Erişim engeli getirilen sosyal medya hesaplarına ilişkin
Kaynak göster
İbrahim Akın (DEM Parti), 5 Ekim 2026 tarihinde 7/50216 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevap bekleniyor.
İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “Erişim engeli getirilen sosyal medya hesaplarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/50216, 5 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-50216-erisim-engeli-getirilen-sosyal-medya-hesaplarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0cb470e6-973d-4d1d-a0de-01a10fdf72f4
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bugün · süre işliyor
- 15. gün
Cevap süresi işliyor: 10. gün. 15 günlük süre 20 Ekim 2026 tarihinde doluyor.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki soruların Adalet Bakanı Akın GÜRLEK tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İzmir Milletvekili e)
Türkiye'de sosyal medya hesaplarına erişim engeli uygulanması, özellikle 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesindeki "millt güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesi üzerinden giderek daha yaygın bir uygulamaya dönüşmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Ancak "milli güvenlik" gibi sınırları geniş ve yoruma açık bir kavramın, somut bir suç isnadı veya somut bir tehlike ortaya konulmaksızın sosyal medya hesaplarının susturulmasının genel gerekçesine dönüşmesi, ifade ve basın özgürlüğü bakımından ciddi sorunlar yaratmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, 8/A mekanizmasının istisnai olduğunu ve ancak gecikmesinde sakınca bulunan, ivedilikle müdahale edilmesi gereken hallerde işletilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Buna rağmen 2026 yılında çok sayıda gazeteci, akademisyen ve basın kuruluşunun sosyal medya hesaplarının "milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle engellendiği bildirilmektedir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 2026 yılının ilk yedi ayında 6.644 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbiri uygulandığı açıklanmıştır. Aynı Başkanlığın 4 Eylül 2026 tarihli açıklamasında ise yalnızca son iki ayda 2.034 hesabın erişime engellendiği bildirilmiştir.
Daha da dikkat çekici olan, son günlerde erişim engeli getirilen hesaplar arasında gazetecilerin, basın kuruluşlarının, akademisyenlerin ve ekonomi/finans alanında çalışan kişilerin bulunmasıdır.
Daha vahim olan ise erişimi engellenen bazı kişilerin yeni hesap açmalarının ardından, bu hesapların henüz herhangi bir paylaşım yapma imkânı dahi bulamadan saatler içinde yeniden engellenmesidir. Bu durum, müdahalenin belirli içeriklere yönelik olmaktan çıkıp doğrudan belirli kişilerin kimliklerine yönelen bir uygulamaya dönüştüğünü göstermektedir.
Bu çerçevede:
SORULAR
2025 ve 2026 yıllarında sosyal medya hesaplarına erişim engeli gerekçesiyle kaç soruşturma başlatılmıştır?
Hakkında soruşturma açılan kişilerin kaçının hesabı aynı zamanda "milli güvenlik" gerekçesiyle erişime engellenmiştir?
Erişim engeli uygulanan bir kişinin hakkında herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturma bulunmaması halinde, söz konusu hesabın hangi somut gerekçeyle "milli güvenlik tehdidi" olarak değerlendirildiği nasıl denetlenmektedir?
Erişim engeli kararlarında yalnızca "milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması" şeklindeki genel ifadelerin kullanılması yeterli kabul edilmekte midir? Somutlaştırma yükümlülüğü bakımından Bakanlığınızın görüşü nedir?
2026 yılında sulh ceza hâkimliklerince sosyal medya hesaplarına ilişkin verilen erişim engeli kararlarının kaçında karar gerekçesinde belirli bir içerik, paylaşım, tarih ve URL açıkça gösterilmiştir?
Aynı kişinin yeni açtığı hesabın herhangi bir paylaşım yapmadan saatler içinde erişime engellenmesinin, "içeriğe yönelik müdahale" değil "kişiye yönelik müdahale" niteliği taşıyıp taşımadığı konusunda Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?
Hakkında herhangi bir kesinleşmiş mahkumiyet bulunmayan gazeteci, akademisyen veya yurttaşların "potansiyel tehdit" olarak değerlendirilmesine imkân veren açık bir hukuki düzenleme var mıdır?
"Millt güvenlik" gerekçesiyle erişimi engellenen kişilere, haklarındaki kararın gerekçesine etkili biçimde erişebilme ve karara itiraz edebilme imkânı sağlanmakta mıdır?
Bakanlığınız, sosyal medya erişim engellerinde yargısal denetimin gerçek ve etkili olması için kararların kamuya açık, somut ve denetlenebilir gerekçeler içermesini sağlamak amacıyla herhangi bir çalışma yürütmekte midir?
Bir yurttaşın yalnızca hükümet politikalarını eleştirmesi, kamu görevlilerinin uygulamalarını sorgulaması veya kamuoyunda tartışmalı konularda farklı görüş açıklaması tek başına "milli güvenlik" tehdidi olarak değerlendirilebilir mi? Değerlendirilemez ise, Bakanlığınız son dönemde bu gerekçeyle engellenen hesapların hukuka uygunluğunu incelemek üzere kapsamlı bir yargısal ve idari denetim başlatacak mıdır?
Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 10 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.
Hata bildir