Faili meçhul bir olaya ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 138 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
1992 yılında Hakkâri Şedinli' de okul çıkışı kaybolduktan sonra işkenceyle öldürülen 13 yaşındaki Serhat KAZAK da zorla kaybettirilenlerdendir. İHD'nin kayıp yakınlarıyla beraber basına yaptığı açıklamasına göre; "13 yaşındaki Serhat Kazak, ilkokulun son sınıfında okuyordu. O günlerde, Şedinli'ye yeni gelen Özel Harekât Timleri, Serhat'ın okuduğu Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nun bodrum katında kalıyordu. Serhat olaydan kısa bir süre önce okula giderken boynuna ve beline sarı, kırmızı, yeşil renklerden yapılmış bir poşi bağlar. Serhat'1 bu şekilde gören dönemin Ilçe Kaymakamı, Özel Harekât Timlerine seslenerek "Bu çocuğun boynundaki paçavraları sökün" der ancak Serhat bu duruma direnerek "Ben Kürdüm ve bunları çıkarmayacağını" deyip oradan ayrılır. Bu olaydan sadece birkaç gün sonra, Serhat okul çıkışında Halit adlı arkadaşıyla birlikte evine doğru yola çıkar. Ancak o akşam eve dönmez. Ailesi endişelenerek, ilçedeki tüm akrabalarının evlerini arar. Ama Serhat'ı hiçbir yerde bulamazlar. Ertesi gün amcası Hayrettin Kazak sabah erkenden Yüksekova'daki akrabalarının evine gider ama Serhat'ı orada da bulamaz. Amca Hayrettin KAZAK hemen Şedinli'ye geri döner. Aynı gün saat 10.00 sıralarında Serhat'ın küçük kardeşi dışarıda bağırır. Serhat'ın cesedi evlerinin duvar dibine atılmıştır. Ailenin anlatımına göre, olayın yaşandığı civarda çalışan Hakkârili bazı inşaat işçileri, Özel Harekât timlerini Serhat'ın cesedini oraya bırakırken görmüştü ancak korktukları için susmuşlardı. Yetkililer aileye Serhat'ın elektrik direğindeki elektrik akımına kapılarak öldüğünü söyler. Ailenin beyanına göre ise bahsedilen elektrik direği yetkililerin söylediği şekilde demir direk değildir, PTT'nin Telefon hatlarında kullanılan ve ağaçtan yapılmış direktir. Ayrıca uzun süreden beri elektriğe bağlı değildir. Olay yerine Cumhuriyet Savcısı, Ilçe Kaymakamı ve dönemin Milletvekili Mustafa Zeydan gelir. Serhat'ın amcası, savcıya yeğeninin Özel Harekât Timlerince öldürüldüğünü söyler. Özel Harekâtçıların kaldığı okul bodrumuna gittiğini ve orada Serhat'a verilen elektrik kablosu, kan izleri, yüksek elektrik etkisiyle kopan saçlarını dahi gördüğünü söyler. Olaydan sonra öldürülen Serhat'ın cesedine otopsi işlemi yapılmaz. Serhat'ın babası Şerafettin Kazak o dönem Almanya'da çalışmaktadır. Olayın ardından gelip otopsi yaptırmak istemiştir ancak aile tehdit edildikleri ve can güvenliklerinden endişe ettikleri için bu işin üzerine daha fazla gidememiştir. O tarihten bu yana Serhat Kazak dosyası, faili meçhul olarak raflarda yerini almıştır."
Bu bağlamda;
SORULAR
Önergede bahsedilen ve zorla kaybettirilenlerin akıbeti ne olmuştur? Cenaze ve/veya mezar yerleri nerededir?
Bu olaydaki failler/azmettiriciler/devletle ilişkili paramiliter odaklar açığa çıkarılmış, yargılanmış ve cezalandırılmış mıdır?
Kişinin akıbeti ortaya çıkıncaya kadar hukuken kesintisiz bir biçimde işlenmeye devam eden bir suçta, hangi kanun maddesi zamanaşımından bahsederek faili korurken, geride kalanların ömür boyu sürecek adalet arayışına bir son tarih koyabilir?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) yaşam hakkı ihlali, etkin soruşturma yürütmemek ve işkence yapmak suçlarından oybirliğiyle Türkiye'yi mahkûm ettiği dosyalar, söz konusu kararların ardından neden yeniden açılmamış, faillerin/azmettiricilerin/devletle ilişkili paramiliter odakların cezalandırılması için neden somut adımlar atılmamıştır?
Kamuoyunda politik faili meçhul dosyalarını da etkin biçimde soruşturması, uluslararası hukuka ve vicdanlara aykırı olarak zamanaşımı gerekçesiyle kapatılan dosyaları yeniden açması umulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yanına faili belli olan suçlar için de Gözaltında Zorla Kaybetme Suçları Araştırma Dairesi kuracak mısınız?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir