LGBTİ+ derneklerine yönelik soruşturmaya ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap bekleniyor
Verilişinden bu yana 21 gün geçti; 15 günlük süre 30 Eylül 2026 tarihinde doldu, cevap henüz yayımlanmadı.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98, TBMM Iç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
12 Eylül günü İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2026/9559 sayılı kararı doğrultusunda 17 Mayıs Derneği, ÜniKuir Haber Sitesi, Pembe Hayat Derneği, SPoD, Genç LGBTI+ Derneği, Lambdaistanbul, Muamma LGBTI+ ve Velvele gibi kurum, örgüt ve yayın organlarına ait internet sitelerine ve çok sayıda sosyal medya hesabına erişim engelleri getirilmiştir. Bu dijital engellemelerin hemen ardından, 12 Eylül'ü 13 Eylül'e bağlayan gece saat 01.00 itibarıyla Ankara, Mersin, Kuşadası, İstanbul ve İzmir dâhil olmak üzere 15 ilde LGBTİ derneklerine, kamuya açık çalışan iş yerlerine ve hak savunucularının evlerine eş zamanlı operasyonlar ve polis baskınları düzenlenmiştir.
Gerçekleştirilen operasyonlar silsilesinde:
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu'nun yürüttüğü soruşturmada Kaos GL Derneği'nin yönetim ve denetim kurulu üyeleri gece yarısı ev baskınlarıyla gözaltına alınmış, dernek ofisinde arama yapılmış; ancak soruşturma evrakında suçlama konusu yapılan "müstehcenlik" iddiasına dayanak gösterilen somut bir yayın veya paylaşım belirtilmemiştir.
• İstanbul'da SPoD ve HEVI LGBTI+ derneklerinin ofislerine polis eşliğinde girilirken, Pozitif Yaşam Derneği ve Pozitif-Iz Derneği ofislerinin kapıları çilingirle açılmış; baskınlar sırasında çok sayıda kurucu, yönetici ve üye gözaltına alınmıştır.
• Mersin'de Muamma LGBTI+ ve Mersin 7 Renk LGBTI+ Dayanışma Derneği'ne yönelik işlemler yapılmış; İzmir, Kuşadası ve İstanbul Beyoğlu ile Şişli bölgelerinde gece kulüpleri ve işletmelerin de dahil edildiği adreslerde aramalar yapılarak en az 50 hak savunucusu gözaltına alınmış veya ifadeye çağrılmıştır. Baskınlarda bilgisayar, telefon, tablet ve bellek gibi dijital ekipmanlara el konulmuştur.
• Bakan Akın Gürlek tarafından "Ailem Güvende" adı altında yürütüldüğü ifade edilen koordinasyon kapsamında 15 ilde 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında "fuhşa aracılık etmek/yer temin etmek"-'/"müstehcenlik" ve "örgüt kurma" gibi çelişkili ve soyut iddialarla adli işlem başlatıldığı açıklanmıştır.
Ancak dikkat çekici olan bir diğer husus ise, operasyonlardan henüz saatler önce iktidara yakınlığıyla bilinen Istiklal gazetesinden Baki Yaya isimli şahsın sosyal medya hesabı üzerinden "Devletimiz demir yumruğunu vuruyor. Sıra sapkınlara geldi. Hepsi paketlenmeli. Lut kavmi artıkları sıra sizde. O gece, bu gece olmalıi ifadeleriyle açıkça yargıyı yönlendiren, hedef gösteren ve adeta operasyonun haberini önceden veren paylaşımıdır. Yasal olarak faaliyet gösteren derneklerin hedef alınması, çilingirlerle kapıların kırılarak arama yapılması ve kamuoyuna siyasi kılıflarla sunulan bu operasyonlar, örgütlenme özgürlüğü ve insan haklarına yönelik açık bir baskı politikasının ürünüdür.
LGBTİ derneklerinin ortak açıklamasında yer alan şu sorular cevap beklemektedir:
SORULAR
Şimdi kim güvende?
Bir LGBTI derneğinin kapısına polis dayandığında, bir hak savunucusu gece evinden alındığında, bir dayanışma kanalına erişim engellendiğinde hangi aile güvenceye alınmış oluyor?
Şiddet gördüğü evden çıkmaya çalışan hangi kadına barınabileceği bir yer sağlanıyor?
"Ailem Güvende" adını verdiğiniz operasyonun ardından kadınlar erkekler tarafından öldürülmeyecek mi?
Şiddete maruz bırakılanlar, aile dağılmasın diye susmaya zorlanmayacak mı?
Güvenlik iddiası, aile içinde yaşanan şiddet karşısında ne anlama gelmekte? 7. Aileyi kendiliğinden güvenli ilan eden, tehlikeyi sürekli onun dışında arayan bir anlayış, evin içinde yardım bekleyenleri nasıl koruyacak?
Ailenin korunması, LGBTI düşmanlığının gerekçesi yapılabilir mi? 9. Bir kişinin LGBT'lerin varlığından haberdar olması hangi gerekçeyle istismarla aynı anlatıya yerleştiriliyor?
Bir insanın şiddet gördüğünde yalnız kalmaması için yürütülen çalışmanın kaynağını şüpheli gösterirken, o insanın ihtiyaç duyduğu desteği kim sağlayacak? Destek mekanizmalarını itibarsızlaştırmanın bedelini kim ödeyecek?
Önlenmek istenen tam olarak nedir? Bir LGBTİ'nin komşusu, iş arkadaşı, öğrencisi veya çocuğu olarak kabul edilmesi mi? Şiddete uğramadan yaşayabilmesi mi? Hak talep etmesi mi? Bir kamu makamının görevi, toplumun bir kesiminin varlığının kabul görmesini engellemek olabilir mi?
TBMM İletişim : 0312 420 60 22-23
Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 21 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.
Hata bildir