İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/45105 CEVAPLANMADI

Faili meçhul bir olaya ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 140 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Mardin'in Kızıltepe ilçesinde 1995 tarihinde gözaltına alındıktan sonra kendisinden haber alınamayan Hüseyin ERTAŞ da zorla kaybettirilenlerdendir. İHD'nin kayıp yakınlarıyla beraber basına yaptığı açıklamasına göre; "Evli ve 9 çocuk babası Hüseyin Ertaş, 1947 Mardin doğumluydu. Köyünde tarım ve hayvancılıkla uğraşan Hüseyin Ertaş, Askerler tarafından köye yapılan baskınlar sırasında sürekli şiddete ve tehditte maruz kalıyordu. Mardin'in Kızıltepe ilçesine bağlı Başdeğirmen köyüne korucular ve askerler tarafından köy sakinlerine korucu olmaları yönünde sürekli baskı yapılıyordu. Bu nedenle köye sık sık baskınlar düzenleniyor, köylüler askerlerce tehdit ediliyor ve zor kullanılıyordu. 1994 yılında Emrud ve çevresinde bulunan köylerde korucu olmayı kabul etmeyen aileler, askerler tarafından üç gün içinde köyü boşaltmaları söylenir. Daha sonra da ailelerin eşyalarını

| almalarına müsaade edilmeyerek köy askerlerce yakılır. Ertaş ailesi de köyünden çıkarak

| Kızıltepe*ye yerleşir. 08.07.1995 tarihinde Hüseyin Ertaş'ın evine Beyaz Toros arabayla gelen silahlı 4 kişi Karakola gelmesi gerektiğini söyler. Akşam saatleri olduğu için Hüseyin Ertaş gelen kişilere kendisinin ertesi gün karakola geleceğini, onlarla gitmeyeceğini belirtir. Söz konusu kişiler bunun üzerine onun başına silah dayayıp, kollarından tutup zorla arabaya bindirerek, oradan uzaklaşırlar. Kardeşi ve eşi aynı gün hemen karakola giderek onu sorar. Karakoldaki yetkililer aileye, böyle bir kişinin gözaltında bulunmadığı cevabını verir. O dönem Karakol komutanı Hasan Atilla Uğur'du. Hüseyin Ertaş'ın cansız bedeni 13.07.1995 tarihinde Ceylanpınar'da bulunur. Hüseyin Ertaş, geçimini buğday pazarlayarak geçirdiği için orada bulunan çiftçiler tarafından tanınır ve ailesine haber verilir. Otopsisi, orada bulunan bir sağlık ocağında yapılır. Bedeni yakıldığı için başta ailesi tarafından tanınmaz. Ailesi tarafından teşhis edildikten sonra cansız bedeni köyüne getirilerek defnedilir. Aile, dönemin koşullarından kaynaklı hukuksal bir işlem gerçekleştiremez. 2006 yılında ise oğlu Muhittin Ertaş tarafından konuyla ilgili dava açmak için başvuruda bulunur. Hüseyin Ertaş'ın oğlu, babasının Hasan Atilla Uğur'un talimatıyla evden götürülüp öldürüldüğünü belirterek korucu İsmet Kandemir ve Abdurrahman Kurğa'dan şikâyetçi olur. Fakat Hüseyin Ertaş dosyasında bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilmez."

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Önergede bahsedilen ve zorla kaybettirilenlerin akıbeti ne olmuştur? Cenaze ve/veya mezar yerleri nerededir?

  2. Bu olaydaki failler/azmettiriciler/devletle ilişkili paramiliter odaklar açığa çıkarılmış, yargılanmış ve cezalandırılmış mıdır?

  3. Kişinin akıbeti ortaya çıkıncaya kadar hukuken kesintisiz bir biçimde işlenmeye devam eden bir suçta, hangi kanun maddesi zamanaşımından bahsederek faili korurken, geride kalanların ömür boyu sürecek adalet arayışına bir son tarih koyabilir?

  4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) yaşam hakkı ihlali, etkin soruşturma yürütmemek ve işkence yapmak suçlarından oybirliğiyle Türkiye*yi mahkum ettiği dosyalar, söz konusu kararların ardından neden yeniden açılmamış, faillerin/azmettiricilerin/devletle ilişkili paramiliter odakların cezalandırılması için neden somut adımlar atılmamıştır?

  5. Kamuoyunda politik faili meçhul dosyalarını da etkin biçimde soruşturması, uluslararası hukuka ve vicdanlara aykırı olarak zamanaşımı gerekçesiyle kapatılan dosyaları yeniden açması umulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yanına faili belli olan suçlar için de Gözaltında Zorla Kaybetme Suçları Araştırma Dairesi kuracak mısınız?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir