Faili meçhul bir olaya ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 138 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
3 Ekim 1992 tarihinde Diyarbakır Kulp'ta askerler tarafından otelinde infaz edilen ve cansız bedeniyle birlikte oteli yakılan Vahit NARIN da zorla kaybettirilenlerdendir. İHD'nin kayıp yakınlarıyla beraber basına yaptığı açıklamasına göre; i2 Ekim 1992'de Kulp merkezde çıkan çatışmada üç askerin yaşamını yitirmesi üzerine ilçe merkezi ablukaya alınır. Akşam karanlığı basmak üzereyken Kulp ilçesi taranmaya, evler, dükkânlar top ve roketlerle dövülmeye başlanmıştır. Dükkânlar yakılıp yıkılırken, sokağa çıkma yasağı ilan edilir ve ilçenin dünya ile bağlantısı telefon hatlarıyla birlikte kesilir. Kulp'a tüm giriş ve çıkışlar yasaklanır, evler tek tek aranır, çok sayıda insan gözaltına alınır. Saldırı dört gün boyunca sürer ve dördüncü günün sonunda, öğle vakti, üç saatliğine sokağa çıkma yasağı kaldırılır. Sokağa çıkma yasağı kaldırıldıktan sonra Kulp merkez tam bir harabeye dönüşmüş halde olur. Şehir merkezinde olup da kurşun izi olmayan ev ve iş yeri kalmaz. Yine nerdeyse dükkânların tamamı ya yakılmış ya da tamamen talan edilmiş halde olur. Kulp'un tek oteli olan Narin Otel de yakılan iş yerlerinden biri olur. Narin Otel'de genellikle öğretmen, memur ve asker aileleri kalırdı. O gün otelde kalanlar korku dolu gözlerle otelin camlarından çatışmayı izler, kurşunların camlara isabet etmesiyle oteldeki herkes bodrum katına sığınır. Otel sahibi olan Vahit Narin sık sık otel müşterilerini sakinleştirmeye çalışır. Çatışma günü saat 14.00 civarında Narin Otel'in bodrum katına üç uzman çavuş tekmeyle kapıyı kırarak girer. Askerler bodrumda bulunan otel müşterilerini lobiye çıkartıp ardından sırtlarına dipçikler vurarak herkesi yüzüstü yere yatırır. Yüzüstü yatanlardan biri uzman çavuşa "ben de asker çocuğuyum neden böyle yapıyorsunuz" diye sorunca uzman çavuş "PKK'liler buradan ateş etti bize" der. Yerde yüzüstü yatan asker çocuğu "hepimiz buraya sığındık, kimse buradan ateş etmedi" cevabını verir. Otelde Vahit NARIN ve müşterilerle beraber Vahit NARIN'in oğlu ve akrabaları da bulunmaktaydı. Daha sonra askerlerden biri "Narin hanginiz?" deyince, yüz üstü yatırılanlar arasında "benim" diyen Vahit Narin askerler tarafından lobinin arka tarafına götürülür ve o an iki el silah sesi duyulur. Vahit Narin iki uzman çavuş tarafından katledilir. Otelde bulunulanlar karakola götürülür. Otelin deposunda bulunan ipekböceği kozaları askerler tarafından bütün odalara dağıtılır ve kozalar ateşe verilir. Vahit Narin'in cansız bedeninin içinde bulunduğu otel yakılır. Daha sonra otopsi işlemleri için savcılık tarafından aile çağırılır. Otopsi işlemlerine katılan Vahit Narin'in oğlu Nimet Narin şikayetçi olur. Yıllarca devam eden bu süreçten bir sonuç elde edilmez. Aile, daha sonra dosyayı AİHM'e taşır. AİHM bu davadan Türkiye'yi mahkum eder. Vahit Narin dosyası zamanaşımının dolmasına bir gün kala beklenmedik bir şekilde savcılık tarafından bir kolluk görevlisi hakkında işlem yapılır ve bu kolluk görevlisi tutuklanır. Bu davanın dosyası halen devam etmekte."
Bu bağlamda;
SORULAR
Önergede bahsedilen ve zorla kaybettirilenlerin akıbeti ne olmuştur? Cenaze ve/veya mezar yerleri nerededir?
Bu olaydaki failler/azmettiriciler/devletle ilişkili paramiliter odaklar açığa çıkarılmış, yargılanmış ve cezalandırılmış mıdır?
Kişinin akıbeti ortaya çıkıncaya kadar hukuken kesintisiz bir biçimde işlenmeye devam eden bir suçta, hangi kanun maddesi zamanaşımından bahsederek faili korurken, geride kalanların ömür boyu sürecek adalet arayışına bir son tarih koyabilir?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) yaşam hakkı ihlali, etkin soruşturma yürütmemek ve işkence yapmak suçlarından oybirliğiyle Türkiye'yi mahkûm ettiği dosyalar, söz konusu kararların ardından neden yeniden açılmamış, faillerin/azmettiricilerin/devletle ilişkili paramiliter odakların cezalandırılması için neden somut adımlar atılmamıştır?
Kamuoyunda politik faili meçhul dosyalarını da etkin biçimde soruşturması, uluslararası hukuka ve vicdanlara aykırı olarak zamanaşımı gerekçesiyle kapatılan dosyaları yeniden açması umulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yanına faili belli olan suçlar için de Gözaltında Zorla Kaybetme Suçları Araştırma Dairesi kuracak mısınız?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir