İstanbul Dudullu OSB'de bir şirketin iş akdi feshedilen işçilerin alacaklarını ödemediği iddiasına ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 2 Haziran 2026 tarihinde 7/44985 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “İstanbul Dudullu OSB'de bir şirketin iş akdi feshedilen işçilerin alacaklarını ödemediği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44985, 2 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44985-istanbul-dudullu-osb-de-bir-sirketin-is-akdi-feshedilen-iscilerin-alacaklarini-odemedigi-i (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/29af33ba-88ef-46bf-b60a-019e8c7bda9f
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 135 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasanın 98, TBMM Iç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 02.06.2026 iskander Istanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren İlke Isın Cam Sistemleri ve İlke Mühendislik şirketlerinde çalışan işçiler, 18.05.2026 tarihinde işyerinin faaliyetlerini durdurduğu gerekçesiyle işten çıkarılmıştır. Ancak işçilere, fesih tarihi itibarıyla ödenmesi gereken ücretleri, kıdem tazminatları, ihbar tazminatları ve diğer işçilik alacakları ödenmemiştir.
İşçiler, fabrikanın kapanacağına ilişkin bilgiyi şirket yetkililerinden değil, fabrikaya gelen alacaklılardan öğrendiklerini ifade etmektedir. İşten çıkarıldıklarını ise SGK'dan kendilerine gelen "Kod-17" bildirimli mesajlar ve müşterilerden duydukları söylentiler aracılığıyla öğrenmişlerdir. İşçilerin yıllarca emekleriyle büyüttüğü, emeklerinin karşılığını alamadığı ve şirket yöneticilerinin "cam üretiminde lideriz" sözleriyle övündüğü fabrikanın, işçilerin hakları güvence altına alınmadan kapatılması; patronların işçi ücretlerini, tazminatlarını ve yasal haklarını yok sayan keyfi uygulamalarının son örneklerinden biridir.
Öte yandan İlke Isın Cam fabrikasındaki makine, ekipman, stok ve diğer varlıkların üçüncü kişiler tarafından devralındığı ya da işyerinden çıkarıldığı bilgisi işçiler tarafından dile getirilmektedir. Burada yalnızca bir fabrikanın kapanması değil; işçilerin ucuz emek sömürüsüyle elde edilen kârların patronlar, alacaklılar ve üçüncü kişiler arasında paylaştırılırken, işçilerin ücret ve tazminat haklarının yok sayılması söz konusudur. Üstelik, bir fabrikanın kapanması ve işçilerin haklarının ödenmemesi "ani" ve "öngörülemez" gelişmeler değildir. Bakanlığınız açısından bir işyerinin mali durumundaki bozulmaya dair her belirti, patronların değil işçilerin haklarının güvence altına alınması için uyarı niteliği taşımalıdır. Bakanlığınızın görevi bu süreci seyretmek değil; işçilerin alacaklarını güvence altına almak, işyeri varlıklarının kaçırılmasını önlemek, patronların sorumluluktan kaçmasının önüne geçmek ve sendikal hakların kullanılmasını güvenceye almaktır.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Ayrıca söz konusu işyerlerinde işçilerin sendikal örgütlenme girişiminde bulunduğu, Kristal-İş Sendikası tarafından yeterli çoğunluğa ulaşılarak Temmuz 2025 tarihinde yetki başvurusu yapıldığı, ancak patronun itirazları nedeniyle sürecin uzadığı ifade edilmektedir. Patronun sendikal yetki sürecini yetkisiz mahkemelere yaptığı itirazlarla sürüncemede bırakması ve ardından fabrikayı apar topar kapatması, işçilerin sendikal örgütlenmesini boşa düşürmeye, toplu iş sözleşmesi ve grev hakkını fiilen ortadan kaldırmaya dönük bir hamle niteliğindedir. İşçilerin sendikal çoğunluğu sağladığı ve yetki başvurusunun yapıldığı bir dönemde işyerinin kapatılması, patronun sendikal örgütlenmeyi tanımak yerine işyerini tasfiye ederek işçilerin anayasal haklarını kullanmasını engellemiştir.
Bu nedenle İlke Isın Cam Sistemleri ve İlke Mühendislik işçilerinin ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının derhal güvence altına alınması; işyerindeki makine, ekipman, stok ve diğer varlıkların devrine ilişkin işlemlerin incelenmesi; sendikal yetki sürecini sürüncemede bırakan itirazların ve yetkisiz mahkemelere yapılan başvuruların araştırılması; Bakanlığın bu süreçteki denetim sorumluluğunu yerine getirip getirmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu Bağlamda;
SORULAR
Bakanlığınızın kayıtlarına göre İlke Isın Cam Sistemleri ve İlke Mühendislik'in resmi bir iflas, konkordato veya tasfiye süreci işletmeksizin faaliyetlerini fiilen durdurduğu bilinmekte midir? İşçilerin ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının ödenmemesi karşısında Bakanlığınız tarafından başlatılmış herhangi bir inceleme, denetim veya soruşturma var mıdır?
İşyerindeki makine, ekipman, stok ve diğer varlıkların üçüncü kişilere devredildiği, işyerinden çıkarıldığı veya alacaklı şirketler tarafından fiilen el konulduğu yönündeki bilgiler Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? İşçilerin alacakları ödenmeden işletme varlıklarının elden çıkarılması karşısında Bakanlığınız hangi adımları atmıştır?
İşçilerin ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer haklarının gaspı her geçen gün kamuoyuna da yansıyan çeşitli örneklerle artmaktadır. Bakanlığınız, işçilerin emeğinin gasp edilmesini engellemek ve işçi alacaklarını güvence altına almak için kısa vadede hangi somut denetim, yaptırım ve güvence mekanizmalarını hayata geçirecektir?
İşçilerin yıllarca emek vererek yarattığı değerin patronlar ve alacaklılar arasında paylaştırılırken, işçilerin ücret ve tazminatlarının ödenmemesi karşısında Bakanlığınızın tutumu nedir? İşçi alacaklarının patronların ve ticari alacaklıların alacaklarından sonra gelen ikincil bir mesele gibi görülmesini engellemek için Bakanlığınız hangi somut önlemleri alacaktır?
Kristal-İş Sendikası tarafından söz konusu işyerlerinde yürütülen örgütlenme süreci ve Temmuz 2025 tarihinde yapılan yetki başvurusu hakkında Bakanlığınızın kayıtlarında hangi bilgiler bulunmaktadır? Sendikanın çoğunluğu sağlamasına rağmen işveren itirazları nedeniyle yetki sürecinin uzamasına Bakanlığınız neden müdahale etmemiştir?
İşverenin sendikal yetki sürecini uzatmak amacıyla yetkisiz mahkemeye başvurduğu bilinmektedir. Patronların sıkça başvurduğu bu yöntemle işçilerin sendikal örgütlenme hakkının, toplu iş sözleşmesi hakkının, iş güvencesinin ve grev hakkının fiilen gasp edilmesine karşı Bakanlığınız bugüne kadar hangi adımları atmıştır?
İşçilerin sendikal çoğunluğu sağladığı ve Kristal-İş Sendikası'nın yetki başvurusu yaptığı bir süreçte fabrikanın apar topar kapatılması, işçilerin toplu iş sözleşmesi ve grev hakkını kullanmasının önünü fiilen kesmiştir. Bakanlığınız, işyerinin kapatılması ile sendikal yetki sürecinin boşa düşürülmesi arasındaki bu bağlantıya ilişkin herhangi bir inceleme başlatacak
Sendikal yetki süreçlerinin patron itirazlarıyla yıllarca sürüncemede bırakılması, işçileri toplu iş sözleşmesi hakkından mahrum bırakmakta ve patronlara bu süre içinde işçileri işten çıkarma, işyerini tasfiye etme veya üretimi başka biçimlerde sürdürme olanağı tanımaktadır. Bakanlığınız, yetki itirazlarının işçilerin anayasal haklarını ortadan kaldıran bir silaha dönüşmesini engellemek için hangi yasal ve idari düzenlemeleri yapacaktır?
Şirket sahiplerinden Melek Gülle'nin çeşitli vakıf, dernek ve benzeri yapılarda yöneticilik yaptığı; HÜRDER, AYSİT, AYDOSTER, İLKE AKADEMİ gibi kuruluşlarla ilişkilerinin bulunduğu kamuya açık bilgilerden görülmektedir. Bu ilişkilerin, şirketlerin iş ve çalışma mevzuatına aykırı uygulamaları karşısında kamu denetiminden kaçınmasına veya nüfuz alanı oluşturmasına etkisi olup olmadığı konusunda Bakanlığınız ya da ilgili kamu kurumları tarafından herhangi bir inceleme yürütülmekte midir?
Söz konusu işyerlerinde çalışan ve ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını tahsil edemeyen işçiler açısından Ücret Garanti Fonu hükümlerinin uygulanması mümkün müdür? Mümkün ise bugüne kadar neden uygulanmamıştır? Mümkün değilse, patronların fiilen faaliyetlerini durdurduğu ancak resmi iflas veya konkordato sürecine başvurmadığı durumlarda işçilerin ücret alacaklarının güvence altına alınması amacıyla Bakanlığınızın yürüttüğü bir mevzuat çalışması bulunmakta mıdır?
İlke Isın Cam ve İlke Mühendislik işçilerinin yaşadığı hak gaspları, sendikal yetki süreçlerinin patron itirazlarıyla nasıl etkisizleştirildiğini ve grev hakkının daha kullanılmadan nasıl fiilen ortadan kaldırıldığını açık biçimde göstermektedir. Emek PartisininiBarajsız Sendika, Yasaksız Grev" kampanyası kapsamında on binlerce işçinin imzasıyla Meclise sunduğu kanun teklifi ise tam da bu sorunlara çözüm getirmeyi amaçlamasına rağmen hâlen bekletilmektedir.
Bakanlığınız, işçilerin sendikal hak ve özgürlüklerini güvence altına alacak, sendikal barajları ve grev yasaklarını kaldıracak bu teklifin Meclis gündemine alınması için herhangi bir girişimde bulunacak mıdır? On binlerce işçinin talebiyle Meclise taşınan bu teklif daha ne kadar bekletilecektir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir