Marmara Kapalı Cezaevinde tutukluyken hayatını kaybeden bir kişiye ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 10 Ağustos 2026 tarihinde 7/47682 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevap bekleniyor.
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Marmara Kapalı Cezaevinde tutukluyken hayatını kaybeden bir kişiye ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/47682, 10 Ağustos 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-47682-marmara-kapali-cezaevinde-tutukluyken-hayatini-kaybeden-bir-kisiye-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8f5d68e4-b5f9-46ea-92e1-019feba4a532
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap bekleniyor
Verilişinden bu yana 66 gün geçti; 15 günlük süre 25 Ağustos 2026 tarihinde doldu, cevap henüz yayımlanmadı.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Basında yer alan bilgide; "22 Haziran 2026'da gözaltına alınan Özcan Aksu, tutuklanmasının ardından gönderildiği Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu'ndaki sürecin ardından 5 Temmuz'da hastanede yaşamını yitirdi. Ablası Melek Aksu, kardeşini 26 Haziran'daki kapalı görüşte yüzünde ve vücudunda ağır yaralanmaların olduğunu, bilincinin bulanık ve kendisini tanımayacak halde gördüğünü anlattı. Aile, Özcan Aksu'nun cezaevinde nelerin yaşandığını, hastane ve cezaevi sevklerinin ve tıbbi müdahalenin neden geciktiğinin ortaya çıkarılmasını istiyor. Özcan Aksu'nun ablası Melek Aksu, 26 Haziran'da saat 15.45 sıralarında cezaevine gittiğini ve yaşadıklarını şöyle anlattı: lonu görmemle şok oldum. Kardeşimi feci şekilde dövmüşlerdi. Kaşını, gözünü, yüzünü patlatmışlardı. Sağ gözünü hayal edin; burun kısmından kulağına kadar mosmor yapmışlardı. Üst dudağı, iki dişinin üstü patlaktı. Ensesinde, saçlarında, her yerinde kan vardı. Bana arkasını döndüğünde, dirseği ile bileği arasındaki ön kol derisi yüzülmüştü. Eti yüzersiniz ya, o şekildeydi. Nasıl yaptıklarını bilmiyorum. Ensesinde ve saçlarında kan vardı. Bir oturuyor, bir kalkıyordu. Kafa gitmişti. Tir tir titriyordu. Ne yaptığını bilmiyordu. Nesnelerin ne olduğunu bilmiyordu. Cama vuruyorum, 'Özcan, ben geldim' diyorum. Yok, beni tanımıyor kardeşim. Zaman, mekân, kişi; nerede olduğunun bile bilincinde değildi." Melek Aksu, görüşmeyi şu sözlerle anlattı: "Kardeşime 'Seni kim dövdü, kim böyle yaptı, bunlar mı?' dedim. Arkasındaki gardiyanları işaret etti. O andan itibaren gardiyanlar zaten sürekli yanı başımızdaydı. Hem tehdit hem baskı hem korku altındaydı. Hiçbir şey söyleyemiyordu. Tir tir titriyordu. Gardiyanlar bile durumun farkındaydı. Buna rağmen onu orada tuttular. 26 Haziran'dan, tutukluluğunun dördüncü gününden bahsediyorum." Kardeşinin daha önce burun ameliyatı geçirdiğini belirten Aksu, görüş sırasında burun bölgesine darbe almamış olmasına sevindiğini, ancak cenaze teslim edildiğinde gördüğü izlerin farklı olduğunu belirtti: "Ben kardeşimi o gün gördüğümde burnunda kırık yoktu. Çünkü cenazeyi aldığımızda kardeşimin burnu da kırıktı. Sol kaşının içindeki yırtık da ben onu gördüğüm zaman yoktu. Belli ki sonra yine dövmüşler diye düşünüiyorum." dedi. Aile, bir gün sonra, 30 Haziran'da Özcan Aksu'nun haftalık görüşü için yeniden Silivri Cezaevi'ne gıttı. Melek Aksu, babası ve ağabeyiyle saat 11.00'de cezaevine vardıklarını söyledi: "Bize
'Özcan Aksu koğuşunda, görüş saati dörtte, dörtte gelin' dediler. Tamam dedik. Dörtte tekrar geldik. Bu kez 'Özcan Aksu hastanede' dediler." Özcan Aksu'nun Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaklaşık iki gün kaldığını belirten Melek Aksu, 5 Temmuz günü saat 11.00 civarında ölüm haberinin verildiğini söyledi. Aile, Özcan Aksu'nun cenazesini Yenibosna' daki Adli Tıp Kurumu'ndan teslim aldıktan sonra Küçükçekmece'de yıkadı. Aksu, gördüklerini şöyle anlattı: "Ayağının altında yaklaşık dört santimetrekarelik bir morluk vardı. Babamın anlattığına göre dizinden ayak bileklerine kadar olan izler potin ya da cop izlerine benziyordu. Bunlar nerede oldu? Gardiyan mı yaptı? Nezarette mi oldu? Mahkûmlar mı yaptı? Avukatın beni aradığı gece, 25 Haziran'da ne olduysa o saatten önce olmuştu. Avukata bilgiyi kimin verdiği bulunmalı. dedi. Cenazeyle Muş'a giderken fotoğraf çekmediklerini fark ettiğini belirten Aksu, köye ulaştıklarında bütün engellemelere ve kalabalığa rağmen kefeni açarak görüntü aldıklarını söyledi: Babama, 'Ne olursa olsun bunun fotoğrafını çekmemiz lazım' dedim. Kefeni açarken bir video ve birkaç fotoğraf çektik. Morlukları, dikişleri, burnundaki izler net şekilde görünüyordu." ifadeleri yer almaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Basında yer alan iddialar doğru mudur?
Özcan Aksu neden ölmüştür? Otopside şiddet ve işkence bulgusu var mıdır?
Melek Aksu'nun kardeşini 26 Haziran tarihide ziyaret ettiğinde Özcan Aksu'nun vücudunda oluşan darp izlerinin ve bilinç kaybının sebebi nedir?
Özcan Aksu'nun cezaevine kabul muayenesinde vücudunda yara, morluk veya darp izi tespit edilmiş midir?
Özcan Aksu'nın 26 Haziran tarihinde bilinç kaybı ve darba maruz kaldığı bilindiği halde neden hastaneye sevk edilmemiştir?
Özcan Aksu'nun cezaevine giriş, hastaneye sevk, görüşe çıkma ve kaldığı koğuşu gören kamera görüntülerinin incelenmesi için Bakanlık olarak ne yapmayı planlıyorsunuz?
Özcan Aksu'nun işkence ile öldürülmesinin araştırılması için başlatılan bir soruşturma var mıdır? Eğer varsa akıbeti ne durumdadır?
Özcan Aksu'ya şiddet uygulayan personeller tespit edildi mi? Eğer tespit edildiyse ne tür bir yaptırım uygulandı?
Cezaevlerinde şiddet ve işkence vakalarının bir daha yaşanmaması için Bakanlık olarak ne yapmayı planlıyorsunuz?
Soru önergesinin verildiği tarih itibariyle son 5 yılda cezaevinde kaç işkence vakası tespit edilmiştir? İşkence uygulayan personellere uygulanan yaptırımlar nelerdir?
Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 66 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.
Hata bildir