İstanbul Bahçelievler Çocuk Esirgeme Kurumunda kalan bir çocuğun hayatını kaybetmesine ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 5 Ekim 2023 tarihinde 7/5042 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 337 gün sonra, 6 Eylül 2024).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “İstanbul Bahçelievler Çocuk Esirgeme Kurumunda kalan bir çocuğun hayatını kaybetmesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/5042, 5 Ekim 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-5042-istanbul-bahcelievler-cocuk-esirgeme-kurumunda-kalan-bir-cocugun-hayatini-kaybetmesine-ili (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/027183b8-1f5c-4a10-ae28-018b040ed5ac
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 337 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Basında yer alan bilgide: "3 buçuk yaşındaki Adnan Berk Kanıdinç
İstanbul Bahçelievler Çocuk Esirgeme Kurumu'nda kalmaktaydı vefat etti. İstanbul'da yaşayan Eda Nur Kanıdinç, eşinin hapse girmesi ve maddi durumunun yetersizliği nedeniyle 3 buçuk yaşındaki Adnan Berk ve kardeşi | buçuk yaşındaki Efrin Kanıdinç'e bakamayacak duruma geldi. Çocuklar, Bahçelievler Çocuk Esirgeme Kurumu yurduna teslim edildi." Çocuklarını görmek için sürekli yurda giden anne Eda Nur Kanıdinç geçtiğimiz haftalarda çocuklarının vücutlarında morluklar gördüğünü iddia etti. Çocuklarını geri almak isteyen aile, yeterlilikleri yerine getiremedi. Geçtiğimiz akşam rahatsızlanan Adnan Berk, hastaneye kaldırıldı. Minik çocuk yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Minik çocuğun cenazesi otopsi için Yenibosna'da bulunan Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Çocuğunun ölümünde ihmal olduğunu savunarak şikayette bulunan anne Eda Nur Kanıdinç, "Ben çocuklarımı ayın 18'inde yurda götürdüm. 23'ünde görmeye gittiğimde oğlumun sol gözünde morluk gördüm. Bir gün sonra ben giderek dilekçe verdim ve şikayetçi oldum oğluma darp raporu aldım. Çocuklarımı almak istedim ama vermediler çocuklarımı. Dün akşam saat 19.00 gibi oğlum rahatsızlanmış hastaneye kaldırmışlar. Ama bize söylemediler hastaneye kaldırdıklarında oğlum kan kusuyormuş. Çocuğumun iki defa kalbi durmuş ciğerleri yırtılmış. Öyle söyledi doktor. Daha sonra naklettiler başka hastaneye. Orada hava makinesi bağladılar onunla bir gün kaldı bugün de vefat etti. Oğlum kötüleşince o akşam hemen kızımı bana
TBMM Halkla İlişkiler Binası
SORULAR
Kat, Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara verdiler. Eflin'i aldığımda bronşları dolmuş öksürüyordu. Onu da hemen hastaneye götürdüm. Burnu akıyordu gözleri baygın bakıyordu. Onu vermeseler onun da cesedini alacaktım. Bu yapanların yanına kalmasın cezalandırılsın istiyorum" ifadelerini kullandı. Şiddet olayını yalanlayan kurum yetkilileri ise minik çocuğun karın ağrısı ve tuvalete çıkamama şikâyetiyle hemşireler tarafından hastaneye kaldırıldığını, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiğini ifade etti." ifadelerine yer verilmiştir.
Bu bağlamda;
Tarafima iletilen iddialar doğru mudur?
Eğerbuiddialar doğruysa konu ile ilgili bakanlığınızın yapmış olduğu çalışmalar var mıdır? Varsa bunlar nelerdir?
Konuile ilgili açılmış bir soruşturma var mıdır? Varsa akıbeti ne durumdadır?
Konuile ilgili kamera kayıtları incelenmiş midir?
Son 8 yılda kaç çocuk esirgeme kurumu yöneticileri ve çalışanları hakkında kötü muamele gerekçesiyle hapis cezaları verilmiştir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1301565 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/5042 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden WASVU5C - OB6loGd - r94blwD - 7bX4k4- ileerişebilirsin
ADALET BAKANLIĞI TM AY Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-869.
Konu : Yazılı soru önergesi 05/03, 0024
Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/5042 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Anayasanın;
I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,
2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,
3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fikrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,
4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve
ADALET BAKANLIĞI e Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.
1I- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 31/05/2024 tarihli cevapta; soru önergesinde bahsi geçen olaya ilişkin olarak başlatılan soruşturmanın devam ettiği bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden DTUB469 - W1LO2FN - K8linTzr - ueeUGoz ileerişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan