2026 yılı YKS sonuçlarına ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 45 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 40 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim
Bu yıl ülkemizde Yükseköğretim Kurumları Sınavına 2 milyon 425 bin 627' aday başvurmuştur. Bu sayı 2024te 3 milyon 120 bin 870 iken 2025'te 2 milyon 560 bin 649 olmuştur. Böylece son iki yılda YKS'ye başvuran aday sayısında yaklaşık 695 bin (%22,28) azalma meydana gelmiştir. 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde yapılan YKS'nin sonuçları açıklanmış ve sıfır çeken öğrenci sayısı geçen yıla göre %64 artarak 67 bin 87'ye yükselmiştir. 400 ve üstünde puan alan öğrenci sayısı bu sene 67 bin 394 olarak gerçekleşti. 171 bin kişi ise başvurmasına rağmen sınava girmemiştir. TYT (Temel Yeterlilik Sınavı) 40 soruluk temel matematik testinde doğru ortalaması sadece 6,4; 40 soru soruları AYT (Alan Yeterlilik Sınavı) matematik testinde doğru yanıt ortalaması sadece 7,1 kalmıştır.
Eğitim sistemimize baktığımızda; Istatistiklere göre, ülkemizde okul çağında olup örgün eğitimde olmayan yaklaşık 1,5 milyon çocuk bulunmaktadır. Aynı zamanda örgün eğitime devam etmeyen ancak yaygın eğitim kurumuna kayıtlı çocuk sayısı ise 666 bin 444° tür. Mesleki Eğitim Merkezleri'ne (MESEM) kayıtlı öğrenci sayısı ise 509 bin 85 olmuştur. MEB'in kademeli okullaşma oranlarına göre ilkokulda okullaşma oranı yüzde 95,43 olmuştur. Buna göre yüzde 4,5'lik oran henüz daha ilkokul seviyesinde okul dışında kalırken bu oran ortaokulda yüzde 89,09 olurken Lisede yüzde 82,85 olmuştur. Dolayısıyla lise çağındaki gençlerin yüzde 17' sinden fazlası okula kayıtlı değildir.
Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
OECD üye ülkeler arasında yüzde 22,4 ile çocuklarda yoksulluğun en yüksek olduğu ikinci ülke. Bu verilere göre OECD ortalaması ise yüzde 12,4.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın verilerine göre ailesinin yanında en temel ihtiyaçları karşılanamayan ve ailesinin yanından alınma riski bulunan çocuk sayısının 2025 yılında 182 bin 997 olarak gerçekleşmiştir.
2001-2002 eğitim öğretim 1887 olan özel okul sayısı, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde rekor artışla 14 bin 700'e ulaştı. Özel okulların toplam okulların içerisinde payları 3,72' den 19, 85'e yükseldi. Buna göre ülkedeki her 5 okuldan l'i özel.
2014 yılında kaldırılan taban maaş düzenlemesi, bugün ülkedeki yüz binlerce özel sektör öğretmenin hak gaspı yaşamaktadır. Öğretmenler ucuz, esnek, geçici, güvencesiz çalışma koşulları ile karşı karşıya bırakılmaktadır.
Eğitim Sen'in raporuna göre son 23 yıl boyunca sisteme girmek için çabalayan her 100 öğretmen adayından sadece 14'ünün ataması yapılmıştır. Rapora göre ülke genelinde sözleşmeli öğretmen sayısı ise 64 bin 509. Bakanlığın güvencesiz çalışma modeli olan ücretli öğretmenlik sistemine kayıtlı eğitimci sayısının 80 binin üzerinde.
Eğitimde şiddet çarpıcı boyuta ulaşmıştır. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırılar, öğretmene yönelik darp ile cinayetler bu durumu ortaya koymaktadır.
Eğitim İş'in raporunda öğrencilerin yüzde 18,4'ünün okula giderken kendini güvende hissetmediği vurgulanmıştır.
Bu sorunlarla elde edilen başarısızlık ve nihayetinde mezuniyet sonrası yaşanan istihdam problemleri ise daha vahim bir tabloyu önümüze koymaktadır. Bu çerçevede; TUIK'in 2025 yılı Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri'ne göre lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı 2024'te yüzde 75 iken 2025'te yüzde 73,9'a geriledi. Ön lisans mezunlarında ise kayıtlı istihdam oranı yüzde 66,4'ten yüzde 65,7'ye düştü. Ücretli çalışan lisans mezunlarının yalnızca yüzde 56,7' sinin eğitim aldığı alanla uyumlu bir işte çalıştığı belirlenmiştir. Bu bağlamda;
SORULAR
Yükseköğretim Kurumları Sınav sonuçları, tarafınızca ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile STK'ların katılımıyla analiz edilmiş midir? Söz konusu sonuçlara ilişkin değerlendirmeniz nedir?
Son iki yılda YKS'ye başvuran aday sayısındaki yaklaşık 1 / 4'lük azalma ve sıfır çeken öğrenci sayısının geçen yıla göre %64 artmasındaki kök sebeplere ilişkin düşünceniz nedir? Bu durumu gençlerin 'eğitimden beklentilerin düşmesi' bağlamında tarafınızca nasıl değerlendirilmektedir? Bu hususta ne tür tedbirler alınması planlanmaktadır?
Uzmanlar ve ilgili sendikalar tarafından yapılan açıklamalara göre söz konusu başarısızlığın eğitim sistemimizde görülen sorunlarla (devamsızlık, yeterince beslenme, en temel ihtiyaçların karşılanmaması, okullaşma oranı, özel okul sayısındaki artış, sistemin sürekli değişmesi, güvencesiz ve niteliksiz eğitimci, şiddet vb.) doğrudan ilişkisi olduğu tespitine karşı düşünceniz nedir? Bu sorunların bertaraf edilmesine ilişkin yeni eğitim öğretin döneminde ne tür tedbirler alınması planlanmaktadır?
Resmi istatistikler ülkemizde okul çağında olup örgün eğitimde olmayan yaklaşık 1,5 milyon çocuk bulunduğunu göstermektedir. Söz konusu durumun gerekçesi nedir? Bu durumda olan çocukların nerde ve ne yaptıklarına ilişkin tarafınızca bir araştırma yapılmış mıdır?
MEB'in kademeli okullaşma oranlarına göre orta öğretim kurumlarında bu oran %82,85 olmuştur. Dolayısıyla lise çağındaki gençlerin %17'sinden fazlası okula kayıtlı değildir. Söz konusu durumun kök sebepleri nedir? Bu hususta tarafınızca yapılan bir araştırma var mıdır? Buna ilişkin diğer paydaş kurumlar ve ailelerle ortak bir çalışma yapılmakta/yapılacak mıdır?
Ülkemizin OECD üye ülkeleri arasında %22.4 ile çocuklarda yoksulluğun en yüksek olduğu ikinci ülke olması ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın verilerine göre ailesinin yanında en temel ihtiyaçları karşılanamayan ve ailesinin yanından alınma riski bulunan çocuk sayısının 2025 yılında 182 bin 997 olarak gerçekleşmesi bilgileri dikkate alınarak çocuk yoksulluğunu ve ihtiyaçlarının karşılanması hususunda diğer paydaş
kurum ve kuruluşların iş birliğinde ortak bir çalışma yapılması hususunda bir planınız var mıdır?
2014 yılında kaldırılan taban maaş düzenlemesiyle öğretmenlerin ucuz, geçici, güvencesiz çalışma koşullarına maruz kalmaları hususunda yeni bir güvence oluşturmaya ilişkin yasal bir düzenleme çalışması var mıdır? Bu durumu, mesleki itibar ve eğitim niteliği açısından nasıl değerlendirilmektesiniz? Bu konudaki yaklaşımınız nedir?
Bakanlığın güvencesiz çalışma modeli olan 'ücretli öğretmenlik' sistemine kayıtlı eğitimci sayısının yaklaşık 90 binin üzerinde olması ve eğitim sistemini doğrudan etkileyen bir konumda olması dikkate alınarak bu hususta yasal bir düzenleme yapmaya ilişkin bir çalışmanız var mıdır?
Son zamanlarda okullarda yaşanan şiddet olayları, darp ve cinayetler bağlamında öğrencilerin %18,4'ünün okula giderken kendini güvende hissetmediği gerçeğinden hareketle fiziki ve psikolojik güvenlik ve destek anlamında yeni dönemde ne tür tedbirler alınacaktır? Bu hususta bir çalışma var mıdır?
TUIK'in 2025 yılı Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri'ne göre toplumun nitelikli ve kalifiye elamanları olarak yetiştirilen lisans mezunlarının yaklaşık %27' sinin kayıt dışı kalması ve yarısına yakının da kendi alanında çalışmaması hususu tarafınızca nasıl değerlendirilmektedir? Söz konusu duruma ilişkin ilgili paydaş kurumlarla ortak bir çalışma yapmaya ilişkin bir planlamanız var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·
b) 12.08.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1913354 sayılı yazınız.
c) 18.08.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1920057 sayılı yazınız.
ç) 18.08.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1920805 sayılı yazınız.
Bakanlığımıza Ilgi (a-b-c-ç)'de kayıtlı yazılarla iletilen Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLIOGLU'nun 7/47512, Tekirdağ Milletvekili Cem AVŞAR'in 7/47640, Gaziantep Milletvekili Hasan ÖZTÜRKMEN'in 7/47766 ile Ankara Milletvekili Aliye TİMİSİ ERSEVER'in 7/47863 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.
Eğitim sistemine ilişkin sonuçların; öğrencilerin bireysel özellikleri, aile ve çevre koşulları, okula devam durumları, sosyoekonomik etkenler ve eğitim süreçlerinin niteliği gibi birbiriyle ilişkili çok sayıda değişken dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle sınav sonuçları veya başvuru sayılarındaki değişimlerin tek bir gösterge ya da sebep üzerinden açıklanması eksik ve yanlış değerlendirmelere yol açabilmektedir.
Bakanlığımızca öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimlerinin izlenmesi, öğrenme eksikliklerinin belirlenmesi ve eğitim politikalarının bilimsel veriler temelinde geliştirilmesi amacıyla ulusal ve uluslararası izleme araştırmaları yürütülmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı 2024-2028 Stratejik Planı'nın Hedef 5.3'ü kapsamında, bireyin gelişimini ve uzun vadeli öğrenme sürecini esas alan yeterlik temelli ölçme, izleme ve değerlendirme süreçlerinin yapılandırılması; ölçme ve değerlendirme alanında bilimsel araştırma ve projelerin yürütülmesi ile öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimlerinin süreç odaklı olarak izlenmesi öngörülmektedir.
Stratejik Plan'ın Hedef 2.1'inde öğrencilerin bireysel özellikleri dikkate alınarak devamsızlık ve sınıf tekrarlarının azaltılması, eğitime katılımlarının artırılması ve örgün eğitim içinde kalmalarının desteklenmesi Bakanlığımızın temel politikaları arasında belirlenmiştir. Bu kapsamda ortaöğretimde okullaşma oranı, yirmi gün ve üzeri devamsız öğrenci oranı ve dokuzuncu sınıf tekrar oranı performans göstergeleri aracılığıyla izlenmektedir. Akademik başarısızlık, devamsızlık, sınıf tekrarı ve okuldan erken ayrılmaya neden olan faktörlerin belirlenmesi; rehberlik sisteminin güçlendirilmesi, öğrencilerin okul aidiyetlerinin geliştirilmesi ve eğitim ortamlarının öğrenci ihtiyaçlarına göre iyileştirilmesi de Plan'da ihtiyaç alanları arasında yer almaktadır.
Bakanlığımız ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğinde ve UNICEF desteğiyle yürütülen Eğitime Katılım ve Devamsızlığı İzleme Projesi'nin amacı; ortaöğretim çağındaki öğrencilerin okuldan erken ayrılma risk nedenlerini belirlemek, bu nedenlerin ilgili kurumların görev ve imkânları çerçevesinde azaltılmasını sağlamak ve öğrencilerin eğitime katılımlarını artırmaktır. Pilot okullarda yürütülen proje, devamsızlık sınırına yaklaşan öğrencilerle birlikte eğitim sisteminin dışında kalmış öğrencileri de kapsamaktadır.
Proje kapsamında davranışsal bağımlılıklar ve okul aidiyetinin artırılması gibi konularda uygulama modülleri hazırlanmış; öğrencinin okuldan ayrılma nedeninin Bakanlığımızın görev alanını aşması hâlinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yönlendirilmesine yönelik iş birliği mekanizması oluşturulmuştur. Ayrıca ortaokul verilerinden yararlanarak öğrencilerin okuldan erken ayrılma risk puanını hesaplayan makine öğrenmesi tabanlı Erken Uyarı Sistemi geliştirilmiştir. Sistemin, risk altındaki öğrencilerin erken dönemde belirlenmesine ve okuldan erken ayrılmanın dönemler itibarıyla izlenmesine veri sağlaması öngörülmektedir.
Devamsızlık ve okuldan erken ayrılma riski bulunan öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal yönden desteklenmesi amacıyla Şartlı Nakit Transferinin Etkisinin Güçlendirilmesi Projesi kapsamında aile psikoeğitim, akademik becerileri geliştirme ve lise öğrencilerine yönelik eğitsel grup rehberliği programları hazırlanmıştır. Öğrencilerin okul ile bağlarının güçlendirilmesini ve eğitim sistemi içinde kalmalarını amaçlayan bu programların uygulanmasına ve ülke genelinde yaygınlaştırılmasına devam edilmektedir. Gerçekleştirilen
uygulamaların izlenebilmesi amacıyla e-Rehberlik sisteminde veri giriş alanı da oluşturulmuştur.
Bakanlığımıza bağlı okul ve kurumlarda görev yapan öğretmenlere ilişkin istihdam ve görevlendirme işlemleri, ilgili mevzuat ile öğretmen ihtiyacı ve norm kadro durumu dikkate alınarak yürütülmektedir. Stratejik Plan'ın Hedef 7.l'inde öğretmen yetiştirme ve geliştirme sürecinin mesleğe kabulden önceki eğitimden başlayarak yeniden yapılandırılması, öğretmenlik mesleğinin niteliğinin ve toplumsal statüsünün güçlendirilmesi ve personel niteliklerinin artırılması hedeflenmiştir.
Özel öğretim kurumlarında görev yapan eğitim personelinin sosyal güvenlik ve özlük hakları, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 9'uncu maddesi ile Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 42'nci maddesi çerçevesinde düzenlenmiştir. Bu kurumlarda görev yapan eğitim personeli, sosyal güvenlik ve özlük hakları yönünden 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi olup ücretler taraflar arasında imzalanan iş sözleşmelerinde ilgili mevzuata uygun olarak belirlenmektedir. Özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin ücret ve özlük haklarına ilişkin talepler Bakanlığımızca değerlendirilmektedir.
Öğrencilerin güvenli eğitim ortamlarında öğrenim görmelerinin sağlanması amacıyla fiziki güvenlik tedbirleri ile koruyucu, önleyici ve iyileştirici rehberlik çalışmaları birlikte yürütülmektedir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Bakanlığımız ve Türkiye Belediyeler Birliği arasında imzalanan Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu ve Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü kapsamında, çocukların suç ve zararlı alışkanlıklardan korunmasına yönelik kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon sağlanmaktadır.
Okulların güvenlik ihtiyaçları, İçişleri Bakanlığının 24 Nisan 2026 tarihli ve 130906 sayılı "Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri" konulu Genelgesi doğrultusunda, güncellenen Okul ve Çevresi Güvenlik Ölçeği esas alınarak değerlendirilmektedir. Risk düzeyi yüksek okullarda okul kolluk görevlisi, diğer okullarda ise güvenli eğitim koordinasyon görevlisi görevlendirilmesi ilgili kurumlarla iş birliği içinde planlanmaktadır. Genelge kapsamında ayrıca okul giriş ve çıkışlarının kontrollü hâle getirilmesi, kamera ve çevre aydınlatma sistemlerinin işlerliğinin sağlanması, fiziki güvenlik ve yangın tedbirlerine ilişkin eksikliklerin giderilmesi, okul çevrelerinde devriye ve denetimlerin artırılması ile trafik ve servis güvenliğinin sağlanması öngörülmektedir. Şiddet ve dijital tehditlere karşı erken uyarı, hızlı bildirim ve müdahale mekanizmalarının geliştirilmesi, ihtiyaç duyan öğrencilere rehberlik ve psikolojik destek sunulması ve acil durum hazırlıklarının güçlendirilmesi de bu kapsamda yer almaktadır. Tedbirlerin, vali ve kaymakamların başkanlığında her ay toplanacak il ve ilçe yürütme kurullarınca izlenmesi ve risk değerlendirmelerinin düzenli olarak güncellenmesi Öğrencilerin şiddet, suç ve diğer riskli davranışlardan korunması amacıyla 26 Ağustos 2024 tarihli ve 2024/56 sayılı Okullarda Şiddetin Önlenmesi Genelgesi doğrultusunda ülke genelinde koruyucu ve önleyici çalışmalar yürütülmektedir. Rehber öğretmenler ve psikolojik danışmanlar aracılığıyla öğrencilerin psikolojik sağlamlıklarının, iletişim ve problem çözme becerilerinin güçlendirilmesine; akran zorbalığı, şiddet ve saldırganlığın önlenmesine ve risk altındaki öğrencilerin uygun destek hizmetlerine yönlendirilmesine yönelik öğrenci, öğretmen ve aile çalışmaları sürdürülmektedir.
Yükseköğretim alanındaki istihdam odaklı politikaların oluşturulması ve geliştirilmesi ile yeni açılacak eğitim programları ve kontenjanların planlanmasına ilişkin çalışmalar, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Ek 36'ncı maddesi uyarınca oluşturulan Yükseköğretim NET MILL EGIT T.C.
Eğitim Programları Danışma Kurulunun görüşleri de alınarak Yükseköğretim Kurulunca yürütülmektedir. Söz konusu Kurulda Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği temsil edilmektedir.
Yükseköğretim kurumlarında yeni bölüm ve programların açılması ile kontenjanların belirlenmesine yönelik değerlendirmelerde programların doluluk ve mezunların istihdam durumu, yükseköğretim kurumlarının fiziki ve akademik imkânları ile güncel gelişmeler dikkate alınmaktadır. Bu kapsamda tercih edilmeyen veya mezunlarının istihdamında güçlük yaşanan programların kapatılması, kontenjanlarının azaltılması ya da güncel ihtiyaçlar doğrultusunda dönüştürülmesine; bilişim ve yapay zekâ gibi alanlarda yeni programlar açılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir.
Meslek yüksekokulları bakımından ise organize sanayi bölgelerinde yürütülen eğitim uygulamaları ile Yükseköğretim Kurulu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasında imzalanan Meslek Yüksekokulları Eğitim İş Birliği Protokolü kapsamında öğrencilerin uygulamalı eğitim, staj ve istihdam imkânlarından yararlanmaları; mezunların bilgi, beceri ve yetkinliklerinin iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi ve üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Bakanlığımızın görev alanında bulunan mesleki ve teknik ortaöğretimde de Milli Eğitim Bakanlığı 2024-2028 Stratejik Planı'nın Hedef 2.5'i doğrultusunda eğitim-istihdam-üretim ilişkisinin güçlendirilmesi, öğretim programlarının iş gücü piyasasının ihtiyaçlarıyla uyumunun artırılması ve sektör kuruluşlarıyla iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.
Yusuf TAKINMilli Eğitim Bakanı