Faili meçhul bir olaya ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 139 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
1 Aralık 1997 tarihinde Diyarbakır'da çalıştığı işyerine gittikten sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Mehmet GÜLER de zorla kaybettirilenlerdendir. İHD'nin kayıp yakınlarıyla beraber basma yaptığı açıklamasına göre; "Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde ikamet eden 24 yaşındaki Mehmet Güler, evli ve 2 çocuk babasıydı. Kaybolduğu tarihten sonra, bir çocuğu daha dünyaya gelir. İhlas Kargo isimli bir şirkette çalışarak geçimini sağlamaktaydı. Nüfus sayımından sonraki gün olan 1 Aralık 1997 tarihinde çalıştığı kargo şirketine giden Mehmet Güler, günün sonunda eve dönmez. Oğlunun eve gelmemesi üzerine çalıştığı kargo şirketine giden annesi Şefika Güler, oğlunun eve gelmediğini ve nerede olabileceğini sorarak bilgi edinmeye çalışır. Kargo çalışanları, Mehmet Güler'in diğer bir çalışan olan Murat Güneş ile kargo aracıyla Batman'a gittiğini, orada bir tanıdığına rastladığını ve geri dönmediğini söylerler. Anne Şefika Güler, oğlunun Batman'da misafir olarak kaldığını düşünerek eve döner. Aradan bir gün geçer ancak Mehmet Güler eve dönmez. Endişe duymaya başlayan anne Şefika Gürbüz, kargo şirketine giderek büro sahibi Murat Sütşurup ile görüşür. Bir telefon görüşmesi yapan büro sahibi, oğlunun iyi olduğunu söyler. Telefon görüşmesi sonrası oğlunun kısa bir süre içerisinde eve döneceğini düşünün anne Şefika Güler, evine gider. Aradan yine birkaç gün geçmiş fakat Mehmet Güler eve dönmez. Endişeleri artan Anne Şefika Güler, oğlunun en son görüldüğü kişi olan kargo çalışanı Murat Güneş ile görüşür, ancak farklı bir bilgi edinemeyince Murat Sütşurup'un evine gider. Burada telefonla kiminle görüştüğünü öğrenmek ister. Ancak Murat Sütşurup, görüştüğü kişinin Murat Güneş olduğunu söyleyerek, farklı bir bilgiye sahip olmadığını söyler. Çaresizce evine dönen anne Şefika Güler'in anlatımlarına göre; her iki Murat'ın da çevrede Hizbullah yandaşı olarak biliniyormuş. Oğlu Mehmet Güler'in de bir süre bu kişilerle fikri bir yakınlık yaşadığı için bulundukları ortamlarda yer almış, ancak daha sonra fikri ayrılık yaşamıştır. Anne Şefika Güler, bu nedenle oğlu Mehmet Güler'in isimleri Murat olan bu iki kişinin iş birliğinde Hizbullah Örgütü tarafından kaçırıldığını düşünür. Anne Şefika Güler'in oğlunun eve döneceğine dair umutları tükenince, İnsan Hakları Demeği Batman Şubesi'ne ve Batman Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvumda bulunarak, oğlunun akıbetinin ortaya çıkanımasını ister. Oğlunun gözaltına alınmış olabileceğini ihtimalini zayıf gören anne Şefika Güler, isimleri Murat olan iki kişi hakkında suç duyumsunda bulunur. Yine çeşitli gazetelere ilan vererek arayışlarını sürdürür. 1999 yılı Nisan ve Mayıs aylarında kolluk kuvvetlerinin Hizbullah Örgütüne yönelik gerçekleştirdiği operasyonlarda, birçok kişi gözaltına alınmış ve örgüt üyesi olmak iddiasıyla tutuklanmıştır . Belirtilen tarihlerde Hizbullah Örgütüne üye olmak iddiasıyla tutuklananlar arasında Mehmet Sütşump ve Mehmet Güneş isimli kişiler de bulunmaktaydı. Mehmet Güler'den 1 Aralık 1997 tarihinden itibaren bir daha haber alınamadı ve akıbeti hala meçhul."
Bu bağlamda;
SORULAR
Önergede bahsedilen ve zorla kaybettirilenlerin akıbeti ne olmuştur? Cenaze ve/veya mezar yerleri nerededir?
Bu olaydaki failler/azmettiriciler/devletle ilişkili paramiliter odaklar açığa çıkarılmış, yargılanmış ve cezalandırılmış mıdır?
Kişinin akıbeti ortaya çıkıncaya kadar hukuken kesintisiz bir biçimde işlenmeye devam eden bir suçta, hangi kanun maddesi zamanaşımından bahsederek faili korurken, geride kalanların ömür boyu sürecek adalet arayışına bir son tarih koyabilir?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) yaşam hakkı ihlali, etkin soruşturma yürütmemek ve işkence yapmak suçlarından oybirliğiyle Türkiye'yi mahkum ettiği dosyalar, söz konusu kararların ardından neden yeniden açılmamış, faillerin/azmettiricilerin/devletle ilişkili paramiliter odakların cezalandırılması için neden somut adımlar atılmamıştır?
Kamuoyunda politik faili meçhul dosyalarını da etkin biçimde soruşturması, uluslararası hukuka ve vicdanlara aykırı olarak zamanaşımı gerekçesiyle kapatılan dosyaları yeniden açması umulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yanına faili belli olan suçlar için de Gözaltında Zorla Kaybetme Suçları Araştırma Dairesi kuracak mısınız?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir