İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/44841 CEVAPLANMADI

Bazı sağlık alanları ve tesislerinin özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin

Kaynak göster

Heval Bozdağ (DEM Parti), 18 Mayıs 2026 tarihinde 7/44841 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sağlık Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Heval Bozdağ (DEM Parti, Ağrı). “Bazı sağlık alanları ve tesislerinin özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44841, 18 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44841-bazi-saglik-alanlari-ve-tesislerinin-ozellestirme-kapsamina-alinmasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/780b3e1e-6e11-43a9-bfe7-019e4593e3cc

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 150 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Kemal MEMİŞOĞLU tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

17 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete ve 11079 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 27 ilde toplam 55 sağlık alanı ve tesisi; 24 Nisan 2026 tarihli ve 11187 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ise 32 ilde toplam 71 sağlık alanı ve tesisi özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. Söz konusu kararlarla Sağlık Bakanlığı kullanımındaki taşınmazların satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli, işletme hakkı devri ve benzeri yöntemlerle değerlendirilmesinin önü açılmıştır. Kamuoyuna yansıyan bilgiler, özelleştirme kapsamına alınan taşınmazlar arasında yalnızca atıl durumdaki eski sağlık alanlarının değil; hâlen aktif sağlık hizmeti veren devlet hastaneleri, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri ve çeşitli sağlık hizmet binalarının da bulunduğunu göstermektedir.

Kamuoyundaki tartışmalar üzerine Bakanlığınız tarafından yapılan açıklamada,i sağlık hizmeti sunulan kurumlara ait taşınmazların korunacağı", yalnızca "atıl durumdaki kısımların ifraz edilerek değerlendirileceği" ifade edilmiş; bazı taşınmazların kısmen kullanılmaya devam edebileceği veya kapsam dışına çıkarılabileceği belirtilmiştir. Ancak açıklamanın kapsamı, kriterleri ve uygulama esasları kamuoyunu tatmin etmekten uzaktır. Hangi taşınmazların "atıl" kabul edildiği, hangi bilimsel ve kamusal ölçütlerin esas alındığı, aktif sağlık hizmeti sunan kurumların neden özelleştirme kapsamına alındığı ve bu süreçlerin sağlık hizmetine etkilerinin nasıl değerlendirildiği belirsizliğini korumaktadır.

Konuya ilişkin olarak çok sayıda sağlık emek meslek örgütü ciddi eleştirilerde bulunmuş, şehir merkezlerindeki kamu sağlık alanlarının "rant amaçlı kullanıma açıldığı", "kamusal sağlık altyapısının tasfiye edildiği" ve "sağlık hakkının zedelendiği" yönünde açıklamalar yapılmış, ilgili kararlar sağlıkta dönüşüm politikalarının devamı, sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılması ve kamuya ait sağlık alanlarının sermayeye devrinin yeni bir aşaması olarak değerlendirmiştir. Söz konusu özelleştirme kararları; sağlık hizmetlerinin kamusal niteliğini zayıflattığı, şehir hastaneleri modeli üzerinden kent merkezlerindeki kamu hastanelerinin işlevsizleştirilmesine yol açtığı, yurttaşların sağlık hizmetine erişimini güçleştirdiği ve kent merkezlerinde bulunan yüksek değerli kamu sağlık arazilerinin piyasa odaklı kullanım süreçlerine açılmasının önünü açacağı yönünde ciddi kaygılar doğurmaktadır. Ayrıca bu süreçlerin sağlık emekçilerini daha güvencesiz çalışma koşullarına ittiği ve kamusal sağlık planlamasının tasfiye edildiği değerlendirilmektedir. Bakanlığınız tarafından kullanılan "atıl alan" ve "değerlendirme" gibi kavramlar ise gerçekte kamuya ait sağlık alanlarının piyasaya açılmasını meşrulaştıran bir çerçeve oluşturmaktadır. Sağlık politikalarında piyasa mantığından vazgeçilmelidir. Kamu yararı, kamusal planlama ve eşit erişim ilkeleri doğrultusunda kararlar alınmalıdır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. 17 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete ve 11079 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile özelleştirme kapsamına alınan 55 taşınmazın; il, ilçe, ada/parsel, yüzölçümü ve mevcut kullanım durumları nedir?

  2. 24 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete ve 11187 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile özelleştirme kapsamına alınan 71 taşınmazın; il, ilçe, ada/parsel, yüzölçümü ve mevcut kullanım durumları nedir?

  3. Özelleştirme kapsamına alınan taşınmazlardan kaç tanesi aktif sağlık hizmeti vermektedir? Kaç tanesi kısmen kullanılmaktadır? Kaç tanesi tamamen boş, yıkılmış veya terk edilmiş durumdadır?

  4. Bakanlığınız tarafından kullanılan "atıl alan" tanımının hukuki ve teknik kriterleri nelerdir?

  5. Hâlen aktif sağlık hizmeti veren kurumların özelleştirme kapsamına alınmasının gerekçesi nedir?

  6. Özelleştirme kapsamına alınan taşınmazların kaç tanesi şehir hastanelerinin açılmasının ardından boşalmış veya işlevsiz hâle gelmiştir?

  7. Şehir hastaneleri modeli nedeniyle boşalan eski devlet hastaneleri ve sağlık kampüslerinin geleceğine ilişkin Bakanlığınızın uzun vadeli planlaması nedir? 8. Özelleştirme kapsamına alınan taşınmazların imar planlarında değişiklik yapılacak 9. Özelleştirme kapsamına alınan taşınmazların sağlık hizmeti dışında ticaret, konut, AVM, otel veya benzeri farklı kullanım amaçlarıyla değerlendirilmesine yönelik herhangi bir planlama var mıdır?

  8. Özelleştirme kapsamına alınan sağlık taşınmazlarının toplam değeri nedir? 11. Özelleştirme süreçlerinden elde edilmesi planlanan toplam gelir ne kadardır? 12. Elde edilmesi planlanan gelirlerin hangi sağlık yatırımlarında kullanılacağına ilişkin hazırlanmış somut bir programınız var mıdır?

  9. Özelleştirme kapsamına alınan aktif sağlık kurumlarında çalışan sağlık emekçilerinin görev yerleri, çalışma koşulları, özlük hakları, istihdam güvenceleri nasıl korunacaktır? 14. Sağlık emekçilerinin güvencesizleşeceği ve çalışma koşullarının ağırlaşacağı yönündeki sendikal eleştirilere ilişkin Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir? Bir açıklamanız olacak mıdır?

  10. Özelleştirme süreçlerinin planlanması sırasında Türk Tabipleri Birliği, ilgili kentlerin tabip odaları, SES gibi emek meslek örgütleriyle, yerel yönetimler, üniversiteler gibi çeşitli kamu kuruluşlarının görüşlerine başvurulmuş, herhangi bir istişare yapılmış mıdır? Yapılmış ise hangi kurumlarla, hangi tarihlerde ve hangi içerikte görüşmeler gerçekleştirilmiştir? Yapılmamış ise milyonlarca yurttaşı ilgilendiren kararlarda neden emek meslek örgütleri ve sağlık emekçilerinin görüşü alınmamıştır? 16. Özelleştirme kapsamına alınan taşınmazların bulunduğu bölgelerde sağlık hizmetlerine erişimde kayıp yaşanacağına ilişkin herhangi bir etki analizi yapılmış mıdır? 17. Özellikle kent merkezlerindeki sağlık alanlarının özelleştirilmesinin yaşlılar, engelliler, kronik hastalar, düşük gelir grupları vb. açısından sağlık hizmetine erişimi zorlaştıracağı yönündeki eleştirilere ilişkin Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?

  11. Özelleştirme kapsamına alınan taşınmazlar arasında deprem, afet ve acil durum planlamasında kritik öneme sahip sağlık alanları bulunmakta mıdır?

  12. Kamuya ait sağlık kurumlarının ve arazilerinin özelleştirilmesine yönelik yeni bir liste veya yeni bir hazırlık çalışması yürütülmekte midir?

  13. Bakanlığınız, sağlık hizmetlerinin kamusal niteliğinin zayıflatıldığı ve sağlık alanlarının piyasalaştırıldığı yönündeki yoğun toplumsal eleştirileri dikkate alarak söz konusu özelleştirme kararlarını yeniden değerlendirmeyi düşünmekte midir?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir