İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/45156 CEVAPLANMADI

Faili meçhul bir olaya ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 138 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Şırnak'ın Cizre ilçesinde 1 Ocak 1994 tarihinde gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Abdullah DÜŞKÜN de zorla kaybettirilenlerdendir. İHD'nin kayıp yakınlarıyla beraber basına yaptığı açıklamasına göre; "Şırnak'ın Güçlükonak ilçesine bağlı Damlarka köyünde ailesi ile yaşayan Abdullah Düşkün, hayvancılıkla geçimini sağlar. Damlarka Köyü devlet güçleri tarafından yakılınca Abdullah Düşkün ailesiyle birlikte Cizre'ye taşınır. 1 Ocak 1994 günü ailesi ile evde olan Abdullah Düşkün, evlerine gelen sivil kıyafetli polisler tarafından herhangi bir gerekçe gösterilemeden gözaltına alınır. Olaydan üç gün sonra bir minibüs şoförü Nusaybin'deki evlerinin yakınlarında bir cenaze bulunduğunu, bunun Abdullah'a ait olabileceğini Düşkün ailesine haber verir. Bunun üzerine Nusaybin'e giden aileye Girefşe Köy muhtarı tarafından Abdullah Düşkün'ün saati ve elbisesi teslim edilir. Abdullah Düşkün'ün gözaltına alınmasına tanık olan eşi Hediye Düşkün, yaşadıklarını şöyle anlatır: "Biz ailece Güçlükonak Damlarka köyünde oturuyorduk. Köyümüz yakıldığı için, Cizre'ye yeni taşımıştık. Eşim hayvanlarımızın satım işiyle uğraşıyordu. Ben kayınvalidem, eniştemiz Tacdin Düşkün ve eşim Abdullah evdeydik. Evimize 2 kişi geldi. Birisi ince, uzun boylu ve sarışındı. Diğeri kısa boylu, siyah ve gür bıyıklıydı. Şahısların göğüs ceplerinde telsizleri vardı. Sarışın olanın belinde tabanca, omzunda uzun namlulu silah asılıydı. Diğerinin silahı yoktu. Kimliklerimizi istediler. Eşime 'aradığımız şahıs sensin' dediler. Eşimi alıp yanlarında götürdüler. Peşlerinden gitmek istedik, ancak 'bir adım daha atarsanız vururuz' dendi. Eşimi, beyaz bir arabaya bindirip kaçırdılar. Bu olaydan 3 gün sonra bir minibüs şoförü bize, eşimin cesedinin bulunması ile ilgili haber verdi. Nusaybin'e bağlı ve Kürtçe adı Girefşe olan köyünde, ana caddeye yakın kendilerine ait olduğu bir evde, bir gün önce bir erkek cesedi bulunmuş. Jandarmaya haber verilmiş. Gerekli işlemlerden sonra cesedi köye defnetmişler. Köyün muhtarı bize eşimin saati ve elbiseleri verdi." Girefşe Köyü Muhtarı ayrıca aileye, cenazenin bulunduğu zaman Jandarma'ya bilgi verildiğini, gerekli işlemleri yapıldıktan sonra cenazenin gömüldüğünü anlatır. Abdullah Düşkün' ün annesi, karakola giderek, savcılığın olay yeri tutanaklarındaki fotoğraflardan oğlunu teşhis eder. Cenaze gömülmeden savcılık tarafından çekilmiş fotoğraflarda Abdullah Düşkün' ün kafasından vurulduğu anlaşılır. Aile, olaya ilişkin savcılığa başvursa da hukuki süreçte bir gelişme yaşanmaz." Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Önergede bahsedilen ve zorla kaybettirilenlerin akıbeti ne olmuştur? Cenaze ve/veya mezar yerleri nerededir?

  2. Bu olaydaki failler/azmettiriciler/devletle ilişkili paramiliter odaklar açığa çıkarılmış, yargılanmış ve cezalandırılmış mıdır?

  3. Kişinin akıbeti ortaya çıkıncaya kadar hukuken kesintisiz bir biçimde işlenmeye devam eden bir suçta, hangi kanun maddesi zamanaşımından bahsederek faili korurken, geride kalanların ömür boyu sürecek adalet arayışına bir son tarih koyabilir?

  4. Avrupa Insan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) yaşam hakkı ihlali, etkin soruşturma yürütmemek ve işkence yapmak suçlarından oybirliğiyle Türkiye'yi mahkûmı ettiği dosyalar, söz konusu kararların ardından neden yeniden açılmamış, faillerin/azmettiricilerin/devletle ilişkili paramiliter odakların cezalandırılması için neden somut adımlar atılmamıştır?

  5. Kamuoyunda politik faili meçhul dosyalarını da etkin biçimde soruşturması, uluslararası hukuka ve vicdanlara aykırı olarak zamanaşımı gerekçesiyle kapatılan dosyaları yeniden açması umulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yanına faili belli olan suçlar için de Gözaltında Zorla Kaybetme Suçları Araştırma Dairesi kuracak mısınız?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir