Bazı portföy yönetim şirketlerince yönetilen fonların tasfiye sürecine ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bugün · süre işliyor
- 15. gün
Cevap süresi işliyor: 10. gün. 15 günlük süre 6 Ekim 2026 tarihinde doluyor.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüğünün 96'ncı maddeleri gereğince saygılarımla talep ederim.
Bilindiği üzere 16 Eylül 2026 tarihinde Istanbul Borsasında/BIST 100'de kayıp gün içinde % 6 seviyelerini aştı ve devre kesici çalıştırılarak işlemler geçici olarak durdurulmuştur. Istanbul Borsasında/BIST 100 Endeksi günü % 5.54'lik kayıpla kapatmıştır. Yani 16 Eylül 2026 tarihinde Istanbul Borsasında ortaya geleneksel anlamda bir likidite krizi çıkmıştır. Elektronik Fon Dağıtım Platformu (TEFAS) verilerinden yapılan bir hesaplamaya göre, 28 Ağustos sonrasında yatırım fonlarından net çıkış 210 milyar TL iken yalnızca 16 Eylül'deki panikte yatırımcıların fonlardan çekmeye çalıştığı para 1 milyar dolara kadar çıkmıştır. Yedi portföy yönetim şirketinden sadece birinin fonlarından 28 Ağustos sonrasında yaklaşık 132,7 milyar TL çıkış gerçekleşmiştir. Ayrıca bu yedi portföy şirketinden birinin, 15 Eylül' de bazı fonlarında "katılma payı iade ödemelerinde temerrüt" oluştuğu açıklamıştır. Yani yatırımcı "Fonumu sat, paramı ver" dediğinde fon gereken nakdi zamanında sağlayamamıştır.
Tarihler 17 Eylül 2026 gösterdiğinde Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek başkanlığında acilen "Finansal İstikrar Komitesi" toplanmıştır. Toplantı sonrası yapılan açıklamada iki noktaya dikkat çekilerek "Likidite sıkışıklığı" ve "bulaşma riski" oluştuğu, sorunun sınırlı sayıdaki porttöy yönetim şirketinin bazı fonlarında yoğunlaştığını ve Borsa
Istanbul'un bütünü açısından temel ya da yapısal bir risk olmadığı ifade edilmiştir. Ardından Sermaye Piyasa Kurulu (SPK) müdahalesi ile karşı karşıya kalınmış akabinde yedi portföy yönetim şirketinin Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformunda (TEFAS) işlem gören fonları işleme kapatılmıştır. Ayrıca SPK'nın belirlediği toplam 130 fon için de tasfiye kararı verilmiştir. Aynı gün piyasanın rahatlaması amacıyla kredili işlemlerde bazı kurallar geçici olarak değiştirilmiş Merkez Bankası da likidite imkanlarını genişleteceğini, haftalık repo fonlamasını artırabileceği ve gerektiğinde ek tedbir alacağı kamuoyuna duyurulmuştur. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek fon piyasasında yaşanan bu gelişmeler sonrası "2025 yılının sonlarına doğru Finansal İstikrar Komitesinde burada bir sorun olabileceği kaygısıyla gerekli düzenleme ve tedbirlerin alınmasına" dikkat çekmiş olsa da bugün gelinen noktada hükümetin gerekli adımları atmadığı çok açık ortadadır. Bugün sermaye piyasalarında ortaya çıkan bu vurgun düzeni ile birkaç şirket manipülasyonlarla paralarına para katarken kıt kanaat varlıkları ile tasarruf etmeye çalışan vatandaşlarımız zarara uğratılarak elindeki varlıklarına göz dikilmiştir. Devlet Denetleme Kurulu'nun acilen harekete geçilerek ortaya çıkan bu sanal kurgu ve kamu denetim zaafının ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
16 Eylül 2026 tarihinde Istanbul Borsasında neler yaşanmıştır? Özellikle bazı fonlar üzerinden yapılan manipülasyonlara yönelik neden zamanında önlem alınmamıştır? Neden bu kadar süre beklenmiştir?
Hangi şirketlerin varlıkları yükselmiştir? Bu varlıklarda ne kadar bir yükseliş meydana gelmiştir? Bu varlıklarda yaşanan yükselişin gerekçesi nedir?
Bu bahsedilen yedi şirkette artışın nedenleri kâr, üretim yada fiyat yükseldikçe yeni para akışı mıdır?
Bu yedi şirketin gerçek ve likit mal varlıkları ne kadardır? Bu şirketlerin mal varlıklarına tedbir uygulayacak mısınız?
SPK, ağustos sonunda yatırım fonlarına ilişkin kurallarda değişiklik yaparken hangi riskleri gördüğü ve bunlara karşı hangi adımları attı?
Fonları, (TEFAS) nitelikli yatırımcılara açılması, üzerinde şüpheli olan hisselerin endekslere alınması ve finansal yapılar üzerindeki devir ilişkileri ile ilgili kararları kimler, hangi kriterler göz önüne alarak verilmiştir?
Hazine ve Maliye Bakanlığı ve eski SPK Başkanı tarafından yapılan uyarıya rağmen gerekli önlemlerin alınması için neden 10 ay beklenilmiştir?
Uluslararası endeks sağlayıcılarının uyarısıyla mı harekete geçilmiştir? Önlem almanızı engelleyen bir güç mü vardır?
Yaşanan bu durum hangi kurum-kuruluşlar tarafından denetlemektedir? Denetlenme noktasında bir ihmal var mıdır? Varsa bu kurum-kuruluşlar hakkında bir işlem başlatılmış
Fonlar üzerinden tasarruf yapmaya çalışan vatandaşlarımızın mağduriyetini giderecek bir çalışmanız var mıdır?
Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 10 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.
Hata bildir