KYK yurtlarında ve özel yurtlarda hayatını kaybeden öğrencilere ilişkin
Kaynak göster
Yılmaz Hun (DEM Parti), 2 Temmuz 2026 tarihinde 7/46456 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Gençlik ve Spor Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Yılmaz Hun (DEM Parti, Iğdır). “KYK yurtlarında ve özel yurtlarda hayatını kaybeden öğrencilere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/46456, 2 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46456-kyk-yurtlarinda-ve-ozel-yurtlarda-hayatini-kaybeden-ogrencilere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c0abb38a-4dbe-41d3-9911-019f237aee2d
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 105 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Türkiye'de yükseköğrenim gençliği, derinleşen ekonomik kriz, liyakatsizlik, güvencesizlik ve geleceksizlik kıskacında en temel haklarından biri olan barınma hakkına erişmekte büyük güçlükler yaşamaktadır. Son iki hafta içerisinde Zonguldak, Mardin, Burdur, Kırklareli ve Izmir'deki kamu ve özel yurtlarda beş üniversite öğrencisinin peş peşe şüpheli şekilde yaşamını yitirmesi, yurtlardaki idari ihmalleri, denetimsizliği ve öğrencilerin içine itildiği ağır psikososyal krizleri yeniden Türkiye gündemine taşımıştır. Gençlerin yaşam alanlarında güvenli, sağlıklı ve insan onuruna yakışır koşulların sağlanamaması, antidemokratik yönetim anlayışları ve yetersiz psikolojik destek mekanizmaları bu trajedilerin zeminini oluşturmaktadır. Gençliği sistemin baskı ve geleceksizlik sarmalına mahkûm eden bu durum, münferit adli vakalar olarak geçiştirilemeyecek boyutta politik ve kurumsal bir sorumluluk barındırmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Son iki hafta içinde yurtlarda hayatını kaybeden Tuğçenaz Demirelöz, Muhammed B.G., Zehra Kaçar, Halil İbrahim Gökşen ve Zeynep Dicle Çalışır'ın ölümlerine ilişkin bakanlığınızca başlatılmış idari bir soruşturma var mıdır? Varsa hangi aşamadadır?
Son beş yıl içerisinde Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) ile özel yurtlarda yaşanan şüpheli öğrenci ölümü ve intihar vakalarının sayısı kaçtır? Bu ölümlerin illere ve yurtlara göre dağılımı nedir?
Gençleri derin gelecek kaygısı ve ekonomik şiddet sarmalından korumak adına, yurtlarda görev yapan psikolog, sosyolog ve rehberlik uzmanı sayısı yeterli midir? Öğrencilerin psikososyal destek taleplerine felsefi ve bilimsel olarak yaklaşan, erişilebilir ve gizlilik esaslı bir kriz yönetim mekanizması mevcut mudur?
Yurtlardaki baskıcı, antidemokratik ve cezalandırıcı yönetim pratiklerinin gençlerin psikolojisi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmaya yönelik, yurt idarelerinde demokratik ve öğrenci merkezli bir reform çalışmanız var mıdır?
Kamu yurtlarının yetersizliği nedeniyle öğrencilerin tarikat, cemaat veya denetimsiz özel yurtlara mecbur bırakılmasını engellemek adına, anayasal bir hak olan barınmanın tamamen ücretsiz ve kamusal bir hizmet haline getirilmesine yönelik bir planlamanız bulunmakta mıdır?
Son iki haftada yaşanan ölümlerde ihmali, kusuru veya denetim eksikliği tespit edilen yurt yöneticileri ya da idari personel hakkında görevden uzaklaştırma dahil herhangi bir yaptırım uygulanmış mıdır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir