İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/49713 SÜRE İŞLİYOR · 12. GÜN

LGBTİ+ derneklerine yönelik soruşturmaya ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bugün · süre işliyor
  3. 15. gün

Cevap süresi işliyor: 12. gün. 15 günlük süre 9 Ekim 2026 tarihinde doluyor.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı AKIN GÜRLEK tarafından Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

12 Eylül 2026 tarihinden itibaren LGBTİt derneklerinin internet siteleri ve sosyal medya hesapları ile aktivistlere, gazetecilere, üniversite topluluklarına ve hak savunucularına ait çok sayıda hesaba erişim engeli getirilmiştir. Engellemeler daha sonra LGBTİW'lara yönelik operasyonları haberleştiren veya bu operasyonlara karşı açıklama yapan Evrensel Gazetesi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Barış Akademisyenleri ve Adalet İçin Hukukçular gibi basın ve insan hakları kuruluşlarının hesaplarına kadar genişlemiştir. 16 Eylül 2026 tarihinde ise gazeteciler İrfan Değirmenci ve Şirin Payzın, soL Haber, Kadın Koalisyonu ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonunun X hesaplarının da aralarında bulunduğu çok sayıda sosyal medya hesabı erişime engellenmiştir.

13 Eylül 2026 tarihinde "Ailem Güvende" adı altında başlatılan ve Bakanlığınızın açıklamasına göre 15 ilde 162 kişiyi, 9 derneği ve 13 işletmeyi kapsayan soruşturmalar. sırasında LGBTİL derneklerinin merkezleri ile kişilerin konutlarına baskınlar düzenlenmiş; dernek yöneticileri, hak savunucuları ve gazeteciler gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Derneklerin yıllardır ilgili kamu kurumlarının idari ve mali denetimine tabi olmalarına rağmen, hukuka uygun biçimde aldıkları ulusal ve uluslararası fonlar da soruşturmalar kapsamında suç şüphesi doğuran bir unsur gibi sunulmuştur.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

ĞIYNZ

Bakanlığınız tarafından 14 Eylül 2026 tarihinde 81 ildeki 175 ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılığına gönderilen "Ailenin, Gençlerin ve Toplumun Genel Ahlaka Aykırı ve Olumsuz Etkileyen İçerik ve Oluşumlardan Korunması" konulu genelgede, "çocukları ve gençleri cinsiyetsizleştirmeye teşvik ettiği değerlendirilen" faaliyetlerin araştırılması; organize yapı şüphesinde örgütlü suç hükümlerinin uygulanması ve eş zamanlı mali soruşturmalar yürütülmesi istenmiştir.

Hukukta ve mevzuatta herhangi bir karşılığı bulunmayan "cinsiyetsizleştirme" ifadesinin bir bakanlık genelgesinde kullanılması, LGBTİ-* kimlikleri ve bu alandaki hak savunuculuğunu başlı başına bir suç şüphesi gibi göstermektedir. "Genel ahlak", "müstehcenlik", "aile" ve "çocuğun korunması" gibi kavramların nesnel ve öngörülebilir ölçütler ortaya konulmadan kullanılması ise kanunilik ve hukuki belirlilik ilkelerini zedelemekte; savcılıklara sınırsız bir takdir alanı açmaktadır.

Söz konusu genelgenin LGBTİ4t derneklerine yönelik soruşturmaların devam ettiği sırada yayımlanması, soruşturmaların ülke çapında yürütülen siyasal ve idari bir müdahalenin parçası olduğu yönünde kaygılara yol açmıştır. LGBTİ* derneklerinin, gey barların, seks işçilerinin, uyuşturucu ve fuhuş iddialarının aynı operasyon anlatısı içinde yan yana getirilmesi de LGBTİt varoluşunun suç, bağımlılık ve "ahlaksızlık" kavramlarıyla özdeşleştirildiği eleştirilerine neden olmuştur.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Bakanlığınızın 14 Eylül 2026 tarihli genelgesinde kullanılan "cinsiyetsizleştirme" ifadesinin hukuki tanımı nedir? Bu ifade hangi kanun hükmüne, suç tipine veya bilimsel ölçüte dayanmaktadır?

  2. Genelgenin hazırlanması sırasında Anayasa'nın eşitlik, kişi dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı geliştirme, özel hayatın korunması, ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğüne ilişkin hükümleri yönünden bir hukuki değerlendirme yapılmış mıdır? Yapıldıysa bu değerlendirmede hangi ölçütler esas alınmıştır?

  3. "Genel ahlak" kavramının kapsamı ve sınırları hangi nesnel, erişilebilir ve öngörülebilir ölçütlere göre belirlenecektir? Çoğunluğun ahlak anlayışının farklı kimlik ve hayat tarzlarına karşı ceza hukuku aracına dönüştürülmesini engelleyecek güvenceler nelerdir?

  4. TCK"'nin 226'ncı maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunun LGBTİ-4 derneklerinin cinsel sağlık, HIV, güvenli cinsellik, şiddetten korunma, ayrımcılık ve insan hakları alanlarındaki yayınlarına uygulanmasında hangi ölçütler esas alınmaktadır? Bir yayının LGBTİ*Y"'lara veya cinselliğe ilişkin olması, hangi hukuki gerekçeyle müstehcenlik şüphesi doğurmaktadır?

  5. 5S. Genelgede yer alan "organize yapı" ve "örgütlü suç" ifadeleriyle LGBTİ-4 dernekleri arasında nasıl bir bağlantı kurulmuştur? Derneklerin ortak hak savunuculuğu yürütmesi veya birbirleriyle dayanışma içinde olması, örgütlü suç şüphesi sayılmakta mıdır?

  6. LGBTİ*t derneklerinin, gey barların, seks işçilerinin ve uyuşturucu ya da fuhuş iddialarının aynı operasyon kapsamında ve aynı kamuoyu açıklamalarında bir arada sunulmasının hukuki gerekçesi nedir? Birbirinden farklı kişi, kurum ve fiillerin aynı başlık altında toplanmasıyla LGBTİ*'ları topluca suçla ilişkilendiren bir algı oluşturulmasının masumiyet karinesi üzerindeki etkisi değerlendirilmiş midir?

  7. Ceza soruşturmalarının "Ailem Güvende" gibi adlarla kamuoyuna duyurulmasına ilişkin Bakanlığınızca belirlenmiş ölçütler bulunmakta mıdır? Bu adlandırmanın masumiyet karinesi ve ayrımcılık yasağı bakımından doğurabileceği sonuçlar hakkında bir değerlendirme yapılmış mıdır?

  8. Derneklerin ilgili kamu makamlarına bildirdikleri, mevzuata uygun biçimde kullandıkları ve yıllardır idari denetimden geçen ulusal veya uluslararası fonların sonradan suç şüphesinin dayanağı hâline getirilmesinin hukuki ölçütü nedir? Usulüne uygun olarak alınmış bir fon, kaynağının yurt dışında bulunması nedeniyle suç delili olarak değerlendirilebilir mi?

  9. TÜGVA ve TÜRGEV 'in 2020-2025 yılları arasında Avrupa Birliği fonlarından yararlandığı ve bu iki vakfa tahsis edilen azami hibe tutarının 2 milyon 278 bin avroyu "aştığı kamuoyuna yansımıştır. TÜGVA, TÜRGEV veya yabancı fonlardan yararlanan diğer vakıflar hakkında yalnızca bu fonları kullandıkları gerekçesiyle herhangi bir mali inceleme veya ceza soruşturması yürütülmüş müdür? Yabancı fon kullanımına ilişkin incelemelerde kuruluşlar arasında uygulama birliğini sağlayan ölçütler nelerdir?

  10. Devam eden adli soruşturmalar sırasında 175 Cumhuriyet başsavcılığına genelge gönderilmesinin, soruşturma makamlarına belirli kişi, kimlik ve örgütleri hedef gösteren bir talimat olarak anlaşılma ihtimali değerlendirilmiş midir? Genelgenin savcıların bağımsız ve

    LoKE tarafsız karar verme yükümlülüğü üzerindeki etkisine ilişkin herhangi bir inceleme yapılmış mıdır?

  11. 12-16 Eylül 2026 tarihleri arasında LGBTİ-4 dernekleri, hak savunucuları, gazeteciler, haber kuruluşları, kadın örgütleri ve insan hakları kuruluşlarına ait internet siteleri ile sosyal medya hesapları hakkında verilen erişim engeli kararlarında hangi somut içerikler ve hukuki ölçütler esas alınmıştır? Engellemelerin operasyonları haberleştiren, eleştiren veya gözaltına alınanlarla dayanışma açıklaması yapan hesaplara genişletilmesinin ifade ve basın özgürlüğü üzerindeki etkisi değerlendirilmiş midir?

Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 12 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.

Hata bildir