İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/45164 CEVAPLANMADI

Faili meçhul bir olaya ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 138 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Diyarbakır'ın Bismil İlçesinde 21 Haziran 1995 tarihinde gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Selahattin AKBULUT da zorla kaybettirilenlerdendir. İHD'nin kayıp yakınlarıyla beraber basına yaptığı açıklamasına göre; "Diyarbakır'ın Bismil ilçesine bağlı Tatlıçayır Köyü'nde yaşayan Selahattin Akbulut, evli ve 11 çocuk babasıdır. Korucu olmayı kabul etmediği için devlet güçleri tarafından baskıya maruz kalır, gözaltına alınır ve ölümlü tehdit edilir. Jandarma ekipleri 21 Haziran 1995 tarihinde köye baskın düzenler. Henüz Jandarmalar köydeyken beyaz renkli Toros marka bir araçla gelen sivil giyimli 5 kişi karakolda ifadesinin alınacağını söyleyerek, Selahattin Akbulut'u zorla araca bindirir. Akbulut Ailesi gelen 5 kişiden ikisinin daha önceden tanıdıkları Mehmet ve Levent adlı askerler olduğunu görür. Olayın ardından Akbulut ailesi, Bismil Cumhuriyet Savcılığına başvurur. Önce aileye sözlü olarak Selahattin'in gözaltında olduğunu ifade eden savcılık, daha sonra bunu inkar eder ve gözaltı işleminin olmadığını belirtir. Selahattin Akbulut'un kimi tanıdıkları onu gözaltına alındıktan 25 gün sonra Diyarbakır'da Ayhan Taksi Durağı civarında askerlerin gözetiminde gördüğünü söyler. Selahattin Akbulut'un yoğun işkence izleri ile kurşunlanmış cansız bedeni 26 Şubat 1996 tarihinde Bismil ilçesine bağlı Işıklar Köyü Kuruçay deresinde kuma gömülü halde bulunur. Ailenin yaptığı tüm hukuki girişmişlere rağmen Selahattin Akbulut dosyasında herhangi bir ilerleme sağlanmaz. Bismil Ilçe Komando Tabur Komutanı Izzet Cural hakkında soruşturma dahi açılmaz, tam aksine Izzet Cural Jandarma Genel Komutanlığı Harekât Daire Başkanlığı görevine terfi ettirilir. O tarihten günümüze Selahattin Akbulut' un failleri hakkında herhangi bir cezai yaptırım uygulanmadı." Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Önergede bahsedilen ve zorla kaybettirilenlerin akıbeti ne olmuştur? Cenaze ve/veya mezar yerleri nerededir?

  2. Bu olaydaki failler/azmettiriciler/devletle ilişkili paramiliter odaklar açığa çıkarılmış, yargılanmış ve cezalandırılmış mıdır?

  3. Kişinin akıbeti ortaya çıkıncaya kadar hukuken kesintisiz bir biçimde işlenmeye devam eden bir suçta, hangi kanun maddesi zamanaşımından bahsederek faili korurken, geride kalanların ömür boyu sürecek adalet arayışına bir son tarih koyabilir?

  4. Avrupa Insan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) yaşam hakkı ihlali, etkin soruşturma yürütmemek ve işkence yapmak suçlarından oybirliğiyle Türkiye'yi mahkum ettiği dosyalar, söz konusu kararların ardından neden yeniden açılmamış, faillerin/azmettiricilerin/devletle ilişkili paramiliter odakların cezalandırılması için neden somut adımlar atılmamıştır?

  5. Kamuoyunda politik faili meçhul dosyalarını da etkin biçimde soruşturması, uluslararası hukuka ve vicdanlara aykırı olarak zamanaşımı gerekçesiyle kapatılan dosyaları yeniden açması umulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yanına faili belli olan suçlar için de Gözaltında Zorla Kaybetme Suçları Araştırma Dairesi kuracak mısınız?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir