İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/45102 CEVAPLANMADI

Faili meçhul bir olaya ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 139 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Mardin'in Nusaybin ilçesinde 19 Şubat 1992 tarihinde katledilen Bedriye GÜMÜŞ de zorla kaybettirilenlerdendir. İHD'nin kayıp yakınlarıyla beraber basına yaptığı açıklamasına göre; "Mardin'in Nusaybin ilçesine bağlı Kuşkaya köyünde yaşayan Bedriye Gümüş, iki çocuk annesiydi. O dönem askerler, köyde bulunan evlere sürekli baskın düzenler. Köylüler her seferinde korucu olmaları yönünde tehdit edilir. Ev baskınları ve koruculuk tehditlerine karşı köylüler, 19 Şubat 1992 tarihinde Yardere Köyüne doğru protesto yürüyüşü düzenler. Yürüyüşe engel olan askerler, protestonun devam etmesi halinde müdahale edeceklerini belirtir. Olumsuz hava koşullarına rağmen yürüyüşlerini sürdürmekte ısrar eden köylülere, askerler tarafından silahlar ile ateş edilir. Köylülerden Abdulselam ACET, Seyfettin KOPÇAK, Ali ÖLMEZ, Abdulselam ÖZBEY ve A.Hakim GÖLLAN olay yerinde can verir. Olay yerinde yaşamını yitiren 5 köylüden 2'si zorunlu askerlikten izne ayrılan kişilerdir. Olay yerinde yaralanan Bedriye Gümüş ise askeri bir araçla Mardin'deki bir hastaneye götürülür. Ailesinin anlatımlarına göre, askerler yaralama olayının örgüt militanları tarafından gerçekleştirildiğini anlatmaları yönünde kendilerine baskı uygulanır. Vücuduna birçok kurşun isabet eden Bedriye Gümüş, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirir. Bedriye Gümüş'ün yakınları tarafından derneğimize yapılan başvuruya göre; olayın yaşandığı esnada Ramazan isminde bir Binbaşı ile Mehmet GÖÇMEN adlı Yüzbaşı görevlidir. Ancak İHD'nin tüm girişimlerine rağmen olayın faillerine ilişkin herhangi bir soruşturma başlatılmaz."

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Önergede bahsedilen ve zorla kaybettirilenlerin akıbeti ne olmuştur? Cenaze ve/veya mezar yerleri nerededir?

  2. Bu olaydaki failler/azmettiriciler/devletle ilişkili paramiliter odaklar açığa çıkarılmış, yargılanmış ve cezalandırılmış mıdır?

  3. Kişinin akıbeti ortaya çıkıncaya kadar hukuken kesintisiz bir biçimde işlenmeye devam eden bir suçta, hangi kanun maddesi zamanaşımından bahsederek faili korurken, geride kalanların ömür boyu sürecek adalet arayışına bir son tarih koyabilir?

  4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) yaşam hakkı ihlali, etkin soruşturma yürütmemek ve işkence yapmak suçlarından oybirliğiyle Türkiye'yi mahkum ettiği dosyalar, söz konusu kararların ardından neden yeniden açılmamış, faillerin/azmettiricilerin/devletle ilişkili paramiliter odakların cezalandırılması için neden somut adımlar atılmamıştır?

  5. . Kamuoyunda politik faili meçhul dosyalarını da etkin biçimde soruşturması, uluslararası hukuka ve vicdanlara aykırı olarak zamanaşımı gerekçesiyle kapatılan dosyaları yeniden açması umulan Faili Meçhul Suçları Araşırma Daire Başkanlığının yanına faili belli olan suçlar için de Gözaltında Zorla Kaybetme Suçları Araştırma Dairesi kuracak mısınız?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir