İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/45178 CEVAPLANMADI

Faili meçhul bir olaya ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 138 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

25 Ocak 1995 tarihinde Diyarbakır'da gözaltına alınan Bedri ALAĞAM de zorla kaybettirilenlerdendir. İHD'nin kayıp yakınlarıyla beraber basına yaptığı açıklamasına göre; "4 çocuk babası olan Bedri Alağam 1969 Hazro doğumludur. 1990'lı yıllarda yaşadığı Goman köyünde dayatılan koruculuğu kabul etmeyip Diyarbakır iline göç etmiştir. Diyarbakır'daki Yoğurt Pazarına yakın bir yerde kıraathane işletiyordu. 25 Ocak 1995 günü sabahında, işlettiği kıraathanenin önünde Olcay adlı bir kişinin silahlı saldırı sonucu yaralandığına tanık olur. Olay yerine gelen polisler bu saldırı gerekçesiyle Ali Günbey, Seyfettin Günbey ve soyadı bilinmeyen Mesut adlı kişileri gözaltına alır. Aynı gün saat 10.00 sıralarında ise polisler Bedri Alağam'ı gözaltına alır ve birkaç saat sonra serbest bırakırlar. Akşam saatlerinde yeniden Bedri Alağam'ın iş yerine gelen polisler bu defa da birkaç soru sorup ayrılır. Silahlı saldırı olayının görgü tanığı Bedri Alağam aynı gün saat 22.30 sıralarında polisler tarafından yeniden gözaltına alınır. Kahve çalışanı ve Bedi'nin köylüsü olan Abdurrezak Güngörmüş Bedri Alağam'ın ailesine gözaltına alındığı bilgisini verir. Yine aynı gün olayla ilgili olarak Hazro ilçesine bağlı Ormankaya köyüne baskın düzenleyen askerler Ferit Akçe ile Garip Eker'i gözaltına alır. Ferit Akçe korucu olduğu için aynı akşam serbest bırakılır. Bedi'nin ailesi Emniyet Müdürlüğüne dilekçe ile başvuruda bulunur. Fakat emniyetten "Bedri' yi saldık' cevabını alan aile dilekçeleri işleme konulmadan emniyet tarafından geri çevrilir. Olayın altıncı günü Bedri dışındaki dört kişi savcılığa çıkarılır. Seyfettin Günbey ve Mesut adlı kişiler tutuklanır. Bedri Alağam'ın ailesi serbest bırakılan Ali Günbey ve Garip Eker ile görüşür. Ali ve Garib'in Bedri ile aynı yerde tutulduklarını, Bedi'nin gördüğü işkencelerden dolayı durumunun kötü olduğunu ve serbest bırakıldıklarında Bedi'nin ayrı tutulduğunu öğrenirler. Bedi'den haber alamayan aile, 27.09.1995 tarihinde İHD Diyarbakır Şubesine başvuru da bulunarak gerekli işlemlerin yapılması ve hukuki sürecin yürütülmesi için yardım talebinde bulunur. Şubemiz konuyu Uluslararası Af Örgütü ve Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na bildirir. Şubemiz avukatları tarafından, tutuklanan şahısların dava dosyaları üzerinde yapılan incelemelerde, Bedi'nin gözaltına alındığına dair tutanak bulunmasına rağmen salıverilmesine ait tutanak bulunmadığı, diğer şahısların serbest bırakılma tutanaklarının dosya içerisinde olduğu tespit edilir. Ayrıca incelemenin yapıldığı tarihlerde, DGM kalemi hazırlık soruşturması fihristinde de Bedi'nin adı geçmesine rağmen, daha sonraki süreçte silindiği (üzerinin karalandığı) görülür. Bu gelişmeler üzerine Algan ailesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuru yapar. Yapılan tüm başvuru ve girişimlere rağmen gözaltına alındığı tarihten bu yana Bedri ile ilgili olumlu ya da olumsuz hiçbir bilgiye ulaşılamaz ve Bedri Alağam'dan bir daha haber alınamaz." Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Önergede bahsedilen ve zorla kaybettirilenlerin akıbeti ne olmuştur? Cenaze ve/veya mezar yerleri nerededir?

  2. Bu olaydaki failler/azmettiriciler/devletle ilişkili paramiliter odaklar açığa çıkarılmış, yargılanmış ve cezalandırılmış mıdır?

  3. Kişinin akıbeti ortaya çıkıncaya kadar hukuken kesintisiz bir biçimde işlenmeye devam eden bir suçta, hangi kanun maddesi zamanaşımından bahsederek faili korurken, geride kalanların ömür boyu sürecek adalet arayışına bir son tarih koyabilir?

  4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) yaşam hakkı ihlali, etkin soruşturma yürütmemek ve işkence yapmak suçlarından oybirliğiyle Türkiye'yi mahkûm ettiği dosyalar, söz konusu kararların ardından neden yeniden açılmamış, faillerin/azmettiricilerin/devletle ilişkili paramiliter odakların cezalandırılması için neden somut adımlar atılmamıştır?

  5. Kamuoyunda politik faili meçhul dosyalarını da etkin biçimde soruşturması, uluslararası hukuka ve vicdanlara aykırı olarak zamanaşımı gerekçesiyle kapatılan dosyaları yeniden açması umulan Faili Meçhul Suçlan Araştırma Daire Başkanlığının yanma faili belli olan suçlar için de Gözaltında Zorla Kaybetme Suçları Araştırma Dairesi kuracak mısınız?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir