İstanbul'un Sarıyer ilçesindeki özel bir ortaokulda çalışan trans bir öğretmenin ayrımcılığa uğradığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Özgül Saki (DEM Parti), 23 Haziran 2026 tarihinde 7/45983 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 35 gün sonra, 28 Temmuz 2026).
Özgül Saki (DEM Parti, İstanbul). “İstanbul'un Sarıyer ilçesindeki özel bir ortaokulda çalışan trans bir öğretmenin ayrımcılığa uğradığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45983, 23 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45983-istanbul-un-sariyer-ilcesindeki-ozel-bir-ortaokulda-calisan-trans-bir-ogretmenin-ayrimcili (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d9d91757-07c6-4c3e-8be4-019ef9467661
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 35 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen soruların Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü 'nün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İktidar yanlısı basının servis ettiği haberlere göre, Istanbul Sarıyer'de bulunan Özel Açı Ortaokulu'nda görev yapan bir öğretmenin trans uyum süreci kapsamında hukuken cinsiyet hanesi kaydı değişikliği yaptığı, görevine devam ettiği ve bu durumun ardından Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okul hakkında inceleme ya da soruşturma başlatıldığı iddia edilmiştir. Haberlerde ayrıca okul içinde toplumsal cinsiyet, kimlik veya kapsayıcılık başlıklı bazı etkinliklerin de soruşturma konusu yapıldığı ileri sürülmektedir.
Kamu makamlarının denetim ve gözetim yetkisinin hukuka bağlılık, ölçülülük, eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkeleri çerçevesinde kullanılması anayasal zorunluluktur. Anayasa'nın 10. maddesi uyarınca herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. İdare hukukunun temel ilkelerinden biri de idarenin eşitlik içinde ve keyfilikten uzak hareket etmesi, benzer durumda bulunan kişiler arasında nesnel ve makul bir neden olmaksızın farklı işlem tesis etmemesidir. Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa Insan Hakları Sözleşmesi'nin ayrımcılık yasağını düzenleyen 14. maddesi ile özel hayatın korunmasına ilişkin 8. maddesi; Avrupa Insan Hakları Mahkemesi'nin cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim temelindeki ayrımcılığı insan hakları bağlamında değerlendiren içtihadı; Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ile Çocuk Haklarına Dair Sözleşme de devletin eğitim alanında ayrımcılıktan kaçınma ve kapsayıcı ortam sağlama yükümlülüklerini ortaya koymaktadır.
Öte yandan kamuoyuna yansıyan haber dilinde "rezalet", "sapkın", "tehdit", "uygunsuzluk" gibi ifadelerle LGBTI+ varoluşunun kendisinin sorunlaştırıldığı, trans kimliğin tek başına denetim veya soruşturma gerekçesiymiş gibi sunulduğu görülmektedir. Oysa trans olmak ya da LGBTI+ olmak hukuka aykırı ya da suç değildir. Eğitim kurumlarının görevi öğrencileri ve çalışanları ayrımcılıktan korumak, güvenli ve eşit bir eğitim ortamı sağlamaktır. Bu nedenle idari süreçlerin nefret politikalarıyla değil, somut ve hukuken tanımlanabilir eylemler üzerinden yürütülmesi kamusal güven açısından da önem taşımaktadır.
Bu kapsamda:
SORULAR
Milli Eğitim Bakanlığı söz konusu okul hakkında inceleme veya soruşturma başlatmış mıdır? Başlatıldıysa tarih ve hukuki dayanak nedir? Soruşturmanın konusu tam olarak hangi fiil veya işlemdir? Soruşturma bir öğretmenin cinsiyet kimliği, hukuken gerçekleştirilmiş cinsiyet hanesi kaydı değişikliği veya LGBTI+ kimliği ile doğrudan ya da dolaylı biçimde ilişkili midir?
Bakanlık ne tür somut mevzuat ihlali iddiası tespit etmiştir? İhlal iddiası ders içeriği, okul etkinliği, rehberlik faaliyeti, çalışma izni veya başka bir idari işleme mi ilişkindir?
Bakanlık nezdinde bir kişinin trans olması ya da cinsiyet geçiş sürecinden geçmiş olması öğretmenlik mesleğini yürütmesine engel bir durum olarak değerlendirilmekte midir? Böyle bir değerlendirme mevcutsa hukuki dayanağı nedir?
Soruşturma sürecinde ayrımcılık yasağı, eşitlik ilkesi ve özel hayatın korunması bakımından hangi güvenceler uygulanmıştır?
Bakanlık, eğitim kurumlarında görev yapan personelin cinsiyet kimliği veya cinsel yönelim temelinde ayrımcılığa uğramamasını sağlamak amacıyla herhangi bir çalışma yürütmekte midir?
Bakanlık, kamuoyuna yansıyan haberlerde kullanılan ve LGBTI+ varoluşunu doğrudan olumsuzlayan dilin öğrenciler, eğitim emekçileri ve okul iklimi üzerindeki etkilerine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmış mıdır? Şayet soruşturma açılmışsa, bu durum için de aynı değerlendirme yapılmış mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·
b) 23.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1880873 sayılı yazınız.
c) 29.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1885357 sayılı yazınız. +1 46099-46100 ) 01.07.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1887476 sayılı yazınız. Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç)'de kayıtlı yazılarla iletilen Bartın Milletvekili Aysu BANKOĞLU'nun 7/45362, Şırnak Milletvekili Nevroz UYSAL ASLAN'ın 7/45681, Ankara Milletvekili Aylin YAMAN'ın 7/45978, İstanbul Milletvekili Doğan BEKIN'in 7/45982, İstanbul Milletvekili Özgül SAKI'nin 7/45983, Şanlıurfa Milletvekili Mahmut TANAL'ın 7/46099 ve 7/46100, İstanbul Milletvekili Iskender BAYHAN'In 7/46104, Gaziantep Milletvekili Sevda KARACA'nın 7/46105, İstanbul Milletvekili Celal FIRAT'ın 7/46107, Bolu Milletvekili Türker ATEŞ'in 7/46108 ile Balıkesir Milletvekili Turhan ÇÖMEZ'in 7/46111 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.
Bakanlığımıza bağlı resmî ve özel okul ve kurumlarda yürütülen eğitim öğretim faaliyetlerinde; Anayasa, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu, ilgili ikincil mevzuat, çocukların üstün yararı, öğrencilerin gelişim özellikleri, pedagojik esaslar, kişilik hakları, özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin korunması ve güvenli okul iklimi ilkeleri esas alınmaktadır.
Bakanlığımıza bağlı özel öğretim kurumları; açılış, işleyiş, personel görevlendirme, eğitim öğretim faaliyetleri, sosyal etkinlikler, öğrenci güvenliği ve denetim süreçleri bakımından ilgili mevzuat hükümlerine tabidir. Özel öğretim kurumlarında yürütülen faaliyetlerin öğretim programlarına, öğrencilerin yaş ve gelişim özelliklerine, pedagojik ilkelere, veli bilgilendirme süreçlerine ve mevzuata uygun olması gerekmektedir.
Bakanlığımıza bağlı resmî ve özel okul ve kurumların denetimleri; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin ilgili hükümleri gereğince, Bakanlık veya valilik oluruna dayalı olarak hazırlanan çalışma programları doğrultusunda yapılmaktadır. Ayrıca okul/kurumların veya bu kurumlarda görevli personelin mevzuatla belirlenen ödev ve sorumluluklarını ihlal ettiği ya da kanunla belirlenen yasaklara aykırı hareket ettiği yönünde somut ihbar, şikâyet, bilgi veya belge bulunması hâlinde Bakanlık veya valilik makamından alınacak olura istinaden müfettiş marifetiyle inceleme-soruşturma işlemi başlatılmaktadır.
Soru önergesinde bahse konu edilen hususlarla ilgili olarak Bakanlık makamının 18.06.2026 tarihli ve 162314593 sayılı oluru kapsamında Bakanlık müfettişlerince yürütülen inceleme-soruşturma devam etmektedir.
Bakanlığımızca yürütülen idari süreçlerde kişilerin özel hayatının gizliliği, kişisel verilerin korunması, masumiyet karinesi, ölçülülük, hukuka bağlılık ve idari işlemlerin somut fiil, bilgi ve belgeye dayanması ilkeleri gözetilmektedir. Bu kapsamda kişilerin özel hayatına, kişisel verilerine veya hukuken tesis edilmiş kişisel durumlarına ilişkin bilgiler, ancak ılgili mevzuatın öngördüğü sınırlar içinde ve idari sürecin gerektirdiği ölçüde değerlendirilmektedir.
Öğretmenlik mesleğini yürütme bakımından değerlendirmeler; kişilerin özel hayatına ilişkin unsurlar üzerinden değil, ilgili mevzuatta aranan nitelikler, çalışma izni, görevlendirme şartları, mesleğin gerekleri, pedagojik esaslar, çocukların üstün yararı, öğrencilerin güvenliği ve eğitim öğretim faaliyetlerinin mevzuata uygunluğu çerçevesinde yapılmaktadır. Hukuken tesis edilmiş kimlik veya kayıt değişiklikleri tek başına öğretmenlik mesleğini yürütmeye engel bir durum olarak değerlendirilmemekte; görevlendirme ve çalışma izni süreçlerinde yürürlükteki mevzuatta öngörülen şartlar esas alınmaktadır.
Bakanlığımıza bağlı okul ve kurumlarda öğrencilerin güvenli, sağlıklı ve destekleyici eğitim ortamlarında bulunmaları; öğretmen, yönetici ve diğer eğitim çalışanlarının görevlerini mevzuata uygun, saygı temelli ve mesleki sorumluluk bilinciyle yürütmeleri esastır. Okul iklimini olumsuz etkileyen, öğrencilerin gelişim özellikleriyle bağdaşmayan, çocukların üstün yararı ilkesini zedeleyen veya mevzuata aykırılık teşkil eden somut durumların tespiti hâlinde ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli idari süreçler işletilmektedir.
Eğitim kurumlarında ayrımcılığın önlenmesi, güvenli okul ikliminin güçlendirilmesi, öğrencilerin kişilik haklarının ve psikolojik güvenliğinin korunması, öğretmen ve yöneticilerin mesleki etik ilkeler doğrultusunda hareket etmesi Bakanlığımızın temel politika alanları
arasında yer almaktadır. Bu kapsamda yürütülen rehberlik, denetim, farkındalık, hizmet içi eğitim ve mevzuat uygulamaları; tüm öğrenci ve personelin güvenli, saygılı ve hukuka uygun bir eğitim ortamında bulunmasını destekleyecek şekilde sürdürülmektedir.