İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/51060 SÜRE İŞLİYOR · 14. GÜN

Ankara 2 Nolu Baro Başkanı'nın bir açıklamasına ilişkin

Kaynak göster

Zülküf Uçar (DEM Parti), 14 Ekim 2026 tarihinde 7/51060 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevap bekleniyor.

Zülküf Uçar (DEM Parti, Van). “Ankara 2 Nolu Baro Başkanı'nın bir açıklamasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/51060, 14 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-51060-ankara-2-nolu-baro-baskani-nin-bir-aciklamasina-iliskin (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/cdd4ccc7-fd1d-495e-98d1-01a13ee19689

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bugün · süre işliyor
  3. 15. gün

Cevap süresi işliyor: 14. gün. 15 günlük süre 29 Ekim 2026 tarihinde doluyor.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımızın Adalet Bakanı Akın GÜRLEK tarafından Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederiz.

YUZ

ZÜLKÜUF UÇAR

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Ankara 2 No'lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir, 5 Ekim 2026 tarihinde Bengü Türk TV'de katıldığı canlı yayında, "Hakim savcı olmak isteyen arkadaşlarımıza referans oluyoruz. Yaklaşık bizim 2 senelik çalışma dönemimizde 70 tane baro üyesi avukat arkadaşımızı hakim savcı yaptık. Bizler referans olduk, bakanlıklarla görüştük. Sağ olsunlar bize o anlamda da bakanlık bir ayrıcalık tanıdı." ifadelerini kullanmıştır. Bu sözler, hâkim ve savcıların mesleğe kabul süreçlerinde hangi ölçütlerin esas alındığı ve belirli barolara ayrıcalık tanınıp tanınmadığı konusunda kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurmuştur.

2020 yılında "Çoklu Baro Düzenlemesi" olarak anılan 7249 sayılı Kanun ile aynı ilde birden fazla baro kurulmasına imkân tanınması sürecinde; Türkiye Barolar Birliği, Türkiye'deki 80 baronun tamamı ve onbinlerce avukat bu düzenlemeye karşı çıkarak savunma mesleğinin bölüneceği, baroların siyasi saiklerle ayrıştırılacağı ve iktidara yakın alternatif meslek örgütleri oluşturulacağı yönündeki kaygılarını dile getirmiştir. Düzenleme, baroların insan hakları ihlalleri karşısındaki tutumları ve iktidarın politikalarına yönelik eleştirileri nedeniyle bağımsız meslek örgütlerini etkisizleştirme girişimi olarak değerlendirilmiştir. Ankara ve İstanbul'da kurulan 2 No'lu baroların siyasi iktidarla ilişkileri ve kamu avukatlarının bu barolara yönlendirildiği iddiaları da bu tartışmaların bir parçası olmuştur. Bugün bir baro başkanının Bakanlıkla görüşmelerden, referanslardan ve ayrıcalıktan söz etmesi, çoklu baro düzenlemesinin yargı ve savunma üzerindeki etkilerinin yeniden sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır.

Hâkimlik ve savcılık sınavlarında yazılı başarıya rağmen sözlü mülakatlarda: elerime; -mülakât puanlarının nesnelliği ve siyasi ya da kurumsal ilişkilerin adayların mesleğe kabulüne etkisi, uzun yıllardır kamuoyunun gündemindedir. Bu tartışmaların somut örneklerinden biri, hâkimlik-savcılık yazılı sınavında 115'inci olan avukat Mert Akdoğan" ın mülakatta elenmesinin ardından 9 Ocak 2025'te intihar ederek yaşamını yitirmesidir. Barolar, bu olayın ardından mülakat sistemindeki liyakat ve nesnellik sorunlarına dikkat çekmiş ancak Adalet Bakanlığı tarafından mevcut mülakat sistemi sürdürülmüştür.

Toplumda, özellikle kamu görevlerine alımlarda liyakat yerine siyasi yakınlıkların ve iktidara yakın çevrelerden gelen referansların etkili olduğu yönündeki torpil iddialarının yaygınlaşması, kamu kurumlarına ve adalet sistemine duyulan güveni zedelemektedir. Anayasa'nın 2'nci maddesindeki hukuk devleti, 10'uncu maddesindeki eşitlik, 70'inci maddesindeki kamu hizmetine girme hakkı ve 138'inci maddesindeki mahkemelerin bağımsızlığı ilkeleri, mesleğe kabul süreçlerinin nesnel, eşit ve denetlenebilir ölçütlere dayanmasını gerektirmektedir.

Adalet Bakanlığı, bu iddiaları açıklığa kavuşturmak, mesleğe kabul süreçlerinde ayrıcalık veya usulsüz müdahale bulunup bulunmadığını araştırmak ve eşitlik ile liyakat ilkelerinin korunmasını sağlamakla sorumludur. Hukuk mezunu binlerce genç adayın umutlarını ve adalete duyulan güveni ağır derecede sarsan bu açıklamaların yalnızca siyasi bir tartışma olarak bırakılmaması; ilgili görüşmelerin, sınav sonuçlarının ve mesleğe kabul işlemlerinin somut veriler üzerinden incelenmesi, hukuka aykırılık tespit edilmesi hâlinde gerekli idari ve hukuki işlemlerin yapılması gerekmektedir.

Bu bağlamda:

SORULAR

  1. Ankara 2 No'lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir'in açıkladığı 70 avukatın hâkimlik ve savcılık mesleğine kabul edildiği süreçlerde, baro yönetiminin referanslarının veya Bakanlıkla kurduğu temasların herhangi bir etkisi olmuş mudur? Bakanlığınız bu etkinin bulunup bulunmadığını hangi kayıt ve veriler üzerinden incelemiştir?

  2. Ağdemir'in açıklamalarında bahsi geçen Bakanlık görüşmeleri, kimlerle ve hangi tarihlerde yapılmıştır? Görüşmelerin gerekçesi ve içeriği nedir?

  3. Ağdemir'in dile getirdiği "sağolsun Bakanlık bize ayrıcalık tanıdı" ifadelerinde kast edilen ayrıcalık nedir? Bakanlık tarafından herhangi bir gruba, baroya, kişiye ayrıcalık tanınmış mıdır?

  4. Ağdemir'in "70 baro üyesi arkadaşımızı hakim savcı yaptık" ifadelerinde bahsi geçen 70 kişi kimlerdir? Bakanlık tarafından bu kişilerin tespiti ve mesleğe kabul süreçleri hakkında bir inceleme başlatılacak mıdır?

  5. Ankara ve İstanbul'daki 2 No'lu barolara, kuruluşlarından bugüne Bakanlığınız veya bağlı kurumlar tarafından diğer barolara sağlanmayan herhangi bir idari, mali, kurumsal ya da mesleki kolaylık tanınmış mıdır? Tanınmışsa bu kolaylıkların kapsamı, hukuki dayanağı ve yararlanıcıları nelerdir?

  6. Hâkimlik ve savcılık mesleğine girişte uygulanan sözlü mülakatların nesnel, ölçülebilir ve önceden belirlenmiş kriterlere göre yürütülmesi; adayların puanlarının gerekçelendirilmesi ve değerlendirmelerin denetlenebilmesi için Bakanlığınız hangi düzenlemeleri yapacaktır?

  7. Yazılı sınavlarda yüksek başarı elde ettiği hâlde mülakatlarda elenen adayların değerlendirme sonuçları hangi mekanizmalarla denetlenmektedir? Mülakat puanlarının yazılı sınav sıralamasıyla belirgin biçimde farklılaştığı durumlarda gerekçelerin

    S1olo açıklanmasını ve etkili itiraz hakkını güvence altına alacak yeni bir düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?

  8. Hâkimlik ve savcılık sınavlarının yanı sıra bilirkişilik, arabuluculuk ve diğer uzmanlık veya mesleğe kabul süreçlerinde de belirli barolara ya da bu baroların üyelerine referans, yönlendirme, öncelik veya farklı bir değerlendirme imkânı sağlanmış mıdır? Bu alanlarda barolar arasında farklı uygulamalar bulunup bulunmadığı araştırılmış mıdır?

  9. Çoklu baro düzenlemesinin yürürlüğe girmesinden sonra Ankara ve İstanbul'daki 1 No'lu ve 2 No'lu baroların üyelerinin hâkimlik-savcılık alanlardaki başvuru ve kabul oranları karşılaştırılmış mıdır? Karşılaştırma yapılmışsa sonuçları nelerdir; yapılmamışsa Bakanlığınız bu yönde bir çalışma başlatacak mıdır?

  10. Hâkim ve savcı adaylarının değerlendirilmesinde baro üyeliği, siyasi yakınlık veya üçüncü kişilerden gelen referansların etkili olmasını önlemek amacıyla hangi somut güvenceler uygulanmaktadır? Değerlendirme kurullarının tarafsızlığını korumak ve olası çıkar ilişkilerini engellemek için Bakanlığınızın uyguladığı denetim usulleri nelerdir?

  11. Çoklu baro düzenlemesinin savunma mesleğinin bağımsızlığı, baroların kamusal işlevleri ve avukatların mesleki hakları üzerindeki sonuçlarını inceleyen bir çalışma yapılmış mıdır? Kamu avukatlarının baro tercihleri nedeniyle baskı gördüğü veya farklı muameleye tabi tutulduğu iddiaları karşısında hangi tedbirler alınmıştır?

  12. Ankara 2 No'lu Baro Başkanı'nın açıklamaları üzerine Bakanlığınızca kapsamlı bir inceleme başlatılacak mıdır? Belirli barolara veya aday gruplarına hukuki dayanağı bulunmayan ayrıcalıklar tanındığının tespit edilmesi hâlinde sorumlular ve bahsi geçen şahıslar hakkında hangi işlemler uygulanacak; hâkimlik ve savcılık başta olmak üzere kamu görevlerine kabul süreçlerinde liyakat ve eşitliği güvence altına almak için hangi somut adımlar atılacaktır?

Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 14 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.

Hata bildir

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook