14-15 Ekim 2026 tarihinde İstanbul'da aşırı yağışlar sonucu yaşanan sel ve su baskınlarına ilişkin
Kaynak göster
Ali Karaoba (CHP), 20 Ekim 2026 tarihinde 7/51585 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. Cevap bekleniyor.
Ali Karaoba (CHP, Uşak). “14-15 Ekim 2026 tarihinde İstanbul'da aşırı yağışlar sonucu yaşanan sel ve su baskınlarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/51585, 20 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-51585-14-15-ekim-2026-tarihinde-istanbul-da-asiri-yagislar-sonucu-yasanan-sel-ve-su-baskinlarina (erişim: 3 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/743c70a3-2f54-4a0e-8870-01a15d9d6242
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bugün · süre işliyor
- 15. gün
Cevap süresi işliyor: 14. gün. 15 günlük süre 4 Kasım 2026 tarihinde doluyor.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın T.C Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 96. maddeleri gereğince talep ederim.
Op. Dr. Ali KARAOBA Uşak Milletvekili
İstanbul'da yaşanan ve can kayıplarına yol açan belirtilen sel felaketinin ardından dere yataklarının, taşkın alanlarının ve su havzalarının yapılaşmaya açılması yeniden kamuoyunun gündemine gelmiştir. Basına yansıyan açıklamalarda, İstanbul Ayazağa'daki dere yatağının geçmiş dönemlerde imara açıldığı, riskli alanlarda yapılaşmaya izin verildiği ve bazı büyük projelerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının doğrudan planlama ve onay yetkisini kullandığı ileri sürülmektedir. Ayrıca Sazlıbosna ve Sazlıdere Barajı havzası çevresindeki yapılaşmanın zemin güvenliği, su kaynaklarının korunması ve taşkın riski bakımından ciddi tehlikeler barındırdığı yönündeki uyarılar da kamuoyuna yansımaktadır.
Sel felaketi yalnızca aşırı yağışla açıklanamaz. Dere yataklarına verilen imat izinleri, doğal su yollarına yapılan müdahaleler, betonlaşma ve bilimsel uyarıların dikkate alınmaması da bütün yönleriyle araştırılmalıdır. Bir taraftan dere yataklarında yapılaşmadan kaçınılması gerektiğini açıklayıp diğer taraftan taşkın riski taşıdığı iddia edilen alanlardaki yapılaşmanın sürdürülmesine izin verilmesi, kamu yönetiminin tutarlılığı açısından sorgulanmalıdır.
Devletin görevi, felaket yaşandıktan sonra sadece açıklama yapmak değil; bilimsel verilere dayanarak can kayıplarını önlemektir. İmar kararlarının sorumluluğu da | bu kararları alan, SİS$S onaylayan ve denetlemekle yükümlü olan bütün kamu kurumları bakımından açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu bağlamda;
SORULAR
İstanbul Ayazağa bölgesinde dere yatağı, taşkın alanı veya taşkın riski taşıyan bölgelerde 2002-2026 yılları arasında hangi imar planları ve plan değişiklikleri yapılmıştır? Bu kararlar hangi tarihlerde, hangi kurumlar tarafından alınmış ve onaylanmıştır?
Ayazağa'da dere yatağı veya taşkın riski bulunan alanların yapılaşmaya açılmasında Bakanlığınızın doğrudan onayladığı imar planı, plan değişikliği, ruhsatlandırma veya proje kararı bulunmakta mıdır? Varsa bu kararların tarihleri ve hukuki dayanakları nelerdir?
Son sel felaketinde can kaybı ve hasar yaşanan bölgeler için daha önce DSİ, AFAD, İSKİ, ilgili belediyeler veya Bakanlığınız tarafından hazırlanmış taşkın riski, zemin etüdü, dere koruma bandı veya afet tehlike raporları bulunmakta mıdır? Bu raporlardaki uyarılar imar kararlarında dikkate alınmış mıdır?
Sazlıbosna ve Sazlıdere Barajı havzası çevresinde Bakanlığınız tarafından onaylanan konut, rezerv yapı alanı ve benzeri projelerin toplam büyüklüğü nedir? Bu projelerin ne kadarı su havzası koruma alanları, dere yatakları, taşkın riski taşıyan bölgeler veya jeolojik açıdan sakıncalı alanlarla çakışmaktadır?
Sazlıbosna çevresindeki yapılaşmaların içme suyu havzası, su toplama kapasitesi, zemin güvenliği, yeraltı ve yüzey suları ile taşkın riski üzerindeki etkilerine ilişkin hangi bilimsel çalışmalar yapılmıştır? İlgili kurumların olumsuz görüş bildirdiği projeler bulunmakta mıdır?
İstanbul genelinde 2002-2026 yılları arasında Bakanlığınızca dere yatakları, taşkın alanları, su havzaları veya afet riski taşıyan bölgelerde onaylanan imar planı ve plan değişikliği sayısı kaçtır? Bunların ilçelere, yıllara ve proje türlerine göre dağılımı nedir?
İstanbul'da yaşanan son sel felaketinde can kayıpları ve maddi hasarların meydana geldiği alanlardaki geçmiş imar kararlarının, yapı ruhsatlarının, kurum görüşlerinin ve denetim süreçlerinin incelenmesi amacıyla Bakanlığınız tarafından idari veya teknik soruşturma başlatılmış mıdır?
Dere yatakları ve taşkın alanlarında yapılaşmaya izin verilmesi, bilimsel risk raporlarının dikkate alınmaması veya denetim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle kamu görevlilerinin sorumluluğu tespit edilmiş midir? Tespit edilmişse hangi idari işlemler gerçekleştirilmiştir? İ
Bakanlığınız, İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelinde dere yataklarında ve taşkın riski taşıyan alanlarda yapılaşmanın önlenmesi, geçmişte verilen imar izinlerinin yeniden incelenmesi, riskli yapıların belirlenmesi ve su havzalarının korunması amacıyla kapsamlı bir denetim ve iyileştirme programı başlatacak mıdır?
Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 14 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.
Hata bildir