İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/45174 CEVAPLANMADI

Faili meçhul bir olaya ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 138 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

21 Mart 1995'te İstanbul'da gözaltına alındıktan sonra kaybedilen ve 58 gün sonra işkenceyle öldürüldüğü anlaşılan Hasan OCAK da zorla kaybettirilenlerdendir. İHD'nin kayıp yakınlarıyla beraber basına yaptığı açıklamasına göre; "30 yaşındaki öğretmen Hasan Ocak, 21 Mart 1995 tarihinde polisler tarafından gözaltına alınır. Vatan Caddesi'nde bulunan İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürülür. Burada başında Bayram Kartal'ın olduğu TIM-3 tarafından işkenceye maruz bırakılır. İstanbul Tem Şubede Hasan OCAK ile aynı zamanda gözaltında bulunan iki kişi onu karakolda gördüklerine tanıklık eder. Gözaltında bulunan başka iki kişi de Hasan Ocak'ın ismini parmak izi listesinde gördüklerini açıklar. Yine, başka bir tanık ise şubede bir hareketlilik olduğunu, polislerin "Hasan Ocak getirildi" diye aralarında konuştuklarını duyduğunu söyler. Hasan'ı arayan Ocak ailesi ve İHD, herhangi bir resmi bilgiye ulaşamaz. TBMM, Başbakanlık, Bakanlıklar, Savcılıklar ve hastanelere yapılan resmi başvurulardan bir sonuç alınamaz. Türkiye'yi ayağa kaldıran, yurtdışında da ses getiren 58 günlük arayışın sonunda devlet; Hasan Ocak'ın ağır işkence izleri taşıyan ve "meçhul kişi" olarak işlem gören bedeninin, Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı'nda olduğunu açıklamak zorunda kalır. Bu açıklamadan sonra dönemin İnsan Haklarından Sorumlu Bakanı Algan Hacaloğlu "Toplumdan hükümet adına özür diliyorum" der. Ocak ailesi, İstanbul Tem Şube Müdürlüğü ve "Tim-3" polisleri hakkında DGM Başsavcılığına, Beykoz Savcılığına ve Fatih Savcılığına suç duyurusunda bulunulur ama hiçbir sonuç alamaz. Ocak ailesi Adalet Bakanlığına başvuruda bulunarak etkin soruşturma yapmayan savcılar hakkında şikâyetçi olur ancak Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Müdürlüğü bu şikâyeti işleme almaz. Fatih Cumhuriyet Savcılığı, terörle mücadele şubesi polisleri ve olayın soruşturulması ile ilgili görevlerini ihmal eden devlet yetkilileri ile ilgili yapılan suç duyuruları hakkında "şikâyetlerin somut bir veriye

dayanmadığıi gerekçesi ile takipsizlik kararı verilir. İç hukuktan sonuç alamayan Ocak ailesi 26 Temmuz 1996 tarihinde AİHM'e başvurur. AİHM 15 Temmuz 2004 tarihinde Sözleşme'nin yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesinin usul yönünden ihlal edildiğine karar verir." Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Önergede bahsedilen ve zorla kaybettirilenlerin akıbeti ne olmuştur? Cenaze ve/veya mezar yerleri nerededir?

  2. Bu olaydaki failler/azmettiriciler/devletle ilişkili paramiliter odaklar açığa çıkarılmış, yargılanmış ve cezalandırılmış mıdır?

  3. Kişinin akıbeti ortaya çıkıncaya kadar hukuken kesintisiz bir biçimde işlenmeye devam eden bir suçta, hangi kanun maddesi zamanaşımından bahsederek faili korurken, geride kalanların ömür boyu sürecek adalet arayışına bir son tarih koyabilir?

  4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) yaşam hakkı ihlali, etkin soruşturma yürütmemek ve işkence yapmak suçlarından oybirliğiyle Türkiye'yi mahkum ettiği dosyalar, söz konusu kararların ardından neden yeniden açılmamış, faillerin/azmettiricilerin/devletle ilişkili paramiliter odakların cezalandırılması için neden somut adımlar atılmamıştır?

  5. Kamuoyunda politik faili meçhul dosyalarını da etkin biçimde soruşturması, uluslararası hukuka ve vicdanlara aykırı olarak zamanaşımı gerekçesiyle kapatılan dosyaları yeniden açması umulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yanına faili belli olan suçlar için de Gözaltında Zorla Kaybetme Suçları Araştırma Dairesi kuracak mısınız?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir