanları alınmadan, keşıt yapılmadan ve sorumluları dinlenmeden dosya üzerinden karara bağlanmasına ilişkin iddialarının adil yargılanma hakkı çerçevesinde incelenmesi gerekir. i. Duruşmalı Yargılama Yapılmadığına Dair İddialar
Başvuru Numarası : 2013/583 9519 Karar Tarihi : 10/12/2014
45.6216 sayıı Kanun'un 'Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik sarıla incelenmesi' kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"Mahkeme, açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar 46. Anılan kanuni düzenlemeden de anlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi, açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemez olduğuna karar verebilir. Başyurucunun ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret olan ya da temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açıks olan başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (B.No: 2012/665, 13/6/2013, § 20) kapalı yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir."
48. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri de Anayasa'nın 141. maddesinde düzenlenen yargılamanın açık ve duruşmalı yapılması ilkesidir. Yargılamanın açıklığı ilkesinin amacı adli mekanizmanın işleyişini kamu denetimine açarak yargılama faaliyetinin saydamlığını güvence altına almak ve yargılamada keyfiliği önlemektir. Bu yönüyle ilke hukuk devletinin en önemli gerçekleştirme araçlarından birini oluşturur. Ancak bu her türlü yargılamanın mutlaka duruşmalı yapılması zorunluluğu anlamına gelmez. Adil yargılama ilkelerine uyulmak şartıyla usul ekonomisi ve iş yükünün azaltılması gibi amaçlarla bazı yargılamaların duruşmadan istisna tutulması ve duruşma yapılmaksızın karara bağlanması anayasal hakların ihlalini oluşturmaz (B.No: 2013/664, 17/9/2013, $ 107).
49. Duruşmalı yargılama ilkesi, adil yargılanma hakkının gereklerinin bir bütün olarak uygulanmasını gerektiren •
Findlay/Birleşik Krallık, B.Nos 22107/93, 25/2/1997, § 79) ve kişinin, duruşmada, kendi savunmasını yaparken lehe delilleri ortaya koyması, aleyhe delilleri dinlemesi ve tanıkların sorgu ve çapraz sorgusuna katılması gibi haklarının bulunduğu durumlarda bilhassa önemlidir (bkz. Jussilia/Finlandiya, B No: 73053/01, 23/11/2006, § 40).
50. Diğer taraftan duruşmalı yargılama ilkesi her yargılama için mutlak bir yükümlülük değildir. Bu durum, kişinin kendi özgür iradesi ile açık veya zımni olarak duruşmadan feragat edebilmesinin adil yargılanma hakkı açısından mümkün olmasının bir sonucudur (bkz. Hakansson ve Sturesson/Isveç, 11855/85, 21/2/1990, § 66). Dolayısıyla mahkemelerde duruşmalı yargılama gerektirmeyen usul hükümlerinin uygulanabilmesi de mümkündür. Özellikle ceza yargılaması dışındaki yargılamalarda, yargılamaya konu olguların güvenilir veya duruşma gerektirecek bir itiraza konu olmaması durumunda ve mahkemelerin, tarafların sunduğu belgeler ve diğer yazılı materyallerle adil ve makul karar verebileceği durumlarda duruşmalı yargılama yapılması gerekmeyebilir (Benzer kararlar için bkz. Jussilia/Finlandiya, § Döry/Isveç, B.No. 28394/95, 12/11/2002, § 37;
Pursiheimo/Finlandiya, B.No: 57795/00, 25/11/2003). Bununla birlikte yargılamaya taraf olan kişilerin hakkaniyetli yargılama temelinde beyanlarını sözlü vermesinin gerektiği durumlarda duruşma yapılmaması yargılamanın bir bütün olarak adil olmasını engelleyebilir (bkz. Göç/Türkiye, B.No: 36590/97, 11/7/2002, § 51).
Başvuru Numarası : 2013/583 9510 Karar Tarihi : 10/12/2014
S1. Somut olayda başvurucuların, uzaktan eğitim sınıtının saatlerinin kısıtlanmasına ilişkin şikâyetleri, infaz hakimliği tarafından 4675 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (2) numaral tıkrası uyarınca dosya üzerinden inceleme yapılarak karara bağlanmıştır. "Klasik anlamda" bir mahkeme niteliğinde olmayan infaz hâkimliği, "medeni hak ve yükümlülükler" kapsamında bir yargılama yapmaktadır. Bu nedenle ceza yargılamasındaki suğ isnadı çerçevesinde Sözleşme'nin 6. maddesinin (3) numaralı fıkrasında düzenlenen güvencelerin infaz hâkimliği yargılamasında sağlanması gerekmez.
52. İnfaz hâkimlilerinin görevi 4675 sayılı Kanun'un 4, maddesi gereğince mahkûmların, cezaevinin idari uygulamalarına karşı şikâyetlerini değerlendirmektir. Bu şikâyetler cezaevi idaresinin mahkumlar hakkında aldığı idari karar ve işlemlere yöneliktir. Dolayısıyla infaz hâkimliğinin duruşmasız karar vermesi adil yargılanma ilkesine bir müdahale olarak değerlendirilmemelidir. Somut olayda başvurucuların, uzaktan eğitim sınıfı kullanımının kısıtlanmasına ilişkin iddiaların duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden tarafların sunduğu belgeler ve diğer materyaller çerçevesinde değerlendirilmiş olmasının, infaz hâkimliğinin yaptığı yargılamayı bir bütün halinde adil olmaktan çıkardığına dair somut herhangi bir bilgi ve belge sunamadıkları anlaşılmaktadır.
53. Açıklanan nedenlerle, başvurunun olduğundan "açıkça dayanaktan yoksun olması" nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. ii. Başvurucuların Adil Yargılanma Hakkına İlişkin Diğer İddiaları 54. Başvurucular infaz hâkimliğinin keşif yapmadan karar vermesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir.
55. Adil yargılanma hakkı bireylere dava sonucunda verilen kararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme imkânı verir. Bu nedenle, bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun, yargılama sürecinde haklarına sayğı gösterilmediği, bu çerçevede yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını sunamadığı ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla iłgili iddialarının, derece mahkemesi tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğua gibi, mahkeme kararının oluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfiliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olması gerekir (B: No: 2013/2767, 2/10/2013, § 22).
56. Başvurucuların keşif yapılmamasına ilişkin iddialarının, esas itibarıyla infaz hâkimliği ve itiraz mercii tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet olmadığına ilişkin olduğu, yürütülen yargılama sırasında başvurucuların, karşı taratın sunduğu deliler ve görüşlerle ilgili bilgi sahibi olma ve bunlara karşı etkili bir şekilde itiraz etme ve kendi delillerini ve iddialarını sunma konularında bir sorunla karşılaştığına dair bir bulguya rastlanılmadığı gibi yapılan yargılama ve kurulan hükümde bariz takdir hatası veya açık keyfilik de tespit edilmemiştir
57. Açıklanan nedenlerle, başvurunun bu kısmının bir ihlalin olmadığı açık "olduğundan "açıkça dayanaktan yoksun olması" nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
-09951 b. Eğitim Öğrenim Hakkının İhlali İddiaları
59. Başvurucuların Anayasa'nın 42. maddesinde düzenlenen eğitim ye öğrenim hakkının ihlal edildiğine ilişkin başvurusunun, açıkça dayanaktan yoksun olmadığından ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de görülmediğinden
2. Esas Yönünden 60. Anayasa'nın "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı 42, maddesinin ilgili "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı
61. Sözleşme'ye ek Türkiye'nin taraf olduğu 1 Noşfü Protokolün "Eğitim hakkı"
62. Başvurucular, hükümlü olarak bulundukları Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda uzaktan eğitim kapsamında bilgisayar üzerinden lisans eğitimine katıldıklarını, bu sebeple uzaktan eğitim sımıfının kullandırılmasının eğitim faaliyeti için önemli olduğunu, ancak idare ve gözlem kurulunun aldığı kararla bu sınıftan yararlanmalarının haftada onbeş saate indirildiğini, bu sürenin eğitim ve öğretim faaliyetleri için yeterli olmadığını, ayrıca sınıfa girerken ceza infaz kurumu idaresinin arama yaparak bu faaliyete de fiili olarak yıldırmak suretiyle engel olmaya çalıştığını, bilgisayarlardaki internete erişimin sınırlı olmasının da proje ve ödevlerin yapılmasına imkân vermediğini belirterek
63. Bakanlık, görüş yazışında, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına atıfta bulunarak eğitim hakkının demokratik bir toplumda temel bir yer işgal ettiğini, önemine rağmen bu hakkın mutlak olmadığını, doğası gereği Devlet tarafından düzenleme yapılmasını gerektırdiğıriden zımnen kabul edilen bazı kısıtlamalar olabileceğini, somut olayda cezaevi idaresinin yeni bir uzaktan eğitim sınıfı açma imkânı olmadığının belirtildiğini, farklı suçlardan hükümlü olanların aynı sınıfta olmasının güvenlik riski oluşturacağı gözetilerek ders saatlerinde düzenleme yapıldığını ve hükümlülere diğer ders materyalleri ile derslerine çalışma imkânlarının verildiği hususlarının gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir.
64. Başvurucular Mehmet Reşit Arslan, Muharrem Genç ve Şehmus Özsubaşı'nın Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında genel olarak başvuru formunda ileri sürdükleri iddialarını tekrar ederek cezaevi tarafından yapılan kısıtlamanın, yüksek öğrenimi asgari düzeyde devam ettirme imkânını ortadan kaldırdığını, uzaktan eğitime ilişkin tüm materyallere niteliği itibarıyla bilgisayar üzerinden ulaşılabildiğini, derslere bilgisayar üzerinden katılma zorunluluğunu saat kısıtlaması yüzünden yerine getiremediklerini, internet sınırlaması yüzünden de derslere yönelik araştırmaları yapamadıklarını ileri sürmüşlerdir. kararına bağlı olarak tutma" şeklinde değerlendirilebilecek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında (bkz. B.No: 2014/1711, 23/7/2014, §§ 29-33) Anayasa'nın ve Sözleşme'nin ortak
-6995: 65. Mahkûmlar, Anayasa'nın 19. maddesi kapsamında hukuka uygun "bir mahkumiyet Başvuru Numarası : 2013/583 Karar Tarihi : 10/12/2014 yönde bir karar için bkz. Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B.No. 74025/01, 6/10/2005, §-69) Bununla birlikte cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi cezaevinde güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda bu haklar sınırlanabilir. Ancak bu durumda dahi mahkûmların haklarına yönelik yapılacak sınırlandırmalar temel hak ver hürriyetlerin sınırlandırılmasına ılışkın olarak Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen kanunla, meşru bir amaçla ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak ölçülü olma şartlarını taşımalıdır (Aynı yönde bir karar için bkz. Silver ve Diğerleri/Birleşik Krallık, B.No. 5947/72, 6205/73, 7052/75, 7061/75, 7107/75, 7113/75, 7136/75, 25/3/1983, §§ 99-105).
66. Eğitim, sınırlı kaynaklar da gözetildiğinde karmaşık ve masraflı bir faaliyettir. Devlet, eğitime erişimi nasıl düzenleyeceğine karar vermek için eğitim ihtiyaçları ile bunları karşılayacak sınırlı imkânlar arasında denge kurmak zorundadır. Ancak, diğer kamu hizmetlerinden farklı olarak eğitim, Anayasa ve Sözleşme uyarınca doğrudan güvence altına alınmış bir haktır. Ayrıca, eğitim çok özel bir kamu hizmeti olarak sadece doğrudan faydaları olan bir hizmet değil geniş sosyal fonksiyonları da folan bir hizmettir. Demokratik bir toplumda insan haklarının sağlamlaşması ve devamı için eğitim hakkının vazgeçilmez ve temel bir katkısı olduğu da aşikârdır (bkz. Velyo Velev/Bulgaristan, B.No:16032/07, 27/5/2014, § 32).
67. Öte yandan eğitimin toplum için taşıdığı öneme karşın, eğitim hakkı mutlak ve sınırsız bir hak değildir. Eğitimin niteliği gereği devlet tarafından düzenleme yapılmasını gerektirdiğinden bazı kısıtlamalara tabi tutulması da doğaldır. Şüphesiz eğitim kurumlarını düzenleyen kurallar, toplumun ihtiyaç ve kaynakları ile eğitimin farklı düzeylerine has özelliklere göre, zaman ve mekân içinde değişiklik gösterebilir. Bu nedenle, devletler bu konuda yapacakları düzenleme ve uyğulamalarda belli bir takdir alanına sahiptirler. Devletin bu takdir alanı, eğitim kurumunun seviyesi yükseldikçe artmakta, buna karşılık bu eğitimin birey ve toplum bakımından önçmine bağlı olarak azalmaktadır (B.No: 2012/782, 26/6/2014, § 37; Ponomaryovi/Bulgaristan, 5335/05, 21/6/2011, § 50).
68. Anayasa nın 42, maddesinde yer alan eğitim ve öğrenim hakkı, kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını engellememe negatif ödevini yüklemekle birlikte Anayasa'da öngörülen ilköğretim dışında devletin tüm bireylere eğitim ve öğrenim sağlaması şeklinde pozitif bir ödev de yüklememektedir (B.No: 2012/782, 26/6/2014, § 32). Bununla birlikte kamu otoriteleri, katılma imkânı sağlanan eğitim ve öğretime herkesin etkin bir şekilde katılabilmesini sağlamakla yükümlüdür. Başka bir ifade ile eğitim ve öğrenim hakkı belli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına erişimin sağlanmasını güvence altına almaktadır (bkz. Belçika Eğitim Dili Davası, B.No: 1474/62, 1677/62, 1691/62, 1769/63, 1994/63, 2126/4, 23/7/1968; Ponomaryovi/Bulgaristan, B.No: 5335/05, 21/6/2011; Catan ve diğerleri/Moldovya Cumhuriyeti ve Rusya, B.No: 43370/04, 19/10/2012; Kjeldsen, Busk Madsen ve Pedersen/Danimarka, 5926/72, 7/12/1976, § 53). Böylelikle eğitim hakkı, kamu ve özel eğitim kurumlarını kapsadığı gibi eğitimin ilk, orta ve yüksek öğrenim seviyelerini de kapsar (B.No: 2012/782, 26/6/2014, § 35; benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Kjeldsen, Busk Madsen ve Pedersen/Danimarka, 7/12/1976, § 50; Leyla Şahin/Türkiye, 44714/98, 10/11/2005, §§ 134-136).
69. Anayasa'nın 42. maddesinde ve Sözleşme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün 2 maddesinde eğitim hakkının sınırlandırılmasına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bununla birlikte Anayasa'nın 42. maddesinde öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir" ifadesi ile eğitimin karmaşık ve masraflı yapısı gözetilerek devlete bir takdir alanı Başvuru Numarası : 20137583 Karar Tarihi : 10/12/2014 kaynakları ile eğitimin farklı düzeylerine özgü nitelikleri açısından zaman ve mekâna göre değişebilmesinden kaynaklanmaktadır. Yine de takdir alanı içinde yapılacak düzenlemelerdeki kısıtlamaların kabul edilebilir olup olmadığı değerlendirilirken kısıtlamaların kişiler açısından öngörülebilir olup olmadığına, meşru amaçy izlenmediğine ve başvurulan araç ile ulaşılmak istenen amaç arasında makuf bir orantılılık ilişkisi bulunup bulunmadığına bakılmalıdır (bkz. Leyla Şahin/Türkiye, § 154). Dolayısıyla eğitim hakkının özüne dokunan ve etkinliğini ortadan kaldıran kısıtlamalardan korunmak için bu kısıtlamaların öngörülebilir olması ve meşru amaç çerçevesinde ölçülü olarak yapılması gereklidir.
70. Anayasa'nın 42. maddesinde eğitim hakkının sınırlandırılmasında Anayasa ve Sözleşme'nin ortak alanında kalan diğer haklardan farklı olarak belirli ve sınırlı meşru amaçlar düzenlenmemiştir (Benzer bir karar için bkz. Velyo Kelet/Bulgaristan, § 32). Bu durumun, devletin takdir alanının sınırsız olduğu sonucunu doğurduğu söylenemez. Zira Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca temel hak olan eğitim hakkının kısıtlanmasında yukarıdaki paragrafta da belirtildiği gibi kanunilik, meşru amaç, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gerekleri ve ölçülülük ilkesi aranacaktır
71. Eğitim hakkı, devleti belli eğitim kurumlarını kurma ve destekleme yükümlülüğü altına sokmamaktadır. Bununla birlikte, kurulan ve desteklenen bir eğitim kurumuna etkili bir şekilde erişimi sağlamak devlet için bir yükümlülüktür (bkz. Poriomaryövl/Bulgaristan, § 49). Bu kapsamda Anayasa'nın 42. maddesi ve Sözleşme'nin eki 1 No.lu Protokol'ün 2. maddesinin ceza infaz kurumlarında mahkumlara eğitim ve öğrenim faaliyeti imkânları sağlanması için bir düzenleme yapılmasını güvence altına aldığı söylenemez (Aynı yönde kararlar için bkz. Durmaz, Işık, Unutmaz ve Seza/Türkiye [kabul edilebilirlik kararı (k.k.)], B. No: 46506/99 46569/99 46570/99, 4/9/2001; Epistatu/Romanya, B. No: 29343/10, 24/9/2013, § 62 ve 63). Ancak ceza infaz kurumlarında mahkumların eğitimi için bir kurum açılmışsa mahkûmiyetin doğal sonuçları çerçevesinde mahkûmların eğitim faaliyetine erişiminin sağlanması gerekmektedir.
72. Anayasa'nın 42, maddesi devlete ceza infaz kurumlarında mahkûmlara eğitim öğrenim imkânı sağiarimasuyönünde pozitif bir yükümlülük yüklememiştir. Bununla birlikte 5275 sayılı Kanun'da, İnfaz Tüzüğü'nde ve Adalet Bakanlığı Genelgelerinde mahkûmlar için eğitsel, kültürel ve sosyal faaliyetlerin önemi vurgulanarak bu tür faaliyetlerin mahkumların topluma kazandırılmaşındaki önemi ortaya konulmuş (§§ 15-21) ve yasal olarak devlet, mahkumlara ceza infaz kurumunun imkânları çerçevesinde eğitim ve öğrenim sağlama yükümlülüğü aluna girmiştir. Uluslararası belgelerde de aynı husus dile getirilmiş, tutuklu ve mahkûmların eğitim faaliyetlerine katılmalarının sağlanması gerektiği vurgulanmıştır (bkz. § 22). Dolayısıyla Ahayasa ve Sözleşme'de olmayan bir yükümlülük ceza infaz kurumunun imkânları da gözetilerek yasalarla ortaya konulmuştur. Bu çerçevede ceza infaz kurumunda sağlanan bir eğitim faaliyetine erişimin engellenmemesi ceza infaz kurumu için bir zorunluluktur.
73. Yasalar uyarınca mahkumlara tanınan eğitim hakkının sınırlandırılması hususunda Anayasa ve Sözleşme'de bir yükümlülük yüklenmediği gerekçesi ile sınırsız bir takdir alanı olduğu söylenemez. Bu durumda dahi Anayasa'nın 13. maddesindeki düzenleme esas
• ahnınalıdır. Anayasa'nın 13. maddesindeki sınırlamanın sınırı belirlenirken mahkûmlar naçısından cezaevinde bulunmanın doğal ve kaçınılmaz sonuçları göz önünde tutulmalıdır. Zira mahkûmların temel hak ve hürriyetlere genel olarak sahip olmaları, bu hakların mahkumlar için ceza infaz kurumu dışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamında Başvuru Numarası : 2013/583 9519 Karar Tarihi : 10/12/2014 değerlendirilmemelidir. Ceza infaz kurumlarının işlevi ve amacı kapsamında mahkumların hakları ceza infaz kurumuna girmekle zaten sınırlanmıştır. Eğitim hakkı için de aynı değerlendirme mümkündür. Eğitim hakkı çerçevesinde eğitim ve öğrenim faaliyetlerine katılımın ceza infaz kurumunun imkânları çerçeveşinde tanınması halinde bü katilimin cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonuçları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir Ancak her halükarda böyle bir imkânın tanınmasından sonra sınırlanması durumunda da öngörülebilirlik, meşru amaç, demokratik toplumun gerekleri ve ölçülüfük ilkeleri gözetilmelidir. b. Genel Ilkelerin Uygulanması 74. Mevcut yasal düzenlemeler (§§ 15-21) ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin tavsiye kararları (§ 22) kapsamında ceza infaz kurumlarında mahkumlara yönelik eğitim ve ogrenım olanaklarının sağlanması gerekli olmasına rağmen Anayasa'nın 42. maddesinde düzenlenen egıtım hakkı Devlete böyle bir yükümlülük yüklememektedir (Bkz. Benzer yöndeki karar için Napoli/italya, B.No: 26161/95, 18/511998; Epistatu/Romanya, B.No: 29343/10, 23/9/2013, § 63). Ancak böyle bir yükümlülüğün olmamasına rağmen Devlet tarafından eğitim imkânlarının sağlanması durumunda eğitim hakkının kısıtlanmasında
75. Başvuru konusu olayda, başvurucular uzaktan eğitim ile yüksek öğrenimlerine başlamışlar ve cezaevi idaresi de Bakanlığın genelgesi uyarınca başvurucuların eğitim faaliyetlerine katılabilmeleri için uygun bir bilğisayar odası temin etmiştir. 2011/2012 eğitim-öğretim döneminde başvurucular kendilerine tanınan imkânlar çerçevesinde eğitim faaliyetlerine devam etmişlerdir. Ancak 2012/2013 eğitim-öğretim yılında çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak suçundan hükümlü bir kişinin de uzaktan eğitime başlaması nedeniyle güvenliğin sağlanması amacıyla bilgisayar odasının kullanımında yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmuştur. Bunun üzerine cezaevi idare ve gözlem kurulu, 5275 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanarak bilgisayar odasını kullanma saatlerini başvurucular açısından kısıtlamıştır. Diğer taraftan başyuruçular, bilgisayar odasının kullanılmasının da tek başına yeterli olmadığını ve odalarına bilgisayarlarını taşıyarak kullanmalarının engellendiğini, bilgisayar odasına gidiş ye gelişlerde uygulanan sıkı güvenlik tedbirlerinin eğitimden yıldırmak için yapıldığını belirtmişlerdir. Ayrıca bilgişayarların internet bağlantısının sınırlandırılmasının ödev veya hazırlık çalışması yapma imkânını ortadan kaldırdığı ileri sürülmüştür.
76. Yüksek güvenlikli bir cezaevinde eğitim sınıflarına giderken ve gelirken arama yapılması cezaeyinde güvenliğin ve disiplinin sağlanması için makul kabul edilmelidir. Bu tür güvenlik tedbirlerinin uygulanması başlı başına eğitim hakkının engellenmesi olarak değerlendirilemez, Diğer taraftan, yüksek güvenlikli bir cezaevinde başvurucuların bilgisayarlarını dalarına sokmasına izin verilmemesi ve internet imkânının kısıtlanması da Anayasa'nın 42. maddesinde koruma altına alınan eğitim hakkından yoksun bırakılma olarak kabul edilmemelidir (Benzer kararlar için bkz. Georgiou/Yunanistan, B.No: 45138/98, 13/1/2000; Durmaz ve diğerleri/Türkiye, B.No: 46506/99, 46569/99, 46570/99 ve 46939/99, 4/9/2001, Arslan/Türkiye, B.No: 31320/02, 1/6/2006; Mehmet Veysi Özel/Türkiye, B.No: 4243/09, 22/10/2013).
77. Cezaevi idaresinin, başvuruculara tanınan eğitim hakkına müdahale edip etmediğinin ortaya konulması gereklidir. Cezaevi idare ve gözlem kurulu 2011/2012 eğitim-öğretim yılında başvuruculara bilgisayar odasını 21 saat kullanma imkânı tanımıştır. 2012- 2013 eğitim-öğretim yılında ise çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmaktan hükümlü başka bir Başvuru Numarası : 2013/583 9519 Karar Tarihi : 10/12/2014 mahkûmun da uzaktan eğitime başlaması üzerine güvenlik sebebiyle terör suçluları açışimdane bilgisayar kullanım saatleri kısıtlanarak haftada 15 saate indirilmiştir. Başvuruçuların bilgisayar odasını kullanmaları tamamen ortadan kaldırılmamış, ancak mevcut bilgisayar odasından başka bilgisayar kullanma imkânı olmadığından kullanım saati azaltılmıştır. Dolayısıyla başvurucuların, bilgisayar odasını kullanma süresi kısıtlanarak eğitim hakkına müdahale edilmiştir.
78. Eğitim hakkına ilişkin her türlü kısıtlamaların öngörülebilir olmasıye meşru amaç çerçevesinde orantılı olarak yapılması gerekir. Anayasa'nın 42. maddesi çezaevlerinde eğitim olanaklarının sunulmasına dair pozitif bir yükümlülük öngörmemiştir. Buna rağmen cezaevi tarafından eğitim imkânlarının sağlanması durumunda, eğitim hakkının keyfi ve makul olmayan bir şekilde sınırlandırılmasının da kabul edildiği söylenemez
79. 5275 sayılı Kanun ve İnfaz Tüzüğü uyarınca (§§ J7-18) tehlikeli veya örgüt suçundan ceza almış mahkûmlar için eğitim ve öğrenime faaliyetlerine katılımın sınırlandırılabileceği kabul edilmiştir. Dolayısıyla cezaevi idare je gözlem kurulunun uzaktan eğitim sınıfının kullanım saatlerini kısıtlaması öngörülebilir bir durumdur. Ayrıca Anayasa'nın 42. maddesinde düzenlenen eğitim hakkı ve yasal düzenlemeler her mahkûmun eğitim faaliyetlerinin tamamına katılmasının sağlanmasını güvence altına almamıştır. Cezaevinde bulunmanın getirdiği doğal sonuçlar çerçevesinde ve imkânlar kapsamında eğitim faaliyetlerinin düzenlenmesi öngörülmüştür. Bu nedenle başvurucuların, yüksek güvenlikli bir cezaevinde kendilerine tanınan eğitim imkânlarının kısıtlanabileceğini öngörmeleri beklenmelidir. Her eğitim-öğretim yılında idare ve gözlem kurulunun yasal olarak kendisine verilen yetki uyarınca (§18) uzaktan eğitim faaliyetinin katılım planlamasını yapması da
80. Eğitim hakkının kısıtlanmasında Anayasa ve Sözleşme'de sınırlı sayıda belirtilmiş meşru amaçlar listesi bulunmamaktadır Bu nedenle özellikle mahkûmlar açısından eğitim hakkında yapılacak düzenlemelerde Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen genel ilkeler çerçevesinde meşru amaçların ne olabileceği hususunda devletin geniş bir takdir alanı bulunmaktadır. Bu nedenle cezaevi idare ve gözlem kurulunun cezaevinin güvenliğini sağlamak amacıyla uzaktan eğitim sınıfının kullanımını sınırlamasının meşru bir amaç çerçevesinde yapıldığı kabul edilmelidir.
81. Eğitim hakkinın kısıtlanmasına dair meşru amaç ve sınırlama arasındaki dengenin sağlanması, hakkın korunması için elzemdir. Bu dengeyi sağlarken meşru amaç çerçevesinde elde edilmek istenen beklentiler ile hakkın sınırlandırılmasında kullanılan araçlar arasındaki orantılılık değerlendirilmelidir. Anılan orantılılık incelemesinde dikkat edilmesi gereken bir husus da meşru amaç çerçevesindeki beklentilerin makul ve kabul edilebilir olup olmadığıdır.
82. Cezaevi idare ve gözlem kurulu, İnfaz Tüzüğü'nün (§ 19) kendisine verdiği yetki kapsamında mahkûmları sınıflandırmakta ve gruplara ayırmaktadır. Bu sınıflandırmada öncelikle uğili yönetmelik (§ 20) ve daha sonra mahkûmların kişisel özellikleri ve disiplin durumu "gözetilmektedir. Tüm bu kıstaslar değerlendirildikten sonra sınıflandırma ve gruplandırma yapılmaktadır. Başvurucuların bulunduğu Kırıkkale Ceza İnfaz Kurumunun, F Tipi yüksek güvenlikli cezaevi statüsünde olması bu sınıflandırmanın önemini daha da tehlikeli hükümlülerin bulunduğu F Tipi cezaevlerinde güvenliğin ve disiplinin sağlanması şadece idare için değil mahkûmların güvenliği için de önemlidir. Bu nedenle belirli suçlardan katılmasının engellenmesi kabul edilebilir bir durumdur.
Başvuru Numarası : 2013/583 Karar Tarihi : 10/12/2014 olmasına rağmen bireysel olarak yürütülmesi gereken uzaktan eğitim faaliyetinden yararlanma hususunda hükümlülerin işledikleri suç temelinde bir kısıtlama yapmıştır. kısıtlamada esas alınan husus cezaevi güvenlıgı için terör suçlularının ve çıkar amaçın suç örgütüne üye olmak suçundan hüküm giymiş kişilerin bir araya getirilmemesidir. Cezaevinde dısıplının ve güvenliğin sağlanması için böyle bir sınıflandırma yapılması idarenin takdir alanı içinde olup, makul ve kabul edilebilir bir tedbirdir. Diğer taraftan cezaevi idaresi bu tedbir kapsamında bilgisayar odasının kullanılmasına dair yeni bir planlama yaparken başvurucuların uzaktan eğitim sınıfını kullanmasını tamamen engellememektedir. Aksine cezaevinin imkânları çerçevesinde bir kısıtlamaya gitmektedir.
84. Eğitim faaliyetine yönelik uzaktan eğitim sınıfının kullanımının kısıtlanmasında yapılacak ölçülülük değerlendirmesinde, uzaktan eğitim kapsamında derslere devam zorunluluğunun olup olmadığı ve bu durumun eğitim faaliyetlerine etkisi incelenmelidir. Zira bu husus, eğitim hakkının kısıtlanmasının, hakkın kullanımını anlamsız kılacak ve beklenen amaçları sağlayacak nitelikte olup olmadığı açısından önemlidir. Başvuru dosyasında ve eklerinde, başvurucuların 2012-2013 eğitim öğretim yılında katıldıkları uzaktan eğitim faaliyetinde eğitimi bilgisayar üzerinden takip etmelerinin zorunlu olup olmadığına dair bir belgeye rastlanmamıştır. İnfaz hâkimliğinin kararında da bu husus belirtilmemiştir. Sadece İdare ve Gözlem Kurulunun 2011-2012 eğitim-öğretim yılına ilişkin 24/10/2011 tarih ve K.2011/724 sayılı kararında uzaktan eğitim için 21 ders saatinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Ancak bu zorunluluğun tüm dersler veya bazı dersler için olup olmadığı açıklanmamıştır. Bu sebeple başvurucuların bilgisayar odası kullanımı süresinin 21 saatten 15 saate indirilmesinin başvurucuların katıldıkları eğitim faaliyetini anlamsız hale getirip getirmediği tespit edilememiştir.
85. Başvurucuların kapsamında alacakları ders saatini düzenleyerek eğitim faaliyetine katılmalarını engeller bir duruma rastlanmamıştır. Ayrıca başvurucular, uzaktan eğitim ile katıldıkları programlardan mezun olmaları için belirli bir süre sınırlaması olduğuna veya eğitimin uzaması durumunda karşılaşabilecekleri sıkıntılara dair bir iddia da ileri sürmemişlerdir. Başvurucuların daha iyi eğitim almak için daha uzun süre bilgisayar üzerinden dersleri takip etmeyi istediklerinin kabulü halinde de anılan kısıtlamanın eğitim hakkını engellediği sonucunu ulaşılamaz. Aksi takdirde cezaevi idaresinjn Sunduğu eğitim faaliyetinin kalitesinden ve etkinliğinden de sorumlu olması gibi bir durum ortaya çıkar ki Anayasa'nın 42. maddesinin yüklemediği bir sorumluluğu cezaevi idaresine yüklemek gibi bir durumla karşı karşıya kalınır.
86. Başvurucuların anılan kısıtlamaya yönelik itirazı üzerine, infaz hâkimliği kısıtlamanın derslerin okullardan temin edilen ders kitaplarından çalışılması suretiyle telafi edilebileceğini belirtmiştir. Uzaktan eğitim faaliyeti sadece bilgisayar üzerinden yapılmayıp diğer ders materyalleri ile birlikte yürütüldüğünden, cezaevi idaresi tarafından ders kitapları gibi bazı materyallerin, başvurucuların eğitim hakkını ortadan kaldırmak için değil, güvenlik ve disiplihin sağlanmasına dair görevlerin yerine getirilmesi için temin edildiği anlaşı maktadır. Ayrıca idare ve gözlem kurulunun 2011-2012 eğitim öğretim yılında başyurucuları uzaktan eğitim sınıfından tam zamanlı olarak faydalandırması, idarenin başvurucuların eğitim faaliyetine katılmaları için teşvik edici olduğunun bir göstergesidir. 2012-2013 eğitim-öğretim yılı için ise güvenlik gibi cezaevleri açısından vazgeçilmez bir amaç çerçevesinde uzaktan eğitim sınıfının kullanımının kısıtlanması, eğitim hakkına ölçülü ve makul bir müdahale olarak değerlendirilmelidir. Dolayısıyla cezaevinde tutulan başvurucuların, daha az ders alarak eğitimlerini uzatmaları durumunda karşılaşacakları sorunlara dair somut, makul ve kabul edilebilir bir iddia da ileri sürmedikleri anlaşıldığından Başvuru Numarası : 2013/583
Karar Tarihi : 10/12/2014 9869519. eğitim faaliyetinin, imkânlar çerçevesinde saat kısıtlaması yapılarak devamının sağlandığı gözetilerek, cezaevinde güvenlik ve disiplinin sağlanması amacıyla uzaktan eğitim sınıfı kullanımı kısıtlamasının ölçülü olduğu değerlendirilmektedir.
87. Açıklanan nedenlerle, başvurucuların iddialarının bir ihlal içermediği anlaşıldığından, Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitin, ave hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurucuların,
1. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adi yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının "açıkça dayanaktan yoksun olması" nedenfyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim ve öğrenim hakkının ihlaline ilişkin şikâyetlerin KABUL EDİLEBİLİR OLDUGÜNA,
B. Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim ve öğrenim hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde bırakılmasına, 10/12/2014 tarihinde OY BİRLIGIYLE karar verildi.
Başkan Üye Alparslan ALTAN Şerdar ÖZGÜLDÜR Osman Alifeyyaz PAKSÜT
59951918-52882 M. Emin KUZ
ESAS NO : 2025/1178 918 - 52899519 VEKİLİ
KARŞI TARAF (DAVALI) : MEF UNIVERSITESI REKTÖRLÜGÜ [E-Tebligat] VEKİLİ : AV. GAMZE VATANSEVER
İSTEMİN ÖZETİ : MEF Universites! Hukuk Fakültesi 2. Sınıf öğrencisi olan davacı tarafından, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 17/11/2023 tarih 75250 sayılı yazısı gerekçe gösterilerek 2023-24 eğitim öğretim yılı güz dönemi vize sınav sonuçlarının açıklanmaması işlemi ile final sınavlarının davacının bulunduğu Diyarbakır I No'lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'na gönderilmemesi ve devamında yapılacak sınavlara katılmasına izin verilmemesi yönündeki davalı-idare işleminin iptali istemiyle açılan davada; "...MEF Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinin 24. maddesi uyarınca, öğrencilerin derslere %70 laboratuvar ve atölye gibi bağımsız uygulamalı derslere %80 ve ingilizce Hazırlık Programına %90 oranında devam şartının arandığı ve bu şartı sağlamayan öğrencilerin o dersten başarısız sayılarak yarıyıl/akademik yıl sonu ve bütünleme sınavına giremeyecekleri ve yarıyıl/akademik yıl sonu notlarının FZ olarak değerlendirileceğinin düzelendiği, davacının ise Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, yönetmelikte öngörülen derslere devam koşulunu yerine getiremediğinin açık olduğu, derslere devam zorunluluğu yerine getirilmeden sınavlarına girebilme ve derslerde başarılı sayılması da mümkün bulunmadığından, eğitimine devam etmesine engel olduğunu iddia ettiği sınav sorularının kendisine gönderilmemesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle dayanın reddine ilişkin İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 13/03/2025 gün ve E:2024/371 K:2025/625 sayılı kararının; davacı tarafından, evrensel ve Anayasal hak olan eğitim hakkinın kısıtlanması niteliğinde olduğu, kayıt esnasında davalı Üniversite'nin tutukluluk halinden haberdar olduğu, sınavlara katılmasında Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünce belirlenen kurallara aykırı bir durumun bulunmadığı, geçmiş yıllar boyunca cezaevinde bulunan tutuklu öğrencilerin sınavlara katılmak suretiyle eğitimlerine devam edebildikleri ileri sürülerek ileri sürülerek yoluyla incelenerek kaldırılması Ve işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi istenilmektedir. istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
89951 SAVUNMANIN ÖZETİ : İdare mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ve UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden pznhMg0 - 76HpZYF - Lt2RQ32 - ewdxdI= ile erişebilirsin
YEDİNCİ İDARE DAVA DAİRESİ 52899519
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesi'nce, davacının istinaf aşamasındaki duruşma talebi yerinde görülmeyerek dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne yer verilmiştir.
İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi karanı, usul ve hukuka uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar da, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan kanun yolu aşamasına ait 2.358,10-TL yargılama giderinin İstinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında Hazineden karşılanan 210,00-TL posta giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılmasına, istinaf aşamasında dayacı tarafından fazladan yatırılan 615,40-TL karar harcının ve posta gideri avansından artan kısmın Mahkemesince ilgilisine iadesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak 10/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SELÇUK GÜLEN ON TULAY ŞERAN MELTEM UYGUN BALABAN stinaf Yargılama Giderleri İstinaf Harcle : 1.683,10-TL istinaf Posta Gideri 675,00-TL af Yargılama Giderleri (Resmi) İstinaf Posta Gideri 210,00-TL a Toplam 210,10-TL UYAP Bilişin Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden pznhMg0 - 76HpZYF - Lt2RQ32 - ewdxdI= ile erişebilirsin
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- Mef Üniversitesi Rektörlüğü -(E-Tebligat] VEKİLİ : AV. Gamze VATANSEVER
VEKİLİ : Av. Emrah KOCAMANOĞLU
İSTEMİN ÖZETİ : MEF Oniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olan davacı tarafından; cezaevinde bulunmasi sebebiyle final sınav sorularının kendisine gönderilmeyerek eğitim - öğrenim hakkının engellendiğinden bahisle eğitim - öğrenim hakkının engellenmesine neden olan işlemin iptali istemiyle açılan davada; "... Uyuşmazlık konusu olayda, yukarıda yer verilen MEF Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinin 24. maddesi uyarınca, öğrencilerin derslere %70, laboratuvar ve atölye gibi bağımsız uygulamalı, derslere %80 ve ingilizce Hazırlık Programına %90 oranında devam şartının arandığı ve bu şartı sağlamayan ögrencilerin o dersten başarısız sayılarak yarıyıl/akademik, yı sonu ve bütünleme sınavına giremeyecekleri ve yarıyıl/akademik yıl sonu notlarının FZ olarak değerlendirileceğinin düzenlendiği, davacının ise Antalya S Tipi Kapalı Çeza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olduğu, yönetmelikte öngörülen derslere devam koşuluny yerine getiremediğinin açık olduğu, derslere devam zorunluluğu yerine getirilmeden sınavlarına girebilme ve derslerde başarılı sayılması da mümkün bulunmadığından, eğitimine devam etmesine engel olduğunu iddia ettiği sınav sorularının kendisine gönderilmemesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Nitekim; İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesi'nin 30/05/2024 tarih ve Y.D. İtiraz No:2024/428 sayılı kararı da bu yöndedir." gerekçesiyle davanın reddine ilişkin Istanbyl 2. İdare Mahkemesinin 29/11/2024 tarih ve E:2024/588, K:2024/2047 sayılı kararının; davacı tarafından, kayıtlı olduğu Hukuk Bölümünde devam zorunluluğunun bulunmadığı, hükümlü olması bakımından dezavantajlı olması göz önüne alındığında, fırsat
• eşitliği sağlanabilmesi için devam zorunluluğu aranmaksızın sınavlara girebilmesi gerektiği, dava konusu işlemle Anayasa'nın ayırımcılık yasağı, eşitlik ve eğitim ve öğretim hakkının ihlal edildiği iddialarıyla istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi istenilmektedir.
-899519 1/2 UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Nmd iPAZ - WTnCKWB - t70GYot - aVi7VI= ile erişebilirsin MEF ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ SAVUNMASININ ÖZETİ : İdare mahkemeşi kararının hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur..
YUKSEKOGRETİM KURULU BAŞKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ : İdare mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur..
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedipci İdare Dava Dairesince, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45, maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.' düzenlemesine yer verilmiştir.
İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararı, usul ve hukuka uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar da, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, davacının adli yardım talebi lik Derece Mahkemesince kabul edildiğinden ve istinaf başvurusu ret ile sonuçlandığından aşağıda dökümü yapılan 2.248,10-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılmasına, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak 09/04/2025 tarihinde oybifiğiyle karar verildi.
SELÇUK GÜLEN MP MEHMET HASKALAYCI ZUHAT BUDAK İstinaf Yargılama Giderleri (Resmi) stinaf Harcı :1.683,10-TL İstinaf Posta Gideri : 565,00-TL Toplam : 2.248,10-TL UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.1r adresinden Nmd jPAZ - WTnCKWB - t7QGYOt - qV17VI= ile erişebilirsin BULUNAN (DAVACI) : ŞAHIN SÖGÜT VEKİLİ : AV. BÜŞRA GÜNAYDIN (e-tebligat) KARŞI TARAF (DAVALI : MEF ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜGU (e tebligat) VEKİLİ : AV. GAMZE VATANSEVER
İSTEMİN ÖZETİ : Sincan 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan ve aynı zamanda MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenci olan davacı tarafından, 2023-2024 eğitim ve öğretim yılı final şınavlarına girmemesi yönünde tesis edilen işleme karşı 05.02.2024 tarihinde yaptığı itirazın zımnen reddine dair davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada; "... Sincan 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan ve aynı zamanda MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenci olan davacının, örgün öğrenim kapsamında olan yükseköğretim kurumuna devam zorunluluğunu sağlayamayacak olmasından, bir başka ifadeyle devam şartını sağlamadan örgün eğitim veren bölümün sınavlarına girme hakkı olup olmamasından kaynaklandığı, ceza infaz kurumunda bulunmanın kaçınılmaz sonuçları ve çeza infaz kurumlarının olanakları ile 5275 sayılı Kanun'un 9. maddesinde sayılan suçlar nedeniyle kapalı ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu ve hükümlülerin örgün eğitime devamları konysunda bir düzenleme bulunmadığı, yalnızca yaygın eğitime devamlarının sağlanacağının. öngörüldüğü, diğer taraftan, yukarıda yer verilen MEF Üniversitesi Lisans Ve Önlisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği uyarınca sınavlarına girebilmek için derslere devam koşulunun arandığı, gavacının ise Sincan 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü g/düğü, Yönetmelikte öngörülen derslere devam koşulunu yerine getiremediğinin açık olduğun dikkate alındığında, sınavlara katılma hakkının bulunmadığından 2023-2024 eğitim ve öğretim yılı final sınavlarına girmemesi yönünden tesis edilen işleme karşı 05.02.2024 tarihinde yaptığı itirazın cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykulik bulunmadığıi gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 29/05/2025 tarih ve E:2024/1265, K:2025/1114 sayılı kararının; davacı tarafından, davalı üniversiteyi cezaevinde sınavlara girmesine olanak tanıması nedeniyle tercih ettiği, 2023-2024 güz dönemine kadar yaz okulları da dahil 6 dönem boyunca almış olduğu tüm derslerin sınavlarına cezaevinde girdiği, 2023-2024 final sınavlarına ceza infaz kurumunda girme talebine herhangi bir karşılık alamadığı, eğitim hakkının engellendiği ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : İdare mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ve İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
UYAP Bilişim Sistınindeki bu dokümana lıttp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden SFZePQP - 01x1Lad - S6okvVW - Pvmom4= ile erişebilirsin Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesi'nce, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı darı Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararığ hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların I güzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne yer verilmişti
İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararı, usul ve hukuka uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar da, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanünu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, davacının adli yardım talebi ilk Derece Mahkemesince kabul edildiğinden ve istinaf başvurusu ret ile sonuçlandığından aşağıda dökümü yapılan 1.728,10-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılmasına, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak 04/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SELÇUK GÜLEN MELTEM UYGUN BALABAN KAMURAN ERSOY
İstinaf Yargılama Giderleri İstinaf Harcı : 1.683,10-TL € İstinaf Posta Gideri :
Toplam 528g
89951918 - 5289 2/2 UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http:/vatandaş.uyap.gov.tr adresinden SFZePQP - O1x1Lad - S6okVVW - Pvmom4= ile erişebilirsin
1. (DAVACI) : ŞAHİN SÖĞÜT
2. (DAVALI) : MEF ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
İSTEMİN ÖZETİ : Sincan 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan ve aynı zamanda MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenci olan davacı tarafından, 2023-2024 eğitim ve öğretim yılı HUK405, LAW337, LAW426 kodlu derslerde verilen notlara 05/02/2024 tarihinde yaptığı itirazın ve HUK211, HUK303, HUK305, HUK405, LAW337, LAW426, HUK401, HUK403 ve POLS201 kodlu derslerde verilen notlara 07/02/2024 tarihinde yaptığı itirazın cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine dair davalı idare işleminin îptali istemiyle açılan davada; "...Dava konusu 2023-2024 eğitim ve öğretim yılında aldığı HUK211 kodlu Hukuk Felsefesi, HUK303 kodlu Borçlar Hukuku: Özel Hükümler, HUK305 kodlu Ticaret Hukuku I: Genel Hükümler/Ticari İşletme/Kıymetli Evrak, HUK405 kodlu Milletlerarası Özel Hukuk I, LAW337 kodlu Personal Data Protection and Compliance, LAW426 kodlu Turkish Commercial Law, HUK401 kodlu Ceza Muhakemeleri Hukuk I, HUK403 kodlu Miras Hukuk derslerine nihai solarak verilen FZ notunun düzeltilmesi ve iptali istemiyle davacı tarafından yapılan başvurularına cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine dair işlemler yönünden, Yukarıda yer verilen MEF Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinin 24. maddesi uyarınca, öğrencilerin derslere %70, laboratuvar ve atölye gibi bağımsız uygulamalı derslere %80 ve ingilizce Hazırlık Programına %90 oranında devam şartının arandığı ve bu şartı sağlamayan öğrencilerin o dersten başarısız sayılarak yariyi/akademik yıl sonu ve bütünleme sınavına giremeyecekleri ve yarıyıl/akademik yıl sonu notlarının FZ olarak değerlendirileceğinin düzenlendiği, davacının ise 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, yönetmelikte öngörülen derslere devam koşulunu yerine getiremediğinin açık olduğu, derslere devam zorunluluğu yerine getirilmeden sınavlarına girebilme ve derslerde başarılı sayılması da mümkün bulunmadığı, sınavlara girmemesi yönünde tesis edilen işleme karşı açılan davanın yukarıda yer verilen Mahkememiz kararıyla reddedildiği anlaşıldığından, davacının, 2023-2024 eğitim ve öğretim yılında HUK211 kodlu Hukuk
8995 Felsefesi, HUK303 kodlu Borçlar Hukuku: Özel Hükümler, HUK305 kodlu Ticaret Hukuku I:
UYAP Bilişiın Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden QUa1NAQ - ib/n+ZV - 9Vud7sf - CnPk4W= ile erişebilirsin
LAW337 kodlu Personal Data Protection and Compliance, LAW426 kodlu Turkish Commercial Law, HUK401 kodlu Ceza Muhakemeleri Hukuk I, HUK403 kodlu Miras Hukuk derslerine nihai olarak verilen FZ notunun düzeltilmesi ve iptali istemiyle yapılan başvurularının cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine dair daya konusu işlemlerde
• konusu 2023-2024 hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dave, eğitim ve öğretim yılında aldığı POLS201 kodlu ders notunun düzeltilmesi ve iptali istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun reddine dalfe işlem yönünden ise; Olayda, davalı idarece savunma dilekçesinde POLS 201 kodlu dersin Hukuk Fakültesi dersi olmadıgı, davacının or.02.2024 tarihli ıkıncı dilekçesinde dersin sınavına giremediği için verilen F notunun değiştirilmesi talep edildiği, söz konusu dersin İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi tarafından verildiğinden notun ilan edilmesinin ardından ilgili fakülteye usule uyun bir başvurusunun bulunmadığının tespit edildiğinin belirtildiği, bu ders için verilen F notuna yapılan itiraz üzerine herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görüldüğünden, 3071 sayılı Dilekçe Kanunu ve olayın gelişimi dikkate alındığında, davacının başvuru yaptığı tarihte söz konusu dilekçeyi işlem tesis etmeye yetkili İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi tevdii etmesi ve mevcut durumdan davacıyı haberdar etmesi gerekirken başvurunun cevap verilmeyerek zımnen reddetmesinin, kamu gücü kullanan muhatapları karşısında başvurucuların hak kaybına neden olabileceği gerçeği gözetilerek hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle davacının, 2023-2024 eğitim ve öğretim yılında aldığı POLS201 kodlu ders notunun düzeltilmesi ve iptali istemiyle yapılan başvurunun zımnen, reddine dair işlemin iptaline, 2023-2024 eğitim ve ögretim yılında aldığı HUK211 Kodlu Hukuk Felsefesi, HUK303 kodlu Borçlar Hukuku: Özel Hükümler, HUK305 kodlu Ticaret Hukuku I: Genel Hükümler/Ticari İşletme/Kıymetli Evrak, HUK405 kodlu Milletlerafası Özel Hukuk I, LAW337 kodlu Personal Data Protection and Compliance, LAW426 kødlu Turkish Commercial Law, HUK401 kodlu Ceza Muhakemeleri Hukuk I, HUK403 kodlu Miras Hukuku dersleri için verilen notunun düzeltilmesi ve iptali istemiyle yapılan başvurularına cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine dair işlemlerin iptali istemi önünden ise davanın reddine ilişkin istanbul 4. İdare Mahkemesinin 29/05/2025 tarih ve E:2024/1266, K:2025/1115 sayılı kararının; davacı vekili tarafından, davanın reddine ilişkin kısmının, Sincan 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan davacının 2021-2022 güz döneminden bu yana öğrençisi olduğu MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesinin (2023-2024 vize sınavları da dahil) tüm şınavlarına girdiği ve dönemleri başarıyla tamamladığı, 2023-2024 final sınavlarına girme imkanı bulamadığı, ders notlarının transkripte hatalı girildiği, derslere devam zorunluluğu olmadığı ve ödevleri zamanında teslim ettiği halde davacının HUK405,
8995- LAW337, LAW426, HUK211, HUK303, HUK305, HUK405, LAW337, LAW426, HUK401, UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden QUa1NAQ - ib/n+ZV - 9Vud7sf - CnPk4W= ile erişebilirsin HUK403 ve POLS201 kodlu dersler için verilen notların düzeltilmesine ilişkin lep ve itirazlarının reddedildiği, davacının aldığı hiçbir derste final sınavına girmek için bir ön koşul veya devam zorunluluğunun bulunmadığı, final sınavlarının davalı üniversite tarafından cezaevine gönderilmemesi nedeniyle sınavlara giremediği iddialarıyla, davalı idare vekili tarafından ise, iptale ilişkin kısmının, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının taleplerine yönelik tesis edilen zımnen ret işleminin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahsetmenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir yaklaşım olduğu, davacı tarafından yapılan başvurularda sorulan bilgilerin Fakültenin web sayfasında ilan adilen ve konuya ilişkin mevzuatta açıkça düzenlenen bilgiler olduğu, POLS 201 ködl History of Political Thought dersinin İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi tarafından verildiği ve bu fakültenin ders kataloğunda yer aldığı, dolayısıyla bu derse yönelik sunulan dilekçenin muhatabının MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesinin olmadığı, davacının notunun ilan edilmesinin ardından ilgili fakülteye usule uygun bir başvurusunun bulunmadığı, davaya konu edilebilecek bir idari bir işlemin olmadığı iddialarıyla istinaf yoluyla inçelenerek kaldırılması ve işin esası hakkında
Karar veren İstanbul-Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesi'nce, dava
2577 sayılı Idarj Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istina başyurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzelilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne yer verilmiştir.
İstinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararı, usul ve hukuka uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar da, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrast uyarınca istinaf başvurularının reddine, aşağıda dökümü yapılan kanun yolu aşamasına ait 30,00-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebi İlk Derece Mahkemesince kabul edildiğinden ve istinaf başvurusu ret ile sonuçlandığından aşağıda dökümü yapılan 1.743,10-TL yargılama giderinin harca ilişkin
8995 1.683,10-TL'lik kısmının davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesi
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden QUa1NAQ - ib/n+ZV - 9Vud7sf - CnPk4W= ile crişebilirsin
Başkanlığına müzekkere yazılmasına, davalı idarenin gider avansından
• kargilandığ! anlaşılan posta giderine ilişkin 60,00-TL'lik kısmının davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, istinaf aşamasında harçtan muaf olan davalı idare tarafından fazladan yatırılan 1.683,10-TL istinaf başvuru harcı ve 615,40-TL karar harcı ile posta gider avansından artan kısmın Mahkemesi'nce ilgilisine iadesine, temyiz yolu kapalı olmaktüzere kesin olarak
04/02/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 19
SELÇUK GÜLEN TÜLAY ŞERAN EMRE TEKİN
İstinaf Yargılama Giderleri (Davacı) istinaf Harcı İstinaf Posta Gideri :
Toplam 1.743,10-TL
İstinaf Yargılama Giderleri (Davalı) İstinaf Posta Gideri : 30,00 TL Toplam
69951918 - 4/4 UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden QUa1NAQ - ib/n+ZV - 9Vud7sf - CnPk4W= ile erişebilirsin
Evrak Tarih ve Sayisi: 04.06,2026-2366 - 52899519
BULUNAN (DAVACI) : Şahin SOGÜT VEKİLİ : Av. Büşra GÜNAYDIN -[E-Tebligat] KARŞI TARAF (DAVALI) : Mef Üniversitesi Rektörlüğü -[E-Tebligat] VEKİLİ : Av. Gamze VATANSEVER
İSTEMİN ÖZETİ : MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olan ve Sincan 1 Nolu F tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde hükümlü olarak bulunan davacı tarafından; 2024-2025 eğitim dönemi bahar yarıyılı final sınavlarının kaldığı cezaevinde uygulanması gerekirken uygulanmadığından bahisle söz konusu sınavların 5275 sayılı Kanun'un 76. maddesi uyarınca uygulanması istemiyle yaptığı 12.06.2025 tarihli başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali istemiyle açılan davada; "...davacının 2024-2025 eğitim dönemi bahar yarıyılı final sınavlarına girebilmesi için öncelikle derslere %70, laboratuvar ve atölye gibi bağımsız uygulamalı derslere %80 ve İngilizce Hazırlık Programına %90 oranında devam etmesi gerekirken, yükümlü olduğu ilgili ders ve uygulamalara devam zorunluluğunu yerine getirmediği ve getiremeyeceği dosya kapsamı bilgi belgelerle anlaşılmakla, bu yöndeki talebin reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığıi gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İstanbul 13. İdare Mahkemesinin 30/01/2026 tarihi ve E:2025/1356, K:2026/113 sayılı kararının; davacı vekili tarafından, davalı üniversiteyi cezaevinde sınavlara girmesine olanak tanıması nedeniyle tercih ettiği, 2023-2024 güz dönemine kadar yaz okulları da dahil 6 dönem boyunca almış olduğu tüm derslerin sınavlarına cezaevinde girdiği, mevcut yasal düzenlemelerde aleyhe bir düzenleme bulunmamasına karşın talebine olumlu yanıt verilmemek suretiyle eğitim hakkının engellendiği, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu Iddialarıyla istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ _: İdare mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesince, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü.
89951918 TÜRK MİLLETİ ADINA UYAP Bilişin Sistemindeki bu dokümana http:/vatandaş.uyap.gov.tr adresinden d2qeGab - Pt3M3S2 - 2R70AS1 - jum314= ile erişebilirsin
Evrak Tarih ve Sayısı: 04.06,2026-2366 2899519
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararın, fukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." düzenlemesine yer verilmiştir.
İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararı, usul ve hukuka uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45amaddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, davacının adi yardım talebi ilk derece Mahkemesince kabul edildiğinden aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait 2.047,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için mahkemesince ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılmasına, istinaf aşamasındaki posta gideri avansından artan kısmın Mahkemesince ilgilisine iadesine temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak 07/05/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MEHMET HASKALAYCI ZUHAT BUDAK BURAK MUTLU İstinaf Yargılama Giderleri İstinaf Harcı 2.002.00-1L İstinaf Posta Gideri 45.00-TL Toplam 12.047,00-TL
89951918 2/2 UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hıttp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden d2qeGab - Pt3M3S2 - 2R70AS1 - jum314= ile erişebilirsin
Yusuf TEKİNMili Eğitim Bakanı