Faili meçhul bir olaya ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 139 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
10 Eylül 1996 tarihinde Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde katledilen Hatice ATALAY da zorla kaybettirilenlerdendir. İHD'nin kayıp yakınlarıyla beraber basına yaptığı açıklamasına göre; "10 Eylül 1996 tarihinde, saat 22.00 ile 23.00 arasında Hatice Atalay, eşi ve komşuları Hatice Akkoç ile, eve yaklaşık bir kilometre mesafede bulunan ve Dicle Emniyet Müdürlüğü'nün karşısında yer alan sebze bahçelerini sulamaya gider. Sulama sırası gelen aileler, Emniyet Müdürlüğü'ne bir gün önceden bilgi vermekteydi. Atalay ailesi de öncesinde bu durum hakkında Emniyet"i bilgilendirir. Hatice Atalay bahçeyi sulamaya başladıktan bir süre sonra, Emniyet Müdürlüğü'nün arka kısmında bulunan Ziyaret Tepesi"nde sürekli olarak konumlanan Özel Harekât Timleri tarafından uzun namlulu silahlarla ateş açılır. İlk taramanın ardından bir el silah sesi duyulur, ardından tekrar seri şekilde ateş edilir. O sırada Hatice Atalay'ın eşi, Emniyet'e doğru feryat ederek silah sıkmamalarını söyleyip koşar. Ancak orada bulunan bir polis, kendisine hakaret ederek "Seni de öldüreceğiz." diye bağırır. Hatice Atalay'ın yaralandığını ve onu hastaneye yetiştirmek istediğini eşi o esnada polislere bildirir. Ancak Emniyet mensupları, sabah saat 06.00'ya kadar onları orada bekletir. Hatice Atalay, olay yerinde kan kaybı nedeniyle hayatını kaybeder. Daha sonra olay yerine Cumhuriyet savcısı ve doktor getirilir. Hastanedeki işlemler tamamlandıktan sonra cenaze aileye teslim edilir. Yürütülen soruşturma kapsamında Emniyet yetkilileri, olay yerinde herhangi bir mermi çekirdeği veya kovan bulunmadığını, bu nedenle olayla kurumsal bir ilgilerinin olmadığını beyan eder. Bu değerlendirmeler doğrultusunda Cumhuriyet savcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek dosya kapatılır.Olay tarihinden itibaren aradan geçen süreye rağmen, etkili, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülmemiş; delillerin toplanması ve sorumluların tespiti yönünde gerekli işlemler yerine getirilmemiştir. Bu nedenle dosya, bugüne kadar faili meçhul olarak kalmıştır."
Bu bağlamda;
SORULAR
Önergede bahsedilen ve zorla kaybettirilenlerin akıbeti ne olmuştur? Cenaze ve/veya mezar yerleri nerededir?
Bu olaydaki failler/azmettiriciler/devletle ilişkili paramiliter odaklar açığa çıkarılmış, yargılanmış ve cezalandırılmış mıdır?
Kişinin akıbeti ortaya çıkıncaya kadar hukuken kesintisiz bir biçimde işlenmeye devam eden bir suçta, hangi kanun maddesi zamanaşımından bahsederek faili vali 20405120. - 45109 korurken, geride kalanların ömür boyu sürecek adalet arayışına bir son tarih koyabilir?
. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) yaşam hakkı ihlali, etkin soruşturma yürütmemek ve işkence yapmak suçlarından oybirliğiyle Türkiye'yi mahkum ettiği dosyalar, söz konusu kararların ardından neden yeniden açılmamış, faillerin/azmettiricilerin/devletle ilişkili paramiliter odakların cezalandırılması için neden somut adımlar atılmamıştır?
. Kamuoyunda politik faili meçhul dosyalarını da etkin biçimde soruşturması, uluslararası hukuka ve vicdanlara aykırı olarak zamanaşımı gerekçesiyle kapatılan dosyaları yeniden açması umulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yanına faili belli olan suçlar için de Gözaltında Zorla Kaybetme Suçları Araştırma Dairesi kuracak mısınız?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir