Faili meçhul bir olaya ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 138 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
23 Ağustos 1995 tarihinde, Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde, kendilerini polis olarak tanıtan kişiler tarafından evinden zorla alınıp kaybettirilen Osman BULUTTEKİN de zorla kaybettirilenlerdendir. İHD'nin kayıp yakınlarıyla beraber basına yaptığı açıklamasına göre; "Osman Buluttekin, 1960 yılında Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Yeşilköy'de doğdu. Ortaokul mezunu olan Osman Buluttekin, evli ve yedi çocuk babasıydı. Köyleri askerler tarafından yakılınca, ailesiyle birlikte Kulp merkeze göç etmek zorunda kaldı. 23 Ağustos 1995 gecesi, Kulp ilçesi civarında gerçekleşen bir çatışma nedeniyle Kulp merkeze giriş ve çıkışlar yasaklandı. O gece yarısı, Buluttekin ailesinin jandarma karakoluna ve kaymakamın konutuna yaklaşık 100 metre mesafedeki evine, kendilerini polis olarak tanıtan, ağır silahlı dört kişi baskın düzenledi. Baskına gelen kişiler, "Emniyetten geliyoruz, seninle biraz işimiz var," diyerek Osman Buluttekin'i evinden zorla götürdü. Baskın sırasında evin telefon kabloları kesildi. Emniyette bekçi olarak çalışan, 35 yaşındaki Osman Buluttekin pijamalarıyla ve ayağında terlikleriyle zorla evden çıkarıldı. O gece yaşananlara tanıklık eden bir komşu, Osman Buluttekin'in bir araca bindirilerek yakında bulunan ve polisler tarafından kontrol noktası olarak kullanılan tepelik bir bölgeye götürüldüğünü söyledi. Ailesi, belirtilen bölgeye giderek Osman Buluttekin'in akıbetini sormak istese de, buranın yasaklı bölge olduğu gerekçesiyle girişlerine izin verilmedi. Osman Buluttekin, kaybolmasından üç ay önce, bir yıl iki ay cezaevinde kaldıktan sonra Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nden tahliye edilmişti. Ailesinin ifadesine göre, o tarihten itibaren sürekli tehdit telefonları almaya başlamıştı. Bunun üzerine aile, Kulp Emniyet Müdürlüğü'ne ve Jandarma Komutanlığı'na başvurdu. Emniyetteki yetkililer, anne Kariban Buluttekin'e, "Biz almadık ama sana söz veriyoruz, onu bulacağız," dediler. Ancak, Osman Buluttekin'den o günden sonra bir daha haber alınamadı. Ailesi, onun akıbetini öğrenmek için birçok kuruma başvurdu, ancak gözaltına alındığı iddiası yetkililerce sürekli inkâr edildi. Aile, Osman Buluttekin'i evden alanların güvenlik güçleri olduğuna inanmaktaydı. Bu nedenle faillerin bulunması ve cezalandırılması için Insan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi'nden hukuki yardım talebinde bulundu. Ancak İHD Diyarbakır Şubesi'nin tüm çabalarına rağmen, Osman Buluttekin'in akıbetine dair herhangi bir sonuca ulaşılamadı."
Bu bağlamda;
SORULAR
Önergede bahsedilen ve zorla kaybettirilenlerin akıbeti ne olmuştur? Cenaze ve/veya mezar yerleri nerededir?
Bu olaydaki failler/azmettiriciler/devletle ilişkili paramiliter odaklar açığa çıkarılmış, yargılanmış ve cezalandırılmış mıdır?
Kişinin akıbeti ortaya çıkıncaya kadar hukuken kesintisiz bir biçimde işlenmeye devam eden bir suçta, hangi kanun maddesi zamanaşımından bahsederek faili korurken, geride kalanların ömür boyu sürecek adalet arayışına bir son tarih koyabilir?
Avrupa Insan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) yaşam hakkı ihlali, etkin soruşturma yürütmemek ve işkence yapmak suçlarından oybirliğiyle Türkiye'yi mahkum ettiği dosyalar, söz konusu kararların ardından neden yeniden açılmamış, faillerin/azmettiricilerin/devletle ilişkili paramiliter odakların cezalandırılması için neden somut adımlar atılmamıştır?
Kamuoyunda politik faili meçhul dosyalarını da etkin biçimde soruşturması, uluslararası hukuka ve vicdanlara aykırı olarak zamanaşımı gerekçesiyle kapatılan dosyaları yeniden açması umulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yanına faili belli olan suçlar için de Gözaltında Zorla Kaybetme Suçları Araştırma Dairesi kuracak mısınız?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir