Ankara'nın Polatlı ilçesinde radyoaktif atık bertaraf tesisi kurulacağı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
İbrahim Akın (DEM Parti), 23 Temmuz 2026 tarihinde 7/47325 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 35 gün sonra, 27 Ağustos 2026).
İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “Ankara'nın Polatlı ilçesinde radyoaktif atık bertaraf tesisi kurulacağı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/47325, 23 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-47325-ankara-nin-polatli-ilcesinde-radyoaktif-atik-bertaraf-tesisi-kurulacagi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a76b4b0b-d52b-4f90-b1f3-019f92fdf3eb
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 35 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 20 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından Anayasa'nın 98. ve Içtüzüğün 96. ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Yakın zamanda Mersin'de inşası süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nden (NGS) çıkacak yüksek ve düşük seviyeli nükleer atıkların, Ankara'nın Polatlı ilçesinde inşa edilecek bir merkezde depolanacağı belirtilmiştir. Bakanlık yetkililerinin açıklamaları; ÇED süreçlerinin ardından inşaatına başlanacak bu merkeze, yalnızca Akkuyu' dan değil, ülke genelinden çıkan radyoaktif atıkların ve hatta 1986 Çernobil felaketi sonrasında radyasyona maruz kaldığı için toprağa gömülen tonlarca çayın da taşınacağı ifade edilmektedir.
Daha önce Ankara'da bir nükleer atık tesisi kurulup kurulmayacağına dair tarafımızca Meclis gündemine taşınan iki ayrı soru önergesine (Ağustos 2024 ve Aralık 2025) Bakanlığınızca net bir yanıt verilmemiş, yalnızca mevzuat aktarımı yapılarak sorularımızın özü geçiştirilmiştir. Şeffaflıktan uzak bu tutumla kamuoyundan gizlenen süreçler, bugün sermaye odaklı enerji politikalarının bir sonucu olarak Polatlı halkının karşısına çıkarılmaktadır.
Polatlı, Iç Anadolu'nun en önemli tarım havzalarından biridir. Buradaki toprakların ve yeraltı su varlıklarının radyoaktif sızıntı ve atık riskiyle karşı karşıya bırakılması hem insan sağlığına hem de diğer tüm canlıların yaşamına yönelik büyük bir tehdittir. Bu bağlamda;
SORULAR
Daha önce Ankara'da nükleer atık tesisi kurulacağına dair verdiğimiz iki ayrı soru önergesine, iddiaları yalanlamak yerine yalnızca mevzuat hükümleri sıralanarak geçiştirici yanıtlar verilmesinin nedeni, Polatlı'da inşa edileceği ortaya çıkan bu projenin kamuoyundan gizlenmek istenmesi midir?
Polatlı'da kurulması planlanan nükleer atık depolama merkezi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatılmış mıdır? Süreç başlatıldıysa hangi aşamadadır?
Kurulması planlanan bu devasa atık tesisinin, Polatlı'nın tarım arazilerine ve yeraltı su varlıklarına olası etkileri üzerine bağımsız bilim insanları tarafından yapılmış kapsamlı bir modelleme mevcut mudur?
Akkuyu'dan ve ülkenin farklı yerlerinden (Çernobil çayları dahil) nükleer atıkların Polatlı'ya taşınması sırasındaki kaza ve sızıntı risklerine karşı, güzergâh üzerindeki doğal varlıkları ve yaşam alanlarını koruyacak ne gibi tedbirler planlanmaktadır?
Milyonlarca insanın ve ekosistemdeki diğer tüm canlıların yaşamını doğrudan etkileyecek bu projede, tepeden inmeci yaklaşımları dönüştürmek ve yerel halkla, ekoloji örgütleriyle şeffaf bir dayanışma ve istişare süreci yürütmek adına Bakanlığınızın bir girişimi olacak mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
Söz konusu önergede bahsedilen, kurulması planlanan tesisler "nükleer atık tesisi" değil, "yakın yüzey radyoaktif atık bertaraf tesisi" olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca Bakanlığımızın önceki yanıtlarında Türkiye'de hâlihazırda işletmede bulunan herhangi bir yakın yüzey veya derin jeolojik radyoaktif atık bertaraf tesisi bulunmadığı belirtilmiş olup, çok düşük, düşük ve orta seviyeli radyoaktif atıklar için yakın yüzey bertaraf tesislerinin kurulmasının planlandığı da ifade edilmiştir.
Radyoaktif atıklar yalnızca nükleer enerji faaliyetlerinden kaynaklı olmayıp, sağlık, sanayi, araştırma ve çeşitli teknolojik uygulamalardan da kaynaklanmaktadır. Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) İstanbul Yerleşkesinde uzun yıllardır geçici olarak depolanan radyoaktif atıkların, gelişen teknoloji ve uluslararası güvenlik standartlarına uygun modern ve çevresel sürdürülebilirliği artırılmış bir tesis bünyesinde yönetilmesi amacıyla altyapı ve saha değerlendirme çalışmaları sürdürülmektedir. Halihazırda ülkemizin herhangi bir yeri için başlatılmış bir Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci bulunmamakla birlikte, TENMAK tarafından hazırlanan ilerleme raporları kapsamında saha tahsisi ve hazırlık faaliyetleri devam etmektedir.
Tesisin kurulacağı sahaya ilişkin tüm jeolojik, hidrojeolojik ve çevresel değerlendirmeler ile güvenlik analizleri, Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) mevzuatı ve uluslararası standartlar çerçevesinde yetkilendirme sürecinin ilgili aşamalarında gerçekleştirilecektir. Yeraltı ve yüzey su kaynakları ile çevrenin korunabileceğinin bilimsel verilerle ortaya konulamadığı hiçbir saha tesis için uygun kabul edilmeyecektir. Radyoaktif maddelerin ve atıkların taşınması işlemleri ise NDK tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlarca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) standartları ve "Radyoaktif Maddenin Güvenli Taşınması Yönetmeliği" hükümleri doğrultusunda her türlü kaza ve sızıntı riskine karşı gerekli güvenlik tedbirleri alınarak yürütülmektedir. Ayrıca 7381 sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu uyarınca, nükleer santrallerde ortaya çıkan kullanılmış yakıtların santral sahası dışına çıkarılması veya taşınması planlanmamaktadır.
Projelendirme, saha onayı ve ÇED süreçlerinin hiçbir aşamasında kamuoyundan bilgi gizlenmesi söz konusu olmayıp, tüm iş ve işlemler ilgili mevzuat doğrultusunda şeffaflık, kamuoyunu bilgilendirme ve yerel paydaşların katılımı esasları çerçevesinde yürütülecektir.