İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/45190 CEVAPLANMADI

Faili meçhul bir olaya ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 139 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

1 Haziran 1994'te Diyarbakır'ın Kulp ilçesi Salkım mezrasında askerlerce gözaltına alınan Vasıf ÖZTÜRK de zorla kaybettirilenlerdendir. İHD'nin kayıp yakınlarıyla beraber basına yaptığı açıklamasına göre; "Evli ve yedi çocuk babası Vasıf Öztürk, Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Uzunova köyünde yaşıyordu. 1 Haziran 1994 tarihinde, Bolu Tugayı'na bağlı askerler tarafından yürütülen bir operasyon sırasında, Kulp'a bağlı Salkım mezrasında bulunan üç köylü - Vasıf Öztürk, Cembeli Tuncer ve Efendi Şen - gözaltına alındı. Aynı gün çevredeki bazı köylere de askerî baskınlar yapıldı. Gözaltına alınan köylüler, gece boyunca köyün okul binasında tutuldu. Ertesi sabah, Cembeli Tuncer ve Efendi Şen serbest bırakıldı. Ancak Vasıf Öztürk, elleri ve gözleri bağlanarak bir askerî helikoptere bindirildi. Kulp'a götürüleceği söylendi. O günden sonra Vasıf Öztürk'ten bir daha haber alınamadı. Aynı dönemde gözaltında tutulan görgü tanıkları, Vasıf Öztürk'ün Lice Jandarma Karakolu'nda olduğunu ve işkence gördüğünü anlattı. Tanık ifadelerine göre Vasıf Öztürk, burada 25 gün boyunca gözaltında tutuldu. Resmi kurumlar tanık ifadelerine rağmen Öztürk'ün gözaltına alındığını inkâr etti. Ailesi; Kulp, Lice ve Diyarbakır'daki askerî yetkililere, Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne, Diyarbakır Valiliği'ne ve OHAL Bölge Valiliği'ne başvurdu. Ancak yapılan tüm başvurular sonuçsuz kaldı. 14 Ekim 1994 tarihinde, OHAL Valiliği tarafından ailenin başvurusu üzerine verilen yanıtta şu ifadelere yer verildi: Olağanüstü Hal Bölge Valiliği'ne vermiş olduğunuz ve Valiliğimize intikal eden 26.09.1994 tarihli dilekçeniz üzerine yapılan tahkikat sonucunda; oğlunuz Vasıf Öztürk'ün herhangi bir nedenle gözaltına alınmadığı, aranan şahıslardan olmadığı anlaşılmıştır."

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Önergede bahsedilen ve zorla kaybettirilenlerin akıbeti ne olmuştur? Cenaze ve/veya mezar yerleri nerededir?

  2. Bu olaydaki failler/azmettiriciler/devletle ilişkili paramiliter odaklar açığa çıkarılmış, yargılanmış ve cezalandırılmış mıdır?

  3. Kişinin akıbeti ortaya çıkıncaya kadar hukuken kesintisiz bir biçimde işlenmeye devam eden bir suçta, hangi kanun maddesi zamanaşımından bahsederek faili korurken, geride kalanların ömür boyu sürecek adalet arayışına bir son tarih koyabilir?

  4. Avrupa Insan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) yaşam hakkı ihlali, etkin soruşturma yürütmemek ve işkence yapmak suçlarından oybirliğiyle Türkiye'yi mahkum ettiği dosyalar, söz konusu kararların ardından neden yeniden açılmamış, faillerin/azmettiricilerin/devletle ilişkili paramiliter odakların cezalandırılması için neden somut adımlar atılmamıştır?

  5. Kamuoyunda politik faili meçhul dosyalarını da etkin biçimde soruşturması, uluslararası hukuka ve vicdanlara aykırı olarak zamanaşımı gerekçesiyle kapatılan dosyaları yeniden açması umulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yanına faili belli olan suçlar için de Gözaltında Zorla Kaybetme Suçları Araştırma Dairesi kuracak mısınız?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir