İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/5041 GEÇ CEVAPLANDI · 279 GÜN

Bafra T Tipi Kapalı Cezaevinde bir mahkuma kötü muamelede bulunulduğu iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 5 Ekim 2023 tarihinde 7/5041 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 279 gün sonra, 10 Temmuz 2024).

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Bafra T Tipi Kapalı Cezaevinde bir mahkuma kötü muamelede bulunulduğu iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/5041, 5 Ekim 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-5041-bafra-t-tipi-kapali-cezaevinde-bir-mahkuma-kotu-muamelede-bulunuldugu-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/011ec8ac-777c-45ea-90a3-018b040aaec1

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 279 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Tarafıma ulaşan mektupta: "Ben Emir Karakum tutuklu kaldığım 10 ay boyunca sistematik işkenceler gördüm, gördüğüm işkencelere karşı, işkence yapan ve yaptıranların yargılanması, arkadaşlarımın olduğu hapishaneye sevk olmak için süresiz açlık grevi yaptım, açlık grevimin 110. gününde 23/09/2022 tarihinde tahliye oldum. Hapishane kaldığım dönem ve tahliye olduğum süreçten bu yana yaptığım tüm suç duyuruları takipsizlik verildi. Ancak hukuki mücadelemi sürdürmeye devam ediyorum. 12 Eylül 2023 tarihinde yaşadığım bir hukuksuzluğu anlatacağım. 12 Eylül günü Samsun ilinin Bafra ilçesinde sabah adliyeye gittim, Bafra T Hapishanesi'ne sürgün olduğum gün maruz kaldığım çıplak arama ve işkenceyle alakalı 2022/341 soruşturma numaralı soruşturmanın kamera kayıtlarını almak için dilekçemi müracaat savcılığına verdim, müracaat savcısı kamera kayıtlarını ve dosyanın bir örneğini alabileceğimi söyledi, kalemdeki memur: "Bu işi yapacak arkadaş dışarda öğleden sonra gel." dedi bende öğleden sonra Bafra Adliyesi'ne gittim, bilgi işlemdeki memurla birlikte dosyanın bir örneğini fotokopi çektirmek için kantine çıktık, o ana kadar hiçbir sorun yokken ne olduysa bilgi işlemdeki memur daha sonra görüştüğüm nöbetçi savcının kalemi panik oldu ve bana kamera kayıtlarının veremeyeceklerini söylediler. Daha sonra nöbetçi savcıyla görüştüm, kamera kayıtlarının cezaevini içerdiği için veremeyeceklerini söyledi, bende takipsizlik verilen soruşturmada çıplak arama ve işkence gördüğümü kamera görüntülerini almamın en hukuki hakkım olduğunu ve savunma hakkımın kısıtlandığını TBMM Halkla İlişkiler Binası

SORULAR

  1. Kat, Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara

    • söyledim. Nöbetçi savcı: "Kamera kayıtlarını izlesen ne olacak sen yaşadığını bilmiyor musun?" dedi ve verilmesinin yetkisini aştığını, cezaevi savcısı ile görüşmek gerektiğini söyledi. Ardından Cezaevi Savcısı ile görüştüm, kamera kayıtlarının tarafıma verilmesini, savunma hakkımın ihlal edilmemesini söyledim, Cezaevi savcısı, Adalet Bakanlığı'nın izni olmadan kamera kayıtlarını veremeyeceğini, aslında kamera kayıtlarının almamın en doğal hakkım olduğunu söyledi tekrardan dilekçe yazmamı söyledi bende tekrardan dilekçe yazdım, yazdığım dilekçede cezaevi savcısının Adalet Bakanlığı izni olmadan kamera kayıtlarının verilmeyeceği yazdığım için cezaevi savcısı bu durumdan pek memnun olmadı, bir sakıncasının olup olmadığını sordum, ne sorunu olacak dedi, bende süreci uzatmamak için tekrardan dilekçe yazdım. Dilekçede; Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen müşteki olduğum 2022/341 soruşturmalı soruşturmanın kamera kayıtlarının tarafıma verilmesini istiyorum dedim, Cezaevi savcısı ise: Bafra T Tipi K.C.İ.K'nın iç kısmına ilişkin görüntülerinin kurumun güvenliğini ihlal edeceğinden görüntülerin verilmesi uygun değildir demiştir. o Cezaevi savcısı ile dilekçeyi vermeden önce 10 dakika önce konuştuğumda, tarafıma Adalet Bakanlığı'nın izni olmadan kamera kayıtlarının verilmeyeceğini söylemiş ancak dilekçeme cevap da kişisel görüşünü yani güvenliği ihlal edeceğinden görüntülerin verilmesi uygun değildir yazmıştır. Cezaevi savcısı görevi kötüye kullanarak bana yalan söylemiş, ardından savunma hakkımı ihlal ederek müşteki olduğum dosya da kamera kayıtlarını bana vermeyeceğini tebliğ etmiştir. Daha önce farklı bir soruşturmada işkence görüntülerini basında görüldü, paylaşıldı ve Bafra T Tipi Hapishanesi teşhir oldu bu yüzden Bafra T Tipi idarecileri ne hukuk ne kanun tanımıyorlar, keyfi kararlar alıyorlar. Ben işkence yapanların ve yaptıranların cezalandırılması için 113 gün açlık grevi yaptım, direndim, tahliye oldum. Ben maruz kaldığım işkencelerin açığa çıkmasını, bu suça buluşan kim varsa cezalandırılmasını istiyorum." ifadelerine yer verilmiştir.

    Bu bağlamda;

  2. Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?

  3. Eğerbuiddialar doğruysa konu ile ilgili bakanlığınızın yapmış olduğu çalışmalar var mıdır? Varsa bunlar nelerdir?

  4. Kamera kayıtlarının Emir Karakum isimli yurttaşa verilmemesinin gerekçesi nedir?

  5. Emir Karakum isimli yurttaşın işkenceye maruz kaldığı iddiası doğru mudur? Eğer bu iddia doğruysa konu ile ilgili açılmış bir soruşturma var mıdır?

  6. Eğer bu iddialar doğruysa Emir Karakum isimli yurttaşa işkence yapan infaz koruma memurları hakkında açılmış bir soruşturma var mıdır? Varsa akıbeti ne durumdadır?

  7. Son 8 yılda kaç infaz koruma memuru hakkında işkence ve kötü muamele gerekçesiyle soruşturma başlatılmıştır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1301565 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/5041 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Elk isi

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden Or859c7 - ScdrijKn - 0cxJ4V0 - C2SDU- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-868-520/776 Konu : Yazılı soru önergesi Çİ /91/2024

Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/5041 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafindan denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlaına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

• Arama, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden İDAGS3ER - YrVW1BD - Ak2WEİ/ - 4r6MBU- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir. '

MI- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,

B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Ceza infaz mevzuatımızda "sürgün" şeklinde bir uygulama bulunmamakta olup başta zorunlu nakiller olmak üzere, hükümlü ve tutuklular mevzuata uygun olarak bulundukları ceza infaz kurumlarından, başka ceza infaz kurumlarına nakledilmektedirler. Hükümlü ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden JDGS3ER - yrVw1BD - 4k2WEİ/ - 4MGMGU- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü tutukluların sevklerinden önce gerekli sağlık kontrolleri yapılmakta ve güvenlik önlemleri alındıktan sonra nakil işlemleri gerçekleştirilmektedir.

IV- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

V- Bafra Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 25/10/2023 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen ve Samsun T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 31/12/2021 tarihinde Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilen tutuklunun Kuruma kabulü sırasında arama işlemine karşı çıkması nedeniyle Kurum Disiplin Kurulu tarafından adı geçene disiplin cezası verildiği, verilen kararın infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin denetiminden geçerek kesinleştiği,

Adı geçenin arama işlemi sırasında maruz kaldığını iddia ettüği eylem nedeniyle Kurum personeli hakkında başlatılan idari soruşturma sonucunda disiplin cezası verilmesine yer olmadığına; adli soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,

Adı geçen tutuklunun 23/09/2022 tarihinde Kurumdan tahliye edildiği,

B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak ve insan onuruna saygı ilkesi esas alınarak gerçekleştirildiği, keyfi uygulamaların söz konusu olmadığı,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 7 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir