İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/49515 CEVAP BEKLENİYOR · 21 GÜNDÜR

Kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin

Kaynak göster

Özgül Saki (DEM Parti), 24 Eylül 2026 tarihinde 7/49515 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. Cevap bekleniyor.

Özgül Saki (DEM Parti, İstanbul). “Kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/49515, 24 Eylül 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-49515-kadina-yonelik-siddet-olaylari-ile-kadin-cinayetlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f3a7f71c-1088-4611-89f2-01a0d77cbe00

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap bekleniyor

Verilişinden bu yana 21 gün geçti; 15 günlük süre 9 Ekim 2026 tarihinde doldu, cevap henüz yayımlanmadı.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda belirtilen soruların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü "nün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Z , f / Özgül Saki

Evrensel'in 22/09/2026 tarihli haberine göre, 19 Eylül gecesinden 21 Eylül sabahına kadar yalnızca basına yansıyan vakalarda 6 kadın öldürüldü. Kadınların 4'ü evli oldukları erkekler, biri boşanma aşamasındaki erkek, biri ise kardeşinin evli olduğu erkek tarafından öldürüldü. Haberde aktarılan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre Ağustos ayında 22 kadın cinayeti ve 33 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Kadınların önemli bir bölümünün kendi evlerinde ve en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülmesi, kadınların yaşam hakkını tehdit eden erkek şiddetinin ulaştığı boyutu bir kez daha ortaya koymaktadır.

Kadınların yaşam hakkının korunması ve kadınlarla erkekler arasındaki eşitliğin sağlanması devletin yerine getirmesi gereken anayasal bir yükümlülüktür. Türkiye'nin 2021 yılında çekildiği İstanbul Sözleşmesi de kadına yönelik şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması, faillerin soruşturulması ve cezalandırılması ile bu alanda bütüncül ve toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan politikalar geliştirilmesini devletlere yükümlülük olarak tanımlıyordu. Sözleşmenin temel yaklaşımı, kadınlara yönelik şiddetin yalnızca bireysel vakalar üzerinden değil, kadınlarla erkekler arasındaki eşitsizlikle bağlantılı yapısal bir sorun olarak ele alınmasını gerektiriyordu.

Buna karşılık Bakanlığınızın koordinasyonunda hazırlanan ve 2026-2035 dönemini kapsayan Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi; "aile kurumunun ve nesillerin muhafazası", "evlilik müessesesinin teşviki", "doğurganlık hızının artırılması", "gençlerin yetiştirilmesi ve yaşlı refahı" ile "nüfusun dengeli dağılımı"nı temel stratejik öncelikler olarak belirlemektedir. Belgede evliliğin teşvik edilmesi ve doğurganlığın artırılması konusunda çok sayıda hedef ve politika sıralanırken, kadınların erkek şiddetinden korunması, kadın cinayetlerinin önlenmesi ve kadınların yaşam hakkının güvence altına alınması bir politika başlığı olarak yer almamaktadır. Kadın cinayetlerinin büyük bölümünün kadınların en yakınlarındaki erkekler tarafından ve kendi evlerinde gerçekleştiği bilinirken belgede erkek şiddetinin temel bir sorun olarak ele alınmaması dikkat çekicidir. Belgede kadınların şiddet gördükleri ilişkilerden ayrılabilmelerini sağlayacak ekonomik ve sosyal koşulların da ele alınmadığı görülmektedir.

Bu bağlamda:

SORULAR

  1. Bakanlığınızın 2026-2035 Aile ve Nüfus On Yılı kapsamında kadın cinayetlerini ve erkek şiddetini önlemeye yönelik belirlediği somut hedefler nelerdir?

  2. Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi hazırlanırken kadın cinayetleri, kadına yönelik erkek şiddeti ve kadınların şiddet gördükleri ilişkilerden ayrılmasının önündeki

    GİS ekonomik ve sosyal engeller konusunda herhangi bir etki analizi yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir?

  3. Vizyon Belgesi'nde evliliklerin teşvik edilmesi ve doğurganlık hızının artırılması temel politika alanları olarak belirlenirken, kadınların evlilik içinde veya âile üyeleri tarafından maruz kaldığı erkek şiddetinin önlenmesine ilişkin neden ayrı ve açık bir stratejik hedef oluşturulmamıştır?

  4. Kadın cinayetlerinin önemli bir bölümünün kadınların kendi evlerinde gerçekleştiği dikkate alınarak, önleyici politikaları güçlendirmeyen, kadın yoksulluğuna çözüm olmayan, bakım emeğini kadınların üzerine bırakan ve şiddet gördükleri ilişkilerden ayrılmalarını zorlaştıran aile politikalarının kadın cinayetleri üzerindeki etkisine ilişkin Bakanlığınız tarafından yapılmış bir çalışma var mıdır?

  5. Bakanlığınızın kadın cinayetlerini önleme politikalarında kadınların ekonomik bağımsızlığının güçlendirilmesi, güvenceli istihdama erişimi, barınma hakkı, ücretsiz, erişilebilir kreş ve bakım hizmetleri ile şiddetten uzaklaşabilmeleri için bağımsız yaşam olanaklarının artırılmasına yönelik hangi somut çalışmalar bulunmaktadır?

  6. İstanbul Sözleşmesi'nin kadına yönelik şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması ve devlet politikalarının toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde oluşturulmasına ilişkin yaklaşımından Türkiye'nin çekilmesinin ardından, Bakanlığınız tarafından bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla hangi politika ve mekanizmalar oluşturulmuştur?

  7. . 2026 yılında şimdiye kadar Bakanlığınızın kadın cinayetlerini ve kadına yönelik erkek şiddetini önlemeye yönelik politikalarına ayrılan bütçe ne kadardır? Aynı dönemde evliliğin teşvik edilmesi ve doğurganlığın artırılması amacıyla yürütülen programlara ayrılan bütçe ne kadardır?

  8. Kadın cinayetlerinin önlenmesi konusunda Bakanlığınızın 2026-2035 dönemini kapsayan ölçülebilir hedefleri nelerdir? Bu hedeflerin gerçekleşip gerçekleşmediği hangi göstergeler üzerinden ve hangi periyotlarla kamuoyuna açıklanacaktır?

Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 21 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.

Hata bildir