Öğretmen istihdamına ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 25 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf TEKİN tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasa'nın 98 ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 96'ncı maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim.
Ülkemizin birçok ilinde ve özellikle dezavantajlı bölgelerde okulların ciddi öğretmen açığıyla eğitim vermeye çalıştığı, çok sayıda öğrencinin ya ücretli öğretmenlerle ya da zaman zaman öğretmensiz şekilde eğitim almak zorunda bırakıldığı yönünde kamuoyuna yoğun şikâyetler yansımaktadır.
Eğitim, sosyal devletin en temel yükümlülüklerinden biri olmasına rağmen, bugün birçok okulda sınıfların öğretmensiz kaldığı, bazı derslerin haftalarca boş geçtiği ve öğrencilerin eğitim hakkının fiilen zedelendiği görülmektedir.
Daha da vahim olan husus, yüz binlerce öğretmen adayı yıllardır atama beklerken sınıfların boş kalması ve öğrencilerin nitelikli eğitime erişememesidir. Atama bekleyen öğretmenler ile öğretmensiz bırakılan sınıflar arasındaki bu çelişki, eğitim planlamasında ciddi bir yönetim zaafını ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Türkiye genelinde il bazında norm kadro öğretmen açığı kaçtır?
Branşlara göre öğretmen açığı dağılımı nedir?
Hâlen görev yapan ücretli öğretmen sayısı kaçtır?
Hâlen görev yapan sözleşmeli öğretmen sayısı kaçtır?
Eğitim fakültesi mezunu olmayan ücretli öğretmen sayısı kaçtır?
Son üç yılda yapılan kadrolu öğretmen atama sayıları yıllara göre nedir?
Öğretmen açığı nedeniyle derslerin boş geçtiği okul ve sınıf sayısı kaçtır?
Atama bekleyen öğretmen sayısı toplam kaçtır?
Yüz binlerce öğretmen adayı atama beklerken sınıfların boş kalmasının gerekçesi nedir?
2026 yılı içerisinde planlanan yeni kadrolu öğretmen ataması sayısı nedir?
Okulların öğretmensiz, öğrencilerin ise eğitim hakkından mahrum bırakıldığı yönündeki eleştirilere Bakanlığınızın cevabı nedir?
Mezunları atanmadığı halde üniversitelerdeki ilgili bölümlerde kontenjanların düşürülmemesinin nedeni nedir?