2020-2026 yılları arasında erişim engeli getirilen sosyal medya hesaplarına ilişkin
Kaynak göster
Ali Karaoba (CHP), 6 Ekim 2026 tarihinde 7/50291 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevap bekleniyor.
Ali Karaoba (CHP, Uşak). “2020-2026 yılları arasında erişim engeli getirilen sosyal medya hesaplarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/50291, 6 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-50291-2020-2026-yillari-arasinda-erisim-engeli-getirilen-sosyal-medya-hesaplarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c9fc8196-8eaa-457d-8909-01a1162f2339
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bugün · süre işliyor
- 15. gün
Cevap süresi işliyor: 9. gün. 15 günlük süre 21 Ekim 2026 tarihinde doluyor.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın T.C. Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 96. maddeleri gereğince talep ederim.
Op. Dr. Ali KARAOBA
Türkiye'de son dönemde sosyal medya hesaplarına, haber sitelerine, gazetecilere, hukukçulara, akademisyenlere, sivil toplum örgütlerine ve ifade özgürlüğü alanında çalışan yapılara yönelik erişim engeli kararları olağanüstü ölçüde artmıştır. Ulusal basına yansıyan son haberlerde, İfade Özgürlüğü Derneği dahil en az 88 X hesabına erişim engeli getirildiği; engellenen hesaplar arasında gazetecilerin, hukukçuların, eski yargı mensuplarının, sivil toplum temsilcilerinin, siyasi parti hesaplarının ve kamuoyunda bilinen çok sayıda kişinin bulunduğu belirtilmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Daha vahim olan ise yalnızca ifade kullananların değil, ifade özgürlüğü ihlallerini belgeleyenlerin de hedef alınmasıdır. Türkiye'de erişim engellerini, sansür kararlarını ve dijital hak ihlallerini kayıt altına alan Engelli Web hesabının erişime engellenmesi, sansürü görünmez kılma çabasının açık göstergesidir. Sansürü belgeleyen hesabın sansürlenmesi, hukuk devleti açısından izah edilemez bir tablodur.
Anayasa'nın 26'ncı maddesi ifade özgürlüğünü, 28'inci maddesi basın özgürlüğünü güvence altına almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10'uncu maddesi de ifade özgürlüğünü demokratik toplumun temel şartlarından biri olarak kabul etmektedir. Buna rağmen sosyal medya hesaplarının toplu biçimde erişime engellenmesi, haber sitelerinin tümden kapatılması, gazetecilerin ve sivil toplum örgütlerinin görünmez kılınması; ölçülülük, zorunluluk, gerekçelilik ve yargısal denetim ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Erişim engeli kararlarının "milli güvenlik", "kamu düzeni" veya "suç işlenmesinin önlenmesi" gibi genel ve soyut gerekçelerle verilmesi, yargı kararlarını denetlenebilir olmaktan çıkarmaktadır. Bir hesabın tamamının erişime engellenmesi, yalnızca tek bir paylaşımı değil, yıllar içinde üretilmiş bütün içerikleri, haberleri, arşivleri, kamusal tartışmaları ve yurttaşın bilgi edinme hakkını ortadan kaldırmaktadır. Bu yöntem, demokratik hukuk devletinde başvurulabilecek istisnai bir tedbir olmaktan çıkmış; fiilen yaygın bir sansür aracına dönüşmüştür. Bu bağlamda;
SORULAR
2020-2026 yılları arasında mahkemeler ve sulh ceza hâkimlikleri tarafından sosyal medya hesapları, haber siteleri, internet adresleri ve içerikler hakkında verilen erişim engeli ve içerik çıkarma kararlarının yıllara göre sayısı kaçtır?
2026 yılı Eylül ayında en az 1.270 X hesabına erişim engeli getirildiği iddiası doğru mudur? Doğruysa bu kararlar hangi mahkemeler veya sulh ceza hâkimlikleri tarafından, hangi gerekçelerle verilmiştir?
İfade Özgürlüğü Derneği, EngelliWeb ve ifade özgürlüğü ihlallerini izleyen hesaplara erişim engeli getirilmesinin hukuki gerekçesi nedir? Sansür kararlarını belgeleyen yapıların hedef alınması Bakanlığınızca hukuk devleti ilkesiyle bağdaştırılmakta mıdır?
Son erişim engeli kararlarında adı geçen gazeteci, hukukçu, akademisyen, sanatçı, sivil toplum kuruluşu, siyasi parti ve platform hesapları için ayrı ayrı hangi somut paylaşım, hangi suç şüphesi ve hangi zorunlu gerekçe gösterilmiştir?
Erişim engeli kararlarında hesapların tamamının engellenmesi yerine yalnızca hukuka aykırı olduğu ileri sürülen belirli içeriklerin değerlendirilmesi neden tercih edilmemektedir? Hesabın tümünün engellenmesi ölçülülük ilkesine uygun mudur?
Sulh ceza hâkimliklerinin erişim engeli kararlarında standart, kopyala-yapıştır ve soyut gerekçeler kullanıldığı yönündeki eleştiriler hakkında Bakanlığınızın yaptığı bir inceleme var mıdır?
2020-2026 yılları arasında erişim engeli kararlarına yapılan itirazların kaçı kabul edilmiş, kaçı reddedilmiştir? İtiraz süreçlerinin etkili bir yargısal denetim sağladığı Bakanlığınızca düşünülmekte midir?
Gazetecilik faaliyeti, sivil toplum çalışması, akademik yorum, siyasal eleştiri ve kamusal tartışma kapsamındaki hesapların erişime engellenmesi nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ve Anayasa Mahkemesi kararları bakımından bir değerlendirme yapılmakta mıdır?
Bakanlığınız, erişim engeli ve içerik çıkarma kararlarının kamuoyuna açık, gerekçeli, istatistiksel olarak izlenebilir ve denetlenebilir hale getirilmesi için bir çalışma yürütmekte midir?
Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 9 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.
Hata bildir