Türkçeye çevrilen ve derlenen Kürtçe eserlere ilişkin
Kaynak göster
Beritan Güneş Altın (DEM Parti), 23 Ekim 2026 tarihinde 7/52087 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. Cevap bekleniyor.
Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin). “Türkçeye çevrilen ve derlenen Kürtçe eserlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/52087, 23 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-52087-turkceye-cevrilen-ve-derlenen-kurtce-eserlere-iliskin (erişim: 4 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c2763f8b-6d6b-4d02-9129-01a17c6b8a47
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bugün · süre işliyor
- 15. gün
Cevap süresi işliyor: 12. gün. 15 günlük süre 7 Kasım 2026 tarihinde doluyor.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri ERSOY tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederiz.
Mezopotamya ve Anadolu coğrafyası, çok sayıda halkın dilleri, kültürleri ve birlikte yaşam pratikleriyle şekillenmiş zengin bir tarihsel, kültürel birikime sahiptir. Ancak bu çok kültürlü yapıya rağmen, erken Cumhuriyet döneminden itibaren uygulanan tektipleştirici politikalar, başta Kürt halkının dili ve kültürü olmak üzere birçok dili ve kültürü doğrudan hedef almış; toplumsal hafızanın taşıyıcısı olan pek çok kültürel unsurun yasaklanmasına, tahrip edilmesine, dönüştürülmesine veya görünmez kılınmasına yol açmıştır. Köy ve yer adlarının değiştirilmesinden anadilin kamusal alandan dışlanmasına, sözlü kültürün kayıt altına alınmamasından müzikal birikimin Türkçeleştirilerek "yeniden üretilmesine" kadar uzanan bu süreç, Kürt halkının hem bugününe hem tarihine hem de kültürel mirasına dışarıdan tahripkar bir müdahale niteliğindedir.
Bu müdahalenin önemli boyutlarından biri, Kürtçe şarkıların Türkçeleştirilmesi, özgün kaynaklarının görünmezleştirilmesi/unutturulmaya çalışılması ve başka bir kültürel aidiyet içerisinde dolaşıma sokulmasıdır. Bilinmektedir ki onlarca yıllık sözlü tarih unsuru olan müzikal üretimler, yalnızca sanatsal üretim olmanın çok ötesinde anlamlara sahiptir. Şarkılar, bir halkın tarihini, acılarını, sevinçlerini, direnişini, toplumsal ilişkilerini kuşaklar arasında aktaran toplumsal hafızanın taşıyıcısı olan temel kültürel ögelerdir. Bu nedenle Kürtçe bir eserin özgün dilinden, üreticisinden ve tarihsel bağlamından koparılarak başka bir dilde yeniden üretilmesi, yalnızca bir müzikal eserin "dönüşümü" veyahut da "yeniden üretimi" olarak değerlendirilemez. Bu pratiklerin tarihsel koşulları, politik saikleri, kurumsal ve bürokratik dayanakları ile kültürel sonuçlarının birlikte incelenmesi gerekmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Nitekim çok sayıda somut örnek, Kürtçe eserlerin Türkçeleştirilerek adeta özgün bir üretimcesine "piyasaya" sürüldüğünü ve bunun istisnai olmanın ötesinde sistematik bir şekilde yıllarca yürütüldüğünü göstermektedir. Anonim olan birçok Kürtçe (Kurmanci ve Zazaki başta olmak üzere tüm lehçeleri kapsayan) eserin Türkçeleştirildiği bilinmekle birlikte Hesen Zirek, M. Arif Ciziri, Şivan Perwer gibi birçok sanatçının plak kaydı olan eserleri dahi aynı akıbete uğramaktan kurtulamamıştır. Öyle ki eserlerin bir kısmı birebir Türkçeye çevirilirken, bir katliamı anlatan halk ezgisinin üzerine ilahi sözleri yazılmak örneğinde olduğu gibi, bir kısmı da "farklı" sözler eklenerek "yeniden üretilmiştir." Görüldüğü üzere tek bir yöntemden ziyade birçok yöntemin birleştirilmesiyle ilerletilen sistematik bir kültürel tahribat söz konusudur.
Bu noktada, Müzikolog Veysi Varlı'nın 28 bin şarkıyı incelediği kapsamlı çalışmasında da tespit ettiği üzere en az 4 bin 971 Kürtçe şarkı Türkçeleştirilmiştir. Bu tespitin dayandığı eserlerin ve kayıtların belirlenmesi, özgün kaynaklarla karşılaştırılması ve bağımsız araştırmalarla belgelenmesi, kültürel hafızaya yönelik müdahalenin boyutlarının anlaşılması için gereklidir. Belirtmek gerekir ki bahse konu husus Kürtçe eserlerin başka bir dilde yeniden yorumlanmasının çok ötesindedir. Zira kaynaklar belirtilerek yapılan veya yapılacak etik sınırlar çerçevesindeki "yeniden üretimleri" kültürel tahribat olarak değerlendirmek pek tabi mümkün değildir. Ancak yukarıda da belirtilmeye çalışıldığı üzere söz konusu durum, bir halkın tarihsel birikiminin kaynakları belirtilmeden sahiplenilmesi, özgün dilinin ve üreticilerinin görünmez kılınması, kültürel aidiyetinin silikleştirilmesi ve bu durumun Kültür Bakanlığınca desteklenen kimi "derleme" çalışmaları aracılığıyla kalıcılaştırılmasıdır. Kürt halkının müzikal üretiminin Türkçe repertuvar içerisinde kaynaklarından kopuk biçimde dolaşıma girmesi, geçmişteki eserlerin aidiyetine ilişkin bir tartışmanın çok daha ötesinde Kürt müziğinin tarihsel birikiminin tanınmasını ve gelecek kuşaklara aktarılmasının da önüne geçen bir niteliktedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Bakanlığınızın, Kürtçe eserlerin Türkçeleştirilmesi, özgün kaynaklarının ve üreticilerinin görünmez kılınması ile kültürel aidiyetlerinin silikleştirilmesine ilişkin uygulamalar hakkında yürüttüğü herhangi bir araştırma veya inceleme bulunmakta mıdır? Varsa sonuçları nelerdir?
Müzikolog Veysi Varlı'nın 28 bin şarkı üzerinden yaptığı incelemede en az 4 bin 971
Kürtçe şarkının Türkçeleştirildiğine ilişkin tespiti ile Bakanlığınız kayıtlarındaki veriler örtüşmekte midir?
Bakanlığınıza bağlı arşivlerde, Kürtçe eserlerin Türkçeleştirilmesine, derlenmesine ve yayımlanmasına ilişkin hangi kayıtlar bulunmaktadır? Bu kayıtlar, eserlerin özgün kaynaklarını, üreticilerini ve tarihsel bağlamlarını içermekte midir?
Bakanlığınızın desteklediği veya yürüttüğü derleme, arşivleme ve yayın çalışmalarında
Kürtçe eserlerin özgün dilinin, kaynaklarının ve üreticilerinin belirtilmesine ilişkin hangi ölçütler uygulanmaktadır? Bu ölçütlerin uygulanmasını denetleyen bir mekanizma bulunmakta mıdır?
Türkçeleştirilen eserlerin özgün kaynaklarının ortaya çıkarılması ve arşivlerin araştırmacıların erişimine açılması için Bakanlığınız hangi somut adımları atacaktır?
Kürtçe eserlerin Türkçeleştirilmesine ilişkin tarihsel sürecin, bu süreçte rol oynayan kişi ve kurumların ve kamusal kaynaklarla yürütülen derleme çalışmalarının ortaya çıkarılması amacıyla kapsamlı bir inceleme başlatılacak mıdır?
Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 12 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.
Hata bildir